Alexa

Kist Hidatik (Kistik Ekinokokkoz) Nedir?

Samsun İl Sağlık Müdürümüz Dr. Öğr. Üyesi Muhammet Ali Oruç 'un Kurban Bayramında yapılan kesimlerde "KİST HİDATİK" hastalığı konusunda uyarıda bulundu.

Kist Hidatik (Kistik Ekinokokkoz) Nedir?

"KİST HİDATİK" hastalığı konusunda dikkat edilmesi gerekenler konusunda vatandaşları uyaran ve bilgilendiren Samsun İl Sağlık Müdürü Dr. Öğr. Üyesi Muhammet Ali Oruç Kurban Bayramında yapılan kesimlerde dikkat edilmesi gereken konuları anlattı.

KİST HİDATİK HASTALIĞI NEDİR?

Kistik ekinokkozis, ülkemizde, özellikle hayvanlarda çok yaygın olması nedeniyle, önemli halk sağlığı sorunlarına neden olan ve ciddi ekonomik kayıplara yol açan zoonotik karakterli bir hastalık olduğunu belirten Ali Oruç, "Halk arasında kist hastalığı olarak bilinen bu hastalığın etkeni, Echinococcus granulosus adı verilen bir parazittir. Bu parazitin esas kaynağı köpek, kurt, tilki gibi et yiyen hayvanlardır. Parazit köpeklerin ince barsaklarında yaşar. Hastalık köpek dışkısı ile atılan yumurtalar ile insana bulaşır. " dedi.

HASTALIĞIN BELİRTİLERİ NEDİR

Köpek dışkısı ile atılan yumurtalar çok dayanıklı olduğunu, toprakta ve soğukta bir yıl kadar canlı kalabileceğini, Dışkıyla atılan yumurtalar hayvanların ayakları, arazi eğimi, rüzgar ve yağmurla yayıldığını, İnsanlar bu yumurtaları çiğ tüketilen ve iyi yıkanmamış meyve ve sebzelerden, kirli içme sularından aldıklarına dikkat çekerek, "İnsandan başka koyun, keçi, sığır ve manda gibi otla beslenen hayvanlar da yumurtaları alarak hastalanırlar. Alınan bu yumurtalar, barsaklarda açılarak barsak duvarını geçer, kan ve lenf yoluyla öncelik sırasıyla karaciğer, akciğer ve diğer organlara yerleşerek kist formunda yaşamlarını sürdürürler. Hastalığın başlarında kistin küçük olduğu dönemlerde uzun yıllar boyunca belirtisiz seyredebilir. Fakat kist büyüdükçe, bulunduğu bölgeye ve oluşturduğu basıya göre belirtiler ortaya çıkar. Kistler en sık karaciğer ve akciğerlerde görülürler. Nadiren dalak, karın zarı (periton), böbrek, kemik, göz yuvası, beyin, kalp ve yumurtalıklara da yerleşebilir. Karaciğer yerleşiminde karnın sağ üst kısmında ağrı, bulantı, kusma ve bazen kaşıntı, sarılık gibi belirti görülür. Akciğer tutulumunda solunum sıkıntısı, öksürük, ağızdan kan gelmesi ve göğüs ağrısı olabilir. " dedi.

Alerjik reaksiyonlar ortaya çıkabilir.

Diğer organ ve sistem tutulumlarında da bu bölgelere ait tablolar ortaya çıkabileceğini belirten Oruç, örnek vererek şunları anlattı:" kafa içi tutulumlarda; baş ağrısı, kusma, şuur kayıpları görülebilir. Kalp tutulumunda kalp ritm bozuklukları, enfarktüs bulguları, hatta kalp duvarında yırtılma olabilir. Kemik tutulumlarında kırıklar olabilir. Kist patladığında alerjik reaksiyonlar ortaya çıkabilir. Bu kistleri içeren hayvan etleri ve sakatatlar, köpekler tarafından yenince parazit barsaklarda olgunlaşır. Parazitlerin belirli aralıklarla yumurtlayarak ana konakçı köpekler tarafından dışkı ile atılmasıyla çevreye yayılır." dedi.

Kişinin mesleği, hobileri, yaşam koşulları, eğitim ve sosyoekonomik düzeyi hastalığa yakalanma riskini etkilediğini ifade eden Oruç, "En büyük risk grubunu parazit mücadelesi yapılmamış enfekte köpeklerle teması olan koyun, keçi, inek gibi hayvancılıkla uğraşan kişiler oluşturmaktadır. Ülkemizde kist hidatiğin sorun olmasının nedenlerinden birisi de özellikle kurban bayramları'nda yapılan kesimler sonrası kistli sakatatları gömmek yerine, köpeklere yedirmek ya da rastgele ortada bırakarak sokak köpeklerinin bu sakatatlarla beslenmelerine yol açmaktır." dedi.

BU HASTALIKTAN KORUNMAK İÇİN NE YAPILMALI?

-Köpek ve kedilere mümkün olduğu kadar çiğ et verilmemelidir.

-Kişisel temizlik kurallarına dikkat edilmeli, içme ve kullanma suları temiz olmalı, çiğ yenen sebze ve meyveler bol su ile iyice yıkandıktan sonra tüketilmelidir.

-Kesilen veya ölen hayvanların kist bulunduran organları köpeklerin ve diğer etçil hayvanların ulaşamayacağı şekilde gömülerek bertaraf edilmelidir. Özellikle kurban bayramlarında bu hususlara daha çok dikkat edilmelidir.

-Köpekler yılda dört kez iç parazitlere karşı ilaçlanmalıdır.

-Köpekler gezdirilirken etrafa dışkılamaları halinde dışkıları alınarak poşete konulmalı, ağzı bağlandıktan sonra çöpe atılmalıdır.

-Parazit mücadelesi yapılmayan serbest dolaşan köpeklerin okşanması ve sevilmesi sonrasında

-Eller yıkanmadan ağza götürülürse parazitin yumurtası bulaşabilir. Bu nedenle, özellikle çocukların köpeklerle temasından sonra ellerini bol su ve sabunla yıkamaları sağlanmalıdır.

KAPSAMHABER

Güncelleme Tarihi: 05 Ağustos 2019, 23:52
YORUM EKLE