Alexa

"Çocuklarımıza sağlıklı yaşam bilincinin kazandırılması gerekiyor"

Türkiye genelinde 6 milyonu aşkın çocuk, öğretmen ve ebeveyne ulaşan proje kapsamında artık pilot okullarda her gün çocuklar 10 dakikalık fiziksel aktivite ile güne başlıyor.

"Çocuklarımıza sağlıklı yaşam bilincinin kazandırılması gerekiyor"

Sabri Ülker Vakfı, daha sağlıklı ve mutlu gelecek nesiller için çocuklarımıza dengeli beslenmenin temellerini öğretmek amacından hareketle 2011 yılında Millî Eğitim Bakanlığı iş birliğiyle hayata geçirdiği Yemekte Denge Eğitim Projesi çerçevesinde Yaratıcı Çocuk Festivali’nde ebeveynlerle bir araya geldi. Vakıf, Festivalde “Aktif Yaşıyoruz” başlıklı panele ev sahipliği yaptı.

26 Mayıs Pazar günü Maçka Küçük Çiftlik Park’ta gerçekleştirilen panelde Gazi Üniversitesi Beslenme ve Diyetetik Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Saniye Bilici çocuk beslenmesi ve aktif yaşama, S. Pedagog, Psikoterapist ve Yazar Soner Koşan ise çocuklarda fiziksel aktivitelerin önemine dair bilgiler aktardı. Sabri Ülker Vakfı Genel Müdürü Begüm Mutuş ise Yemekte Denge Eğitim Projesi ile ilgili detaylı bilgiler verdi.

Çocuklarımıza sağlıklı yaşam bilincinin kazandırılması gerekiyor

Öğrenci sayısı ve sınıf düzeyi açısından en kapsamlı eğitim programı olan Yemekte Denge Eğitim Projesi çerçevesinde bugüne kadar 6 milyonu aşkın çocuğa, ebeveyne ve öğretmene ulaştıklarını anlatan Sabri Ülker Vakfı Genel Müdürü Begüm Mutuş, “Çocukluk Çağı Obezite Araştırması (COSI-TR) verilerine göre Türkiye’de her dört çocuktan üçü hiç spor yapmıyor.

Zorla yedirmek değil, yemek yemenin önemini anlatmak gerek

Çocuklarımıza küçük yaştan itibaren dengeli beslenmeyi öğretmemiz, gerektiğinin altını çizen Gazi Üniversitesi Beslenme ve Diyetetik Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Saniye Bilici, sözlerini şöyle sürdürdü: “Çocuklarınızın ilk öğretmeni sizlersiniz. Çocuğunuzun davranışları ona kazandırdığınız alışkanlıklarıyla şekilleniyor. Dolayısıyla beslenme alışkanlıkları sizden öğrendiği en önemli davranışlar arasında yerini alıyor. Yeterli ve dengeli beslenen ailelerin çocukları doğru beslenme alışkanlıkları edinebilme konusunda avantajlıdır. Örneğin kahvaltı yapmayan veya yemek seçen anne, baba veya kardeş farkında olmadan diğer çocuğun da bu istenmeyen alışkanlıkları geliştirmesine neden olabilir. Çocuğunuz büyürken geçirdiği fiziksel ve sosyal değişim, beslenme davranışlarını ve besin seçimlerini de etkiliyor. Bu yaş grubunda kimi zaman gün içinde yaşanan zorluklar, size, besinlere ve beslenmeye karşı bir tepki olarak gelişebilir. Bu gibi durumlarda, yemesi konusunda ısrarcı olmak yerine hoşgörüyü elden bırakmamak faydalı olabilir."

Fiziksel aktivitenin anne karnında başladığına dikkat çeken Yazar Soner Koşan,“Dünyaya gelmeye yaklaştıkça hareketlerimiz hızlanır. Bu doğal davranışlar bile fiziksel aktivitelerin bizim sosyal, duygusal, bilişsel, motor becerilerimizin üzerindeki etkisini açıkça gösteriyor. Hareketlilik çocuklarımızın fiziksel gelişiminin yanı sıra zihinsel gelişimine etki ediyor. Örneğin hareketlilik ince-kaba motor becerilerini ve koordinasyon algılamayı geliştirir. Çocuğun hızlı, yavaş, yakın uzak, aşağı yukarı, sağ sol çeşitli fiziksel yasalar hakkında bilgilerin öğrenilmesinde rol oynar. Çocuk kurallara uymayı, takım arkadaşlarının önemini, empati kurmayı, disiplini, motivasyonu, liderliği, duygularını öğrenmeyi ve duygularıyla baş etmeyi yine fiziksel aktivite sayesinde öğrenir. Ayrıca hareketlilik fiziksel gelişim, kas iskelet gelişiminde kemik, kıkırdak, tendonlar, bağlar ve kaslar gelişimini desteklediği gibi solunum, kardivasküler sistemi de düzenler.” dedi.

KAPSAMHABER

YORUM EKLE

banner325