Alexa

Kabûlünün 96. Yılında Türk İstiklal Marşı

Mehmet Âkif Ersoy''un Türk Milletine armağan ettiği şiir,12 Mart 1921'de Birinci Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından İstiklâl Marşı olarak kabul edilmiştir.

Kabûlünün 96. Yılında Türk İstiklal Marşı

23 Nisan 1920 tarihinde Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin açılışından birkaç ay sonra, Anadolu Türk topraklarının önemli bir bölümü düşman işgalindeyken, 23 Aralık 1920 tarihi son olmak üzere bir İstiklal Marşı yazma yarışması düzenlenmiş ve yarışmaya 724 eser katılmış; buna rağmen, hiçbir eser beğenilmemişti. Bunun üzerine, dönemin Millî Eğitim Bakanı Hamdullah Suphi Bey, Mehmet Âkif Ersoy'a , 5 Şubat 1921 tarihinde bir mektup yazarak, O'ndan bir marş yazmasını ricâ etmişti.

Âkif, Tacettin Dergâhı'na kapanarak ve geceli günlü çalışarak bu marşı meydana getirmiş ve Mustafa Kemal'in de hazır bulunduğu bir oturumda, TBBM'inde, 12 Mart 1921 tarihinde alkışlarla kabûl edilmiştir. Mehmet Âkif, mahcubiyetinden ve heyecanından Meclis'te duramamış, dışarı çıkmıştır.

Bu sebeple; İstiklâl Marşı, ilk defa, Hamdullah Suphi Tanrıöver tarafından TBMM'de okunmuştur.

İstiklâl Marşı'mızın özünde, sâdece Millî Mücâdele târihimiz değil, binlerce senelik Türk târihinin kültür değerleri mevcuttur.

Marş'taki: "Ben, ezelden beridir hür yaşadım hür yaşarım

Hangi çılgın bana zincir vuracakmış? Şaşarım!"

Mısraları ile: " Dalgalan sen de şafaklar gibi ey şanlı hilâl!

Olsun artık dökülen kanlarımın hepsi helâl.

Ebediyyen sana yok, ırkıma yok izmihlâl"

Mısralarındaki "ezelden beri" ve " Ebediyyen..." kelimeleri, şanlı Türk tarihinin geçmiş ve geleceğine hitaptan başka bir şey değildir.

O'ndaki; Müslüman îmânı ve Türklük aşkına bağlı olarak, bayrak, vatan ve millet sevdâsı , iç içe ve en üst seviyededir. Türk İstiklâl Marşı; millî benliğimizi ifade eden bir şahlanış destanıdır. Bu durum, son iki mısrada daha da belirgindir:

"Hakkıdır, hür yaşamış, bayrağımın hürriyet;

Hakkıdır; Hakk'a tapan, milletimin istiklâl."

KAPSAMHABER

Güncelleme Tarihi: 08 Mart 2017, 20:56
YORUM EKLE