MHP'den, Kılıçdaroğlu'nun 'küçük parti' ve 'davul–tokmak' iddiasına Cevap

Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkan Yardımcısı Prof. Dr. E. Semih YALÇIN," Bir siyasi partinin millet nezdindeki karşılığı; parlamentoda sahip olduğu aritmetikle değil, maşeri vicdandaki yeri ve savunduğu fikirlerin devlet hayatındaki karşılığı ile ölçülür." dedi.

MHP 01.07.2020, 14:57 01.07.2020, 15:49
MHP'den, Kılıçdaroğlu'nun 'küçük parti' ve 'davul–tokmak' iddiasına Cevap

Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkan Yardımcısı, İstanbul Milletvekili Prof. Dr. E. Semih YALÇIN, “Sayın Kemal Kılıçdaroğlu’nun, partimiz hakkındaki maksatlı değerlendirmelerine dair” yaptığı yazılı basın açıklamasında, "CHP’nin başı Kemal Kılıçdaroğlu’nun; partisinin destekçi korosundan bir gazeteciye verdiği mülakatta, Genel Başkanımız Sayın Devlet Bahçeli ve MHP hakkında yaptığı hilaf-ı hakikat açıklamalar, Türk siyasetinin arz ettiği manzara üzerine küçük bir analizi zaruri kılmıştır." dedi.

"Bir siyasi partinin millet nezdindeki karşılığı; parlamentoda sahip olduğu aritmetikle değil, maşeri vicdandaki yeri ve savunduğu fikirlerin devlet hayatındaki karşılığı ile ölçülür." ifadelerini kullanan Semih Yalçın, yazılı basın açıklamasını şu şekilde devam ettirdi:

CHP, bunlara siyasi rüşvetler vererek safına çekmeye çalışmaktadır.

"Bunun kısa tanımı, siyaset tarihinde özgül ağırlıktır. Eğer gerçek bunun aksi olsaydı; TBMM’de 139 gibi önemli sayıda milletvekiline sahip “sözde büyük” bir parti olan CHP’nin, Türk siyasetinde etkin olması icap ederdi. CHP’nin başının sızlanmaları, yakınmaları göstermektedir ki partilerin siyasetteki konumunu kemiyet değil, keyfiyet tayin etmektedir. Keyfiyete göre asıl küçük parti CHP’dir. CHP öylesine küçük partidir ki iktidara ulaşabilmek uğruna HDP ve İP gibi huysuz ve çapsız yancılara tavizler vererek kendi safında tutmaya çabalamaktadır. “Gelecek” vadetmekten fersah fersah uzak veya dertlere “deva” olması mümkün görünmeyen mikroskobik partilere bile muhtaç düşen CHP, bunlara siyasi rüşvetler vererek safına çekmeye çalışmaktadır.

Cüssesi büyük gibi görünen ama siyasi varlığı “cılız” olmaktan öteye geçemeyen CHP’nin, bu yüzden de başı bir türü dertten kurtulmamaktadır. Atatürk’ten sonra istikametini, ülküsünü, müessiriyetini ve en önemlisi de adını veren “halk” nezdindeki itibarını yitirmiş CHP için; bu ne acı bir tecellidir.

MHP; sorun çıkarmamış, sorun çözmenin adresi olmuş, çözüm üretmiştir.

MHP ise kuruluşundan itibaren millet tarafından benimsenip kucaklanan bir parti olmuştur. MHP; askerî darbelere, FETÖ operasyonlarına, demokrasi inkıtalarına, fitne ve fesat çabalarına rağmen giderek büyümüş, itibar kazanmıştır. MHP, daima yapıcı sorumlu siyaset takip ederek Türk demokrasisisin önündeki tıkanıklıkların ortadan kaldırılmasına hizmet etmiştir. MHP; sorun çıkarmamış, sorun çözmenin adresi olmuş, çözüm üretmiştir. MHP; ülkü ve dava partisi iken, küçük ideolojik hesaplara kapılmamış, sloganlara ve retoriğe boğulmamış, hesabını millî çıkarlar ekseninde yapmıştır. MHP; akılla mantığın ve aynı zamanda da inancın ve ahlakın uyumunu esas alan realist bir partidir. MHP millî değerlere bağlı ve muhafazakârdır ama tutucu değildir. MHP, Türkiye’nin meseleleriyle ilgili tespit ve teşhislerinde daima haklı çıkmıştır.

MHP, milletimizin teveccüh ve sevgisine mazhar olmuştur.

Bu sayede hem millet hem de çoğu siyasi rakibi nezdinde prestij kazanmıştır. MHP; aldatmamış, yanıltmamış, yalan ve desise üzerine siyaset yapmamıştır. MHP, kendisi için değil, milleti için öncelikler belirlemiştir. Milletin birlik ve bütünlüğünü, devletin bekasını her türü siyasi çıkar, mülahaza ve beklentinin üzerinde tutmuştur. Bu yüzden de desteği tercih edilen, dostluğu aranan, ortaklığı umulan, sözüne ve politikalarına itimat edilen bir siyasi parti olmuştur. Bunun içindir ki MHP, milletimizin teveccüh ve sevgisine mazhar olmuştur. Cumhur İttifakı; MHP’nin güvenilirliğinin; sorumlu, ilkeli ve dürüst siyaset anlayışının bir ürünüdür. Sayın Kılıçdaroğlu “küçük parti” yakıştırması ve “davul–tokmak”  iddiası üzerinden aklınca hem Cumhur İttifakına hem de partimizin imajına zarar vermeyi hedeflemektedir. CHP’nin başı; partimizin özgül ağırlığını bir gram azaltamayacağı gibi, Cumhur İttifakına da fitne sokamaz.

MHP’nin politika anlayışında tehdit, şantaj ve dayatma yoktur.

Sayın Kılıçdaroğlu’nun bu değerlendirmelerin arkasında, MHP’nin dominant ama çıkar gözetmeyen siyasetinin getirileri karşısında duyulan öfkenin ve aynı zamanda korkunun derin izi hissedilmektedir. Herkes çok iyi bilmektedir ki ne MHP koalisyon ortağıdır, ne de Cumhur İttifakı koalisyon ortaklığıdır. İktidarda bulunan Ak Parti ve hükümet, icraatlarında bağımsız karar vermektedir. MHP’nin bu konuda herhangi bir dayatması, zorlaması veya telkini olmamıştır, olmayacaktır. MHP’nin politika anlayışında tehdit, şantaj ve dayatma yoktur. Etnik temelli siyaset hiç yoktur. Bunlar; MHP’nin değil, aksine CHP’nin siyaset anlayışının oturduğu sacayaklarıdır.

CHP’nin geleceğini karartan, Cumhur İttifakının kararlılığı ve kalıcılığıdır. 

Sayın Cumhurbaşkanı’nın Sayın Devlet Bahçeli’yle zaman zaman Türkiye’nin gündemine dair istişarelerde bulunması da hem olumlu, hem de olağandır; siyasi gelenek ve teamüllere uygundur. Bundan davul ve tokmak ilişkisi çıkarmak; saygısızlık olduğu kadar, çaresizlik, panik ve telaşın da işaretidir. Zira Cumhur İttifakının uyum içinde çalışması, CHP’nin gelecek hesaplarının tutmasının önündeki en büyük engeldir. CHP’nin geleceğini karartan, Cumhur İttifakının kararlılığı ve kalıcılığıdır.  Aslında CHP, ne kendi önünü görmekte ne de Türkiye’nin geleceği hakkında vizyon sahibi bir parti olabilmektedir. Ehliyetsiz bir kaptanın sevk ve idaresindeki CHP gemisi; yancı takalarla birlikte siyasetin ummanında pusulasız bir serseri gemi gibi dalgalarla boğuşmaktadır.

Cumhur İttifakı; bu limanda uzun süre demir atmayacak

Cumhur İttifakı ise güvenli ve kararlı bir seyir takip etmektedir. CHP Lideri ne kadar çırpınsa da, algı çalışmasına ve toplum mühendisliğine soyunsa da partisi ve ekleri için faydasızdır. Cumhur İttifakının yola çıkardığı gemi, 2023 limanına varmak üzere salim bir rotada ilerlemektedir. Türkiye’yi bölgesel ve küresel hedeflerine ulaştırma yolundaki Cumhur İttifakı; bu limanda uzun süre demir atmayacak, 21. yüzyılı içine alan rotasında ilerleyerek milletimizin ebedi refah ve saadetine giden kutlu yolculuğunu sürdürecektir.İstiklal için birlik, İstiklal için dirlik Kazanan Türkiye Olacak

Kaynak: KAPSAMHABER
Yorumlar (0)
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Başakşehir 34 69
2. Trabzonspor 34 65
3. Beşiktaş 34 62
4. Sivasspor 34 60
5. Alanyaspor 34 57
6. Galatasaray 34 56
7. Fenerbahçe 34 53
8. Gaziantep FK 34 46
9. Antalyaspor 34 45
10. Kasımpaşa 34 43
11. Göztepe 34 42
12. Gençlerbirliği 34 36
13. Konyaspor 34 36
14. Denizlispor 34 35
15. Çaykur Rizespor 34 35
16. Malatyaspor 34 32
17. Kayserispor 34 32
18. Ankaragücü 34 32
Takımlar O P
1. Hatayspor 34 66
2. Erzurumspor 34 62
3. Adana Demirspor 34 61
4. Akhisar Bld.Spor 34 57
5. Fatih Karagümrük 34 56
6. Bursaspor 34 56
7. Altay 34 54
8. Ankara Keçiörengücü 34 50
9. Menemen Belediyespor 34 44
10. Giresunspor 34 44
11. Ümraniye 34 44
12. İstanbulspor 34 40
13. Balıkesirspor 34 38
14. Altınordu 34 37
15. Boluspor 34 33
16. Osmanlıspor 34 30
17. Adanaspor 34 21
18. Eskişehirspor 34 12
Takımlar O P
1. Liverpool 38 99
2. Man City 38 81
3. M. United 38 66
4. Chelsea 38 66
5. Leicester City 38 62
6. Tottenham 38 59
7. Wolverhampton 38 59
8. Arsenal 38 56
9. Sheffield United 38 54
10. Burnley 38 54
11. Southampton 38 52
12. Everton 38 49
13. Newcastle 38 44
14. Crystal Palace 38 43
15. Brighton 38 41
16. West Ham 38 39
17. Aston Villa 38 35
18. Bournemouth 38 34
19. Watford 38 34
20. Norwich City 38 21
Takımlar O P
1. Real Madrid 38 87
2. Barcelona 38 82
3. Atletico Madrid 38 70
4. Sevilla 38 70
5. Villarreal 38 60
6. Real Sociedad 38 56
7. Granada 38 56
8. Getafe 38 54
9. Valencia 38 53
10. Osasuna 38 52
11. Athletic Bilbao 38 51
12. Levante 38 49
13. Real Valladolid 38 42
14. Eibar 38 42
15. Real Betis 38 41
16. Deportivo Alaves 38 39
17. Celta de Vigo 38 37
18. Leganés 38 36
19. Mallorca 38 33
20. Espanyol 38 25