Alexa

Devlet Bahçeli, İstanbul'da STK Meslek Odaları ile Buluştu

Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli İstanbul'da STK buluşmalarında önemli açıklamalarda bulundu. Bahçeli; "Türkiye kendi ayakları üzerinde durabilecek kudrettedir." dedi.

Devlet Bahçeli, İstanbul'da STK Meslek Odaları ile Buluştu

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, STK Meslek Odaları İş Dünyası Toplantısı'nda yaptığı açıklamada, 23 Haziran İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Seçimiyle ilgili düşünce ve kanaatlerini özet halinde paylaşmayı arzu ettiklerini belirterek, sözlerine Gazali'nin “Cevizin kabuğunu kırıp özüne inmeyen, cevizin hepsini kabuk zanneder.” sözünü kullanarak başladı.

BÜTÜN EZBERLER BOZULUYOR

Her türlü engellemelere rağmen Türkiye kalıplarından taştığını, kabuğunu çatlattığını, gelişmenin ve genişlemenin patikasında istikrarlı ve iradeli bir şekilde ilerlediğini söyleyen MHP Lideri Devlet Bahçeli;  Milli ruha müzahir şekilde tezahür eden dengeli ve sağlıklı değişim dinamikleri ülkemizin uyanış ve yükselişini adeta tahkim ve teyit etmektedir. Karmaşıklaşan, kaotik bir görüntü çizen, aynı zamanda geleneksel ilişki ve ittifak anlayışlarının aşınıp erimeye başladığı nevi şahsına münhasır bir dünya tablosuyla karşı karşıyayız. İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra tesis ve temin edilen uluslararası düzen her anlamda iniş halindedir, irtifa ve iddia kaybıyla yüz yüzedir. Bütün ezberler bozulmakta, tabular yıkılmaktadır." dedi.

FARKLI BİR DÜNYA İLE YÜZLEŞMEK...

Türkiye, kendisine biçilen rolü sorgulayıp bağımsız ve bağlantısız kararlar aldıkça yeni sorunlara zincirleme muhatap kaldığını ifade eden Bahçeli; "Vesayetçi baskıların, siyasi ve ekonomik dayatmaların bir nedeni, belki de en önemlisi bize göre budur. Bozulan ve bulanan dünya sistemi kalıcı ve yeni bir denge arayışındadır. Önümüzdeki dönem ve yıllarda küresel ölçekte; siyasetten ekonomiye, dış politikadan sanata, güvenlik politikalarından jeopolitik risklere, kültürden teknolojiye, ticaretten hukuka, iş hayatından ikili ve çok taraflı ilişkilere varıncaya kadar farklı bir dünya manzarasıyla yüzleşmek muhtemel, hatta mutlaktır." dedi.

TÜRKİYE'Yİ TESLİM ALMAYI HEDEFLEYEN ODAKLAR

Türkiye'nin her anlamda buna hazır olması gerektiğini, yeni hükümet sistemine uygun şekilde reformlarını planlayarak 2023’e kadar hayata geçirmenin yollarını araması ve yöntemlerini bulması gerektiğini ifade ederek; "Bölgesel ve küresel ilişki ağlarında sesi daha çok duyulan, iradesi daha çok hissedilen, müdahalesi daha çok görülen Türkiye elbette malum ve bize göre ahlaken mahkûm çevreleri ürkütmektedir. Ülkemizin önünü kesmek, tarihsel yörüngesinden koparmak maksadıyla 2008’den itibaren şiddetli bir operasyon sürecinin adım adım icra edildiği her vicdan sahibi insanımız tarafından bilinmektedir. Türkiye’yi emperyalist zehirle etkisiz hale getirmek isteyen zalimler maalesef ne kural, ne insaf, ne de vicdan tanımaktadır. Terörizm, aleyhimize kullanılan en kanlı ve zalim koz olarak değerlendirilmektedir. Türkiye’yi teslim almayı hedefleyen odaklar, hem masa başında hem de maşaları vasıtasıyla hesaplaşmak için adı konulmamış bir savaşın fitilini tutuşturmuşlardır." dedi.

BUNLARIN HİÇ BİRİSİNE MÜSADE EDİLMEYECEK

Son on yıl içinde yaşanmadık bir şey kalmadığına dikkat çeken Devlet Bahçeli; Gezi Parkı provokasyonu, 7-8 Ekim olayları, hendek terörü, darbe girişimleri, ekonomik saldırılar, terör eylemleri, siyasi kumpaslar Türk milletini dehşet, şiddet, vahşet markajına almak için alçakça projelendiğini ve sahneye sürüldüğünü söyledi. Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ni yozlaştırma, Cumhurbaşkanlığı makamını itibarsızlaştırma, Türkiye'nin sosyal ve ekonomik yapısını istikrarsızlaştırma girişimlerine tesadüf edildiğini belirten Bahçeli; bunların hiçbirisine müsaade edilmediğini ve edilmeyeceğini belirtti.

DEV UYANMAKLA KALMADI

Yeni bir dünya düzeni sancılarla kurulurken Türkiye’nin oyun dışı bırakılması, tesirsiz hale getirilmesi, edilgen, pasif ve kendi iç sorunlarına gömülmesi amaçlandığına işaret eden Bahçeli; Başkalarının ağzına bakma döneminin gerilerde kalındığını, Sallanan parmaklara tepkisizlik bittiğini ve sonlandığını ifade eden Bahçeli; "Dev uyanmakla kalmamış zulmün bekçilerine, yıkımın elçilerine, bölünmenin piyonlarına meydan okumaya başlamıştır. Bu süreç zarfında Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi başlıca gücümüz ve milli duruşumuzun kuvvet kaynağıdır.
Kuşkusuz, yeni hükümet sistemiyle uyumlu, çatışmayacak, çelişmeyecek mahalli idareler yönetimi ise beka düzeyinde bir ihtiyaç ve milli mecburiyettir.
" dedi.

Milliyetçi Hareket Partisi Lideri Devlet Bahçeli konuşmasını şöyle sürdürdü:

MIZRAĞIN ÇUVALA SIĞMADIĞI ORTADA

"Türkiye kendi ayakları üzerinde durabilecek kudrettedir. Türkiye kendi söküğünü dikebilecek yeterliliktedir. En mühimi ise kendine özgü dünyasını ihya edecek cesarettedir. Geleceğini işbirlikçilikte görenler, ihanete göz yumanlar, siyasi çıkar uğruna Türkiye muhalifleriyle düşüp kalkanlar, kozmopolit akımlara selam çakanlar, köksüzlüğün ve kimliksizliğin akıntısına kapılanlar tümüyle açıktadır, artık deşifre edilmişlerdir. Taraflar bellidir, bilinmektedir. Kötü niyet sahiplerini saklayacak bir kılıf geldiğimiz bu aşamada kalmamıştır. Mızrağın çuvala sığmadığı da ortadadır. Dünya zorlu ve sıkıntılı bir denge arayışındayken, eğer haricimizdeki olayları milli bir perspektiften analiz edemezsek, beşeriyetin dalgalı ve çalkantılı seyrini başkent Ankara vizyonuyla, Türkçe bakış marifetiyle kavrayamazsak selin içinde sürüklenen kütükten farksız bir duruma savrulmamız kaçınılmazdır. Dikkatli, donanımlı, uyanık olmalıyız. Temkinli, tedbirli, cüretkar olmak zorundayız. Tahriklere, tertiplere, tuzaklara set çekmeliyiz, duvar örmeliyiz. Çağın şifrelerini çözerek, milli müktesebatı milli müstahkeme güvenli, inanç, irfan, ülkü birliği içinde ve kardeşçe taşımaktan başka seçeneğimiz yoktur. 

GÜÇLÜ TÜRKİYE'Yİ İNANIYORSAK MUTLAKA İNŞAA EDERİZ

"Türkiye tartışılan değil tartışan bir ülke olmalıdır. Türkiye sorgulanan değil sorgulayan, görüşü sorulan, yaklaşımı merak edilen, ne söyleyeceği düşünülen muhkem bir mevkiye ulaşmalıdır. Bu hedefleri siyasi güç, milli güç, ekonomik güç, jeopolitik güç, diplomatik güç, tarihi güç, kültürel güç eşliğinde gerçekleştirebiliriz. Bizim 2023 Lider Ülke Türkiye vizyonumuzun aslı ve esası da bu güçlerin temerküzüne dayanmaktadır. İstanbul’un fethinin 600. yıldönümü olan 2053’de, Süper Güç Türkiye’yi inanırsak, itimat edersek, kenetlenip çok çalışırsak biliniz ki mutlaka inşa ederiz." dedi.

PASLI VE YAPAY ZİHNİYETLER

Devlet Bahçeli; "İstanbul Türkiye’dir, bir dünya markasıdır, tarihin methiyesidir, Türk ve İslam’ın şerefidir.
PKK’yla, FETÖ’yle, emperyalizmin taşeronlarıyla, zulme bekçilik yapan işbirlikçilerle aynı hizada olmaktan, aynı kümenin içinde bir araya gelmekten rahatsızlık duymayanlara İstanbul bırakılamaz, emanet edilemez. Fethin 566 yıllık emaneti olan İstanbul zelil ve zillet hesaplarla öğütülemez.  Buna müsamaha gösterilemez.  İstanbullu kardeşlerim bu oyuna gelemez, umudum odur ki, gelmeyeceklerdir. Paslı ve yapay zihniyetler, parlak zekalar karşısında tutunamayacak, tel tel dağılacaklardır. Cumhur İttifakı milli duruşuyla, engin duyuşuyla, siyasi zekasıyla, adanmış yüreğiyle, anıtlaşan vatan sevdasıyla, milleti bütünüyle, bütün güzellikleriyle kucaklayarak İstanbul’a kol kanat gerecektir. Cenab-ı Allah bizlere buyuruyor ki: “İnsana ancak kendi çalıştığının karşılığı vardır.” Bu ilahi hükmün önüne hiçbir güç, hiçbir fitne, hiçbir bozguncu, hiçbir zillet faili geçemeyecektir. Yarın bugünden inanıyorum ki, daha gelişmiş, daha huzurlu, daha iyi olacaktır." dedi.

KÜRESEL ADALET İSTİKRARSIZ ve UMUTSUZ

Bir yanda teknolojinin gelişim süratini takipte zorluk çekilirken, diğer yanda aynı oranda sosyal ve ahlaki gerilemenin varlığı insanlığı buhrana ve sosyal çoraklığa ittiğine işaret eden Bahçeli;  Küresel ahlak, küresel ekonomi, küresel vicdan, küresel adalet istikrarsız ve umutsuz bir noktadadır. ABD ile Çin arasında yaşanan ticaret savaşları, yerküreyi kasıp kavuran kur ve ekonomik mücadeleler, körüklenen siyasi gelgitler azalmak şöyle dursun devamlı yaygınlaşmaktadır." dedi.

EMEĞİN DOLAŞIMINDA AÇMAZLAR BELLİDİR

Yükselen gümrük vergileri, tarife dışı engeller, anti damping ve telafi edici vergi önlemleri mal ve hizmet ticaretinin kısıtlanmasına neden olduğunu, Son yıllarda çok tehlikeli gelişmeler yaşandığını belirten Bahçeli;  Bretton Woods sisteminin tahtı sallanmakta, bu sistemin sonucunda kurulan IMF, Dünya Bankası ve Dünya Ticaret Örgütü gibi kurumlar zayıflamaktadır. Uluslararası ekonomi, klasik anlamda ülkeler arasında gerçekleşen üç temel ilişki üzerine bina edilmiştir: Bunlardan ilki, mal ve hizmet alış verişi, yani dış ticaret. İkincisi, sermaye hareketleri, üçüncüsü de emeğin dolaşımıdır. Emeğin dolaşımındaki açmazlar belli ve biliniyorken, dış ticaret ve sermaye hareketlerindeki engeller çok ciddi siyasi ve ekonomik olaylara kapı aralamaktadır." dedi. 

DÜNYA GÜVENSİZLİĞE TESLİM EDİLMİŞTİR

ABD yönetimi, Meksika’dan Çin’e, Türkiye’den Venezuela’ya, İran’dan Rusya’ya, hatta bazı Avrupa ülkelerine kadar pek çok ülkeyle ekonomik gerilim ve siyasi sorun içinde olduğunu, Trump ölçüyü çoktan kaçırdığını, dilinin ayarı bozulduğundan, siyasi dengesi kaybolduğundan dünya için bir güvenlik tehdidi haline geldiğini belirten Bahçeli;  "Katıldığı bir Davos Zirvesi’nde “Önce Amerika” çıkışıyla serbest ticaret mantığına, çoklu ittifak ve ilişki ağlarına fikren ve fiilen hasar vermiştir. Dünya üzerinde korumacılık duvarları yükselmektedir. Küreselleşme yargılanmakta, tasfiye işlemleri hızla sürmektedir. Dünya güvensizliğe teslim edilmiştir. Ortadoğu’dan sonra yeni güç mücadelesinin adresi Pasifik olmuştur. Çin’in siyasi ve ekonomik yükselişi küresel dengeleri değiştirirken, ABD’nin buna korumacılık kalkanıyla cevap vermesi, doların irtifa kaybı, insan hakları ve ahlaki kazanımların birer birer erimeye terki alarm zillerini çoktan çalmıştır." diyerek konuşmasını şöyle sürdürdü:

BİZE GÖRE ÖNÜMÜZDEKİ EN ÖNEMLİ GÜNDEM

"Öyle bir zamana geldik ki, ülkeler birbiriyle ilişkilerini diplomasinin ustalıkları ve imkânlarıyla değil, sertlik tonu yüksek güç mücadeleleriyle, tehdit üslubuyla idame ve ifade etmeye başlamışlardır. Türkiye ekonomisine yönelik saldırılar, S-400 bahanesiyle masaya koyulan yaptırım kartları, bağımsızlığımıza leke sürme teşebbüsleri, mektup anarşisi, kur ve faiz üzerinden bindirilen ağır yükler çok tehlikeli bir boyuta ulaşmıştır. Döviz kurlarındaki oynamalar ülkemizin siyasi ve ekonomik dokusunu karalamak, ekonominin can damarı olan reel sektörü kundaklamak için planlanmıştır. Bu açıkça bir meydan okuma, düşmanlık emaresidir. Türkiye’nin ekonomik gerçeklerine uygun, insanlarımızın ve ülkemizin ekonomik ilişkilerini emniyete alan, kültürümüzden, milli ve manevi kaynaklarımızdan beslenen yeni ve adil bir Kambiyo Rejimi üstünde mutlaka çalışılmalı, tek yanlı bağımlılıktan kurtulmak için kollar sıvanmalıdır. Bize göre önümüzdeki en önemli gündem konularından birisi de bu olmalıdır."  dedi.

CHP ve TETİKÇİLERİ...

24 Haziran seçimlerinden sonra ABD’nin baskısı, Trump’ın Twitter mesajları, sıcak para tacirlerinin, küresel tefecilerin oyunlarıyla dövizin fırladığını, doğal olarak Türkiye ekonomisi geçtiğimiz yılın son çeyreğinde resesyon çukuruna düştüğünü, 2019 yılının ilk çeyreğinde ekonomimiz yüzde 2,6 daraldığını, buna rağmen geçen yılın son çeyreğine göre yüzde 1,3 büyümeyi başardığını, teknik olarak resesyon türbülansından çıkabildiğini ifade eden Devlet Bahçeli; Türkiye’nin kaybı için el ovuşturan içimizdeki işbirlikçiler, resesyondan çıkışı züğürt tesellisi olarak yorumlayıp dipten dönülmedi deseler de, gerçek bambaşkadır. CHP ve tetikçilerinin yüzleri döviz artınca, işsizlik azınca gülmektedir. Faiz yükseldi mi siyaseten nasıl nemalanırız derdine düşecek kadar bu ülkeye yabancılaşmışlardır." dedi.

İSTANBUL ÜZERİNE KUMAR OYNAYANLAR

Milliyetçi Hareket Partisi Türkiye’yi kıtalara taşıyan, kıtaları buraya getirip yatırım ve üretimi gözeten siyasi adım ve kararlara destek vereceğini belirten Bahçeli;  "Çok kutuplu sistemden tek kutba dönüş sağlayan, şimdi de tekrar farklı kutupların oluşmaya başladığı dünya siyasi ve ekonomik tablosunu derinlemesine analiz edip, buna uygun siyaset ve stratejiler geliştirmek hedefimiz olmalıdır. Aynı şeyleri yaparak farklı sonuçlar beklemek boşa kürek çekmektir. Aynı yolu takip edip başka bir yere varılacağını zannetmek hayalperestliktir. Nereye gideceğini bilmeyenler için rüzgarın nereden estiğinin, gemi dümenin nasıl döndüğünün, pusulanın nereyi gösterdiğinin bir anlam ve değeri olamayacaktır. Hamd olsun nereye gideceğimizi biliyoruz, mücadelemizi buna göre yapıyoruz. Sevdamız Türkiye’dir. Yakın hedefimiz İstanbul’un rahat nefes almasıdır. Cumhur İttifakı 31 Mart’ta elde ettiği başarıyı İstanbul’da taçlandıracaktır. 23 Haziran’da tecelli edecek irade İstanbul üzerinde kumar oynayanları, bahse girenleri, tuzak kuranları şaşkına çevirecektir. İstanbul kazanırsa Türkiye kazanacaktır. İstanbul diri ve dirençli olursa Türkiye çemberi yaracaktır. Buna inanıyoruz, başaracağımızdan şüphe etmiyoruz.

GÜNDÜZ ELLERİNDE FENERLE DOLAŞSINLAR

MHP Lİderi Devlet Bahçeli konuşmasını şöyle tamamladı: Dünyanın en büyük Türk kentine yakışır bir olgunlukta geçmesini temenni ettiğim İstanbul Büyükşehir Seçimi tartışmalara mahal vermeyecek bir neticeyle sonuçlanmalı ve Sayın Binali Yıldırım alnı kadar ak bir başarıya ulaşmalıdır. Mitilimizi soranlar ise, durmasınlar, mitil aramaya can havliyle devam etsinler. Yetmedi, gündüz ellerinde fenerle dolaşsınlar, olur ya, belki de mitili bulurlar. Eninde sonunda biz Mevlamızı, onlar ise araya araya belasını bulacaklardır. Mitil İstanbul’dadır.  Onların fitilini ise Kandil ve Pensilvanya çoktan tutuşturmuştur. 

SİYASİ GERİLİM VE ÇATIŞMADAN MEDET UMANLAR

MHP’yi merak edenler, gönüllere baksınlar, sokaklara baksınlar, evlere baksınlar, vicdanlara baksınlar, hülasa yurdumun ve İstanbulumuzun her köşesine cesaretleri varsa bakmayı denesinler. 8 gün sonra, devletin valisine küfreden, vatandaşa beyni sulanmış diyen, acemi, aceleci, yabancıların acentesi olan şahıs kaybedecek, kardeşlik ve huzur kazanacaktır. 8 gün sonra, mazbata meraklısı, unvan gaspçısı, tutarsızlığın daniskası, çarpıklığın siyasi ismi, VİP hayranı, israf derken özel uçaklarla gezen ne idüğü belirsiz aday değil, Sayın Binali Yıldırım Bey, Cumhur İttifakı açık ara farkla sandıktan çıkacaktır. 23 Haziran’da sandıktan alınacak tarihi sonuç kutlu geleceğimizin planlanıp kavranmasına ileri düzeyde katkı sağlayacaktır. Siyasi gerilim ve çatışmadan medet umanlar birlik ve kardeşlik ülkümüzün perçinlenmesi karşısında dayanamayacaklardır. "23 Haziran’da İstanbul için istikrar sürsün" diyorsak, çare bellidir.

BABALAR GÜNÜ

Cumhur İttifakı Türkiye’nin haklı, tarihi ve meşru davasının yılmaz savunucusudur. Cumhur İttifakı birliğin, dirliğin, kardeşliğin, sağduyunun temsilcisidir. Aklımızda hep Türkiye vardır, hedefimiz Cumhuriyet’in 100. yıldönümüne ulaşmaktır. İttifakımız, Türkiye düşmanlarına karşı sadakatin, saflığın ve hamiyetin ittifakıdır ve yaşayacaktır.
Bu düşüncelerle hepinize şükranlarımı sunuyorum. Tüm babaların yarın kutlayacağımız Babalar Günü’nü tebrik ediyor, yaz tatiline giren evlatlarımızı ve öğretmenlerimizi kutluyorum. 

SİZİN YANINIZDAYIZ

Ayrıca Azerbaycan Cumhurbaşkanı Merhum Ebulfez Elçibey’in hayata gözlerini yuman muhterem eşine Allah’tan rahmet diliyor, hepimizin başı sağolsun diyorum. Şahsımı sabırla dinlemenizden dolayı teşekkür ediyorum. İşlerinizde ve mücadelenizde başarılar diliyorum. Unutmayınız ki, sizlerin yanındayız, her zaman da destekçisiniz.
Sağ olun, var olun, Cenab-ı Allah’a emanet olun.

Güncelleme Tarihi: 16 Haziran 2019, 15:28
YORUM EKLE
YORUMLAR
Vedat Yılmaz
Vedat Yılmaz - 1 ay Önce

Peki 17 yıl gecti ve geldigimiz nokta sogan ,patates,et,tarım ve sanayj urunlerini ithal etme ,yani dıșa bagimlilii daha da arttı.Soylemlerle icraatler uymuyor..