Bahçeli; ABD Suriye’de, Irak’ta ne arıyor?

Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli, 18 Şubat 2020 - Salı (Bugün) günü TBMM Grup Toplantısında konuştu.

MHP 18.02.2020, 17:16 18.02.2020, 21:37
Bahçeli; ABD Suriye’de, Irak’ta ne arıyor?

TBMM Grup Toplantısında sugün konuşan MHP Lideri Devlet Bahçeli, gündeme dair önemli açıklamalarda bulundu. Türkiye'nin çok cepheli, çok etkili, çok yönlü bir mücadelenin tam ortasında olduğunu belirten Bahçeli, "Bu yalın gerçeği inkâr etmek akıl fukaralığına, samimiyet yoksunluğuna açık bir işarettir. Sürdürülen mücadele bekamızla doğrudan ilgili, bunun yanında da milli birlik ve bağımsızlığımızla yakından ilişkilidir. Aslına bakarsınız tesir alanı, teşmil sahası, temin maksadı açısından değerlendirdiğimizde şu an ki mücadele süreci partiler üstü bir mana ve muhtevaya haizdir, havidir. Türkiye bir yandan sınır ötesinde, diğer yandan da sınır içinde kesintisiz ilerleyen ve kesin çizgilerle tayini yapılmış milli bir direniş halindedir." dedi.

Pençe, Kıran, Kapan Operasyonları terörün belini kırmakla kalmamış, Türk devletinin kararlılık ve kudretini hainlere demir yumrukla gösterdiğini ifade eden MHP Lideri Bahçeli, En son örneğini 14 Şubat günü Van’da görüldüğünü belirterek, "teröristler HDP’li işbirlikçi milletvekillerinin araçlarına binip propaganda faaliyetlerine cüret etseler de cesaret timsali güvenlik görevlilerimiz bunlara hadlerini bildirmektedir. Beyaz Toros devrede diyen PKK destekçilerinin artık ne yatacak ne de sığınacak yerleri kalmıştır. Çünkü Türk devleti hainlerin ensesindedir. Fırat Kalkanı, Zeytin Dalı, Barış Pınarı Harekâtları güney sınırlarımız boyunca açılmak istenen terör koridorunu kesmiş atmıştır. Kuşkusuz hiçbir komşu ülkenin taşında toprağında, bağında dağında gözümüz yoktur. İşgal ve istila amacı taşımadığımız pekâlâ ortadadır. Ancak Türkiye’nin neden Suriye’de veya Libya’da olduğunu sorgulayan bilhassa küresel güçlere en azından sizin ne işiniz var oralarda demek de doğal ya da cevabi bir hakkımızdır." dedi.

MHP Lideri Bahçeli, Aynı anda yedi düvelin Doğu Akdeniz’de toparlanıp ülkemize doğru topunu tüfeğini çevirmesi bir başka marazi çarpıklık olduğunu belirterek şunları ifade etti:

ABD Suriye’de, Irak’ta ne arıyor? Hangi amaçların peşinden koşuyor?

Rusya Suriye’den tutun da Libya’ya kadar ne yapıyor? Çiçek böcek topluyor da bizim mi haberimiz olmuyor? Hafter’in yanında kanlı silahları tutan Vagner çetesinin komuta kontrol merkezinde hangi şer odaklar bulunuyor? Çad ve Sudan başta olmak üzere, farklı ülkelerden gözü dönmüş militanları toplayıp komşu ülkelere yığanların, terör örgütlerini önce imal edip sonra da yalandan imhaya çalışanların kim ya da kimler olduğunu bilmeyen kalmamıştır. Aynı anda yedi düvelin Doğu Akdeniz’de toparlanıp ülkemize doğru topunu tüfeğini çevirmesi bir başka marazi çarpıklıktır. Haçlı donanmasının Akdeniz’e konuşlanmasından hangi sonuçları çıkarmalıyız?

Masumlar perişan, zalimler pişkindir. 

"Mustafa Akıncı’nın “Kıbrıs Türk’tür Türk kalacak sözü geçmişte kalmıştır” ifadesi bir bakıma Akdeniz’de yüzen karanlık emellerin tercüme ve deşifresi değil midir?" ifadelerini kullanan Bahçeli, "Olan biten çirkeflikleri görmeyelim mi? Çirkinliklere tavır göstermeyelim mi? Milli bir duruşla taşın altına gövdemizi koymayalım mı? Bölgesel ve küresel fitnenin tekerine çomak sokmayalım mı? Yoksa kaderimize razı olup kulağımızın üstüne yatmamız mı bekleniyor? Olan olmuş, geçen geçmiş, aman sende diyerek başımızı kuma mı gömelim? İblis’in fazla mesai yaptığı İdlib, ateş çemberine alınmış durumdadır. Son 2,5 ayda 1 milyon 200 bin Suriyeli evini barkını terk etmiş, Türkiye sınırında kurulan çadır kentin nüfusu da 500 bine ulaşmıştır. Çocukların feryadı vicdanlarda yankılanmaktadır. Masumlar perişan, zalimler pişkindir.  Mazlumlar tükenirken katiller tetiktedir. Berlin, Londra, Brüksel, Vashington, Moskova, Kahire, Tahran, Abu Dabi, Riyad oyun içinde oyun olmuşlar, ama parklarda oynaması gereken küçücük çocuklar şu kış kıyamette soğuktan tir tir titrerken, içecek temiz su, yiyecek bir lokma ekmeğe hasret kalmışlardır." dedi.

Esad topraklarını Rusya’yla bir olmuş şiddetle bombalıyor

Esad akıl ve vicdan tutulması yaşayarak dünyanın gözü önünde kendi halkının kanını akıttığını, canını aldığını belirten Devlet Bahçeli, "Hala Esad ile görüşülsün diyen sorumsuz siyasetçilerin bu içler acısı tabloyu görmemekte inat etmeleri ise kabul edilir bir şey değildir. Güney sınırlarımız boyunca kurulmak istenen vahim tuzağı sağır sultan duymuştur da, sadece Kılıçdaroğlu ve işbirlikçi yandaşları mı duymamıştır? Bu siyaset körlüğünün, bu müşahede ve mütalaa köksüzlüğünün izahı nasıl telif ve tevil edilecek? Esad topraklarını Rusya’yla bir olmuş şiddetle bombalıyor.  Kılıçdaroğlu keçeyi suya atmış çıkan yerini taşlıyor. Zalimler bastırdıkça işbirlikçiler bileniyor, yani güneş çarığı, çarık da ayağı sıkıyor. Cani Esad önüne kattığı savunmasız insanları Türkiye’ye doğru acımasızca silkeleyip köyleri, ilçeleri, illeri durmaksızın boşaltıyor. İdlib’de can pazarı yaşanıyor. Rusya destekli Esad tarihe, insanlığa, hukuka, inanç ve yaşama haklarına karşı affedilmesi mümkün olmayan suçlar işliyor. Altını kalın bir şekilde çizerek söylemek isterim ki, Esad gitmeden, koltuğundan indirilmeden barış, huzur ve istikrar mumla aranacaktır. Kaldı ki sabilerin gözyaşları dinmeyecek, anaların ağıtları bitmeyecek, umutlar filiz filiz yeşermeyecektir. " dedi.

17 Eylül 2018’de Sayın Cumhurbaşkanı’yla Rusya Federasyonu Devlet Başkanı Putin Soçi’de bir araya gelerek 10 maddelik bir mutabakat metnine imza attığına dikkat çeken Genel Başkan Bahçeli, "Bu mutabakatın 2.maddesine göre, Rusya İdlib’de askeri operasyonlar ve saldırılardan kaçınılması için gerekli önlemleri alacak, mevcut statüko korunacaktı. Korundu mu, elbette hayır. Yine aynı mutabakatın 1.maddesinde, İdlib Gerginliği Azaltma Bölgesi korunarak ülkemizin gözlem noktaları güçlendirilecekti, gerçekleşebildi mi, bu da hayır. Astana Antlaşmaları kapsamında, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin 12 Ekim 2017’de İdlib Gerginliği Azaltma Bölgesi’nde tesis edilen ateşkes rejiminin takibi için kurmaya başladığı gözlem noktaları şu anda taciz ve tahrik kıskacındadır.

Dört gözlem noktamız ateş hattındadır. Diğerleri de tehdit edilmektedir. Esad direkt, Rusya da endirekt şekilde Türkiye’nin karşısında mevzilenmişlerdir. Hani Soçi Mutabakatı? Nereye gitti heyetler arası görüşmeler, ikili temaslar, telefon diplomasileri? Rusya 22 Ekim 2019’da yine Soçi’de Türkiye’nin milli güvenliğini teyit etmemiş miydi? Sözler verilmemiş miydi? 20 Ekim 1998’de imzalanan Adana Mutabakatı’na güçlü vurgular yok muydu? Esad dört defa ateşkes ilanı yapmamış mıydı? 14 Ocak 2020’de Türkiye ve Suriye yetkilileri Moskova’da 9 maddelik bir çerçeve uzlaşmasına onay vermemişler miydi? Bir Türk heyetinin dün Moskova’da kalıcı barış ve ateşkes arayışı için görüşmeler yapması makbul ve makul bir hamledir. İdlib’de muhatap ülkeler olmaları gereken yerlere çok acil çekilmeli, silahlar derhal susmalıdır. Türkiye verdiği sözün sonuna kadar arkasındadır. Çünkü Türk milleti merttir, sözünün eridir, cayan, kaçan, korkan da tek kelimeyle namerttir." dedi.

Kaynak: KAPSAMHABER
Yorumlar (0)