MHP'li Filiz KILIÇ, Adım Adım 2023 Kapsamında Buca'da Konuştu

Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkan Yardımcısı Prof.Dr. Filiz KILIÇ, “Adım Adım 2023 – İlçe İlçe Anlatma ve Aydınlatma Toplantıları’’ kapsamında İzmir Buca’da konuştu.

MHP 26.02.2022, 15:30
MHP'li Filiz KILIÇ, Adım Adım 2023 Kapsamında Buca'da Konuştu

Prof.Dr. Filiz KILIÇ’ın “Adım Adım 2023 – İlçe İlçe Anlatma ve Aydınlatma Toplantıları’’ kapsamında İzmir Buca’da konuştu.

Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkan Yardımcısı Prof.Dr. Filiz KILIÇ, Devlet Bahçeli'nin talimatlarıyla gerçekleştirilen “Adım Adım 2023, İl il Anadolu” Temalı İl ziyaretleri ardından “Adım Adım 2023, İlçe İlçe Anlatma ve Aydınlatma” ziyaretleri kapsamında vekiller ve MYK üyeleri ile birlikte ziyaret ettiği Buca’da yaptığı konuşmada şunları söyledi:

"Başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere bütün şehitlerimizin ve 9 Eylül’de İzmir’e ilk giren Türk ordusunun 5. Süvari Kolordu Kumandanı Orgeneral Fahrettin Altay Paşa’nın, tüm kolordu kumandan, subay ve erlerinin, Kadifekale’ye şanlı bayrağımızı çeken "Teğmen Celil"in, Kordon’daki postanede al bayrağımızı dalgalandıran "Üsteğmen Selahattin Selışık"ın, Konak’taki Sarıkışla’da, hilal ve ayyıldızı göndere çeken "Yüzbaşı Fikret Yüzatlı"ın Karşıyaka’da bağımsızlığımızın simgesini yerde bırakmayan "Binbaşı Zekai Kaur"ın ve rengini şehitlerimizin kanından alan bayrağımızı dalgalandıran "Bombacı Ali Çavuş"un aziz hatıraları önünde saygıyla eğiliyorum. Ruhları şad olsun. Bu vatanın her bir karış toprağı şehit kanlarımızla sulandı ve atalarımız tarafından bedeller ödenerek bizlere emanet edildi. Biz de evlatlarımıza, torunlarımıza tek bir karış vatan toprağını heba etmeden bırakacağız.

Dünyada, bilhassa da bölgemizde yaşanan hızlı gelişmeleri yakinen takip ediyoruz. Aslında iletişimin, ulaşımın bu kadar kolaylaşmasıyla dünya çok küçüldü. Kelebek etkisi denilen etkiyle dünyanın öbür ucunda olan bir hadise biz de çok kısa bir süre içinde tesirini gösterebilmekte. Irak, Suriye, Ermenistan’la yaşanan sorunlar derken Ukrayna’da “geliyorum” diye diye gelen savaş, birçok ülkeyi olumsuz olarak etkilediği gibi Türkiye’yi de etkileyecek. Ekonomik olarak yaşanan ya da yaşanacak sıkıntılar bir yana ülke güvenliğimiz açısından yaşananlar ya da yaşanacaklar ortada."

Rusya ve Ukrayna arasındaki sıcak gelişmeler, tekrar elzem bir şekilde ülke savunmamızın ve devlet aklı kavramının ne kadar önemli olduğunu ortaya koyduğunu belirten Prof.Dr. Filiz KILIÇ konuşmasını şu şekilde sürdürdü:

"Savunma Sanayi Başkanlığımız ve kendisine bağlı kurum ve kuruluşlarca sizlerin de malumudur ki uzun yıllardır ülke savunmamız için çalışmalar yapılmaktadır. Yerli ve milli üretim esas alınmıştır. Özellikle son 5 yıldır istikrarlı ve ehemmiyet gösterilerek devam eden çalışmalar, başta CHP’li yöneticiler ve Kemal Kılıçdaroğlu tarafından yoğun bir şekilde olumsuz eleştirellere maruz kalmıştır. Gerek Türkiye Cumhuriyeti’nin ve Türk Milleti’nin güvenliği için sınır ötesi askeri ve istihbarat yönlü operasyonlarımızı, gerek S-400 alımları ile ilgili tepkileri, gerekse konuşlandırılan S-400 füze bataryalarının yerlerinin nereler olduğunu öğrenme ve dış ülkelere duyurma niyetleri bizleri ve Aziz milletimizi neyi amaçladıkları noktasında düşündürmektedir. Yakın coğrafi bölgemizde son zamanlarda vuku bulan Rusya ve Ukrayna arasındaki sıcak gelişmeler, tekrar elzem bir şekilde ülke savunmamızın ve devlet aklı kavramının ne kadar önemli olduğunu ortaya koymuştur. Füze bataryalarının ve kullanılacak askeri envanterin nerde olduğu ancak düşmanlık gösterecek ülkelerin, terör örgütlerinin herhangi bir saldırısı üzerine beklenmedikleri noktadan karşılık bulacakları ve bilgilerinin gizli tutulması gereken bir devlet konusudur. Ülkemiz ve milletimizin menfaati için muhalefet ve muhalefet olma düşüncesinde olan yöneticilerin bunun bilincinde olması gerekmektedir.

CHP ve ortakları artık yoldan tamamen çıkmıştır. Ne yaptıkları, neye, kime hizmet ettikleri, amaçları, hedefleri ne? Anlaşılır gibi değildir. Muhalefete göre her şey kötüdür, yapılan bir tek iyi icraat yoktur. Şöyle bir hafızamızı tazeleyelim. Yakın geçmişi hatırlayın: 26 Ekim 2021: CHP’nin genel başkanı “Tezkereye hayır” derken, ertesi gün “Kandil’i başlarına yıkacağım diye açıklama yapıyor. Kandili başlarına yıkmak nasıl oluyor? Cevabını kendi de veremiyor. Sayın Kılıçdaroğlu hızını alamıyor, 5 Kasım 2021 büyükelçilere Türkiye’yi şikâyet ediyor. Demirtaş talimatını veriyor, 4 Aralık 2021’de illerde millet ittifakı tarafından mitingler yapılmaya başlıyor. CHP; İP PKK’nın talimatlarıyla hareket ediyor.

Kılıçdaroğlu’nun terörist Demirtaş’ın haksızlığa uğradığını ifadeyle birlikte HDP’yi siyasal hayatımızın vazgeçilmez unsuru olarak tanımlaması, milletimizin tepkisinden çekinip terör örgütüyle açıkça adını belirtmekten çekindikleri yakınlıktır. CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun “Kürt sorununu çözmek için meşru bir organa ihtiyacımız var. HDP’yi meşru organ olarak görebiliriz.” Sözleri üzerine HDP vekili Sezai Temelli’nin de cevaben “demokratik çözümün adresi ve asıl muhatabı İmralı’dır” mesajı kimin kimlerle beraber olduğunun itirafı ve ispatı niteliğindedir.

Aynı zamanda sözde Ermeni soykırımını tanıyan terör uzantısı HDP’nin takdir ve taltif edilmesi, bir bakıma Asala’ya onaydır, Ermeni diasporasına selamdır. Unutulmasın ki, dağda elde edilmiş stratejik üstünlüğün Meclis’te kaybına göz yummamız mümkün değildir. CHP ile İP, HDP tarafından tutsak alınmıştır. CHP lideri Kılıçdaroğlu, binlerce askerimizi, polisimizi ve vatandaşımızı şehit eden PKK terör örgütü militanlarına “barikat kuran arkadaşlar” diye hitap etmek, Eli kanlı katiller sürüsünü “piknik yapan insanlar” olarak göstermek, “Yani onlar mı bize saldıracak” diyerek YPG’li teröristleri masumlaştırmak, “YPG, kendi vatanını kurtarmak için örgütlenmiş bir oluşumdur” sözleriyle terör örgütü YPG’nin cebir, şiddet veya tehdit içeren yöntemlerini meşru göstermek ve övmek suretiyle “Silahlı Terör Örgütü Propagandası Yapmak” suçunu işlemektedir.

CHP, PKK terör örgütünün sempatizanı sözde vekilleri ile her fırsatta düşmana aman vermeyen sihalara ve ihalara karşı çıktıkları kullanmış oldukları sosyal medya hesaplarından paylaştıkları düşünceleriyle ortaya koymuşlardır. Kılıçdaroğlu’nun “elinde silah yok ise vurmaya ne gerek var?” şeklindeki sözleri ve yaklaşımları CHP’nin esas düşüncesini göstermiştir. CHP Genel Başkan Yardımcısı Sezgin Tanrıkulu’nun 6 Eylül 2017’de sosyal medya sayfasından ihaların sınırlarımıza sızma girişimizde bulunan teröristleri etkisiz hale getirmesi üzerine yazdığı, Türk Devletine ve milletine söylediği; “alçak” sözünü Türk milleti olarak iade ediyoruz. Türk düşmanı bu zihniyete verilecek en iyi cevap, aziz milletimizin Haziran 2023 seçimlerinde vereceği cevaptır.

CHP yönetiminin ve Kılıçdaroğlu’nun Terörist Öcalan’a olan iyi niyet sözleri vazgeçemedikleri huylarıdır. “4 parti anlaşırsa ev hapsi olur, olabilir destek oluruz”; BK merkezli Reuters’a konuşan CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu: “HDP saygın bir siyasal partidir. Onların da beklentileri, ihtiyaçları olabilir. Bunlar demokratik ortam içinde konuşulur ve insan hakları çerçevesinde de gereği yapılır.” sözleri millet ittifakının gerçek yüzdür. Yine Ekrem İmamoğlu’nun Almanya’nın Türkiye düşmanı Gıda ve Tarım Bakanı Cem Özdemir ile görüşmesi manidardır. O Cem Özdemir ki, 1915 Ermeni olaylarını “soykırım” olarak tanıyan yasa tasarısının kabul edilmesinin öncülerindendir ve Talat, Enver Paşalara katiller demiş, il, ilçe ve köylerde Ermeni isimlerin geri verilmesini istemişti.

Birkaç örnek de CHP’nin ve ortaklarının Türk tarihi ve Türkiye’nin jeopolitik konumuna dair bilgisizliklerini ya da belki daha doğru bir ifadeyle kötü niyetlerine dair olsun. CHP sözcüsünün, “Afganistan’da şu anda en bol olan terör ve uyuşturucudur. Türkiye’yi böyle bir coğrafyaya sokmak için bu ısrar neden?” sorusu kendi içinde tuhaflıklarla, tezatlarla ve tamiri imkânsız yoz bakışlarla doludur. CHP’nin Afganistan’a bakınca uyuşturucu ve terör görmesi talihsiz ve telifi mümkün olmayan bir savrulma halidir.

Bizim MHP’nin baktığımız yerde ise soydaşlarımız vardır, din kardeşlerimiz vardır, Milli Mücadele yıllarından bu yana kurulan dostluk ve kardeşlik köprüleri alenen görülmektedir. Yine Libya’da ne işimiz var demek, en hafif şekliyle Türkiye’nin coğrafî konumunu, Türk tarihini bilmemek demektir. Deniz yetki alanlarının tespiti yapılarak muhafaza edilmesi, bu kapsamda doğal kaynaklardan tüm canlı ve cansız ekonomik varlıklara kadar sahip çıkılması mavi vatanın esasıdır.

Aziz Atatürk’ün kurduğu parti meşum ellerin denetimine girerek kökünden ve kimliğinden tehlikeli ölçülerde kopmuş, Atatürk’ün partisi olduklarını savunanlar Atatürk’ün ilke ve değerlerine hakaret eder duruma gelmiştir. Kimin kiminle yol yürüdüğünü, nasıl bir gizli planın içinde buluştuğunu, birbiriyle benzemez görünürde altı gizli ortak HDP partiyi bir araya getiren ve ortak bir paydada buluşmalarını sağlayan asıl faktörlerin neler olduğunu her insanımız, milli ve manevi hasletlerle bezenmiş her vatandaşımız merak etmektedir. 12 Şubat'ta CHP, DEVA, Demokrat Parti, Gelecek ve İP Partisi liderleri ile birlikte Ahlatlıbel zirvesinde yer alan Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu "Uzunca bir süredir ülkemizin hasret kaldığı uzlaşı, hoşgörü ve diyalog iklimi yeniden yeşermiştir. 6 siyasi partinin genel başkanları olarak bir araya geldiğimiz o masa, umudun ve çözümün adresi olmuştur" derken,

Saadet Partisi Genel İdare Kurulu Üyesi Abdullah Sevim ‘Tabanımız CHP ve HDP ile görünmemizden hoşnut değil’ ifadelerini kullanmış, Üçüncü bir ittifakı oluşturmamız lazım” diyerek rahatsızlıklarını dile getirmiştir.

Saadet partisinde olduğu gibi CHP’nin seçmeni de tabanı da CHP’nin PKK ve HDP karşısındaki tutum ve söylemlerini tasvip etmemektedir. Ne zaman ülkemizin tam bağımsızlığı, üretici kabiliyeti noktasında kendisine olan güveni oraya koyulacak olsa türlü bahanelerle engel olmak yine bu zillet zihniyetinin en önemli işi olmuştur.. Zihniyet aynı Türk Devletine karşı toplamlarının ve birleşmelerinin nedeni aynı. Cumhur iittifakına karşı yuvarlak masaların çevresinde toplamalarının sebebi kafalarının içerisinde yer alan dış kaynaklı yıkıcı ve iç kaynaklı bölücü destekçilerin istediği zilletin yöneteceği Türkiye’dir. Uğraşmaları boşunadır. Aziz milletimiz PKK, FETÖ ve kazanmak İçin gizli olarak görüştükleri Avrupa ve Amerika destekli strateji dernekleriyle, terör örgütleriyle bağlantılı bu kör ve sağır İttifakın gerçek yüzünü görmüştür

Yakın zamanda Kılıçdaroğlu’nun elektrik faturası ve diğer durumlara dair ödemeyeceğim sözleri sivil itaatsizliği isteyen sözleri iç karışıklık kıvılcımları olması yönünde ifadeleri maalesef karanlık iç dünyalarını göstermiştir. FETÖ terör örgütü sinsi bir şekilde CHP ve ipçi yönetimlerin içerisinde gösterdikleri yaklaşımla kendilerine kolaylıkla yer bulmuşlardır. Oy almak uğruna milletine, devletine zarar veren kurşun sıkan örgüte ses çıkarmaları terör örgütü olarak ifade edememeleri milletimizin bilincindedir ve aziz milletimiz bunun farkındadır. Belediyecilik ile devlet yönetme kavramlarını birbirlerine karıştıran CHP ve destekçisi İP uzun zamandır Cumhurbaşkanı adaylığı noktasında bir karara varamamış, Cumhur ittifakına ve adayı Cumhurbaşkanımız Sn. Recep Tayyip Erdoğan’a karşı bu uğurda herkes ve her türlü grup ve zihniyetle anlaşır, gerekirse desteklerini alırız düşüncelerini sürdürmüşlerdir.

Daha sayılacak, ortaya dökülecek o kadar çok örnek var ki, buna süremiz kâfi gelmez.Millet İttifakı “Hükümet gitsin, cumhurbaşkanı gitsin” her yer   güllük gülüstanlık olacak, her dert bitecek, herkes uçacak, kaçacak, her derdin çaresi millet ittifakı şeklinde açıklamalarına eminim kendilerinden başka hiç kimse, hatta kendileri bile inanmamaktadır. Milletimizin sıkıntılarına çare olabilecek Millet İttifakının ortaya koyduğu somut hiçbir çözüm önerisi de bulunmamaktadır. Sayın Genel Başkanımız, 22 Şubat 2022 tarihli Meclis Grup toplantısında 6 millet ittifakı parti liderinin bir araya geldiği yuvarlak masa toplantısında zahirde 6’nın gerçekte MHP gözünde 6’nın tepe taklak olmasıyla 9 ışığın zaferi olacağı şeklinde yorumlamış ve “bakmak”la “görmek” arasındaki farkı ortaya koymuştur. Başka söze ne hacet..

Bizim Atatürk ilke ve inkılaplarının koruyucusu ve takipçisi, vatanperver CHP seçmeniyle hiçbir sorunumuz yoktur. Sağduyu sahibi, gerçekleri gören ve gelişmeleri yakinen takip eden aziz milletimizin Haziran 2023 seçimlerinde altı 6+1 yapılanmasına gereken cevabı vereceğinden eminiz. Bu duygu ve düşüncelerle, hepinizi tekrar selamlıyor, toplantımızın, partimiz, camiamız ve ülkemiz adına hayırlara vesile olmasını diliyorum. Sağ olun, var olun, Cenab-ı Allah’a emanet olun.

Kaynak: KAPSAMHABER
Yorumlar (0)