Asistan Hekimlerin Çalışma ve Eğitim Koşulları Derhal İyileştirilmeli

Samsun Tabip Odası Asistan Ve Genç Uzman Hekim Komisyonu Samsun Tabip Odası Yönetim Kurulu yaptığı açıklamada yazılı basın açıklamasında, Asistan hekim sorunları ve son yıllarda giderek artan genç hekim ölümleri kaygılarını artırdıklarını belirtti.

Samsun 05.03.2021, 12:39 05.03.2021, 12:49
Asistan Hekimlerin Çalışma ve Eğitim Koşulları Derhal İyileştirilmeli

Uzun yıllardır var olan, ancak mevcut sağlık politikalarının bir yansıması olarak her geçen gün derinleşen asistan hekim sorunları ve son yıllarda giderek artan genç hekim ölümleri kaygılarını artırdığını belirten Samsun Tabip Odası Asistan Ve Genç Uzman Hekim Komisyonu Samsun Tabip Odası Yönetim Kurulu yaptığı yazılı basın açıklamasında şunları belirtti:

Asistan hekimler olarak 6 yıl süren zorlu bir tıp eğitimi ve tıpta uzmanlık sınavı hazırlık süreci sonrası büyük umutlar ve istek ile başlanan, eğitim almak üzere gelinen hastanelerde ilk iş gününden mezuniyete kadar 36 saate varan çalışma süreleri, ücretli nöbet ertesi izin hakkının yok sayılması, görev tanımı dışındaki angarya işleri yapma zorunluluğu ve mobbinge varan birçok sorun ile karşı karşıya kalmaktayız.

Büyük bir çoğunluğumuz özellikle asistanlığın ilk yıllarında ayda 15 nöbete varan ve adına eğitimin bir gerekliliği denilen insanlık dışı çalışma saatleri nedeniyle asgari sosyal hayatı yaşamayı dahi mümkün kılmayan, ruhsal birçok sıkıntıya neden olan dönemlerden geçmektedir. Mevzuatta “gece nöbeti tutanlara ertesi günü görev verilmez” ifadesi yer almasına rağmen başhekimlere kurumda hizmetin aksamaması gerekçeleriyle nöbet ertesi dinlenmesi gereken hekimi mesaiye devam ettirme yetkisi verilmektedir. Bu yetki ile pandemi döneminde yapılan görevlendirmelerden de anlaşılacağı üzere hizmetin devam ettirici işgücü olarak görülen asistan hekimlere nöbet ertesi izin hakkı kullandırılmamaktadır. Çalışma saatlerinin uzunluğu düşünüldüğünde hem asistan hekimin kişisel sağlığı hem de hastalarımızın sağlığına zarar veren bu uygulamalardan, mevcut hali ile dahi yetersiz olan ücretlerimizden kesinti yapılmasından vazgeçilmesini talep ediyoruz.

Eğitimin öncelikli olması gereken hastanelerde sorumlu olduğumuz uzmanlık eğitiminin geri plana atılmasını, anayasal bir hak olan eğitim hakkının gaspı olarak görmekteyiz. Asistan hekimler olarak uzmanlık eğitiminin en başında dahi polikliniklerde, servislerde tek başımıza koca yükler sırtlanıyoruz. Eğitici yönlendirmesi ve denetimi olmadan hasta muayenesi yapmak, performans sistemi ve kışkırtılmış sağlık talebinin ihtiyaçlarını karşılamak zorunda bırakılıyoruz. Hasta yakınlarının ilk muhatabı olarak da en çok şiddete maruz kalanlar oluyoruz. Çoğu sağlık kurumunda yoğun çalışma şartları altında ezilirken akademik çalışmalara gereken zamanı ayıramıyoruz. Eğitim seminerleri, vaka tartışmaları dahi sağlık hizmetini aksatmamak adına yemek saatlerinde ve mesai bitimlerimizde yapılıyor. Bir kere daha hatırlatıyoruz asistan hekimler tıpta uzmanlık eğitimi almaya gelmiş öğrencilerdir. Eğitim süresinin büyük bir kısmı öğrenmek ile geçmelidir. Asistan hekimler sağlık hizmetinin temel taşı değildir, bu yük için asistan hekimin omzu uygun değildir.

Tüm bu sorunları dile getirildiğinde ise “öğretmemek”, eğitim süresini uzatmak, fazla nöbet yazmak gibi birçok tehditle karşı karşıya kalıyor, mobbinge uğruyoruz. Büyük istekle ve umutla geldiğimiz hastanelerdeki eğitim sürecimiz bir an önce daha rahat edeceğimizi umduğumuz uzmanlık kıdemine ulaşmakla kurtulacağımızı düşündüğümüz süreçlere dönüşüyor.

Dinlenme, hastalık, evlilik ve yıllık izin haklarımızı kullanmanın süresi, zamanı, hatta ve hatta kadın asistan arkadaşlarımızın çocuk sahibi olma isteklerinin dahi emir-komuta zinciri ile kontrol edilmeye çalışıldığı bir çalışma düzeni bizleri tüketiyor. Ve Türkiye’nin birçok ilinde asistan hekimlerin çığlığı yükseliyor; bıçak kemiğe dayandı!

Bizler, bu ülkenin genç hekimleri, yurttaşlarımızın sağlıklarının geleceği olan asistanlar olarak;

  • Tüm eğitim kurumlarında nitelikli tıpta uzmanlık eğitimi verilmesini ve düzenli periyotlarla TUK tarafından denetlenmesini,
  • Koşulsuz nöbet ertesi izin hakkının uygulanmasını,
  • Temel ücretlerin yaşanabilir seviyeye çıkarılmasını,
  • Pandemi ve sonrasında bölüm içi iş dağılımının adil bir şekilde yapılmasını,
  • Sağlıkta mobbingin son bulmasını, bu konuda bütün meslektaşlarımızın üzerine düşen görevi yerine getirmesini,
  • Mobbinge karşı şikâyet, denetleme ve cezalandırma mekanizmalarının uygulamaya sokulmasını,

Tıp eğitimini yaralayan üniversite özerkliğine müdahale ve sözleşme dayatılmasından derhal vazgeçilmesini talep ediyoruz.

Kaynak: KAPSAMHABER
Yorumlar (0)