Alexa

Orhan Karataş, ABD İle İşimiz Çok Zor

Orhan Karataş, "Her anlamda en ağır bedeli ödeyen ülkeyiz. 4-5 milyon Suriyeliyi barındırıyoruz ve bu yük artık taşınamaz bir hal almıştır. Suriye'nin geneliyle ilgili görüşmelerde sadece ABD yok. Rusya ve İran başta olmak üzere bölgenin diğer ülkeleri ile de mutabık kalmak gerekiyor." dedi.

Orhan Karataş, ABD İle İşimiz Çok Zor

Türkgün Gazetesi Yazarı Orhan Karataş, "karşımızda güvenilmez olduğu daha önce defalarca ispatlanmış, gerektiğinde tehdit etmekten geri durmayan, kaba ve saygısız davranmayı hak sayan bir başkan ve onun devleti olduğunu da unutmamalıyız." ifadelerini kullanarak Fırat’ın doğusunun terörden temizlenmesi ve bir güvenli bölge oluşturulması konusunda ABD ile iş birliğine, hep ihtiyatlı yaklaşıldığını belirtti.

Kurulacak merkezin görüşmeleri devam ettiğine işaret eden Karataş, ABD’nin tavırları endişeleri daha da artırdığını belirtti. Bu endişenin sadece bizde olmadığını, devletin en yetkili makamlarının da aynı kanaati taşıdıklarını, Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu’nun açıklamalarından anladık.

Çavuşoğlu’nun sözleri çok çarpıcı olduğunu yazan Karataş, ABD ile güvenli bölge mutabakatı konusunda detaylandırılması gereken birçok konunun olduğunu belirttiğini, Menbiç’te verilen sözlerin tutulmadığının altını çizdiğini ve bir oyalamaya gidilmesine izin vermeyeceklerini anlattığını işaret eden Karataş, "Fırat'ın doğusundaki bölgenin terör yuvası olduğunu hatırlatarak, ABD ile görüşmeler devam ederken, teröristlere silah yardımının devam ettirildiğini söylüyor. Yakın zaman önce TIR'lar dolusu silah getirildiğini açıklayarak, ABD’yi samimiyete davet ediyor." dedi.

"ABD’den samimiyet beklemek hakkımızdır, ama bu beklenti ne kadar devam edebilir?" diyen Karataş, İşimizin zor, hem de çok zor olduğu orta yerde durduğunu belirterek, "Bir taraftan bizimle masa kurup ortak hareket edileceğini ilan etmek, diğer taraftan teröristlere her türlü silah yardımında bulunmak açık bir samimiyetsizlik, hatta düşmanlık değil midir?" dedi.

Kaba ve saygısız davranmayı hak sayan bir başkan ve onun devleti olduğunu da unutmamak gerektiğini hatırlatan Orhan Karataş, Fırat’ın doğusunun terörden temizlenmesinde kararlılığın en küçük bir taviz verilmeden sürdürülmesi son derece isabetli bularak, "Uzlaşma aramak, müttefiklik ilişkisi içinde olduğumuz muhataplarımızdan hassasiyetlerimize saygı gösterilmesini, taleplerimizin karşılanmasını istemek ve bunun için adım atılmasını beklemekte de bir sakınca yoktur." dedi.

Türkiye'nin kendi milli güvenliğinin gerektirdiği adımları atması gerektiğini yazan Karataş, " Bu noktada Sayın Cumhurbaşkanı'nın karşı tarafın olumsuz tavır takınması halinde cevabını vereceğimizi defalarca söylemiş olması çok önemlidir ve olması gerekendir." dedi.

Suriye meselesinin artık bir çözüme kavuşturulması gerektiğini de belirten Orhan Karataş, Oradaki belirsizlik devam ettikçe, Türkiye’nin bundan etkilenmemesinin mümkün olmadığını da hatırlatarak, "Her anlamda en ağır bedeli ödeyen ülkeyiz. 4-5 milyon Suriyeliyi barındırıyoruz ve bu yük artık taşınamaz bir hal almıştır. Suriye'nin geneliyle ilgili görüşmelerde sadece ABD yok. Rusya ve İran başta olmak üzere bölgenin diğer ülkeleri ile de mutabık kalmak gerekiyor. İdlib'de sükunetin tam hakim olması için Rusya’nın daha samimi olması ve İran’la birlikte varılan mutabaka bağlı kalması temel şarttır." dedi.

Orhan Karataş'ın yazısının tamamı

YORUM EKLE

banner325