Prof. Dr. Serdar Yol, Kolon Kanserini Dikkat Çekti

Prof. Dr. Serdar Yol, “Ailesinde kolorektal kanser öyküsü olanlar, inflamatuvar bağırsak hastalığı olanlar, kalıtsal genetik bozukluğu olanlar ve meyve ve sebzeleri az tüketen kişiler Kolorektal Kanser açısından risk grubundadır” dedi.

Sağlık 11.03.2021, 11:20
Prof. Dr. Serdar Yol, Kolon Kanserini Dikkat Çekti

Kolon Kanseri Farkındalık Ayı dolayısıylakolorektal kanserhakkında bilgi veren Prof. Dr. Serdar Yol, “Ailesinde kolorektal kanser öyküsü olanlar, inflamatuvar bağırsak hastalığı olanlar, kalıtsal genetik bozukluğu olanlar ve meyve ve sebzeleri az tüketen kişiler Kolorektal Kanser açısından risk grubundadır” dedi.

Kolon adı verilen kalın bağırsağın yaklaşık 1.5-2 metre uzunluğundaki sindirim sisteminin son parçasını oluşturan organ olduğunu belirten Liv Hospital Samsun Genel Cerrahi Kliniği’nden Prof. Dr. Serdar Yol, bunun son 15-20 cm’lik kısmına rektum adı verildiğini ve bu alanda gelişen kanserlere de ‘Kolorektal Kanser’ adı verildiğini belirtti. Yaşam boyu Kolorektal Kanser gelişme ihtimalinin erkeklerde yüzde 4.5, kadınlarda ise yüzde 3.2 olduğu bilgisini veren Prof. Dr. Yol, Kolorektal Kanser’in birçok belirtisi olduğunu belirterek, “Bunların başında yeni başlayan kabızlık veya sık tuvalete gidip tam rahatlayamama, dışkının incelmesi, makattan kan gelmesi veya dışkının kanlı olması, kansızlık, karın ağrısı, halsizlik ve kilo kaybı gelir” diye konuştu.

Prof. Dr. Serdar Yol, Ailede kolorektal kanser öyküsü , inflamatuvar bağırsak hastalığı (ülseratif kolit, Crolin hastalığı gibi), kalıtsal genetik bozukluğu olanlar (ailesel polipozis sendromu varlığı gibi), işlenmiş ve hayvansal gıdaları aşırı tüketenler, meyve ve sebzeleri az tüketenler, sigara kullanımı olanlar, ailesinde meme yumurtalık ve rahim ağzı kanseri olan kişilerin Kolorektal Kanser açısından risk grubunda olduğuna dikkat çekti.

Bu hastalıkta en önemli tanı aracı kolonoskopidi olduğunu belirten Yol, ayrıca dışkıda gizli kan bakılması ile de tanı konabileceğini belirterek, "Tomografi ve dışkıda genetik testler kullanılabilir. Makattan kanaması olan her hastaya, birinci derece akrabasında kolorektal kanser öyküsü olmayanlarda 50 yaşından itibaren, birinci derece akrabasında Kolorektal kanser öyküsü olanlarda ise akrabasında hastalığın ortaya çıktığı yaşın 10 sene öncesinden itibaren (genellikle 40 yaştan itibaren) kolonoskopi yapılmalıdır. Kolorektal Kanserde tedavi, cerrahi öncelikle düşündürmekle birlikte kemoterapi ve radyoterapi ile kombine tedavi yöntemleri uygulanmakta, kişiye göre tedavi planlanmaktadır” dedi.

Kaynak: KAPSAMHABER
Yorumlar (0)