Alexa



İsmet Büyükataman: 12 Eylül’ü Unutursak Kanımız Kurusun

Milliyetçi Hareket Partisi Genel Sekreteri İsmet Büyükataman, “12 Eylül Askerî Darbesi”ne ilişkin açıklamalarında bulundu. Büyükataman, “12 Eylül’ü unutmayacağız, unutursak kanımız kurusun.” dedi.

MHP 12.09.2019, 21:54 12.09.2019, 23:56
İsmet Büyükataman: 12 Eylül’ü Unutursak Kanımız Kurusun

"12 Eylül’ü unutmayacağız, unutursak kanımız kurusun" ifadelerini kullanan Milliyetçi Hareket Partisi Genel Sekreteri İsmet Büyükataman, 12 Eylül Askerî Darbesi”ne ilişkin yaptığı açıklamada, Ne 12 Eylül öncesini ne de kahpe 12 Eylül’ü unuttuk. “12 Eylül’ü unutmayacağız, unutursak kanımız kurusun.” dedi

Büyükataman, "Siyasetinin temeline “Demokrasi ile Milliyetçilik ikiz kardeştir.”  felsefesini koyan Milliyetçi Hareket Partisi 50 yıllık şerefli mazisinde demokrasi mücadelesi vermiş, demokrasinin sürdürülebilir ve güvenilir olması için bedeller ödemiştir. Meclis’in işlemez hâle geldiği dönemlerde sorumluluk üstlenmiş, demokrasinin önündeki tıkaçları büyük bir ustalıkla ve titizlikle açmayı bilmiştir." ifadelerini kullanarak, Demokrasinin Türk milleti için bir lütuf değil aksine Türklüğün cevher-i aslisinin gereği olduğunu söyledi.

"Tarihimizde kara birer leke..."

Milliyetçi-Ülkücü Hareketin bu değerlerin yok sayılıp vatandaşın sandığa yansıyan hür iradesinin dışında başka bir iradeye ise asla boyun eğmediğini dile getirerek, " Bu dış irade kimi zaman iktidarın ekonomik vb. tehditlerle yıpratılıp siyasetin dış odaklara bağlı güdümlü siyasi yapılara devredilmesi şeklinde karşımıza çıkmış, kimi zaman da şerefli Türk ordusunun içerisine yerleşme imkânı bulmuştur. Milliyetçi Hareket, siyasete dışarıdan birileri tarafından şekil verilmek istendiğini gördüğü an, devreye girmiş, sandığın yeniden kurulması da olmak üzere memleket adına tüm demokratik çareleri değerlendirmiştir. Bu sayededir ki toplumsal kutuplaşma, çatışmanın önüne geçilmiş, tarihimizde kara birer leke olarak geçebilecek pek çok hadisenin önü alınmıştır." dedi.

İlk Şehit Ruhi Kılıçkıran

Fikrinden başka silahı bulunmayan pek çok ülkücünün vahşice şehit edildiğini belirten Büyükataman, “En güçlü silah, fikir; en güçlü fikir, Türk Milliyetçiliğidir.” şuuruyla üniversitelerimizde hem kendilerini hem de Anadolu’nun bağrından kopup gelmiş temiz vatan evlatlarını kökü dışarıda bulunan fikir akımlarından, bunların terörist yapılanmalarından korumak isteyen Türk Milliyetçileri şehit edilmeye başlanmıştır. Fikrinden başka silahı bulunmayan pek çok Ülküdaşımız ilki Ruhi Kılıçkıran olmak üzere vahşice şehit edilmiştir. Odalarını silah deposuna çevirdiği hâlde insan haklarından, kardeşlikten, özgürlükten bahseden, profesörlük unvanını kendine kalkan yapan sözde aydınların üniversitelerde beslediği teröristler bir oldubitti ile ülkenin bir Sovyet peyki hâline getirilmesi için terörü araç olarak kullanmışlardır." dedi.

İşkenceler, insanlık dışı muameleler...

Bir memleket zora girdiğinde ortalıkta kimse görünmezken sağına soluna bakmadan meydana atılanlar, harim-i namus çiğnenmesin diye tatlı canından geçenlerin o memleketin en has evlatları olduğunu belirten İsmet Büyükataman, "Türk tarihi destanlar çağından günümüze bunun bayraklaşmış timsalleriyle doludur. Çok şükür ki bu timsallerden bir tanesi de mensubu olmaktan şeref duyduğumuz Milliyetçi-Ülkücü Hareket’tir.Komünist teröristlerce şehit edildiğimiz yetmezmiş gibi ordunun içerisine sızmış bulunan mandacı zihniyetin çocukları 12 Eylül 1980 tarihinde üzerimizden tanklarla geçmiş, darbe ile alnımıza vatan hainleriyle bir tutulma lekesi çalmaya kalkmıştır. İşkenceler, insanlık dışı muamelelere hatta darağaçlarına rağmen bu lekeyi kabullenmedik, alnımıza sürmelerine müsaade etmedik." dedi.

"Alparslan Türkeş, 7 Nisan 1985 tarihinde tahliye edilmiştir."

Savcı Nurettin Soyer’in tarihe utanç vesikası olarak geçmiş ve içeriği iftiralarla doldurulmuş olan iddianamesiyle başta Milliyetçi Hareket Partisi'nin lideri Alparslan Türkeş olmak üzere yüzlerce Ülkücü dava adamını yargılanmış ve idamla cezalandırılmaları talep edildiğini belirtti. Büyükataman, "587 sanıklı “MHP ve Ülkücü Kuruluşlar Davası” başlamıştır. 29 Nisan 1981 tarihinde her satırı gerçek dışı ifadelerden oluşan 945 sayfalık bir iddianame ile başlayan ve “TCK’nın 146 ve 149. maddelerinde yazılı cürümleri işlemek için silahlı cemiyet oluşturmak” suçlaması ile açılan davalarda, Alparslan Türkeş’in de içinde bulunduğu 220 kişinin idamı istenmiştir. 5 yıl 11 ay 8 gün süren yargılama, 7 Nisan 1987 tarihinde sonuçlanmıştır. Mahkeme sonucunda 11 yıl 1 ay 10 gün hapis cezasına çarptırılan Başbuğumuz merhum Alparslan Türkeş, 7 Nisan 1985 tarihinde tahliye edilmiştir." diyerek açıklamasını şöyle devam ettirdi:

"Yapılan sözde yargılama sonucunda Ülküdaşlarımız Ahmet Kerse, Ali Bülent Orkan, Cengiz Baktemur, Cevdet Karakaş, Fikri Arıkan, İsmet Şahin, Mustafa Pehlivanoğlu, Halil Esendağ, Selçuk Duracık idam edilmiş, nice dava arkadaşımız çeşitli cezalara çarptırılmış ve bazıları da yargılanma sona ermeden ilahi rahmete kavuşmuşlardır.

Yusufiye Bildik...

Gencecik fidanlarımızı görevli cellatlar aramızdan alırken, “vatan”, “bayrak”, “millet” ve “bağımsızlık” diyen dava arkadaşlarımızı vahşiler katlederken vakarımızdan sesimizi dahi çıkarmadık. Bu alçakça teşebbüsün içerisinde yer alanlarla; vatanın sahiplerine işkenceleri, idamları reva görenlerle şerefli Ordumuzu asla bir ve aynı görmedik. Ordumuzun Peygamber Ocağı, devletimizin baba ocağı olduğunun şuuruyla hareket ettik. Cezaevlerini taş medrese, Hazreti Yusuf’un uğradığı iftiraya mülhem Yusufiye bildik. “Zalimlerin bir hesabı varsa şüphesiz ki Allah’ın hesabı en güzel hesap, adaleti en güzel adalettir.” dedik. Vatan, millet aşkıyla çilehanelerde çile doldurduk ancak kalplerimize ümitsizliğin zerresi giremedi." dedi.

Milliyetçi Hareket Partisi Genel Sekreteri İsmet Büyükataman, "Ne 12 Eylül öncesini ne de kahpe 12 Eylül’ü unuttuk." diyerek şunları söyledi:

Biz, devleti ele geçirenlerin kurduğu göstermelik cunta mahkemelerinde İstiklâl Marşı’nı haykırarak milletin istiklâline sahip çıkanlarız.

Biz, ya İstiklâl ya ölüm parolasıyla ölümü öldürenleriz.

Biz, varlığını Türk varlığına armağan edenleriz.

Biz, celladından helallik isteyen, geride kalanlarımıza davamızı miras bırakanlarız.

Biz Türk milletinin kendi dikeni ile kanayan gülleriz.

Biz, geceyi aydınlatan umut ışığıyız.

Biz, Milliyetçi-Ülkücü Hareket’iz.

Ne 12 Eylül öncesini ne de kahpe 12 Eylül’ü unuttuk.

“12 Eylül’ü unutmayacağız, unutursak kanımız kurusun.” dediğimizde bunu bir laf-ı güzaf zannedenler, kararlılığımızı 15 Temmuz gecesi gerçekleştirilen hain darbe teşebbüsünde gördüler. Türk Milliyetçilerini hedef alan her hareketin gerisinde Türk milletini dize getirme gayretleri yatmaktadır. 12 Eylül öncesindeki haklı mücadelemizin meyvelerini candan aziz bildiğimiz Türk milletinin toplamasına müsaade etmeyip “Bizim çocuklar kazandı.” diyerek geleceğimizi çalanların gayrimeşru çocukları 15 Temmuz’da bu sefer kaybetti." dedi.

Mete’den beri ant içmiş bulunmaktayız

Haçlı emellerinin günümüzdeki temsilcileri; bir olan, iri olan, diri olan Türk milletinin topyekûn karşı koyuşuyla geri dönmeye cesaret edememek üzere püskürtüldü. Sayın Genel Başkanımız Devlet Bahçeli önderliğinde Milliyetçi-Ülkücü Hareket’in duruşu milletimize güven, cesaret vermiştir, vermeye de devam edecektir. Türkiye artık nereden bir saldırı, Türk milletini dize getirmek isteyen bir kalkışma gelecek diye beklemek yerine millî ülküleri ışığında büyük, güçlü Türkiye’yi kurma yolunda önemli adımlar atmaktadır. Bu kutlu yürüyüşte cehennem olsa gelen göğsümüzde söndürmeye Mete’den beri ant içmiş bulunmaktayız. Bu yürüyüş zaferle sonuçlanana dek sürecek, dünyanın beklediği adalet Türk’ün şefkatli ellerinden dünyaya yayılacaktır.

Büyükataman, 12 Eylül ile ilgili açıklamalarını şöyle sonulandırdı:

Unutursak kanımız kurusun

12 Eylül'ü unutmak kendini inkâr etmektir. Başta Başbuğ'umuz Alparslan Türkeş olmak üzere ebedîyete irtihal etmiş dava adamlarının, gerek 12 Eylül öncesinde verdikleri destansı mücadelede şehadet şerbetini içen, gerekse 12 Eylül’ün idama reva gördüğü her biri ışığımız olan 9 yiğit Ülküdaşımızın ruhları şad, mekânları cennet olsun. O günleri yaşayan ve bugün hayatta olan kıymetli Ülküdaşlarımıza Allah sağlıklı ömürler versin. Unutursak kanımız kurusun.

Kaynak: KAPSAMHABER
Yorumlar (0)
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Trabzonspor 26 53
2. Başakşehir 26 53
3. Galatasaray 26 50
4. Sivasspor 26 49
5. Beşiktaş 26 44
6. Alanyaspor 26 43
7. Fenerbahçe 26 40
8. Göztepe 26 37
9. Gaziantep FK 26 32
10. Denizlispor 26 31
11. Antalyaspor 26 30
12. Gençlerbirliği 26 28
13. Kasımpaşa 26 26
14. Konyaspor 26 26
15. Malatyaspor 26 25
16. Çaykur Rizespor 26 25
17. Ankaragücü 26 23
18. Kayserispor 26 22
Takımlar O P
1. Hatayspor 28 53
2. Erzurum BB 28 47
3. Bursaspor 28 46
4. Adana Demirspor 28 45
5. Akhisar Bld.Spor 28 45
6. Fatih Karagümrük 28 43
7. Altay 28 43
8. Ümraniye 28 40
9. Giresunspor 27 38
10. Keçiörengücü 28 35
11. Balıkesirspor 28 35
12. Menemen Belediyespor 28 35
13. İstanbulspor 27 33
14. Altınordu 28 31
15. Boluspor 28 25
16. Osmanlıspor 28 24
17. Adanaspor 28 20
18. Eskişehirspor 28 17
Takımlar O P
1. Liverpool 29 82
2. Man City 28 57
3. Leicester City 29 53
4. Chelsea 29 48
5. M. United 29 45
6. Wolverhampton 29 43
7. Sheffield United 28 43
8. Tottenham 29 41
9. Arsenal 28 40
10. Burnley 29 39
11. Crystal Palace 29 39
12. Everton 29 37
13. Newcastle 29 35
14. Southampton 29 34
15. Brighton 29 29
16. West Ham 29 27
17. Watford 29 27
18. Bournemouth 29 27
19. Aston Villa 28 25
20. Norwich City 29 21
Takımlar O P
1. Barcelona 27 58
2. Real Madrid 27 56
3. Sevilla 27 47
4. Real Sociedad 27 46
5. Getafe 27 46
6. Atletico Madrid 27 45
7. Valencia 27 42
8. Villarreal 27 38
9. Granada 27 38
10. Athletic Bilbao 27 37
11. Osasuna 27 34
12. Real Betis 27 33
13. Levante 27 33
14. Deportivo Alaves 27 32
15. Real Valladolid 27 29
16. Eibar 27 27
17. Celta de Vigo 27 26
18. Mallorca 27 25
19. Leganés 27 23
20. Espanyol 27 20