Semih Yalçın'dan 'Ayasofya' Açıklaması

“Ayasofya konusu üzerinden hadsizlik ve densizlikte yarışanlara dair” yazılı basın açıklamasında bulunan Prof. Dr. E. Semih YALÇIN’ın, Ayasofya; çok yönlü tahlil edilmesi, mümkünse erbabına bırakılarak her aklına esenin kelam etmekten kaçınması gereken hassas bir konu olduğunu belirtti.

MHP 16.06.2020, 11:07
Semih Yalçın'dan 'Ayasofya' Açıklaması

Ayasofya konusuyla ilgili yazılı basın açıklaması yapan, Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkan Yardımcısı İstanbul Milletvekili Prof. Dr. E. Semih YALÇIN, "Osmanlı Türk’ü Ayasofya’yı camiye kalbederek nasıl ona beşer üstü bir itibar kazandırmışsa, büyük usta Mimar Sinan da asırlara direnirken defalarca hasar gören bu tarihî yapıyı hayati müdahalelerle ihya ederek gelecek kuşaklara kadar ayakta kalabilmesini sağlamıştır." dedi.

Kamuoyunda Ayasofya’nın müze olarak kalıp kalmaması meselesinin salt dinî veya siyasi gerekçelerle ve eksik yaklaşımlarla değerlendirilmesi, toplumu yanlış yargı ve sonuçlara sürükleme riski taşıdığına dikkat çeken Semih Yalçın, "Ayasofya; çok yönlü tahlil edilmesi, mümkünse erbabına bırakılarak her aklına esenin kelam etmekten kaçınması gereken hassas bir konudur. Bu itibarla konunun retoriğe boğulmadan tartışılması; sosyolojik, kültürel, askerî ve stratejik boyutlarının da dikkate alınması gereklidir. Öncelikle altı çizilmesi gereken husus odur ki Ayasofya, varlığıyla bir medeniyet tasavvuru tebliğ etmektedir. Bilinmelidir ki Ayasofya, büyük bir ana kubbe ve onu destekleyen küçük kubbelerle zarif minarelerden ibaret değildir. Evet, bütün tarihî İstanbul camileri değerli ve hepsi de atalar yadigârıdır. Ancak Ayasofya; İstanbul’daki bütün ibadethane ve camilerden ayrı, hususi bir yere ve öneme sahiptir." dedi.

Asırların yükünü taşıyarak günümüze kadar ayakta kalan bu kutlu atalar mirası; âlemlere nizam verme ülküsünün, halka adaletle muamele etme hukukunun mimari manifestosu olduğunu dile getiren Semih Yalçın, yazılı basın açıklamasını şu şekilde devam ettirdi:

Osmanlı Türk’ü Ayasofya’yı camiye kalbederek nasıl ona beşer üstü bir itibar kazandırmışsa, büyük usta Mimar Sinan da asırlara direnirken defalarca hasar gören bu tarihî yapıyı hayati müdahalelerle ihya ederek gelecek kuşaklara kadar ayakta kalabilmesini sağlamıştır. Ayasofya’ya; -kıyamete kadar muhafaza edilmek üzere- fethin, geleneksel Türk hoşgörüsünün ve devlet anlayışının sırları işlenmiştir. Ayasofya; Türk egemenliğinin hem beşeri hem de semavi sembolü olduğu kadar, dünyada yeni bir çağı kapatıp bir yenisini açan büyük fethin de abidevi delilidir.

İstanbul’un Fethi dünya tarihinde yeni bir dönemin başladığının habercisi olduğu kadar, Türk hâkimiyetinin üç kıtada kalıcı olacağının muştusudur. Ayasofya; işte bu haberin, bu muştunun bütün cihana duyurulması buyruğunu yerine getirmektedir. Ayasofya fetih ve kılıç hakkıdır. İstanbul’un sahibi kimse, Ayasofya onundur. Dolayısıyla Ayasofya üzerinde tasarruf hakkı da Türk millete aittir. Ayasofya, Avrupa’dan kovulmak istenen yüksek hasletlerle donanmış necip bir milletin, mevcudiyetine tasallut eden Haçlı seferlerine son vermesinin ifadesidir. Ayasofya şanlı bir tarihin anıtlaştığı, millî hafızanın nakşedildiği bir mimari sembolüdür. Ayasofya, bükülmez bir iradenin, eğilmez bir başın yaslandığı semavi abidedir.

Hayat sürdüğümüz topraklarda kıyamete kadar hükümran olacağımıza işaret eden ve egemenliğimizin göstergesi olan Ayasofya Camii; milletimizin vicdanına, namusuna, şerefine ve haysiyetine emanet edilmiştir. Hiç kimse kendini Vatikan ya da Ortodoks kilisesi yerine koymasın! Hiç kimse son Bizans İmparatoru Konstantinos’u geri getirmek için ruh çağırma seanslarına yeltenmesin! Ayasofya’nın müze statüsünde tutulmasına destek, Bizans’ı ihya ütopyası peşinde koşan izansızlara takviye kuvvet hizmetidir. Ayasofya’yı sıradanlaştırma ve turistik statüye sığdırma çabaları, tarihin ve kahraman ecdadımızın ona yüklediği ulvi ve beşer ötesi manaya inat, küstahça bir Bizans artığı yaklaşımdır. Ayasofya emperyalist öfkeyi yatıştırmak, tarihin derinliklerinde kalmış yenilgilerin ezikliğini telafi etmek için turistik vasıta kılınamaz. Eğer Ayasofya bağlamında ‘kılmak’ fiili kullanılacaksa bu, yanında ‘namaz’ kelimesiyle birlikte ifade edilmelidir.

İlahî mahiyetine rağmen Ayasofya; muhasım dinî inançların çatışma alanı değil, aksine inanca saygının ve ibadet hürriyetinin başkenti olmuş İstanbul’un tılsımını gizleyen paha biçilemez ziynettir. Ayasofya, hiçbir ülke, mahfil cemaat veya topluluğun keyfi için pazarlık konusu edilemez. Ayasofya’nın ibadete açılmasının maddî kayba yol açacağı tezi; turizm geliri kaybından samimiyetle endişe edenlerden çok, kapitalizmi din ve meslek edinen materyalistlerin iddiası, yabancı mahfillerden para ve talimat alan siyasi beslemelerin savıdır. Yok Alman turist gelmezmiş, yok herkes bize düşman olurmuş, yok dünyada yalnız kalırmışız yaveleri; korkaklığa, basiretsizliğe ve ihanete giydirilmiş yaldızlı iş birlikçi elbisesidir.

"Türkiye’nin; egemenlik haklarını kullanmak için Almanya’dan, Rusya’dan ABD’den, hele de Yunanistan’dan icazet aldığı nerede görülmüştür?" ifadelerini kullanan Yalçın, "Mensubiyet şuurundan ve Türk’e has celadetten mahrum bu fikir kaçkınları, Türk milletinin en büyük önceliğinin egemenlik ve varlık bilinci olduğunu ne çabuk unutmuştur? Bu kutlu mabedin millet nezdindeki değeri, hiçbir maddi kazanç ve dünyevi çıkarla tartılamaz. İman, mensubiyet şuuru ve millî hâkimiyet gibi kıymet hükümleri; basit siyasi mülahazalarla ölçülemez. Bunların öylesine manevi ağırlığı vardır ki ederleri ancak önce fena âleminde bütün milletin vicdanında, sonra da ebedi âlemde Allah katında tartılır. Ayasofya, milletimizin hem İstanbul’da hem de yaşadığımız coğrafyadaki egemenlik hakkının semaya yükselen belgesidir. Ayasofya sudan bahanelerle müze kaldıkça, egemenlik haklarımız bilezik diye yutturulan cilalı turistik prangaya mahkûm edilmekle kalmayacak; varlık refleksimiz ideolojik, dinî ve siyasi vesayetin kara gölgesi altında tutuklu olacaktır." dedi.

Yüzyıllar önce semalarında ezan okunmaya başlanan Ayasofya üzerinden korku atmosferi oluşturma çabaları, Ayasofya’nın müze olarak kalmasını isteyen mahfillerin eline koz verdiğini belirten MHP Genel Başkan Yardımcısı Semih Yalçın;  Aydınlıkçı başı Doğu Perinçek’in Sayın genel başkanımızın Ayasofya hakkındaki açıklama ve değerlendirmelerini siyasi tahrik olarak nitelendirmesi; densizliğin, hadsizliğin ve korkaklığın göstergesidir. Büyük talihsizlik işareti olarak Cumhuriyet hükümetlerinden birinde yer alan ve hasbelkader turizm bakanlığı yapan Bahattin Yücel’in, MHP Lideri Sayın Devlet Bahçeli’nin Ayasofya Camii ile ilgili tutumunu Sayın Cumhurbaşkanı için bir tuzak olarak nitelendirmesi ise akla ziyandır. Şuuraltındaki iğrenç ideolojik tortularla kanat çırpan bu tipler; suların çekilmesini ve balıkların ölmesini bekleyen leşçil karasinekler gibi, siyasetin dalgalı suları üzerinde umutsuzca vızıldamaktadır." dedi.

Semih Yalçın açıklamasını şöyle devam ettirdi;

Eski Dev-Yolcu Bahattin Yücel bilmelidir ki MHP; milletin yüreğinden fışkıran en gümrah fikir ve iman kaynaklarının taştığı, debisi her geçen gün yükselen bir siyaset ırmağıdır. MHP Lideri Sayın Devlet Bahçeli’nin Ayasofya çıkışındaki tarih, kültür ve medeniyet perspektifini görmezden gelip sosyolojik dinamikleri yok sayarak aleyhte yorumlamaya kalkan gafilleri uyarıyoruz.

Doğusu batısı belli olmayan ve başını çektiği grubun unvanı aksine karanlık mahfillere çalıştığı milletimizce iyi bilinen bir siyaset fukarasıyla zavallı bir ideoloji döneğini ciddiye alıp medya önüne çıkaranları kınıyoruz. gündeme oturunca millî iradeye ve egemenlik haklarımıza dönük düşmanlıkları açığa çıkan Aydınlıkçıları, Cumhur İttifakı gibi fevkalade ciddi bir siyasi mutabakatın parçası gösterme çabalarını ifşa ediyoruz.

MHP olarak, millî egemenliğimizin Ayasofya üzerinden pranga ve vesayet altında daha fazla bekletilmesine rızamız yoktur.Milletimizin de aynı vicdanî kanaatlere sahip olduğunu bildiğimizden, millî hissiyata tercüman olmayı üstlendiğimiz tarihî sorumluluk ve misyonun bir gereği sayıyoruz.

Türk medyasını, düzmece Mustafa misali sahte politika havarilerinin saçmalıklarına prim vererek siyasi husumeti körüklemekten vazgeçmeye çağırıyoruz. Türk milletinin cihangirlik vasfı yanında tarihe yön ve insanlığın ufkunu aydınlatarak yeryüzündeki zulmete son vermesini simgeleyen bu mabedin mahcup ve öksüz hâli karşısında suskun kalmamak millî vecibedir.

İşte MHP Genel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli’den yükselen avâze; milletimizin binlerce yıllık birikimiyle vatan coğrafyasında yoğrulan kâmil bir imanın, birlik ve bütünlük iradesinin, milletçe varoluş azminin siyaset iklimindeki aksisedasıdır. Sayın Devlet Bahçeli’nin bu doğrultuda yükselen sesi, sadece kendi iradesi ve inisiyatifiyle MHP’nin siyasi tepkisinden ibaret de değildir. MHP Liderinin siyaset ufuklarını saran sesi, mensubiyet şuurunun gereği ve aidiyet hissinin icabıdır.

Kaynak: KAPSAMHABER
Yorumlar (0)
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Başakşehir 34 69
2. Trabzonspor 34 65
3. Beşiktaş 34 62
4. Sivasspor 34 60
5. Alanyaspor 34 57
6. Galatasaray 34 56
7. Fenerbahçe 34 53
8. Gaziantep FK 34 46
9. Antalyaspor 34 45
10. Kasımpaşa 34 43
11. Göztepe 34 42
12. Gençlerbirliği 34 36
13. Konyaspor 34 36
14. Denizlispor 34 35
15. Çaykur Rizespor 34 35
16. Malatyaspor 34 32
17. Kayserispor 34 32
18. Ankaragücü 34 32
Takımlar O P
1. Hatayspor 34 66
2. Erzurum BB 34 62
3. Adana Demirspor 34 61
4. Akhisar Bld.Spor 34 57
5. Fatih Karagümrük 34 56
6. Bursaspor 34 56
7. Altay 34 54
8. Keçiörengücü 34 50
9. Menemen Belediyespor 34 44
10. Giresunspor 34 44
11. Ümraniye 34 44
12. İstanbulspor 34 40
13. Balıkesirspor 34 38
14. Altınordu 34 37
15. Boluspor 34 33
16. Osmanlıspor 34 30
17. Adanaspor 34 21
18. Eskişehirspor 34 12
Takımlar O P
1. Liverpool 38 99
2. Man City 38 81
3. M. United 38 66
4. Chelsea 38 66
5. Leicester City 38 62
6. Tottenham 38 59
7. Wolverhampton 38 59
8. Arsenal 38 56
9. Sheffield United 38 54
10. Burnley 38 54
11. Southampton 38 52
12. Everton 38 49
13. Newcastle 38 44
14. Crystal Palace 38 43
15. Brighton 38 41
16. West Ham 38 39
17. Aston Villa 38 35
18. Bournemouth 38 34
19. Watford 38 34
20. Norwich City 38 21
Takımlar O P
1. Real Madrid 38 87
2. Barcelona 38 82
3. Atletico Madrid 38 70
4. Sevilla 38 70
5. Villarreal 38 60
6. Real Sociedad 38 56
7. Granada 38 56
8. Getafe 38 54
9. Valencia 38 53
10. Osasuna 38 52
11. Athletic Bilbao 38 51
12. Levante 38 49
13. Real Valladolid 38 42
14. Eibar 38 42
15. Real Betis 38 41
16. Deportivo Alaves 38 39
17. Celta de Vigo 38 37
18. Leganés 38 36
19. Mallorca 38 33
20. Espanyol 38 25