Devlet Bahçeli'den Ozan Ceyhun Açıklaması

Milliyetçi Hareket Partisi Lideri Devlet Bahçeli TBMM'deki grup toplantısında yaptığı konuşmada, ülkücü katili olduğu iddiası ile gündeme gelen Viyana Büyükelçisi olarak atanan Ozan Ceyhun ile ilgili önemli açıklamada bulunarak, "MHP'ye sosyal medyadan istikamet çizilemez. Bize davanın yolcusu lazımdır. " dedi.

MHP 25.02.2020, 11:50 25.02.2020, 14:35
Devlet Bahçeli'den Ozan Ceyhun Açıklaması

MHP Lideri Devlet Bahçeli, son zamanlarda gündeme bomba gibi düşen ülkücü katili olduğu iddiası ile tepkilere neden olan Viyana Büyükelçisi olarak atanan Ozan Ceyhun ile ilgili önemli açıklamalarda bulundu. Bahçeli, TBMM Gurup toplantısında yaptığı konuşmada, Bu atamayı maske yaparak Cumhur İttifakı'na husumet kusanlar, yanlış yaptığını, MHP'yi Sosyal medyadan istikamet çizilemeyeceğini belirtti.

Bahçeli, "21 Şubat 2020 tarihli Resmi Gazete’den anlaşılmıştır ki, Sayın Cumhurbaşkanı’nın onayıyla Avusturya Cumhuriyeti nezdinde Türkiye Cumhuriyeti Büyükelçisi tayin edilmiştir. Bu meselenin mutat ve bildik bir yanıdır. Mezkur atamanın kamuoyuna yansımasıyla büyük bir eleştiri sağanağı başlamış, MHP’yi itibarsızlaştırmak, Cumhur İttifakı’nı baltalamak için ahlaksız bir süreç devreye alınmıştır. Avusturya Cumhuriyeti’ne görevlendirilen büyükelçinin bir ülkücü katili olduğu iddiası yaygın bir şekilde gündeme taşınmıştır.

Bahçeli'den Şehit Mustafa Erol Açıklaması

1 Mart 1977’nin sabah ezanı vakti, 14-15 kişiden oluştuğu tahmin edilen hainler önce uzun namlulu silahlarla İstanbul Adana Öğrenci Yurdu’nu taramışlar, arkasından da taarruz tipi el bombası atmışlardır. Ülküdaşımız Mustafa Erol bu şerefsiz saldırıda şehit olmuştur. Karlı bir İstanbul günü, aziz naaşı Türk bayrağıyla sarılmış, Muratpaşa Camiinde kılınan cenaze namazından sonra Merkezefendi Mezarlığı’na Fatihalarla ve gözyaşları eşliğinde defnedilmiştir. Hepimizin hafızasına mıh gibi işleyen, gören herkesi duygulandıran karlı bir günde omuzlarda taşınan şehit naaşının resmedildiği fotoğraf hiçbir zaman gözümüzün önünden gitmemiştir. Sadece şehidimiz Mustafa Erol değil, Kızılcahamam Ülkücü Şehitliğinde isimleri tek tek yazılı binlerce şehidimiz asla unutulmamış, emanetlerine ve kutlu hatıralarına leke sürülmemiştir. Ancak merhum şehidimiz Mustafa Erol’ün katilinin kim ya da kimler olduğu belgeli, berrak ve resmi olarak tam bilinmeden, hatta mahkeme tutanakları iddiaları doğrulamazken, sosyal medyada provokasyon yapan, pusu kuran, ajitasyona yeltenen, bize dava öğretmeye, şehitlerimizi hatırlatmaya, MHP’yi yargılamaya çalışan art niyetli kişilerin varlığı da teker teker açığa çıkmıştır.

SİYASİ İDAREMİZİ SOSYAL MEDYADAN BELİRLEYEMEYİZ.

Atamayla büyük bir eleştiri sağanağı başlamıştır. Atanan kişinin ülkücü katili olduğu iddiası gündeme taşınmmış, Cumhur İttifakı'nın bölünmesi amaçlanmıştır. Saros konuşurken MHP tartışılmaya başlanmış, MHP köşeye sıkıştırılmaya çalışılmıştır. Fitne ateşini tutuşturmaları sahtekarlıktır. Bunun üzerinden provakasyon yapan kişilerin arlığı tek tek ortaya çıkttı. Kimseden öğrenecek bir şeyimiz yok, herkes işine baksın. Bu atamayı maske yaparak Cumhur İttifakı'na husumet kusanlar, yanlış yapmıştır. Üzülerek ifade etmekteyim ki bu tuzağa bazı vekillerimizin ve parti yöneticilerimizin düşmesi de hatadır. MHP'ye sosyal medyadan istikamet çizilemez. Bize davanın yolcusu lazımdır. Siyasi idaremizi çöplüğe dönen sosyal medyadan belirleyemeyiz. Dilerim ki asılsız haberlerin peşine düşen dava arkadaşlarımız, aynı saldırı partimize olduğunda da teki gösterebilseydi. 

Bizim Viyana Büyükelçiliğine atanan şahısla ilgili ortak hiçbir noktamız yoktur. Geldiği yer bellidir, hüviyeti bellidir, mazisi bellidir. Sorumluluk elbette hükümetindir. Biz şehidi de biliriz, katili de biliriz. Söyleyeceğimiz sözü de biliriz, atacağımız taşı da biz seçeriz. İplisinin ipsizinin, arlısının arzısının, MHP’ye kefen biçenin, döneğinin devşirilmişinin, Ülkücüye kem gözle bakanın, çakalının çukalının, çıkarcının yardakçının, mikser gibi karıştırıcıların yalan, iftira ve aldatmalarına itibar etmek bizim kitabımızda yazmaz, yazamaz, yazmayacaktır.

Bize sosyal medya yolcusu değil, davanın hancısı lazımdır, bu ayrımı da yapmak tarihe, şühedaya, Türklüğün vicdanına karşı mükellefiyet ve mesuliyetimizdir. Siyasi irademizi, davamızın ilke ve istikbalini çöplüğe dönen, beşinci sınıf dedikodu mekanından farksız olan sosyal medya belirleyemez. Dilerdim ki, asılsız haberlerin peşine düşen bazı arkadaşlarımız partimize ve davamıza saldırılar olurken de aynı hassasiyet içinde hareket edebilselerdi. Sosyal medya cengâverlerine ve görevli Twitter, Facebook nöbetçilerine değil dava adamlarına, şehidinin ve gazisinin hakkını adam gibi temsil edenlere, üstlendiği görevleri şuurla yerine getiren ülkü arkadaşlarımıza ihtiyaç vardır. Gerisi fuzuli laf kalabalığıdır. Kuyuya taş atıp arkasından baktıranların kimler olduğunu biliyoruz. Biz bu bulanık kuyudan su içmeyiz, içilmesini hoş görmeyiz, gereğini de vakti saati geldiğinde kararlılıkla yaparız. Milletvekili arkadaşlarımın daha hassas, daha dikkatli, daha uyanık, daha ferasetle hareketleri elzemdir, sosyal medya oyunlarına gelmemeleri ricam ve talimatımdır.

Kaynak: KAPSAMHABER
Yorumlar (0)