Alexa

MHP'li Karakaya; Bu bir rejim değişikliği değildir

Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkan Yardımcısı - Adana Milletvekili Prof. Dr. Mevlüt KARAKAYA, Aydın İl Teşkilatları Bilgilendirme Toplantısında” konuştu.

MHP'li Karakaya; Bu bir rejim değişikliği değildir

Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkan Yardımcısı - Adana Milletvekili Prof. Dr. Mevlüt KARAKAYA’nın Aydın İl Teşkilatları Bilgilendirme Toplantısında” yaptüığı konuşma şöyle.

TEŞKİLATLAR İÇİN BİLGİLENDİRME TOPLANTISI

Aydın il teşkilatları bilgilendirme toplantısına katılan Karakaya, Referandum süreciyle ilgili bilgi verdi. Mevlüt Karakaya, burada yaptığı açıklamada; "Bilgilendirme 16 Nisan 2017 tarihinde yapılacak referanduma konu anayasa değişikliği geçtiğimiz yılın Ekim ayında kamuoyunun gündemine girmiş ve tartışmalı bir sürece sahne olmuştur. Milliyetçi Hareket Partisi olarak tartışmaların başlamasıyla birlikte, Genel Başkanımız Sn. Devlet Bahçeli’nin talimatları Başkanlık Divanımızın planlaması çerçevesinde teşkilat içi bilgilendirme toplantılarına başladık. Bu güne kadar  çok sayıda bölge ve ilde düzenlediğimiz bu toplantıların birini de bugün Aydın ilimizde gerçekleştireceğiz.Toplantı programı çerçevesinde tertiplediğimiz bu basın toplantısına hoş geldiniz diyor, teşriflerinizden dolayı hepinize teşekkür ediyorum." dedi.

BU SİSTEM HÜKÜMET SİSTEMİ'NE GEÇİŞTİR

Referanduma konu anayasa değişiklikleri, akıl almaz bir biçimde bağlamından kopartılmakta olduğunu dile getiren Karakaya; "kamuoyuna yanlış ve çarpıtılarak sunulmaktadır. Bu süreçte, özellikle partimiz ve Sayın Genel Başkanımız malum çevrelerce haksız ve acımasız bir biçimde eleştirilmiştir. Hatta iftiralara varan seviyesizliklere konu edilmeye çalışılmıştır. Yapılmakta olan anayasa değişikliğinin hiçbir maddesinde ve yerinde rejim değişikliği yoktur. Bilakis, anayasa değişikliği hazırlıkları Milliyetçi Hareket Partisi’nin hassasiyetleri gözetilerek yapılmıştır.Yapılmakta olan değişiklik hükümet etme sistemi ile ilgilidir. İlla bir değişiklikten bahsedeceksek; bu Meclis Hükümet Sistemi’nden Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ne geçiştir. Bunu bir rejim değişikliği yapılşıyor şeklinde sunmak bilgisizlik değilse; çarpıtmadır."dedi.

MİLLET BEKASI

24’üncü dönemde tüm partilerin katılımıyla oluşturulduğunu Anayasa Değişiklik Komisyonu’nda kimlerin hangi maddeleri ne şekilde değiştirmek istedikleri ve bu maksatlarla verdikleri teklifler, halen TBMM arşivlerinde olduğunu belirten Mevlüt karakaya, "Hiç kimse Milliyetçi Hareket Partisini, Cumhuriyetimizin temel niteliklerini ve üniter yapısını güvence altında tutan anayasamızın ilk dört maddesi ile Türk ve Türklükle ilgili maddeleri konusundaki samimiyetini sorgulama hakkına da haddine sahip değildir. Milliyetçi Hareket Partisi rejimin ve Türk Milletinin teminatıdır. Bu değişiklik durup duruken ortaya atılmamıştır. değişiklik, değişen şartlar altında devlet ve millet bekası için bir zorunluluk olarak görülmüştür." diye ifade etti.

CHP'nin  tavırlarını eleştiren Mevlüt Karakaya konuşmasını şöyle devam ettirdi:

Bildiğiniz üzere, 15 Temmuz 2016 tarihindeki FETÖ ihanet kalkışması her haliyle Türk Devletinin ve Milletinin bir beka sorunu olduğunu göstermiştir. “Önce ülkem ve milletim sonra partim.” diyen siyasal anlayışın kurumu Milliyetçi Hareket Partisi tarafından devlet ve millet bekasında görülen risk ve tehditler üzerine gündeme getirilmiştir.

CHP AGRASİF BİR YAKLAŞIM SERGİLEDİ

2007 yılında, 367 engeli ve mecliste bulunan partilerin uzlaşamamasından kaynaklanan bir anayasada değişiklik yapılmıştır. Bu değişiklik ile parlementonun yetkisinde olan Cumhurbaşkanlığı seçimi halk oylamasına dönüştürüldü. CHP bugün olduğu gibi o zaman da çok agresif bir yaklaşım sergileme yoluna gitti. Parlementonun önemli bir yetkisinin elinden alınmasına ortam oluştu.

CHP’nin dayatmacı tavırları ve öngörüsüzlüğünden, AKP’nin uzlaşmazlığından kaynaklanan bu değişiklik maalesef hükümet etme sistemi üzerinde önemli bir bozulmaya neden oldu. Bu değişiklikle; partili cumhurbaşkanı seçme uygulaması fiilien getirildi.  Nitekim 2014 Ağustos ayında yapılan Cumhurbaşkanı Seçiminde adaylar partiler tarafından gösterilmiş, kampanyalar partiler tarafından yürütülmüştür. Yani 2014 yılında Cumhurbaşkanı seçimi fiili olarak halk nezdinde partili Cumhurbaşkanı adayları üzerinden yürütülmüştür. Böyle bir fiili durumun oluşturulması da bugün en fazla itirazda bulunan CHP sayesinde olmuştur.

ÜLKEMİZ YÖNETİM SİSTEMİ SORUNUYLA KARŞI KARŞIYA KALDI

Bu değişikliğin sistem üzerinde neden olabileceği sorunları ise, 2014 yılına kadar, kimse konuşmamıştır. Başka bir ifadeyle, Cumhurbaşkanının seçimi biçimi köklü olarak değiştirilmesine rağmen;  görev, yetki ve sorumluluklarının ne olacağı hiç gündeme getirilmemiştir. Değişikliğin neden olduğu iki başlılığın ya da Cumhurbaşkanını güçlendiren fiili durumun nasıl aşılacağı hiç tartışılmamıştır. 2014 yılında seçilen Cumhubaşkanının hükümet etme sistemindeki bozulmayı ya da değişimi gerekçe göstererek oluşturduğu fiili durum da eklenince, ülke bir yönetim sistemi sorunu ile karşı karşıya kalmıştır.

İşte, Milliyetçi Hareket Partisi Lideri Sn. Devlet Bahçeli, PKK ve DEAŞ ile içeride ve dışarıda yoğun bir mücadele içerisinde olunan bir dönemde; 15 Temmuz 2016 tarihindeki FETÖ’nün devleti ele geçirme, ülkeyi işgal ve milleti esir etme girişimini de görünce; hükümet etme sistemindeki fiilen var olan bu yapısal sorunun bir şekilde giderilmesi konusunda hükümeti uyarmıştır.

MHP SONUNA KADAR KARŞI ÇIKMIŞTIR

Özetle, üç terör örgütü ile yoğun ve çetin mücadelenin yapıldığı bir dönem ve ortamda devlet ve millet bekası konusundaki risk ve tehdit algımız hergün tartışılır halde olan hükümet etme sisteminin düzeltilmesinin zorunluluğunu bize göstermiştir. Önce ülkem ve milletim ilkesinin gereği bu uyarı kamuoyu önünde hükümete ve muhataplarına yapılmıştır.

MHP dün çözüm süreci altında yapılmaya çalışılan Başkanlık Sistemini de içeren bir anayasa değişikliğine sonuna kadar karşı çıkmıştır; bugün olsa bügün de karşıdır. Bizim bu konulardaki görüş ve düşüncelerimiz dün ne ise bugün de odur; zerre değişmemiştir.

Bir defa yapılan düzenlemede dünkü karşı çıktığımız anlamda bir Başkanlık Sistemi yoktur. Bu, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’dir.

Dün karşı çıktığımız; HDP, PKK ve FETÖ ile hazırlanan anayasa değişikliği tasarısıdır.

Dün karşı çıktığımız; altı federasyon (en hafifinden özerklik) üstü Başkanlık olan sistemdir.

Dün karşı çıktığımız; Başkanlık adı altında anayasayı Türk ve Türklükten arındırma oyunudur.

Herkesin çözümcü olduğu o dönemde Milliyetçi Hareket Partisi bütün bunlara tek başına bir bozkurt edasıyla direnmiştir. Bugün de aynı yerdedir, aynı görüştedir. O yüzden bilmeyen, duymayan kaldıysa bir daha söyleyelim: bugün desteklediğimiz anayasa değişikliğinin altı da üstü de üniter yapıya dayanan ‘Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’dir.

MHP EVET DİYOR

“Dün karşı çıktığını bugün destekliyor.” demek; ya Milliyetçi Hareket Partisi’ni tanımamaktır, ya da ne dediğini bilmemektir.

Yapılan değişiklik gerçekte, sistem değişikliğinden öte; bir sistem düzeltme gerekliliğidir. Bu da fiili durumu esas alan bir hukuki düzenlemeyle toplumsal sözleşmenin meşru zeminine kavuşturulması yönünde ifade edilebilir.

Cumhurbaşkanı’nın 10 Şubat’taki onayıyla anayasa değişikliğinin 16 Nisan 2016 tarihinde referanduma götürülmesi suretiyle milletimizin karar ve onayına sunulması kararlaştırılmıştır.

Şimdi içinde bulunduğumuz süreç, 16 Nisan’da Türk milletinin “Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi” ile ilgili olarak hazırlanan bu anayasa değişiklik teklifi konusunda iradesinin tecelli edeceği referandum/halk oylaması sürecidir. Aziz milletimiz, iradesini ortaya koyarak bir karara varacaktır.

MHP olarak baştan beri Türk milletinin iradesinin demokrasi ve cumhuriyetimizin en temel meşruiyet kaynağını oluşturduğunu hep söyledik. Küresel sistemin nüfuz mekanizmaları ile oluşturulan vesayet odakları ne zaman siyasetin önünü tıkamışlarsa biz milletin iradesinin yolunu açtık. Demokrasiyi işlettik. Siyaset dışı aktörlerin, siyasete müdahale oyunlarını hep bozduk. Çünkü biliyoruz ki; iradenin de, egemenliğin de, Cumhuriyetin de, devletin de sahibi Türk Milleti’dir.

Bu nedenle biz Milliyetçi Hareket Partisi olarak diyoruz ki;

Devlet için evet! Millet için evet! Cumhuriyet için evet! Türklüğün bekası için evet! Evet derken, devlet ve millet varlığının muhafazasını hedefliyoruz. Evet derken, Türkiye’nin kendine gelmesini, milli ve ortak değerlerin tahkim edilmesini, anayasanın tam hâkimiyetini amaçlıyoruz. Evet derken, ay yıldızlı al bayrak yere düşmesin, Ezanlar susmasın, Şehitler ölmesin, Vatan bölünmesin diyoruz.

Çünkü, Bu Ülke İçin Yeminimiz Var. Vazgeçilmez!

Ne Mutlu Türk’üm Diyene!

Güncelleme Tarihi: 26 Şubat 2017, 14:18
YORUM EKLE

banner325