Karakaya, Adana İl Teşkilatları Bilgilendirme Toplantısına katıldı

Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkan Yardımcısı Dr. Mevlüt KARAKAYA’nın Adana İl Teşkilatları Bilgilendirme Toplantısına katıldı.

MHP 04.03.2017, 15:26 05.03.2017, 14:58
Karakaya, Adana İl Teşkilatları Bilgilendirme Toplantısına katıldı

Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkan Yardımcısı Adana Milletvekili Prof. Dr. Mevlüt KARAKAYA’nın “Adana İl Teşkilatları Bilgilendirme Toplantısında” yapmış olduğu basın açıklaması şöyle;

Biliyorsunuz, millet olarak önemli bir gündemle önemli bir süreci birlikte yaşıyoruz. Ülkemizin birçok önemli gündem maddesi olmakla birlikte bugün burada referandumla ilgili düşüncelerimizi paylaşacağız.

16 Nisan 2017 tarihinde yapılacak referanduma konu anayasa değişikliği, geçtiğimiz yılın Ekim ayında kamuoyunun gündemine girmiş ve tartışmalı bir sürece sahne olmuştur. Milliyetçi Hareket Partisi olarak, tartışmaların başlamasıyla birlikte Genel Başkanımız Sn. Devlet Bahçeli'nin talimatları, Başkanlık Divanımızın planlaması çerçevesinde teşkilat içi bilgilendirme toplantılarına başladık. Bugüne kadar  çok sayıda bölge ve ilde düzenlediğimiz bu toplantıların birini de bugün Adana ilimizde gerçekleştireceğiz.

Hepiniz hoş geldiniz. Toplantımıza teşriflerinizden dolayı da teşekkür ederim.

Referanduma konu anayasa değişiklikleri, akıl almaz bir biçimde bağlamından kopartılmakta; kamuoyuna yanlış ve çarpıtılarak sunulmaktadır.

Diyorlar ki; ülke onca sorunla boğuşurken; bugün böyle bir anayasa değişikliğine ne gerek vardı?

Tabi ki bu; nerede durduğunuz, yaşadıklarınızı nasıl algıladığınız, sorunları nasıl okuduğunuz ve önceliğinizin ne olduğuyla alakalıdır.

 'Önceliğim ülkem ve milletim' diyen siyasi anlayışın yegâne kurumu olan Milliyetçi Hareket Partisi ve onun mensupları 15 Temmuz FETÖ ihanet kalkışmasını bir devlet ve ona bağlı olarak da millet bekası sorunu olarak görmektedir.

PKK ve DEAŞ ile içeride ve dışarıda yoğun bir mücadele içerisinde olunan bir dönemde; FETÖ'nün devleti ele geçirme, ülkeyi işgal ve milleti esir etme girişimi ve ortaya çıkan vahim tablo; bizde, tartışma konusu hükümet etme sistemindeki fiili durumun devlet ve millet bekası sorununu besleyeceği ve telafisi mümkün olmayan sonuçlara neden olabileceği endişesini doğurmuştur.

Hükümet etme sisteminde bir sorun olan filli durum ortaya nasıl çıkmıştır? Bunun bilinmesi önemlidir.

Bilindiği üzere, 2007 yılında, 367 engeli ve mecliste bulunan partilerin uzlaşamamasından kaynaklanan bir anayasa değişikliği yapılmıştır. Bu değişiklik ile parlamentonun yetkisinde olan Cumhurbaşkanlığı seçimi halk oylamasına dönüştürülmüştür. CHP, bugün olduğu gibi o zaman da çok agresif bir yaklaşım sergileme yoluna gitmiş, parlamentonun önemli bir yetkisinin elinden alınmasına ortam oluşturmuştur.

Bize göre, CHP'nin dayatmacı tavırları ve öngörüsüzlüğünden, AKP'nin uzlaşmazlığından kaynaklanan bu değişiklik maalesef hükümet etme sistemi üzerinde önemli bir bozulmaya neden olmuştur. Bu değişiklikle; partili cumhurbaşkanı seçme uygulaması fiilen getirilmiştir. Nitekim 2014 Ağustos ayında yapılan Cumhurbaşkanı Seçiminde adaylar partiler tarafından gösterilmiş, kampanyalar partiler tarafından yürütülmüştür. Yani 2014 yılında Cumhurbaşkanı seçimi fiili olarak halk nezdinde partili Cumhurbaşkanı adayları üzerinden yürütülmüştür. Böyle bir fiili durumun oluşturulması da bugün en fazla itirazda bulunan CHP sayesinde olmuştur.

Bu değişikliğin sistem üzerinde neden olabileceği sorunları ise, 2014 yılına kadar, kimse konuşmamıştır. Başka bir ifadeyle, Cumhurbaşkanını seçim biçimi köklü olarak değiştirilmesine rağmen;  görev, yetki ve sorumluluklarının ne olacağı hiç gündeme getirilmemiştir.

Değişikliğin neden olduğu iki başlılığın ya da Cumhurbaşkanını güçlendiren fiili durumun nasıl aşılacağı hiç tartışılmamıştır.  

2014 yılında seçilen Cumhurbaşkanının, hükümet etme sistemindeki bozulmayı ya da değişimi gerekçe göstererek oluşturduğu fiili durum da eklenince ülke bir yönetim sistemi sorunu ile karşı karşıya kalmıştır.

Özetle, üç terör örgütü ile yoğun ve çetin mücadelenin yapıldığı bir dönem ve ortamda devlet ve millet bekası konusundaki risk ve tehdit algımız her gün tartışılır halde olan hükümet etme sisteminin düzeltilmesinin zorunluluğunu bize göstermiştir. Önce ülkem ve milletim ilkesinin gereği, bu uyarı kamuoyu önünde hükümete ve muhataplarına Milliyetçi Hareket Partisi tarafından yapılmıştır.

Bu değişiklik durup dururken değil; görünen zorunluluk üzerine yapılmaktadır.

Anayasa değişikliğinin gündeme geldiği ilk başlarda bunun bir rejim değişikliği olduğu, hatta anayasamızın değiştirilmesi teklif dahi edilemez ilk dört maddesinin değiştirilmekte olduğu ve benzeri şekilde gerçekle alakası olmayan sözler sarf edildi.

Bu bir rejim değişikliği değildir; bu hükümet sistemi düzenlemesidir:

Yapılmakta olan anayasa değişikliğinin hiçbir maddesinde ve yerinde rejim değişikliği yoktur. Bilakis, anayasa değişikliği hazırlıkları Milliyetçi Hareket Partisi'nin hassasiyetleri gözetilerek yapılmıştır.

Yapılmakta olan değişiklik hükümet etme sistemi ile ilgilidir. İlla bir değişiklikten bahsedeceksek; bu, Meclis Hükümet Sistemi'nden Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'ne geçiştir. Bunu bir rejim değişikliği yapılıyor şeklinde sunmak bilgisizlik değilse; çarpıtmadır.

24'üncü dönemde tüm partilerin katılımıyla oluşturulmuş Anayasa Değişiklik Komisyonu'nda kimlerin hangi maddeleri ne şekilde değiştirmek istedikleri ve bu maksatlarla verdikleri teklifler, halen TBMM arşivlerindedir. Hiç kimse Milliyetçi Hareket Partisi,'ni, Cumhuriyetimizin temel niteliklerini ve üniter yapısını güvence altında tutan anayasamızın ilk dört maddesi ile Türk ve Türklükle ilgili maddeleri konusundaki samimiyetini sorgulama hakkına da, haddine de sahip değildir.

Milliyetçi Hareket Partisi rejimin ve Türk Milletinin teminatıdır.

'Dün Başkanlık Sistemine karşı olan Milliyetçi Hareket Partisi neden bugün destekliyor?' diyerek zihinler bulandırılmaya çalışıldı.

Milliyetçi Hareket Partisi dün çözüm süreci altında yapılmaya çalışılan Başkanlık Sistemini de içeren bir anayasa değişikliğine sonuna kadar karşı çıkmıştır; aynı şeye bugün de karşıdır. Bizim bu konulardaki görüş ve düşüncelerimiz dün ne ise bugün de odur; zerre değişmemiştir.

Bir defa, yapılan düzenlemede dünkü karşı çıktığımız anlamda bir Başkanlık Sistemi yoktur. Bu, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'dir.

Dün karşı çıktığımız; HDP, PKK ve FETÖ ile hazırlanan anayasa değişikliği tasarısıdır.

Dün karşı çıktığımız; altı federasyon (en hafifinden özerklik) üstü Başkanlık olan sistemdir.

Dün karşı çıktığımız; Başkanlık adı altında anayasayı Türk ve Türklükten arındırma oyunudur.

Herkesin çözümcü olduğu o dönemde Milliyetçi Hareket Partisi bütün bunlara tek başına bir bozkurt edasıyla direnmiştir. Bugün de aynı yerdedir, aynı görüştedir.

O yüzden bilmeyen, duymayan kaldıysa bir daha söyleyelim: Bugün desteklediğimiz anayasa değişikliğinin altı da üstü de üniter yapıya dayanan 'Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'dir.

"Dün karşı çıktığını bugün destekliyor." demek; ya Milliyetçi Hareket Partisi'ni tanımamaktır, ya da ne dediğini bilmemektir.

Yapılan değişiklik gerçekte, sistem değişikliğinden öte; bir sistem düzeltme gerekliliğidir. Bu da fiili durumu esas alan bir hukuki düzenlemeyle toplumsal sözleşmenin meşru zeminine kavuşturulması yönünde ifade edilebilir.

Dün, Adalet ve Kalkınma Partisi ve Cumhurbaşkanı ile kanlı bıçaklıyken; bugün ne oldu da anayasa değişikliğine 'evet' diyorlar diyerek kafalar karıştırılmaya çalışılıyor.

MHP olarak baştan beri Türk milletinin iradesinin, demokrasi ve cumhuriyetimizin en temel meşruiyet kaynağını oluşturduğunu hep söyledik. Küresel sistemin nüfuz mekanizmaları ile oluşturulan vesayet odakları ne zaman siyasetin önünü tıkamışlarsa biz milletin iradesinin yolunu açtık. Demokrasiyi işlettik. Siyaset dışı aktörlerin, siyasete müdahale oyunlarını hep bozduk. Çünkü biliyoruz ki; iradenin de, egemenliğin de, Cumhuriyetin de, devletin de sahibi Türk Milleti'dir.

Bazılarının nefesi yetmez, pazara kadar yürüyebilir

Kesin olan şu ki; her şeyin başı samimiyet. Kişisel ilişkilerde olsun, devlet yönetmede olsun, siyasette olsun; samimiyet ön şarttır. Az önce özetlediğim süreçte olduğu gibi, içinde bulunduğumuz günlerde de, Milliyetçi Hareket Partisi, samimiyetiyle farkını ortaya koymuştur. Hiç kimsenin payandası olmadık. Bütün derdimiz, her zaman milletimize hizmet olmuştur.

1977'de CHP'li Cahit Karakaş'ı Meclis Başkanı seçtirip aylardır çalışmayan Meclis'in önünü açan da, 2007'de CHP'nin Devletin önüne koyduğu  367 takozunu çeken de, bugün tıkanan sistemin önünü açmak isteyen de  MHP olmuştur.

48 yıldır 'Önce devletim, önce milletim' dedik, bugün de aynı yolda yürüyoruz. Bazılarının nefesi yetmez, pazara kadar yürüyebilir. Bazıları kırmızı beyazı başka renklerle karıştırıp, 'hikaye' anlatabilir. Ama biz, uğruna 5 bin şehit verdiğimiz, Ay-Yıldızlı Bayrağın destanını yazan Yüce Türk milletiyle pazara kadar değil, mezara kadar yürümeye yemin ettik.

Biz, hiç bir zaman nefsimizin esiri olmadık.

Milliyetçi Hareket Partisi ve onun Sn. Genel Başkanının hiç kimseyle şahsi ve nefsi bir hesabı yoktur. Adalet ve Kalkınma Partisi'yle de, Cumhurbaşkanı'yla da ne bir tarla, ne de miras meselemiz yok. Tek meselemiz memleket meselesi olmuştur.

Dünkü kavgamız ve kızgınlığımız; "açılım-çözüm" adı altında yürütülen çözülme sürecine idi. Biz, dün neredeysek bugün de oradayız, yarın da orada olacağız. Bugün çizgimize yaklaşmış, aynı safta aynı kutsal amaç için mücadele eden her kim varsa elbette birlikte olacağız, Türk Milletine yönelik tehdit ve tehlikeleri birlikte def edeceğiz. Bu tavır, sorunlara sebep olanlara karşı yaptığımız eleştirileri unuttuğumuz anlamına gelmemektedir. Hiçbir siyasi mülahaza Türk devletinin, Türk milletinin birlik, bütünlük ve bekasının önünde değildir.

Bu nedenle biz Milliyetçi Hareket Partisi olarak diyoruz ki;

Devlet için evet!

Millet için evet!

Cumhuriyet için evet!

Türklüğün bekası için evet

Evet derken, devlet ve millet varlığının muhafazasını hedefliyoruz.

Evet derken, Türkiye'nin kendine gelmesini, milli ve ortak değerlerin tahkim edilmesini, anayasanın tam hâkimiyetini amaçlıyoruz.

Evet derken, beyaz ay yıldızlı al bayrak yere düşmesin, Ezanlar susmasın, Şehitler ölmesin, Vatan bölünmesin diyoruz.

Çünkü,

Bu Ülke İçin Yeminimiz Var. Vazgeçilmez!

Ne Mutlu Türk'üm Diyene!

Kaynak: KAPSAMHABER
Yorumlar (0)
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Başakşehir 31 66
2. Trabzonspor 31 62
3. Sivasspor 31 54
4. Beşiktaş 31 53
5. Galatasaray 31 52
6. Alanyaspor 31 51
7. Fenerbahçe 31 50
8. Gaziantep FK 31 41
9. Göztepe 31 39
10. Antalyaspor 31 38
11. Kasımpaşa 31 36
12. Gençlerbirliği 31 33
13. Malatyaspor 31 32
14. Denizlispor 31 32
15. Çaykur Rizespor 31 32
16. Kayserispor 31 31
17. Konyaspor 31 30
18. Ankaragücü 31 26
Takımlar O P
1. Hatayspor 32 60
2. Erzurum BB 32 56
3. Adana Demirspor 32 55
4. Bursaspor 32 55
5. Akhisar Bld.Spor 32 54
6. Fatih Karagümrük 32 53
7. Altay 32 51
8. Ümraniye 32 44
9. Keçiörengücü 32 44
10. Giresunspor 32 44
11. Menemen Belediyespor 32 42
12. İstanbulspor 32 37
13. Balıkesirspor 32 35
14. Altınordu 32 33
15. Boluspor 32 30
16. Osmanlıspor 32 27
17. Adanaspor 32 21
18. Eskişehirspor 32 12
Takımlar O P
1. Liverpool 35 93
2. Man City 34 69
3. Chelsea 34 60
4. Leicester City 34 59
5. M. United 34 58
6. Wolverhampton 34 52
7. Sheffield United 34 51
8. Arsenal 34 50
9. Burnley 35 50
10. Tottenham 34 49
11. Everton 34 45
12. Southampton 34 44
13. Newcastle 35 43
14. Crystal Palace 34 42
15. Brighton 34 36
16. West Ham 35 34
17. Watford 35 34
18. Bournemouth 34 28
19. Aston Villa 34 27
20. Norwich City 35 21
Takımlar O P
1. Real Madrid 35 80
2. Barcelona 35 76
3. Atletico Madrid 35 63
4. Sevilla 35 63
5. Villarreal 35 57
6. Getafe 35 53
7. Real Sociedad 35 51
8. Valencia 35 50
9. Granada 35 50
10. Athletic Bilbao 35 48
11. Osasuna 36 48
12. Levante 35 43
13. Real Betis 35 41
14. Real Valladolid 35 39
15. Eibar 35 36
16. Celta de Vigo 36 36
17. Deportivo Alaves 35 35
18. Mallorca 35 32
19. Leganés 35 29
20. Espanyol 35 24