Devlet Bahçeli, Bayramı Aslına Uygun Olarak Karşılayabiliriz

Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet BAHÇELİ, Türk İslam aleminin Ramazan ayını kutladı.

MHP 13.04.2021, 23:49 14.04.2021, 00:32
Devlet Bahçeli, Bayramı Aslına Uygun Olarak Karşılayabiliriz

Ramazan Ayı dolayısıyla Türk İslam aleminin ramazan ayını kutlayan Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet BAHÇELİ, 13 Nisan 2021 tarihinde partisinin grup toplantısında, "Muhterem heyetinizin, aziz milletimizin ve Türk-İslam aleminin Ramazan-ı Şerif’ini tebrik ediyor, nice hayır ve hasenata kapı açmasını, hasretle beklediğimiz sıhhat ve selamet dolu günlere erişmeye vesile olmasını Yüce Allah’tan diliyorum." dedi.

Partisinin grup toplantısında gündeme dair açıklamalarda bulunan MHP Lideri Devlet Bahçeli, "Mübarek Ramazan ayının ilk gününde, haftalık olağan Meclis Grup Toplantımızı gerçekleştirmenin manevi hazzını yaşıyoruz. Konuşmamın başında hepinizi saygıyla selamlıyor, başarılı ve sağlıklı bir hafta geçirmenizi diliyorum." diyerek Ramazan ayı ile ilgili şunları söyledi:

"Muhterem heyetinizin, aziz milletimizin ve Türk-İslam aleminin Ramazan-ı Şerif’ini tebrik ediyor, nice hayır ve hasenata kapı açmasını, hasretle beklediğimiz sıhhat ve selamet dolu günlere erişmeye vesile olmasını Yüce Allah’tan diliyorum. Başı rahmet, ortası mağfiret, sonu ise cehennem azabından kurtuluş olan Ramazan, üç ayların sonuncusu, onbir ayın sultanıdır. Bir kez daha müşerref olduğumuz bu kutlu ay inananlar için bereket ve bolluk vahası; sabır, merhamet, hoşgörü ve paylaşma vadisidir. Aynı zamanda ve daha önemlisi, doğru yolun, hak ile batılı birbirinden ayırmanın açık ve parlak bir delili olan yüce kitabımız Kuran-ı Kerim’in indirildiği aydır.

İnsanlık tehlikeli bir girdabın ortasında, çözümü gittikçe karmaşıklaşan girift bir bulmacanın odak noktasındadır. 

Ramazan münasebetiyle cennetin kapıları ardına kadar açılırken, cehennemin kapıları kilitlenip şeytanlar zincire vurulmaktadır.  İnsanlığın maruz ve mahkûm kaldığı belaların dallanıp budaklandığı bir dönemde, nefis terbiyesine, kalp temizliğine, vicdan tefekkürüne, huzur tecellisine çok ihtiyacımız vardır. Bu ihtiyaç hali her geçen gün daha da şiddetlenmektedir. Maalesef insanlık tehlikeli bir girdabın ortasında, çözümü gittikçe karmaşıklaşan girift bir bulmacanın odak noktasındadır. Bir yanda süregelen kanlı çatışmalar, sonuçsuz çekişmeler, iç savaşlar, hâkimiyet kavgaları, istikrarsız coğrafyalar, kutuplaşmış ülkeler, ekonomik zorluklar, zulüm ve adaletsizliklerin karanlık yüzü varken, diğer yanda gözle görülmeyecek kadar küçük, ama tahribat ve yıkımı devasa büyüklükte olan bir virüsün insanlığa meydan okuyuşu söz konusudur.

Bayramı aslına uygun olarak karşılayabiliriz

Açlık, yokluk, yoksulluk, yolsuzluk, terör kıtalara ambargo koyarken; ilkel dürtüler, ilkesiz yönetimler, iradesiz yöneticiler, itibarsız zihniyetler ne yazık ki beşeriyetin susadığı barış, refah ve huzur ufkunu da perdelemektedir. İşte böylesi bir süreçte KOVİD-19 hastalığı insanlığa musallat olmuş, hayatın normal akışını temelinden, hem de kaygı verici ölçüde bozmuştur. Elbette her şey Allah’tandır. Derdi veren Allah, inanıyoruz ki, şifayı da bahşedecektir. Her zorluğun içinde bir kolaylığın olacağını unutmadan önce tedbiri, sonra da tevekkülü rehber edinmeliyiz. Ramazan ayında sağduyu ve sükûnet içinde orucumuzu tutup ibadetimizi yaparken, manevi muhasebeyi, insanlığın hal ve gidişatını mutlaka gözden ve gönülden geçirmemiz zaruridir. Bu mübarek ayda kendimize dönerek, sevdiklerimize daha çok yönelerek, akıp giden hayatın biraz olsun hızını keserek virüsün yayılmasını engelleyebilir, bayramı aslına uygun olarak karşılayabiliriz.

Vuslat için sabretmeliyiz, biraz daha dişimizi sıkmalıyız. Maske, mesafe ve temizlik şartlarına riayet kadar, Ramazan ayı boyunca uygulanması artık kaçınılmaz olan diğer kısıtlayıcı tedbirlerle bayramı ve müteakip dönemleri tıpkı eski günlerde olduğu gibi kucaklayabiliriz. Dar gelirli vatandaşlarımızı gözeterek; esnafımızın, çiftçimizin, küçük ve orta ölçekli işletmelerimizin talep ve hassasiyetlerini mümkün mertebe dikkate alarak bugünkü darboğazdan çıkabiliriz. KOVİD-19’un tasallutundan kurtulabilmek için seferberlik içinde hareket etmeliyiz. İnsan ve toplum sağlığının muhafazası, ayrıca KOVİD-19’la mücadelenin başarıya ulaşabilmesi için hayati nitelikli kurallara mutlaka uymalıyız. Dayanışmanın, duyarlılığın, empatinin, yardımlaşmanın güzelliklerini hep birlikte göstermeliyiz.

Biz öylesine büyük bir medeniyetin, öylesine kutlu bir tarih ve kültür zenginliğinin varisleriyiz ki, felaketin kayalıklarından fidan fidan serpilen, ağır sorunların çorak bağrından filiz filiz yeşeren birlik ve kardeşlik bahçemizde el ele tutuşmasını çok şükür biliriz. Bu sayede mazlumların göz pınarlarından süzülen yaşları sileriz. Küçücük yavruların soğuktan titreyen ellerinden tutarız. Gariplerin ümidi, çare arayanların sesi, darda kalanların nefesi oluruz. Çünkü biz büyük bir aileyiz, asil ve soylu bir milletin sevdalılarıyız.

Diyor ya şair;

Müslüman yürekler bilirim daha,

Kızdı mı cehennem kesilir sevdi mi cennet.

Eller bilirim haşin hoyrat mert,

Alınlar görmüşüm ki vatanımın coğrafyasıdır,

Her kırışığı sorulacak bir hesabı,

Her çizgisi tarihten bir yaprağı anlatır.

Cenab-ı Allah’tan niyazım, bu mübarek ay hatırına KOVİD-19 illetinden Türk milletini ve tüm insanlığı esirgeyip bağışlamasıdır. Ramazanımız mübarek olsun, dua ve ibadetlerimiz kabul olsun, Rabbim yar ve yardımcımız olsun.

Kaynak: KAPSAMHABER
Yorumlar (0)