Antibiyotiksiz Bir Hayat ve Probiyotiklerin Önemi

Artık enfeksiyonu tedavi etmeyen antibiyotikler dünya çapında insan sağlığı içinde, hayvan sağlığı içinde gerçek ve sürekli büyüyen bir tehdit haline geldi. peki antibiyotik nedir, Probiyotikler nedir ne işe yarar?

Sağlık 09.09.2020, 23:48
Antibiyotiksiz Bir Hayat ve Probiyotiklerin Önemi

Antibiyotikler ve Probiyotikler özellikle son zamanlarda sıkça duyulan kelimelerdir. Artık enfeksiyonu tedavi etmeyen antibiyotikler dünya çapında insan sağlığı içinde, hayvan sağlığı içinde gerçek ve sürekli büyüyen bir tehdit haline geldi Antibiyotik kullanımı kontrol altına alınmazsa tüm Dünya'da sağlık hizmetleri büyük bir tehlike ile karşı karşıya kalmak üzere. peki  antibiyotikler nedir, probiyotik ne demek, ne işe yarar?

• Antibiyotikler; verdikleri zararlarla artık terörizm, trafik kaza kayıpları, uyuşturucu kullanımı ile eşdeğerde insan ve hayvan varlığını artık  açık açık tehdit etmektedir.

Dünya Sağlık Örgütü , antibiyotik direnci felaketi konusunda ciddi bir şekilde endişelenmeye başladı. 

Dünya Sağlık Örgütü, Avrupa'da 25.000 kişinin antibiyotik direnci nedeniyle doğrudan geçen yıl öldüğünü tahmin ediyor. ABD'deki ölümlerin sayısınında muhtemelen benzer bir düzeyde olduğu tahmin edilmekte. Ülkemizde de muhtemelen aynı sonuçların çıkacağını tahmin etmekte güçlük yaşamayacağımız aşikardır. 

Günümüzde ölümlerin büyük çoğunluğu yaşamı tehdit eden enfeksiyonlu kişilere verilen antibiyotiklerin, bulaşıcı organizmalara karşı artık etkili olmadığı için, direnç geliştirdiklerinden sağlık açısından zararlar meydana gelmektedir. Aynı şey hayvan sağlığı ve tedavisinde de mevcuttur.

Direnç mekanizması penisilin örneği ile gösterilebilir. Bir mantar tarafından salgılanan ve bazen meyveyi bozan mavi-yeşil küf olarak bulunan Penicillium küf (penisilin), birçok farklı bakteri türünün hücre duvarına saldırarak etki eder. (ancak bizim gibi çok hücreli organizmalar için bu yüzden bu kadar faydalıdır) .

Direnç, penisilinaz adı verilen bir enzim olan bir proteini yapan bir gen şeklinde gelir. Bu, penisilin molekülünü parçalayarak etkisiz hale getirir.

Başka bir deyişle, antibiyotiklere direnç, biz insanlar için geliştirdiğimiz antibiyotiklere karşı direnç koymak için yeniden gelişmek zorunda kalmadı. Omurgalılarda hiç düşünülmeden önce, insanları yalnız bırakmadan, muhtemelen yüz milyonlarca yıldır antibiyotiğe karşı belki de direnişleri vardı.

Her durumda da, sayılar bize karşı. Bakterilerin birkaç saatte vücudumuzda iki katına çıktığını unutmayın. Vücudumuzda da yaklaşık yüz milyon milyondan fazla  bakteri var ve uygun yaşam şartlarının oluşması ve zarar vermek için açıkça fırsat kolluyor. Başka bir deyişle, kendi hücrelerimizden her biri için (10 milyon milyonu vardır) içimizde veya üzerinde yaşayan 10 bakteri vardır. Bir antibiyotik ortamında, dirençli birkaç gen seçilir ve gelişirler.

Bu astronomik sayılar direncin kaçınılmaz olduğu anlamına gelir. Yeni bir sentetik antibiyotik bile sonuçta dirençli bir gerilim seçecektir. Kısa süre sonra direnç ortaya çıkmadan antibiyotik geliştirilememiştir.

İşleri daha da kötüleştirmek için, bir bakteri türü direnç genini bir başkasına, genellikle de tamamen ilgisiz bir türe transfer edebilir. Bu şekilde, kommensal bakteriler (hepimizin sahip olduğu ve aslında ihtiyaç duyduğumuz, çoğunlukla bağırsaklarımızdaki “dost” olanlar) direnç geliştirebilir ve daha sonra patojenlere (hastalığa neden olan “kötü” bakteriler) aktarabilirler.

Belki de 60 yıl önce direniş konusunda endişelerini dile getiren ilk bilim insanı , ikinci dünya savaşından önce penisilini keşfeden Alexander Fleming'di. Her ne kadar ilk yıllarda yeni antibiyotiklerin gelişmesiyle sorun hafifletilse de, son yıllarda gelişme hızı yavaşladı. Kısmen, uzun süreler boyunca alındığı için kronik hastalıklar için ilaç geliştirmeyi tercih eden ilaç şirketleri için maddi açıdan değerli olmadıkları için, yeni bir antibiyotik sınıfı ortaya çıkmamaktadır. Bir antibiyotiğin piyasaya sürülmesi nereden baksanız en az 15 yıl bir zaman süresidir.

Tüm bu gelişmeler ışığı altında ülkemizde alınmış olan antibiyotiksiz yaşam kararı tamda yerli yerindedir diyebiliriz. Hayvan sağlığı ve tedavisinde kullanılan antibiyotiklerin de tedavi aşamasında kontrol altına alınması yerinde bir karar olmuştur.

Peki bu durumda ne olacaktır?

Son yıllarda ki tıbbi gelişmeler probiyotik ve bakteriyofageler boyutundadır.

Mesela Ekşen Tarım ve hayvancılık olarak büyük ve küçük baş hayvanlarımız ile kanatlılar için oluşturduğumuz probiyotikler ile gayet güzel sonuçlar alındı. Hayvanlarda yüksek et ve süt verimi, hastalıklarda %60'a yakın gerileme, yüksek yumurta verimi, besinlerde %95'in üzerinde sindirimi, adi ishalleri önleyişi ve daha bir çok önemli sonuçları muhtelif bir çok büyükbaş, küçükbaş çiftlikleri ile kanatlı çiftliklerinde ki uygulamalarla tespit olundu. Ve hayvanlarımızda antibiyotiksiz doğal yaşamın kapılarını araladık. Bunu altı yıldan fazladır kanatlılarda zaten başarmıştık.

PROBİYOTİKLER NEDİR?:

Bu konuda bir kaç yazım oldu. Yinede size kısaca izah edeceğim:

Biliyorsunuz ki bizde olduğu gibi tüm canlıların bağırsaklarında faydalı ve zararlı bakteriler mevcuttur. Faydalı olan bakteriler laboratuvar şartlarında üretilerek konsantre hale getirilip milyarlarcasını içtiği su ve ya yemle  bağırsaklara yerlestirilmektedir. Bağırsaklara yerleşen bakteriler canlıyı, yani bağırsak sistemini teslim alır, bağırsaklarda ki diğer zararlı bakterileri vücut dışına çıkarırlar. Kısacası bağırsaklarda hakimiyeti ele geciren hayvanı teslim alır. İşte üretilen bu ürünlere probiyotikler denir. Yerleştirilen bu bakteriler sayesinde üstlendikleri göreve göre bağırsaklarda çalışmaya başlarlar. Bağırsaklara yerleşen bu bakteriler sayesinde bağışıklık sistemi güçlenir, verimleri, performansları artar, kolay kolay hasta olmazlar.

İşte antibiyotikler bu bağırsaklarda ki bu canlı faydalı mikro organizmaları, bakterileri öldürürler. İşte gördünüz antibiyotiklerin gelişigüzel kullanımlarının  ne kadar tehlikeli olduğunu....

Gelecek yılların tedavisi kapsül içine yerleştirilen ve hedeflendiği göreve göre üretilmiş olan bakteri tedavisi (probiyotik ve bakteryofage tedavisi) şeklinde olacaktır. Ve tedavi metodları yine virüs yiyen virüsler (bakteriyofageler) ile tedavi sürecinin olacağı öngörülmektedir.

Bu konuda bazı yazılarım devam edecektir. Takip etmenizi öneririm.

Mustafa Kemal Bektaş

Kaynak: KAPSAMHABER
Yorumlar (0)
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Karagümrük 3 7
2. Galatasaray 2 6
3. Alanyaspor 2 6
4. Göztepe 2 4
5. Beşiktaş 2 4
6. Antalyaspor 2 4
7. Hatayspor 2 4
8. Fenerbahçe 2 4
9. Kasımpaşa 2 3
10. Erzurumspor 2 3
11. Sivasspor 2 3
12. Kayserispor 2 3
13. Konyaspor 1 1
14. Gaziantep FK 2 1
15. Trabzonspor 2 1
16. Gençlerbirliği 2 1
17. Malatyaspor 2 1
18. Denizlispor 2 1
19. Ankaragücü 1 0
20. Çaykur Rizespor 2 0
21. Başakşehir 3 0
Takımlar O P
1. Ankara Keçiörengücü 3 7
2. Adanaspor 3 5
3. Samsunspor 2 4
4. Adana Demirspor 2 4
5. Tuzlaspor 2 4
6. Balıkesirspor 2 3
7. Bursaspor 2 3
8. Altınordu 2 3
9. İstanbulspor 2 3
10. Bandırmaspor 2 3
11. Ankaraspor 2 3
12. Ümraniye 2 3
13. Altay 2 1
14. Boluspor 2 1
15. Akhisar Bld.Spor 2 1
16. Eskişehirspor 2 1
17. Giresunspor 2 1
18. Menemen Belediyespor 2 1
Takımlar O P
1. Leicester City 2 6
2. Everton 2 6
3. Arsenal 2 6
4. Liverpool 2 6
5. Crystal Palace 2 6
6. Tottenham 2 3
7. Man City 1 3
8. Brighton 2 3
9. Aston Villa 1 3
10. Leeds United 2 3
11. Chelsea 2 3
12. Wolverhampton 2 3
13. Newcastle 2 3
14. Burnley 1 0
15. M. United 1 0
16. West Ham 2 0
17. Sheffield United 2 0
18. Fulham 2 0
19. Southampton 2 0
20. West Bromwich 2 0
Takımlar O P
1. Granada 2 6
2. Real Betis 2 6
3. Villarreal 2 4
4. Celta de Vigo 2 4
5. Valencia 2 3
6. Osasuna 2 3
7. Getafe 1 3
8. Cádiz 2 3
9. Real Sociedad 2 2
10. Real Madrid 1 1
11. Eibar 2 1
12. Huesca 2 1
13. Real Valladolid 2 1
14. Atletico Madrid 0 0
15. Barcelona 0 0
16. Elche 0 0
17. Sevilla 0 0
18. Levante 1 0
19. Deportivo Alaves 2 0
20. Athletic Bilbao 1 0