Alexa


FİSKOBİRLİK, son derece siyasileştirilmiştir.

MHP Samsun Milletvekili ve MHP Grup Başkanvekili Erhan Usta, fındık fiyatlarındaki düşüklüğün konuşulmasını ve bu konunun da Meclis tarafından araştırılması için verilen grup önerisi üzerine konuşma yaptı.

MHP 18.11.2016, 16:57
FİSKOBİRLİK, son derece siyasileştirilmiştir.

MHP Samsun Milletvekili ve MHP Grup Başkanvekili Erhan Usta, Milliyetçi Hareket Partisi Grubu olarak fındık üreticilerinin sorunlarının tartışılmasını, fındık fiyatlarındaki düşüklüğün konuşulmasını ve bu konunun da Meclis tarafından araştırılması için verilen grup önerisi üzerine yaptığı konuşma şöyle:

“Biz Temmuz ayında, bu konuyla ilgili bir grup önerisi vermiştik ama maalesef, AKP milletvekillerinin olumsuz oylarıyla Meclis araştırması yapılması engellenmişti. Fakat tabii, bunu engellemek yetmiyor, fındık üreticilerinin sorunları çözüldü mü? Çözülmedi. O günden bu güne çözülmediği gibi sorunlar daha da fazla arttı. Karadeniz için fındık önemli bir üründür. Hemen hemen birçok ilde ana geçim kaynağı hatta tek geçim kaynağıdır. Zaten bir çay var, bir fındık var. Çaydaki sorunları daha önceden konuşmuştuk, ciddi sorunlar var; çay üreticisi mağdur, çay kaçakçılığı almış başını gidiyor. Sağlıklı bir fiyat oluşumu yok. Fındığı da birazdan konuşacaktık. Fındık üreticisi de son derece mağdur. Çay yok, fındık yok, buralarda problem var. Sağlık, turizmle ilgili bir potansiyel var, onu harekete geçirecek herhangi bir yatırım yapılmıyor. Sanayi zaten yok. Bu Karadeniz halkı ne yapacak, nasıl geçinecek? Bunu devlet olarak, millet olarak, Meclis olarak düşünmek durumundayız. Bu sorunlara kulak tıkayamayız. Karadeniz'in sorunları gitgide büyüyor. Fındığa dönecek olursak, dünya üretiminin yüzde 80’ini ve ihracatını aynı oranda Türkiye yapıyor. Yani dünyada tek belirleyici olduğumuz üründe ne yurt içerisindeki fiyatları ne de yurt dışı fiyatlarını, kontrol edemiyoruz. Fındık fiyatlarının Almanya borsasında belli olması, sadece AKP döneminde olan bir sorun değil ama AKP’nin uzun bir iktidardan sonra bu sorunu çözmesini beklerdik. Bu sorunu çözemediği gibi bir sorun daha hediye etti AKP. O da ne? Yurt içerisindeki fiyatları da artık yabancılar belirliyor. Yani eskiden üreticiler, yurt içerisindeki tüccarlar, bizim ihracatçılarımız belirlerken bugün bakıyoruz yurt içerisindeki fiyatları yabancılar belirliyor. Bir tane İtalyan firması tamamen piyasanın tamamına hâkim. Değişik alım yapan ihracatçı firmalar var ama hepsi o firmanın elemanları. Şimdi, böyle bir yerde "Fiyat piyasada oluşsun." diye kendi başına bırakılmış ve üreticimiz mağdur edilmiş durumdadır. Üretici mağdur edildiği gibi ülkenin döviz gelirlerinde de ciddi düşüş var. Girdi maliyetleri yüksek. Gübre fiyatları, ilaç fiyatları, toplama maliyetleri fındıkta son derece yüksek. Destekleme alımları, üreticinin sorunlarını çözmüyor, tüccara ve tefeciye bağımlılığını ortadan kaldırmıyor. Özellikle küçük üretici tefeciye mahkûm olmuş durumda. Serbest piyasanın çalışmaması burada temel sorun. Birde rekolte meselesi var. Ürünün biraz yüksek olduğu zamanlarda fiyatlar bir miktar yüksek gibi olacak olsa rekolte fazlasından bahsediliyor. Yüzde yüz yıllarca yaptığı tahminlerde hata yapan rekolte tahminciler var. “Burada bir manipülasyon mu var?" deyip devlet işin üzerine gitmiyor. Buna ilişkin önerimiz de bu rekolte tahminlerinin devlet tarafından düzgün yaptırılması.

Diğer bir sorun: Alivre satışlar. Burada, tabiri caizse, bazı fındık ihracatçıları kumar oynuyorlar. Nasıl kumar oynuyor? Daha ortada fındık yok, fiyat yok, hiçbir şey yokken belli fiyattan ithalatçı firmalarla sözleşme yapıyorlar. Bunların eğer zarar etme gibi bir durumları varsa bu alivre satışlar çerçevesindeki bazı tüccarlar da piyasayı manipüle ediyor fiyatları aşağıya çekiyor. İhracatçı firmalar kurumsal değil. Bir kişinin birden fazla firması var. Sayı çokmuş gibi görünüyor. Oysa hepsi aynı kişinin. Enteresan bir sorun da ihracatçı pazar bulmuyor, ithalatçılar geliyor bizim ihracatçıları buluyor. Dolayısıyla, pazar çeşitlenmesi de yapılamıyor. Bir tane firmaya piyasa mahkûm

kalıyor. Fiyatta diğer bir etken de aflatoksin konusu. Biraz fiyatlar yukarı doğru gidecek olursa “Sizin ürününüzde "Aflatoksin var." deniliyor ve hemen fiyatlar aşağıya çekiliyor. Bunun aslının olup olmadığını da hiç kimsenin araştırdığı yok, devlet burada maalesef çaresiz bir şekilde fındık üreticisini kaderine terk ediyor. İlk yapılması gereken iş, Türkiye'de fiyatı belirleyen bu tekelci yapıyı ortadan kaldırmalıyız. Bakın, her ne kadar çok gibi görünse de bir tane alıcı var ve bu alıcı da maalesef yabancı, isterse yerli olsun, önemli değil. Bu alıcı bütün fiyatı belirliyor ve ondan sonra bunu çözmeye yönelik de devlet hiçbir şey yapmıyor. Geçmişte fiyatı Türkiye kendisi belirliyordu, ihracat fiyatını belirleyemese de ülke fiyatını kendisi belirliyordu. Şu anda bunu da, maalesef, ülkede kendimiz belirleyemiyoruz. Tabii fiyattaki istikrarsızlık sadece üreticiyi değil esnaf ve sanayiciyi de zor durumda bırakıyor. Küçük esnaf da fındık almış, fındığı atıyorum 15 liradan alıyor, ondan sonra fındık düşüyor 8 liraya, bu insanlar da zarar ediyor. Dolayısıyla, fındık fiyatlarına bir istikrar getirmek durumundayız. Diğer taraftan bakıyorsunuz, fındık üreticisinin depolama imkânları yok. Yani depolama imkânı olmadığı zaman elinden ürünü hemen çıkarmak zorunda kalıyor üretici. Dolayısıyla, yine, burada da arz, bir anda fındık piyasaya indiği için fiyatlar da düşük kalmak durumunda kalıyor. Lisanslı depolar yapılmış olsa yani pazara ürün bir anda inmeyecek, ürün fiyatları daha böyle zamana yayılacak, dolayısıyla üretici mağdur olmayacak. Diğer taraftan, vatandaş da o lisanslı depodaki ürününü ipotek göstererek bankadan kredi çekme imkânına kavuşacak, tefeciye gitmek durumunda kalmayacak. Dolayısıyla, üreticimizi bu şekilde koruma imkânınız olmasına rağmen, bu lisanslı depolarla ilgili olarak hiçbir adım maalesef atılmıyor. Sonuç olarak, Karadeniz halkının ana geçim kaynağı olan, Türkiye için hem ekonomik hem de toplumsal bir değere sahip olan fındığın yerini tutacak başka bir ürün yoktur, bunun farkına varılmalı ve kıymeti bilinmelidir. Fındık üreticilerinin sorunlarının çözülmesini ve mağduriyetin giderilmesini, millî gelirden hak ettiği payı almasını temin edecek sağlıklı bir fındık politikasının tanzim edilmesi şarttır. Bunun için de fiyata istikrar sağlamalıyız. Fiyat oynaklığı sanayicinin de, ithalatçının da, ihracatçının da önünü görmesini engelliyor. Bunun için devlet olaya el koymalıdır, yapılması gereken en temel şey. Bununla ilgili dünyada örnekler vardır. Mesela, Amerika'da piyasayı düzenleyecek, kurallarını belirleyecek ve gerektiğinde piyasaya müdahale edecek, üreticiyi de, piyasayı da, sanayiciyi de, herkesi koruyacak, badem borsası var. Bizimde bunu yapmamız lazım.

FİSKOBİRLİK bunu yerine getirebilir mi? FİSKOBİRLİK belki bunu yerine getirebilir ama bugünkü hâliyle olmaz, FİSKOBİRLİK'e finansman desteği sağlanmalı. FİSKOBİRLİK'in üzerinden AKP elini çekmelidir. FİSKOBİRLİK, AKP döneminde son derece siyasileştirilmiştir. Girdi maliyetleri düşürülmelidir, rekolte tahminlerini bağımsız yapacak kurumlar oluşturulmalıdır. Mutlaka lisanslı depoları kurmamız gerekmektedir. Lisanslı depoculukla üreticinin fındığı emanetçiye vermesinin önüne geçme imkânımız vardır. Az önce ifade ettiğim gibi, fiyat alım garantisinin verilmesi de burada önemli bir etken olacaktır. Son olarak da, fındığı daha fazla kendi sanayimizde kullanacak yeni yatırımcıları da ülkeye çekmemiz gerekiyor” şeklinde sözlerini tamamladı.

MHP Grubu olarak fındık üreticilerinin sorunlarının tartışılmasını, fındık fiyatlarındaki düşüklüğün konuşulmasını ve bu konunun da Meclis tarafından araştırılması için verilen grup önerisi, AKP’li milletvekilleri tarafından daha önemli işlerimiz var denilerek reddedildi.

Yorumlar (0)
19°
az bulutlu
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Trabzonspor 26 53
2. Başakşehir 26 53
3. Galatasaray 26 50
4. Sivasspor 26 49
5. Beşiktaş 26 44
6. Alanyaspor 26 43
7. Fenerbahçe 26 40
8. Göztepe 26 37
9. Gaziantep FK 26 32
10. Denizlispor 26 31
11. Antalyaspor 26 30
12. Gençlerbirliği 26 28
13. Kasımpaşa 26 26
14. Konyaspor 26 26
15. Malatyaspor 26 25
16. Çaykur Rizespor 26 25
17. Ankaragücü 26 23
18. Kayserispor 26 22
Takımlar O P
1. Hatayspor 28 53
2. Erzurum BB 28 47
3. Bursaspor 28 46
4. Adana Demirspor 28 45
5. Akhisar Bld.Spor 28 45
6. Fatih Karagümrük 28 43
7. Altay 28 43
8. Ümraniye 28 40
9. Giresunspor 27 38
10. Keçiörengücü 28 35
11. Balıkesirspor 28 35
12. Menemen Belediyespor 28 35
13. İstanbulspor 27 33
14. Altınordu 28 31
15. Boluspor 28 25
16. Osmanlıspor 28 24
17. Adanaspor 28 20
18. Eskişehirspor 28 17
Takımlar O P
1. Liverpool 29 82
2. Man City 28 57
3. Leicester City 29 53
4. Chelsea 29 48
5. M. United 29 45
6. Wolverhampton 29 43
7. Sheffield United 28 43
8. Tottenham 29 41
9. Arsenal 28 40
10. Burnley 29 39
11. Crystal Palace 29 39
12. Everton 29 37
13. Newcastle 29 35
14. Southampton 29 34
15. Brighton 29 29
16. West Ham 29 27
17. Watford 29 27
18. Bournemouth 29 27
19. Aston Villa 28 25
20. Norwich City 29 21
Takımlar O P
1. Barcelona 27 58
2. Real Madrid 27 56
3. Sevilla 27 47
4. Real Sociedad 27 46
5. Getafe 27 46
6. Atletico Madrid 27 45
7. Valencia 27 42
8. Villarreal 27 38
9. Granada 27 38
10. Athletic Bilbao 27 37
11. Osasuna 27 34
12. Real Betis 27 33
13. Levante 27 33
14. Deportivo Alaves 27 32
15. Real Valladolid 27 29
16. Eibar 27 27
17. Celta de Vigo 27 26
18. Mallorca 27 25
19. Leganés 27 23
20. Espanyol 27 20