Coşkun Sabah Hakkında Dava! Coşkun Sabah Kimdir?

Coşkun Sabah, kızı Roza'nın bikinili pozlarıyla ilgili polemikleri ile gündemde kalmaya devam ediyor. Coşkun Sabah, bikinili pozlar hakkında, "Ben İzmirli değilim Diyarbakırlıyım, neden sapık adamlar tuvaletinde elinde cep telefonu benim kızımın resmine baksın..." demişti.

Magazin 21.12.2020, 22:41 22.12.2020, 23:39
Coşkun Sabah Hakkında Dava! Coşkun Sabah Kimdir?

Coşkun Sabah'ın kızı Roza Sabah'ın bikinili paylaşımları babası ile arasını açtı. Roza'nın sosyal medyada ses getiren bikinili pozları ardından Roza Sabah coşkun Sabah'ın zorlamasıyla Instagram hesabını kapatmıştı. Coşkun Sabah verdiği röportajında Roza Sabah'ın bikinili fotoğrafları hakkında "Ben İzmirli değilim Diyarbakırlıyım, neden sapık adamlar tuvaletinde elinde cep telefonu benim kızımın resmine baksın..." sözleriyle yeni bir polemiği gündeme getirdi. 

Kızının bikinili fotoğraflarını paylaşmasını yasakladığı yönünde açıklamalar yaparak gündeme gelen Coşkun Sabah, "Gelenek, göreneklerim var benim. Ben bir kez Diyarbakırlıyım. İzmirli, Aydınlı, Manisalı bunun üstünde düşünmeyebilir ama bir Urfalı, Diyarbakırlı, Antepli bunun üstüne düşer” açıklamasını yaparak basının dikkatini çekti.

Coşkun Sabah Dava Açtı

Ünlü sanatçı Coşkun Sabah'ın bir gazeteye verdiği röportaj sırasında kızının sosyal medya hesabından paylaştığı bikinili fotoğraflar üzerine sarf ettiği iddia edilen sözler gündem olmudu. Birçok kesimin tepkisini çeken ve sosyal medyadan binlerce paylaşım yapılan haberler üzerine Sabah, suç duyurusunda bulundu.

Coşkun Sabah'a Dava

Coşkun Sabah’ın bu sözleri üzerine İzmir Büyükşehir Belediyesi Meclis Üyesi Taner kazanoğlu, “Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları arasında ırkçılık hatta bölücülüğe varan bir ayrım yaparak, kendisinin gelenek ve göreneklerini olduğunu beyan ettikten sonra İzmir, Aydın, Manisa illerinin ismini özellikle belirtip, bu illerde yaşayan vatandaşları açık açık ‘namuslu’ olmamakla itham ettiği” gerekçesiyle Coşkun Sabah hakkında suç duyurusunda bulundu.

COŞKUN SABAH KİMDİR?

16 Ekim 1952 tarihinde Diyarbakır’da Süryani bir ailenin ikinci oğlu olarak dünyaya gelen Coşkun Sabah, Annesinin ismi Roza, babasının ismi Tekin'dir. Gülben Ergen'in de aranjörlüğünü yapan Taşkın Sabah kardeşi, keman ve ud sanatçısı olan ve Avustralya'da yaşayan Bülent Sabah ise abisidir. Çocukluğu Diyarbakır’da geçen Coşkun Sabah, Müziğe 9 yaşında babasına ait olan cümbüşü kendi kendine öğrenmesiyle başladı. Coşkun Sabah ilkokulu Diyarbakır’da İnönü İlkokulu’nda okudu. Ortaokul birinci sınıfı bitirdiği sene ailecek İstanbul’a yerleştiler ve İstanbul’da liseyi tamamladı.

1968 yılında İstanbul Belediye Konservatuarı’nda okumaya başlayan Sabah, 1970 yılında İcra Heyeti’ne girdi. 1972 yılında İstanbul radyosunda Klasik Koro’da ud çalmaya başlayan Sabah, İcra Heyeti’ndeki görevini 1979 yılına kadar sürdürdü ve 1976’da Devlet Türk Müziği Korosunda ud sanatçısı olarak çalışmaya başladı.

1970-71 yılları arasında Beyoğlu’nda Şato Gazinosu’nda, sonra Bebek Belediye’de, ardından Gaskonyalı Toma’da, oradan Maksim’e geçti ve 21-22 yaşlarında ud sanatçısı olarak şöhreti iyice parlayan Sabah, 1978’de bestelediği ‘Baharı Bekleyen Kumrular Gibi’yi 45’lik yaptı, yer yerinden oynadı, yılın şarkısı oldu, Coşkun Sabah da yılın bestecisi. Arkasından ‘İşte Bizim Hikayemiz’ patladı. Şarkıları bu kadar patlayınca şarkıcı olmaya, kendi şarkılarını kendi söylemeye karar verdi.

Ud sanatçısı olarak tanınmaya başlayınca Sabah’a çeşitli gazinolardan da teklifler gelmeye başladı. Maddi nedenlerle gazinoların tekliflerini kabul edince, Devlet Türk Müziği Korosu’ndaki görevinden istifa etmek zorunda kaldı. Koro şefi olan Prof. Dr. Nevzat Atlığ, Coşkun Sabah’ın ayrılma gerekçelerine hak vermiş ve korodan ayrılan kimseyi geri kabul etmezken Coşkun Sabah’a, “Sen ne zaman geri dönmek istersen yerin burda hazırdır,“ demiştir.

Gazinolarda ud sanatçısı olarak çalışmaya başlayınca pek çok sanatçıya udu ile refakat etti. İlk bestesi, Emel Sayın tarafından plağa okunan “Gel kalbime Gir” isimli şarkıdır. Büyük kitlelerce tanınınıp sevilen ilk bestesi ise Bülent Ersoytarafından okunan “Baharı Bekleyen Kumrular Gibi”dir. Ardından “Beddua”, “Toprak Alsın Muradımı”, “İşte Bu Bizim Hikayemiz”, “Dert Çekmeye Gidiyorum” gibi besteleri Bülent Ersoy, Emel Sayın, Adnan Şenses, Neşe Karaböcek gibi şarkıcılar tarafından okunmuş, o güne kadar ud virtüözü olarak sahip olduğu ününün yanına besteciliği de eklemiştir.

Bülent Ersoy, Maksim Gazinosunda sahne alırken sıra Coşkun Sabah bestelerine gelince adet olduğu üzere nakarat kısmında mikrofonu şarkının bestecisi olarak Coşkun Sabah’a uzatır. Coşkun Sabah’ın, şarkının (Çınladın durdun kulaklarımda ...) meyan bölümünü okumaya başlamasıyla oluşan dinleyicilerin alkışları ve beğenisi yapımcıların gözünden kaçmaz. Kendisine kaset teklifleri gelir.

1980 yılında, Ferdi Özbeğen’in bir piyano eşliğinde müzikhollerde çalıp söylemesinden etkilenmiş, “Ben de ud ile insanlara müziğimi dinletebilir ve eğlendirebilirim,” düşüncesinden hareketle şarkıcılığa karar vermiştir. Zaman içerisinde eğlence dünyasında “Coşkun Sabah tarzı”nı yaratmıştır. İnsanlara önce ağırlıkla kendi bestesi olan şarkılarını dinletir. Sonra Klasik Türk Sanat Müziği eserlerinden örnekler sunar. Udu ile müthiş taksimler yapar. Ardından da günün popüler şarkı ya da türküleriyle insanları oynamaya, dansetmeye davet eder. Sahne şovu ud üzerine kuruludur. Kendisine bir ritim cihazı ve bir klavye eşlik eder.

Tek başına sahne yapmaya başlamasıyla, gelen albüm tekliflerini de değerlendirmiş ve 1981 yılında “Aşk Kitabı” adlı ilk solo albümünü çıkarmıştır. Sonrasında “Bir Pazar Günü”, “Son Buluşmamız”, “Hatıram Olsun” albümleriyle de çıkışını sürdürmüştür.

Askerliğini 1988 yılında Denizli'de yaptı.

1990 yılında piyasaya çıkan “Beni Unutma-Aşığım Sana” adlı kasedi tüm zamanların en çok satan kasetidir.

1991’de müzik piyasasındaki değişim ve yaşadıkları onu Türkiye’yi bırakıp Almanya’ya gitmeye itti.

Coşkun Sabah’ın seksen kadar bestesi olup, bunlardan en az yirmi tanesi bir çok sanatçı tarafından seslendirilmiş ve “hit” olmuştur. Bestelerinin büyük çoğunluğunda söz yazarı olarak Ahmet Selçuk İlkan, İlkan San, Ali Tekintüre, Aşkın Tuna gibi söz yazarlarının imzası olmakla birlikte kendisinin sözlerini yazdığı yirmi bestesi vardır.

Sanat yaşamına ara vermeden canlı performans ağırlıklı olarak devam etmektedir. Bir çok festival, düğün ve müzikholde sahne alarak sevenleri ile buluşmaktadır.

1997 yılında eski mankenlerden 1995 Türkiye 2. güzeli Ceyda Okay ile evlendi. Rosa (d. 1999) ve Helen (d.2009) adlarında 2 kızı vardır.

Kaynak: KAPSAMHABER
Yorumlar (0)
light rain and snow