Alexa

Prebiyotikler ve Probiyotikler Nedir? (Kabızlık)

OBEZİTE ve BAKTERİ ilişkisinden sonra en önemli olan KABIZLIK, Prebiyotikler ve Probiyotikler Nedir, ne işe yararlar?

Prebiyotikler ve Probiyotikler Nedir? (Kabızlık)

Daha önce OBEZİTE ve BAKTERİ ilişkisini konu etmiştik. Peki KABIZLIKPREBİYOTİKLER ve PROBİYOTİKLER nedir? Sabırlı olun ve okuyun. Sağlığınız ve konforlu hayatınız için çok önemli olan araştırmamızı okuduğunuzda belki ilk defa duyduğunuz ve hayret edebileceğiniz bilgilere ulaşacaksınız.

PREBİYOTİKLER Nedir?

Her şey Bulgar köylülerinin uzun yaşamlarının sırrını araştırmakla ortaya çıktı. Uzun yaşamlarının fermente süt ürünleri tüketimine bağlanması nasıl rol oynamışsa, “prebiyotik” kavramının ortaya çıkışında da yaşam süresinin uzun olduğu bazı toplumlarda diyetle alınan kısa zincirli fruktooligosakkaridlerin tüketiminin yüksek olduğunun bulunması rol oynamıştır. İçerdikleri monosakkaridleri farklı (glukoz, fruktoz, ksiloz ve galaktoz) prebiyotikler vardır.İnülin ve oligofruktoz en yaygın olarak kullanılanlarıdır. Şimdi sizin anlayacağınız dille anlatacağım:

Kısacası. Prebiyotikler, bağırsak florasında bulunan dost bakterileri besleyen ve onların çoğalmasına yardımcı olarak florayı destekleyen, sindirilemeyen besin bileşikleridir. Üst GİS’de sindirime uğramadan kolona ulaşabilen, kolonda seçici olarak fermente edilen ve kolondaki faydalı bakteri gruplarının çoğalmasını ve/veya aktivitesini uyaran besin bileşenlerine prebiyotik denir.

KABIZLIK sorunu var demektir?

Bugün için bilinen adıyla prebiyotikler besin lifidir. Ama tüm besin lifleri prebiyotik değildir. Bazı besin liflerinin prebiyotik etkisi yoktur.Prebiyotikler de ince bağırsakta sindirime dayanıklıdır. Kalın bağırsakta fermente olurlar. Glisemik indeksleri düşüktür, az enerji verirler. Dışkı hacmini ve sıklığını arttırırlar. İşte KABIZLIK problemide tam burada çıkmaktadır. Lifsiz ve  hazır gıda ve susuz yemeklerle beslenenlerin en sık karşılaştığı problem KABIZLIK sorunudur. PREBİYOTİK dediğimiz bu lifli besinler Kalın bağırsağın iç çeperinde ki Rektum mukozasında transversal plikalar vardır. Bu Plikalar istemsiz çalışırlar düzenli olarak ince bağırsaktan sindirilerek gelen lifli, posalı yediğimiz gıdaların vücudu rektumdan terk etmesi için çalışırlar. İşte yediğiniz besinler o plikalara tutunamazsa KABIZLIK sorunu var demektir. Bu aynı su değirmenin çarkını düşünün. Değirmen savağına gelen sular dönen çarkta ki su alan tenekelerin dolması gibidir. Sulu ve lifli gıda tüketmediyseniz o tenekeler dolmaz. Sonucunda da bağırsağın bakteri ortamı değişeceğinden bizi çok ağır beslenme sorunları yani kansere kadar sorun bizi bekliyor demektir.

Bağırsaklarda bulunan bakteri florasının/ortamının desteklenmesi için probiyotik almak ve prebiyotik tüketerek bağırsaklarda var olan yararlı bakterilerin çoğalmasını sağlamak üzere genellikle iki yol vardır. Prebiyotikler vücudumuza yararlı bir veya daha fazla türden mikroorganizmanın çoğalma ve/veya aktivitesini seçici olarak arttıran ve sindirilmeyen besin bileşenleridir. Bir besin bileşeninin prebiyotik özellik taşıyabilmesi için aşağıdaki özelliklerinin olması gerekir.

1- Sindirime dirençli olmalıdır
2- Kolon mikroflora bakterileri tarafından hidrolize edilmelidir.
3- Kolondaki yararlı bakterilerinin çoğalmasını ve/veya aktivitesini stimüle etmelidir.
4- Konakçının sağlığı üzerinde olumlu etkileri olmalıdır.

Ben çok fazla teferruata girmeyeceğim. Prebiyotiklerin yararlı etkileri arasında patojen/zararlı bakteri çoğalmasını önlemesi, laksatif/boşaltma etki yapması, ishal ve kolon kanseri gelişme riskini azaltması, mineral emilimi arttırmasıdır.

Prebiyotik kısacası sindirilmeyen besin öğeleridir. Ancak bu besin öğelerinin prebiyotik olabilmesi için; mide ve ince bağırsaktan bozulmadan geçmesi ve kalın bağırsakta bulunan yararlı bakteriler için besin özelliği taşıması ve onların çoğalmasını devamlı kılması  gerekmektedir.

Prebiyotiklerin en iyi kaynakları; muz, soğan, sarımsak, pırasa, kepekli buğdaylar, yulaf, keten, arpa, fasulye, nohut, arpa, çavdar, enginar ve kuşkonmazdır. Makarna, tahıl barları, yoğurt ve lor peyniri içerisine ekleyerek de yararlanabiliriz.

PROBİYOTİKLER NEDİR?

Bağırsaklarımızda birçok yararlı ve zararlı bakteri yaşıyor. Bağırsaklarımızda bulunan bu bakteri topluluğun dengesi veya dengesizliği ise sağlığımızı doğrudan etkiliyor. İşte probiyotikler, tam bu noktada görev alıyor ve bakteri florasının dengesini sağlayarak sindirim sistemini düzenlemeye ve bağışıklık sistemini desteklemeye yardımcı oluyor.

Probiyotik canlı mikroorganizma (genelde bakteri), prebiyotik ise lifli besinlerdir. Bazen probiyotik ve prebiyotik etkiyi artırmak için birlikte verilebilir. Bu durumda ortaya çıkan besin takviyesine simbiyotik adı verilir.  Bilinen önemli bir yan etkileri yoktur. Bazen duyarlı kişilerde bazı probiyotikler ilk birkaç gün gaz şişkinlik hatta ishal yapabilir. 

Bağırsakta bulunan mevcut bakterilerin arasına yerleşip bağırsak florasının bir parçası olurlar. Bağırsak milyarlarca bakteriye ev sahipliği yapmaktadır. Doğal koloniler 400-500 farklı bakteri cinsinden oluşur. Probiyotikler, insan bağırsağını aktif formda giriş yapan canlı bakterilerdir. Sindirim sistemini düzenlemeye ve bağışıklık sistemini desteklemeye yardımcı olur.

Literatürde probiyotikler için çok fazla tanım kullanılmışsa da, en açıklayıcısı; besinlerle alınan ve belli miktarlarda alındığında konakçının bağırsak florasını dengeleyerek olumlu etkileri olan canlı mikroorganizmalardır.

İlk defa Bulgar köylülerin ağız yoluyla aldıkları laktobasillerin, sağlıkları üzerine olumlu etkisi olduğu yaşam sürelerini uzattığı gözlemlenmiştir. Bir mikroorganizmanın probiyotik olabilmesi; öncelikle normal bağırsak ortamını bozmaması, doğal florası içinde olması, kullanan için zararlı olmaması, non ınvaziv ya da nonkarsinojenik olması (Kanserojen olamaması) ve ağız yoluyla alınan probiyotikler için asit Ph ve safra tuzlarına dirençli olması gibi özelliklerinin olması aranmalıdır. prebiyotik ve probiyotikleri birbirinden ayırmak imkansizdır. Gelecekte her hastalık için oluş mekanizmasını bloke edebilecek ya da tedavi aşamasında etkili olabilecek probiyotiklerin devreye gireceğine inanıyoruz

Probiyotikler, sindirim sistemini düzenlemeye ve bağışıklık sistemini desteklemeye yardımcı olsalar da prebiyotikler olmadan fazla yarar sağlamazlar. Çünkü prebiyotikler, bu iyi bakterileri yararlı bir şekilde besleyen özel liflerdir. Vücudumuz bu bitkisel lifleri sindiremez; bu nedenle kalın bağırsakta fermente eder. Bu da iyi bakterilerin büyümesini, kötü bakterilerin ise çoğalmasını engelleyen bir etki yaratır.

Üstelik probiyotiklerin, sağlık üzerinde bilinen birçok faydası var; sindirim sistemini düzenlemeye ve bağışıklık sistemini desteklemeye yardımcı olmaları, çeşitli nedenlere bağlı olarak kaybedilen yararlı bakterilerin geri kazanımını sağlamaları, yine çeşitli nedenlere bağlı olarak artan zararlı bakterilerin sayısını azaltmaları, bağırsak sağlığını destekledikleri artık bilinmekte.

Probiyotikler bağırsaktaki yararlı bakterileri artırıp, zararlı bakterilerin sayısını azaltarak etkili olurlar. Bağırsak sisteminde iyi bakterilerin doğal dengesinin korumasına ve yenilemesine yardımcı olurlar. Gıdalarla alınan bazı vitamin ve minerallerin emiliminin artmasını sağlayabilirler. Bağırsak hareketlerinin düzenlenmesine yardımcı olup kabızlığın, bağırsak sorunlarının(ishal,şişkinlik, gaz, hazımsızlık) önlenmesine yardımcı olarak hastalık sonrası hızlı iyileşmeyi sağlarlar.

Vücut içindeki zararlı bakterilerin çoğalmasını durdurmaya yardım eder. Özellikle antibiyotik ilaç kullanımı sonrası bağırsaktaki bozulan faydalı bakteriler dengesini sağlar Ayrıca  laktoz intoleransının önlenmesinde ve bağışıklık sisteminin güçlenmesinde etkili olabilmektedir. Biz Hayvancılıkta özellikle tavukçuluk sektöründe de verim düşüklüğünü, sağlıklı beslenme ve yumurta üretiminin artırılmasında PREBİYOTİK ve PROBİYOTİĞİ kullanmaktayız. İnsan sağlığında ise işte size teferruatını yukarı da vermiş durumdayım.

Probiyotikler arasında en çok bilinen örnek ise Lactobacilius acidophilus türlerini içeren yoğurt olmakla birlikte Yoğurt harici doğal probiyotikler:

Ayran, süzme peynir, lahana turşusu, Pastörize edilmemiş turşu ( turşu suyu)  ve zeytin diğer Doğal Probiyotik Gıdalara örnektir. Probiyotikler, canlı bakterileri ve mayaları içerir. Bunlar arasında en önemlileri laktik asit bakterileridir.

Saygılarımla

Mustafa Kemal Bektaş

KAPSAMHABER

Güncelleme Tarihi: 13 Ağustos 2018, 22:20
YORUM EKLE