banner434

“Ozonlanmış Kan Vücudun Savunma Sistemini Harekete Geçirebilir”

Uzm. Dr. Eren Yıldırım, Ozon terapinin uygun doz, endikasyon ve doğru malzeme kullanımı ile bilinen ciddi bir yan etkisi olmayan önemli bir tamamlayıcı ve destekleyici tedavi yöntemi olduğunu söyledi.

Sağlık 21.04.2022, 09:48
“Ozonlanmış Kan Vücudun Savunma Sistemini Harekete Geçirebilir”

Son dönemde hem yurt dışında hem de ülkemizde tıbbi tedaviye destek olarak ozon tedavisinin yaygın olarak kullanılmaya başlandığını belirten VM Medical Park Samsun Hastanesi Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Kliniği’nden Uzm. Dr. Eren Yıldırım, “Ozon terapi; uygun doz, endikasyon ve doğru malzeme kullanımı ile bilinen ciddi bir yan etkisi olmayan önemli bir tamamlayıcı ve destekleyici tedavi yöntemidir. Ozonlanmış kan, enjeksiyon bölgesinde lokal uyarıyı başlatır ve böylece vücudun savunma sistemi harekete geçer” dedi.

VM Medical Park Samsun Hastanesi Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Kliniği’nden Uzm. Dr. Eren Yıldırım, tıbbi tedaviye destek olarak kullanılan ozon tedavisi ile ilgili bilgilendirmede bulundu. Uzm. Dr. Yıldırım, ozon tedavisinin özellikle bağışıklık sistemini ilgilendiren hastalıklarda tıbbi tedaviye ek olarak etkili ve destekleyici bir tedavi yöntemi olduğunu söyledi.

15-20 DAKİKAYI GEÇMEYEN BİR İŞLEM

Ozon tedavisinin kişiyi yormadan 15-20 dakikada uygulanan bir tedavi olduğunu belirten Uzm. Dr. Eren Yıldırım, “En yaygın uygulama, majör ozon terapi ve minör ozon terapinin birlikte uygulanmasıdır. Majör ozon terapi uygulanmasında tamamen kapalı bir sistemle damar yolundan alınan 100 cc kadar kan, hastalığa uygun ozon dozuyla aynı miktarda ozonla muamele edilerek tekrar hastaya verilmektedir. Bu işlem 15-20 dakikayı geçmeyen bir işlemdir. Minör ozon terapide ise hastadan aldığımız kan mikroptan arındırılmış koşullarda ozona dirençli bir enjektörde ozonla karıştırılarak tekrar hastaya verilir. Ozonlanmış kan enjeksiyon bölgesinde lokal uyarıyı başlatır ve böylece vücudun savunma sistemi harekete geçer. Hastalıklara göre seans sayısı değişmekle birlikte genel uygulama haftada 1-2 seans olmak üzere toplamda 10-12 seans, sonrasında hastalığa göre ayda 2, ayda 1 veya 3 ayda 1 gibi uygulama şeklindedir” diye konuştu.

BAĞIŞIKLIK SİSTEMİNİ İLGİLENDİREN HASTALIKLARA DESTEKLEYİCİ BİR YÖNTEM

Bilimsel çalışmalarda ozon terapinin iyileşme kapasitemizi azaltan enflamasyon ve oksidatif stresi azaltmasının yanı sıra Covid-19 enfeksiyonunda da etkili olduğunun belirlendiğini vurgulayan Uzm. Dr. Yıldırım, ”Ozon terapi özellikle bağışıklık sistemini ilgilendiren hastalıklarda tıbbi tedaviye ek olarak etkili ve destekleyici bir tedavi yöntemidir. Güncel olması nedeniyle Covid-19 enfeksiyonu geçirmeden uygulanan ozon terapi uygulamaları hastalığın daha hafif seyirde geçirmesini sağlayabilmekte, yine hastalık sırasında ve Covid-19 enfeksiyonu sonrası uygulanan ozon terapiyle de hastalığın tedavisine ciddi katkı sağlanmaktadır” ifadelerinde bulundu.

HÜCRE YENİLENMESİNİ SAĞLAYICI TEDAVİ

Hücre yenilenmesini sağlayan bir işlem olması nedeniyle yaşlanmayı geciktirme ve daha genç görünüm için de ozon terapi yaptırabileceğini söyleyen Uzm. Dr. Eren Yıldırım, “Kas iskelet sistemi hastalıklarında da sıklıkla kullanılmaktadır. Fibromyalji, fibromiyozit, kronik yorgunluk sendromu, bel-boyun fıtıkları, kas spazmları, eklem hastalıkları gibi durumlarda da klasik tedavilere ek olarak ozon terapiden faydalanarak hastanın kronik ağrılarının giderilmesinde, vücudun kendini iyileştirme kapasitesini artırmasında destek sağlıyoruz. Diyabet hastalığında şeker regülasyonuna katkı sağladığı gibi özellikle diyabetik ayak yaralarında uygulanan ozon terapiyle iyi sonuçlar alınmaktadır. Bunun yanında özellikle iyileşmeyen yaralar, yanıklar, ciddi mantar enfeksiyonlarında da ozon terapi yaygın şekilde kullanılmaktadır. Onkolojik hastalarda tıbbi tedavi yanında uygulanan ozon terapi hastaların hastalığı daha iyi tolere etmesini sağlamakta, günlük yaşam kalitesine olumlu etki sağlamaktadır. Astım gibi akciğer hastalıklarında, alerjik hastalıklarda, damar hastalıklarında, romatizmal hastalıklarda, hepatit gibi karaciğer hastalıklarında ozon terapi yaygın olarak kullanılmakta ve hastalar bu destek tedavisinden çok ciddi fayda görmektedirler” şeklinde konuştu.

HİÇ HASTALIĞI OLMAYANLARDA DİRENÇ OLUŞTURMAK İÇİN UYGULANABİLİR

Günümüzde beslenme alışkanlıkları, hareketsiz yaşam, hava kirliliği, toksik yüklenmeler, stres gibi birçok durumda antioksidan ve iyileşme kapasitemizin azaldığını söyleyen Uzm. Dr. Eren Yıldırım, “Ozon terapi hiç hastalığı olmayan bireylerde hastalıklara karşı direnç oluşturmak amacıyla rahatlıkla uygulanabilmektedir” dedi.

Uzm. Dr. Eren Yıldırım, ozon tedavisinin faydalarını şöyle sıraladı:

• “Stres ve yorgunluğu giderir.

• Ödem ve toksinlerden vücudu arındırır.

• Kronik ağrıların azalmasını sağlar.

• Kan ve lenf sistemini, dolayısıyla dolaşım sistemini düzenler.

• Bağışıklık sistemini düzenler, direnci artırır.

• Yağ dokularının parçalanmasında rol oynayarak sağlıklı kilo vermeyi sağlar.”

İŞLEMDE KULLANILAN MALZEMELER OZONA DAYANIKLI OLMALI

Ozon tedavisinde hastanın antioksidan kapasitesine göre yüksek dozda ozon verilmesine ya da uygulamadaki farklılıklara bağlı olarak gelişebilen yan etkilerin geçici olduğunu vurgulayan Uzm. Dr. Yıldırım, “Bakla alerjisi, hipertoidi, masif kanama, yeni geçirilmiş kalp krizi, pankreatit durumlarında ozon alerjisi olanlarda ozon tedavisi uygulamıyoruz. Ozon tedavisinin bilinen yan etkileri baş ağrısı, halsizlik, yorgunluk olup bu etkiler geçicidir. Bunlarla birlikte ozon jeneratörünün uygun dozajda ozon üretebilen kalibrasyonlarının düzenli takip edildiği bir cihaz olması ve ayrıca bu işlemde kullanılan malzemelerin mutlaka ozona dayanıklı malzemelerden kullanılması gerekmektedir” diyerek sözlerini noktaladı.

Kaynak: KAPSAMHABER
Yorumlar (0)