Bahçeli, 30 Ağustos Zafer Bayramı Mesajı Yayınladı

Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli “30 Ağustos Zafer Bayramı” münasebetiyle yazılı basın açıklamasında bulundu.

MHP 29.08.2022, 15:11 29.08.2022, 15:29
Bahçeli, 30 Ağustos Zafer Bayramı Mesajı Yayınladı

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, "30 Ağustos Zafer Bayramı” münasebetiyle şaptığı basın açıklamasında, "Dileğim Yunan halkına musallat olan mevcut hükümetin aklına başına alması, çılgınlık peşinde koşmaktan acilen ve derhal vazgeçmesidir."

"Başkomutanlık Meydan Savaşı’nın hak edilmiş mükâfatı olan büyük zaferin üzerinden yüz yıl geçmesine rağmen, sonuçları ve sonrasında cereyan eden siyasi ve stratejik gelişmeler mucibince ortaya çıkan mühim tesirleri sıcaklığını hala korumaktadır. 30 Ağustos 1922 Çarşamba günü dönemin müstevlileri silindir gibi ezilmekle kalmamış, Türkiye Cumhuriyeti’nin kapıları da ardına kadar açılmış, cumhurun sönmeyecek meşalesi yakılmıştır.

Sabahtan akşama kadar düşman bütün unsurlarıyla yerle bir edilmiş, tahkimat kanalları kesilmiş, meydanda kesin bir üstünlük kurulmuştur. Yunan Başkomutanı Trikupis dahil işgalcilerin üçyüz subayı ve beşbin askeri esir alınmıştır. Gazi Mustafa Kemal Paşa işte bu savaşta çamur içinde gördüğü Yunan bayrağını yerden kaldırtmış, “bayrak her milletin istiklal alametidir, saygı lazımdır.” demek suretiyle aslında Türk düşmanlarına unutamayacakları ahlak ve asalet dersi vermiştir.

30 Ağustos 1922 tarihinde kuşatma yarılmış, makus talih yenilmiş, felaket yılları büyük bir zaferle düğümlenmiştir. 1912’den itibaren tam on yıl boyunca biteviye devam eden zincirleme savaş ve mücadeleler dönemi Türk milletinin kahramanlıklarıyla, iman kuvvetiyle, irade kudretiyle son bulmuştur. Malazgirt Zaferi’yle Anadolu topraklarına gelen ve vatan yapan aziz millet varlığı, 30 Ağustos Zaferi’yle de hiçbir yere gitmeyeceğini, zulmete ve zillete hiçbir şekilde boyun eğmeyeceğini tarihin kayıtlarına tescillemiştir. Elbette yıllar içinde su uyusa da düşman uyumamış, boş durmamıştır.

Büyük Zaferimizi hazmedemeyen, taarruz gücümüzü çekemeyen, vatanımızdan süpürülmeyi kabullenemeyen, denize dökülmeyi nefislerine yediremeyen alçaklar sürüsü tahrik ve tahrip kampanyalarına bazen ara, bazen de hız vermişlerdir. Yunanistan’ın Akdeniz ve Ege’de milletimizin sabrını zorlaması, havada ve karada tacizlerini sıklaştırması esasen yüz yıllık kuyruk acısının, yüz yıldır yaşadıkları kabusun asimetrik bir yansımasıdır.

Bunun yanında, Doğu Akdeniz’de görev uçuşu yapan Türk jetlerine Girit Adası’nda konuşlu S-300 Hava Savunma Sistemi aracılığıyla radar kilidi atılması düşmanca bir muamele, ileri düzeyde bir provokasyondur. Türkiye’nin S-400 Hava Savunma Sistemi’ne tepki gösterip yaptırım kararlarını uygulamaya geçen ABD’nin Yunanistan’ın S-300 Hava Savunma Sistemi’ne sessiz kalması tam ve tek anlamıyla çifte standarttır. Küresel güç iddiasında olanlara kurşun askerlik yapan bu ülke yönetiminin Mavi Vatan haritamızla ilgili beyhude sızlanmaları da korkakçadır, aynı zamanda çelişkide bocaladıklarından dolayı yanlışı savunacak kadar bilinç kaybına uğradıklarının açık kanıtıdır.

Yunanistan hükümeti karakol devlet seviyesine indiklerini göremeyecek kadar basiretlerini kaybetmiştir. Bu kapsamda Türk ve İslam düşmanlığı Atina yönetiminin gözünü kör etmiş, terör örgütlerine verdikleri destekle de hem insanlık vicdanını hem de uluslararası hukuku hiçe saymışlardır. Dileğim Yunan halkına musallat olan mevcut hükümetin aklına başına alması, çılgınlık peşinde koşmaktan acilen ve derhal vazgeçmesidir."

Aksi halde ödeyecekleri bedelin 1922’nin 30 Ağustos’undan çok daha ağır olması kaçınılmaz bir hayat ve tarih gerçeği olarak tezahür edebilecektir.

Kaynak: KAPSAMHABER
Yorumlar (0)