Feti Yıldız'dan Çoklu Baro ve Avukatlık Kanunu ile ilgili Açıklama

Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkan Yardımcısı, İstanbul Milletvekili Sayın Feti YILDIZ, Çoklu Baro ve Avukatlık Kanunu ile ilgili açıklamalarda bulundu. Yıldız, "Teklifin, Anayasanın 9, 10, 11 ve 135. maddelerine aykırı olduğu iddiası hukuki temelden yoksundur ve beyhude bir zorlamadır. " dedi

MHP 08.07.2020, 14:27 08.07.2020, 14:49
Feti Yıldız'dan Çoklu Baro ve Avukatlık Kanunu ile ilgili Açıklama

Çoklu Baro ve Avukatlık Kanununda yapılan değişiklikler hakkındaki basın açıklamasında bulunan Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkan Yardımcısı İstanbul Milletvekili Sayın Feti YILDIZ, günlerdir Avukatlık Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi” üzerine tartışmalar yapıldığını belirterek, "Çoklu baro sisteminin ABD, İngiltere, Belçika, Japonya gibi ülkelerde uygulandığı görülür. Hatta uzmanlık alanına göre çeşitli baroların bulunduğu bilinen bir gerçektir." dedi.

TBMM Adalet Komisyonunda 4 gün süren tartışmalarda 296 milletvekili söz hakkı alarak konuştuğunu dile getiren Yıldız, 1255 sayfa tutanak tutulduğunu ve kanun teklifi komisyonda kabul edildiğini söyledi.

"CHP-HDP-İP’in, kanun teklifinin MHP ve AKP tarafından kin ve otoriter bir anlayışla hazırlandığı, bir tepkinin sonucu olarak huzura getirildiği iddiaları doğru olmadığı gibi, milletvekillerine yapılan büyük bir saygısızlık ve iftiradır." ifadelerini kullanan Feti Yıldız, "Üç büyük ilimizde avukatlar ve barolar arasındaki ilişki, baroya kayıt olmaktan ve aidat ödemekten ibarettir. İstanbul Barosunda 48 bin 750 avukat bulunmaktadır. Bu avukatların yarısından fazlası baro seçimlerinde oy kullanmamaktadır. Baro yönetimlerinin avukatları temsil oranı oldukça düşüktür. 48 bin 750 üyesi bulunan İstanbul Barosunda 8 bin oy alan aday başkan seçildiği gibi, üst kurul delegelerinin de tamamını almaktadır. Bu, tam bir Vegas mantığıdır. Yani bir fazla alan, masanın tamamını alır. Bunun demokratik temsille uzaktan yakından alakası yoktur. Bu avukatların çok büyük kısmının ise baroyla herhangi bir ilgi ve irtibatı da bulunmamaktadır. Sorsan baronun yerini bile söyleyemezler." dedi.

Fetih Yıldız'ın yazılı basın açıklaması şöyle devam etti:

Türkiye Barolar Birliği Başkanı ve İstanbul Barosu Başkanı başta olmak üzere birçok baro başkanı, barolarda demokratik temsilin olmadığını kabul etmektedir. Baroya hâkim olmuş küçük bir grup, meslek dayanışmasından ziyade belli bir partinin yan kuruluşu gibi siyaset yapmaktadır. Barolar siyasi parti gibi faaliyet göstermekte, baro başkanları da siyasi partinin il başkanı gibi açıklamalar ve siyaset yapmaktadır.

Büyükşehirlerdeki barolarda, avukatların temsil noktasından uzak olduğunu, baroların dar bir kadronun elinde keyfi yönetildiğini, demokratik ve çoğulcu bir yapıya dönüştürülmesinin zorunlu olduğunu ve temsilde adaletin bulunmadığını yıllardır söylemekteyiz.

Ankara Barosunun geçenlerde yapmış olduğu basın açıklaması, baroların yapısının, nasıl yönetildiğinin, Türk milletinin değerlerine ne kadar yabancılaşıldığının küçük bir örneği idi.

Avukatlık Kanunu 76. maddesinde baroların, avukatlık mesleğini geliştirmek, avukatın müvekkili ile ilişkilerini düzenlemek, mesleğin saygınlığını, hukukun üstünlüğünü, insan haklarını savunmak ve korumak gibi görevleri sayılmıştır.

Barolar, kamu kurumu niteliğinde meslek teşekkülleri olup, yasal dayanağını Anayasa’nın 135. maddesinden alır. Kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları ve üst kuruluşlarının, belli bir mesleğe mensup olanların müşterek ihtiyaçlarını karşılamak, mesleki faaliyetleri kolaylaştırmak, meslek mensuplarının birbiriyle ilişkilerini düzenlemek gibi görevleri vardır.

Kamu kurumu, merkezi yönetim ve yerel yönetimlerdir. Gerçek kişiler tarafından değil devlet tarafından ya kanunla ya da kanunun verdiği yetkiye dayanılarak kurulurlar. Anayasanın 123. maddesinde “idarenin bütünlüğü” ve “kamu tüzel kişiliği” düzenlenmiştir. Çalışanları devlet memuru statüsündedir. Resen icra yetkileri vardır. Malları haczedilemez, iflasları istenemez. Kamu gücü ile donatılmışlardır. Zor alım yetkisi vardır, buna örnek olarak kamulaştırma yetkisi gösterilebilir. Barolar kamu kurumu değildir.

CHP Genel Başkanının; “her ilde ancak bir baro bulunabilir, birden fazla vali olamayacağı gibi birden fazla baro olamaz, bu durum üniter yapıya aykırıdır” iddiası elma ile armudun karıştırılmasıdır, en hafif tabiriyle bilgisizliktir. Örneğin Japonya üniter bir devlettir. Tokyo’da da bir vali vardır ancak birbirine eşit üç baro bulunmaktadır. CHP ve muhalefet partilerinin kanun teklifine itirazlarının hukuki dayanağı olmadığı gibi, iddiaları uygulamayla da örtüşmemektedir.

Gelişmiş demokrasilerde zorunlu üyeliğin bulunduğu meslek teşekküllerinde siyaset yapmak kanunla yasaklanmıştır. Bizde de gerek Anayasa’nın 135. maddesi, gerek Avukatlık Kanunu 76. maddesi, baroların kuruluş amacının dışında faaliyet gösteremeyeceğini açık olarak düzenlemiştir. Meslek kuruluşlarının amaçları dışında faaliyet gösterememesi sadece anayasal bir sonuç değil, aynı zamanda “ihtisas prensibinin” de bir gereğidir. Adil yargılanma, bağımsız ve tarafsız yargı ile mümkündür. Anayasamızın 9. maddesine göre yargı yetkisi, Türk Milleti adına bağımsız ve tarafsız mahkemelerce yerine getirilir. Yargının üç kurucu unsurundan olan savunmanın da tarafsız ve bağımsızlığından söz edilemez.

Örnek vermek gerekirse, ceza davalarında sanık vekili tarafından dosyaya müvekkil aleyhine bir delilin ibraz edilmesi meslek kurallarına aykırıdır. Hatta sanık vekili, müvekkilinin dosyada bir suçun faili olduğunu sonradan öğrenmiş olsa dahi bunu mahkemede dile getiremez. Ancak öğrendiği şey hukuka ve ahlaka aykırı ise davadan çekilmesi gerekir. Bu durum, avukatın sır saklama zorunluluğundan ileri gelmektedir. Hukuk davalarında davayı sonlandıran feragat ve kabul yetkisi vekâletnamede yoksa müvekkilinden yazılı talimat almak zorundadır. Kendiliğinden davayı sonlandıramaz. Gerçekler bu olduğu halde, mesleğimizi bir başka şekilde tarif etmek mesleğin işleyişine aykırıdır.

Bazı barolar, Türk Devletinin Birleşmiş Milletler Sözleşmesinin 51. maddesinden aldığı yetkiyle meşru müdafaa hakkını kullanarak sınır ötesi operasyonları yapmasını savaş ilanı saymakla kalmamış, Suriye, Libya ve Akdeniz’deki gelişmelerle ilgili milli politikalarımıza karşı olmayı da görev haline getirmişlerdir. Biliyoruz ki, baroların bu açıklamalarına meslektaşlarımızın büyük çoğunluğu karşıdır.

Yine bazı barolar, Avukatlık Kanunundaki hukukun üstünlüğü ile insan haklarını savunma ve koruma yetkisini maalesef belli bir ideolojik pencereden değerlendirmekte, hak ihlalleriyle ilgili davalarda mazlum ve mağdurun kimliğinden çok kendilerine siyasi görüşü yakın olan insanların yanında yer almaktadırlar. Özellikle 3 büyük ilde bulunan barolar maalesef siyasi bir araç olarak kullanılmakta olup, barolar siyasi partilerin arka bahçesi olmamalıdır.

Çoklu baroya ilişkin kaygılarını belirtenler önce baroların seçimlerinin nasıl yapıldığına bakmalıdır. Baro seçimleri, siyasi görüşleri birbirine yakın olan avukatların oluşturduğu gruplar arasındaki mücadele olarak cereyan etmektedir. Bu grupların adına baktığımızda, baroların ve baro seçimlerinin siyasallaştığı açık olarak görülür. Birleşmiş Milletler Yargı Bağımsızlığı Temel Prensipleri, Avrupa Konseyi 9 Numaralı Tavsiye Kararı, Uluslararası Avukatlar Birliği Morelia Şartı, Turin İlkeleri, Havana Kuralları, Kişisel ve Siyasal Haklar Uluslararası Sözleşmesi, Ekonomik, Sosyal ve Kültürel Haklar Uluslararası Sözleşmesi incelendiğinde önceliğin, avukatların örgütlenme özgürlüğüne verildiği görülür.

Çoklu baro sisteminin ABD, İngiltere, Belçika, Japonya gibi ülkelerde uygulandığı görülür. Hatta uzmanlık alanına göre çeşitli baroların bulunduğu bilinen bir gerçektir.

Avukatlık Kanununda değişiklik yapılmasına dair kanun teklifinin görüşüldüğü Adalet Komisyonunda muhalefet milletvekilleri, saatlerce aynı şeyi tekrarlamış, toplantıları uzatmak için yanlarında getirdikleri ansiklopediden bazı bölümleri saatlerce okumuşlardır.

CHP, her zaman yaptığı gibi, konunun Anayasa’ya aykırılığını ileri sürerek Anayasa Mahkemesine gidecektir. Bize göre kanun, Anayasa’ya aykırı hiçbir düzenlemeyi bünyesinde barındırmamaktadır. Teklifin, Anayasanın 9, 10, 11 ve 135. maddelerine aykırı olduğu iddiası hukuki temelden yoksundur ve beyhude bir zorlamadır. Yine delege sayısı bakımından Anayasanın 13 ve 67. maddelerine aykırılık iddiası temelsizdir.

Adalet Komisyonundan geçen kanun teklifi görüldüğü kadarıyla bugün, Genel Kurula getirilecek ve bu engellemeler burada da tekrarlanacaktır. Türk milletinin yani milli iradenin temsilcisi olan milletvekilleri bu oyunları bozacak ve teklifin kanunlaşmasını sağlayacaktır.

Yorumlar (0)
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Başakşehir 34 69
2. Trabzonspor 34 65
3. Beşiktaş 34 62
4. Sivasspor 34 60
5. Alanyaspor 34 57
6. Galatasaray 34 56
7. Fenerbahçe 34 53
8. Gaziantep FK 34 46
9. Antalyaspor 34 45
10. Kasımpaşa 34 43
11. Göztepe 34 42
12. Gençlerbirliği 34 36
13. Konyaspor 34 36
14. Denizlispor 34 35
15. Çaykur Rizespor 34 35
16. Malatyaspor 34 32
17. Kayserispor 34 32
18. Ankaragücü 34 32
Takımlar O P
1. Hatayspor 34 66
2. Erzurumspor 34 62
3. Adana Demirspor 34 61
4. Akhisar Bld.Spor 34 57
5. Fatih Karagümrük 34 56
6. Bursaspor 34 56
7. Altay 34 54
8. Keçiörengücü 34 50
9. Menemen Belediyespor 34 44
10. Giresunspor 34 44
11. Ümraniye 34 44
12. İstanbulspor 34 40
13. Balıkesirspor 34 38
14. Altınordu 34 37
15. Boluspor 34 33
16. Osmanlıspor 34 30
17. Adanaspor 34 21
18. Eskişehirspor 34 12
Takımlar O P
1. Liverpool 38 99
2. Man City 38 81
3. M. United 38 66
4. Chelsea 38 66
5. Leicester City 38 62
6. Tottenham 38 59
7. Wolverhampton 38 59
8. Arsenal 38 56
9. Sheffield United 38 54
10. Burnley 38 54
11. Southampton 38 52
12. Everton 38 49
13. Newcastle 38 44
14. Crystal Palace 38 43
15. Brighton 38 41
16. West Ham 38 39
17. Aston Villa 38 35
18. Bournemouth 38 34
19. Watford 38 34
20. Norwich City 38 21
Takımlar O P
1. Real Madrid 38 87
2. Barcelona 38 82
3. Atletico Madrid 38 70
4. Sevilla 38 70
5. Villarreal 38 60
6. Real Sociedad 38 56
7. Granada 38 56
8. Getafe 38 54
9. Valencia 38 53
10. Osasuna 38 52
11. Athletic Bilbao 38 51
12. Levante 38 49
13. Real Valladolid 38 42
14. Eibar 38 42
15. Real Betis 38 41
16. Deportivo Alaves 38 39
17. Celta de Vigo 38 37
18. Leganés 38 36
19. Mallorca 38 33
20. Espanyol 38 25