SÂDECE OKUMAK VE DÜŞÜNMEK YETMEZ!..

Devir; târih boyunca, kan dökücü iki vahşî diktatörün devridir.

Kapsam 27.03.2016, 23:10 25.07.2016, 19:29
SÂDECE OKUMAK VE DÜŞÜNMEK YETMEZ!..

Devir; hani, Nazım Hikmet'in, birisi; "Kafkasya: güneş/Sibirya: kar../Seslenebildiğiniz kadar/ses- / lenin../24 satta 24 saat Lenin" diye haykırıp alkış tuttuğu Viladimir İlyiç Ulyanov Lenin ve diğeri de ; " beni yarattı" deyip de ölümünden sonra, ona ağıtlar yaktığı Joseph Vissarinovich Stalin denen milyonlarca Türk'ün kaatili, kıyıcısı, sürgüncüsü, Türk kasaplarının devridir.

"Kafkasya (-daki ) güneş"(!)i," Sibirya'da (-ki ) kar" ile değil, buzlarla buluşturulan ölüm vagonlarının içinde; bin bir zorluğa katlanan, acı içinde kıvranan, hastalıktan kırılan, sefil bir şekilde, açlıktan-susuzluktan perîşân olarak donarak can veren milyonlarca Müslüman Türk bulunuyordu.

Ne romantik(!) değil mi? "Kafkasya: güneş " ve "Sibirya: kar..." imiş!..

Ve bugün, ne yazık ki, nice sıkılmaz, utanmaz ve arlanmaz, bu mısraları alkışlıyor!

Târih; 17 Aralık 1917'dir.

Özbekistan'ın Fergana vâdisi, Namangan vilâyeti, Yargogan köyü sâkinlerinden Hayit Mirza Mahmutmirzaoğlu ile Rabia hanım dokuzuncu defa evlât sâhibi olurlar. Bu çocuk, daha sonra profesör olacak olan büyük mücâhid, ilim adamı, Türkistan târihçisi, büyük Türk düşünürü Baymirza Hayit'tir.

Yıl,1922'dir. Küçük Baymirza, beş yaşındadır. Annesi Rabia hanım, O'na bayramlıklarını giydirir ve babasıyla el ele, Bayram namazı için câmiye gönderir. Namaz kılınır, duâlar edilir, eller öpülür ve eve dönülür.

Yorumlar (0)
banner442