Devlet Bahçeli: 10 Kasım esasen bir yas ve matem günü değildir!

Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli, 09 Kasım 2021 - Salı (Bugün) günü TBMM Grup Toplantısında gündeme dair konuştu.

MHP 09.11.2021, 22:40 10.11.2021, 11:05
Devlet Bahçeli: 10 Kasım esasen bir yas ve matem günü değildir!

Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet BAHÇELİ 09 Kasım 2021 - Salı Haftalık olağan Meclis Grup Toplantısında gündeme dair yaptığı konuşmasında, 10 Kasım,  Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün ebediyete irtihalinin 83’üncü yıl dönümünü dolayısıyla mesaj verdi.

Bahçeli konuşmasında; yarın 10 Kasım, bu çerçevede Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün ebediyete irtihalinin 83’üncü yıl dönümünü anacağız. Ölüm raporunu imzalayan dokuz tıp profesörünün aynen dediği şuydu: “10 Kasım 1938 Perşembe sabahı, saat dokuzu beş geçe, muazzez ve büyük hasta terk-i hayat eylemiştir. Aziz Atatürk fani bir insandır, ömrü hem sayılı hem de sınırlıdır. Fakat geride bıraktığı muhteşem eserleri, muazzam emanetleri, müstesna hizmetleri, muhterem mücadeleleri maşeri vicdanda, milli hafızada ebediyen varlık hükmünü koruyacaktır. "Bir arada ve bağımsız olarak yaşama azim ve iradesi kırılmadıkça bir milletin asla yok edilemeyeceğini” herkese ispat ederek mazlum milletlerin istiklal mücadelelerine örnek olan Atatürk’ü yüzyılın dehası yapan özelliklerinin başında, "kuvvetli öngörüsü” gelmektedir. Atatürk, Türk milletinin varlığına kast eden her türlü sinsi tertibin farkına vararak onları deşifre etmiş, milleti uyandırmış, bağımsızlık meşalesini yakarak Türk milletinin yolunu aydınlatmıştır. Her alanda bağımsız olmayı esas alan, milli menfaatlerden asla taviz vermeyen, baskıya, dayatmaya, esarete karşı geri adım atmayan bir politika izlemiş, tüm dünyanın Türkiye’ye gıptayla bakmasına neden olmuştur. O, Türk milletinin tarihi ve milli ortak değeridir." dedi.

Atatürk’ün istiklal mücadelesini verdiği zorlu dönemde yaşananların Türkiye’yi her taraftan kuşatan düşmanlarla, ihanetlerle, isyanlarla ve bunlara karşı verilen mücadelelerle, her Türk vatandaşının çok iyi öğrenmesi ve ibret alması gereken bir dönem olduğunu belirten Devlet Bahçeli, "Çünkü Büyük Atatürk’ün de öngördüğü gibi, Türk milletinin; "Şahsi menfaatlerini düşmanların siyasi emelleriyle birleştirebilecek gafillerin ihanetleriyle” her zaman karşılaşması mümkündür. Atatürk; bir yandan Türk milletinin kendine olan güvenini, var olma kararlılığını güçlendirirken; diğer yandan da milletin arasına nifak sokan art niyetlilerle mücadeleye öncelik vermiştir. Bu nedenle; "Türk milletinin gurur duyduğu, feyiz aldığı değerleri yıpratarak güven duygusunu yok etmek isteyenlerin” hedeflerinden biri de Atatürk olmuştur." dedi.

Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü Türk nesilleri her daim saygıyla hatırlayacağını belirten MHP Lideri Devlet Bahçeli;  "10 Kasım esasen bir yas ve matem günü değil, Aziz Atatürk’ü idrak vesilesi, düşüncelerini ifade vetiresi, eserlerini muhasebe veçhesi, Cumhuriyet’i öncesi ve sonrasıyla kavrama vefasıdır. O, yılmaz bir mizaca, teslim olmaz bir şahsiyet mimarisine haizdir. O, Türk milletinin sinesinde bir hilal gibi parlayan kurtuluşun öncü ismidir. Bizatihi dile getirdiği şu sözleri bizim için paha biçilemez değerdedir: “Orduya ilk katıldığım günlerde, bir Arap binbaşısının “Kavm-i Necip” evladına sen nasıl kötü muamele yaparsın diye tokatladığı bir Anadolu çocuğunun iki damla gözyaşında Türklük şuuruna erdim. Onda gördüm ve kuvvetle duydum. Ondan sonra Türklük benim derin kaynağım, en derin övünç membaım oldu. Benim hayatta yegâne fahrim, servetim Türklükten başka bir şey değildir.” dedi.

Bahçeli, 10 Kasım ve Atatürk ile ilgili konuşmasını şu şekilde devam ettirdi:

Türklüğün medeni vasfı ve büyük medeni kabiliyetinin, bundan sonraki inkişafı ile istikbalin yüksek medeniyet ufkunda yeni bir güneş gibi doğacağından şüphe duymuyordu. Devamında da aynen dediği şuydu: “Bu söylediklerim hakikat olduğu gün, dileğim şudur: Beni hatırlayınız.” Elbette her zaman hatırlayacağız, her ortamda da hatırlatacağız. Milli Mücadele’nin yolbaşçısı, Türkiye Cumhuriyeti’nin banisi, ilk Cumhurbaşkanımız Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü vefatının 83’üncü yıl dönümünde saygıyla, minnetle, rahmetle anıyorum. Türk milleti hiçbir güce eğilmeyecek, vatan evlatlarının özündeki cevheri ortaya çıkartarak şer odaklarının heveslerini kursaklarında bırakacaktır. Bu vesileyle Kurtuluş Savaşı’nın isimli isimsiz nice kahramanına, şehitlerimize, elleri öpülesi ceddimize de Allah’tan rahmetler niyaz ediyor, aziz hatıraları önünde tazimle eğiliyorum.

Bir mücadelenin sürekli olması kadar haklı olması da kaçınılmaz bir hayat kaidesidir. Türk milleti tarihin her devrinde haklı mücadelesiyle sivrilmiş, haysiyetli vasfıyla göz doldurmuş, gönüllerde taht kurmuştur. Milletimizin şerefli varlığı zulümle anılmamış, eziyetle karılmamış, haksızlıkla karışmamıştır. Şayet konu milletse, şayet konu vatan ve istiklal onuruysa helal süt içmiş her insanımız adeta devleşerek husumete, huşunete, en şedit hücumlara dayanmasını, can pahasına da olsa zulüm çemberini parçalamasını bilmiştir.

Mesela Mehmetçik unvanının isim babası Bigalı Mehmet Çavuş bunlardan sadece birisidir. Çanakkale Savaşları esnasında, bilhassa Seddülbahir’de mermisi bitince tüfeğini kırıp düşmanın üzerine fırlatan, tüfek parçası kalmayınca eline geçirdiği taşları birer birer düşman askerlerine atan Bigalı Mehmet Çavuş ve daha nice kahramanımız milletimizin yüz aklarıdır. Onlara çok şey borçlu olduğumuzu söylemeye gerek bile yoktur. Türk milleti şehidiyle, gazisiyle, yazılmış yazılmamış pek çok destanıyla en çetin tuzakları bozmuş, en vahim saldırıları göğüslemiş; hamd olsun varlığını, birliğini ve bekasını muhafaza başarısını göstermiştir. Bugün de, istiklal ve istikbalimizi korumak amacıyla, içinde bulunduğu vaziyetin imkân ve şartlarını hesap etmeyen vatan evlatlarının hasbi mücadeleleri bir yönüyle tarihin tekrarından başka bir şey değildir. Çünkü muhtaç olduğumuz kudretin ta kendisi olan kan yine aynı kandır, çok şükür milli damarlarda hızla dolaşmaktadır. Tarihe not olarak özellikle düşmek isterim ki; hiçbir siyasi hedef, hiçbir siyasi plan, hiçbir dünyevi lezzet Türk milletinin varlığından, egemenlik haklarından, dirliğinden, geleceğinden ve güvenliğinden daha önemli, daha öncelikli değildir." dedi.

Kaynak: KAPSAMHABER
Yorumlar (0)