SAMÇEP Sözcüsü Mehmet Özdağ, İzmir halkının Yanındayız

SAMÇEP Sözcüsü Mehmet Özdağ, "İzmir Seferihisar açıklarında 6.6 büyüklüğünde yaşanan deprem sonucu hayatını kaybeden yurttaşlarımıza Allahtan rahmet, yakınlarına başsağlığı ve sabır, tüm İzmir ve çevre illerde depremi yaşayanlara geçmiş olsun dileklerimizi iletiyoruz" dedi.

Samsun 31.10.2020, 18:58
SAMÇEP Sözcüsü Mehmet Özdağ, İzmir halkının Yanındayız

İzmir Seferihisar açıklarında 6.6 büyüklüğünde yaşanan deprem sonucu hayatını kaybeden vatandaşlara Allahtan rahmet, yakınlarına başsağlığı ve sabır dileyen SAMÇEP Sözcüsü Mehmet Özdağ, "tüm İzmir ve çevre illerde depremi yaşayanlara geçmiş olsun dileklerimizi iletiyoruz." dedi.

SAMÇEP Sözcüsü Mehmet Özdağ, yaptığı yazılı basın açıklamasında şunları söyledi:

Deprem ülkesinde yaşadığımız gerçeğini; kentlerimizin, imar uygulamalarımızın ve yapılarımızın depreme uyyumlu olmadığını, 21 yıldır toplanan deprem vergilerini amacına uygun kullanılmadığını, yıkıcı sonuçlara yol açan bir deprem ile bir kez daha gördük. Samsun Çevre platformu olarak İzmir halkının yanndayız, dayanışma içinde olacağız.

Enerji ve maden şirketlerine daha fazla imtiyaz, halka ise yüksek fatura!

Elektrik Piyasası Kanunu ve Bazı Diğer Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi, sektöre ilişkin hiç bir bilimsel veri, belge, rapor sunulmadan TBMM Sanayi Komisyonu’nda jet hızıyla görüşüldü. Teklifin önümüzdeki günlerde TBMM Genel Kuruluna getirilmesi bekleniyor.

Yapılan değişikliklere ilişikin kanun gerekçesinde ifade edildiği üzere; düzenlemenin “özel sektör yatırımcılarının faaliyetlerini daha sağlıklı ve hızlı bir şekilde gerçekleştirlmesini temin etmek” amacı ile yapıldığı açıkça belirtilmektedir.

Zira çabuklaştırma, basitleştirme gerekçesi ile tek adam rejimi daha fazla pekiştirilmekte, kamu denetimi ortadan kalırılmakta ve kamunun vergi gelirlerinden şirketler lehine vaz geçilmektedir.

Ayrıca kamulaştırma işlemlerinin hızlı ve denetimden uzak gerçekleştirilmesi sağlanarak, sadece şirketleri koruyan düzenlemeler yapılmak istenildiği görülmektedir.

Teklif ile 21 elektrik dağıtım bölgesini işleten ortaklaşmış bir avuç şirkete, Yenilenebilir Enerji Kaynakları Destekleme Mekanizması - YEKDEM’den faydalanan 461’i Hidroelektrik, 126’sı Biyokütle olmak üzere, toplamda 818 enerji üretim santralına ve çok sayıda maden ve enerji şirketine avantaj sağlanmaktadır.

İçinde halkın olmadığı teklif ile;

Maden şirketlerinin ruhsat alanı dışında da tesis kurmaları sağlanıyor.

Maden şirketlerinden çeşitli işlemlerinde istenen borcu yoktur yazısı istenmeyerek, kamu alacaklarının takibinden vazgeçiliyor.

Araba lastiği gibi toksik petrol türevinin yakılmasına ve bunun yenilenebilir olarak kabul edilmesine, belediye çöpünün olduğu gibi biyokütle yakıtı olarak değerlendirilmesine olanak tanınıyor,

Orman ürünlerini ve tarımsal atıkları yakarak elde edilen enerji “yenilenebilir” sayılıyor ve en üst orandan teşvik ediliyor. Biyokütle santrallarının (BES) önü daha da açılıyor.

Yenilenebilir Enerji Kaynakları Destek Mekanizması (YEKDEM) kapsamında Karadeniz derelerinde çevresel ve sosyal yıkımlara ve sel felaketlerine neden olan HES’lere teşvik artarak devam ediyor.

YEKDEM kapsamında HES ve BES’ler dahil ayrıcalıklı şirketlere 2019 yılında 25 Milyar Tl teşvik verildiğini ETKB Yardımcısı Abdullah Tancan kanun görüşmeleri esnasında açıklamıştır. 2020 yılında halkın sırtına yüklenecek YEKDEM faturasının 30 Milyar Tl olması bekleniyor.

Elektrik dağıtım şirketlerinin sorumluluğunda olan kayıp kaçak tüketimlerinin ve sayaç okuma giderlerinin elektrik faturalarına yansıtılarak halka ödetilmesine devam ediliyor.

Elektrik faturlarındaki TRT Payı ve yüksek orandaki belediye tüketim vergisi aynen korunuyor.

Bir kez daha yineliyoruz;

Bu kanun teklifinde enerji tasarrufu yok, enerji verimliliği yok, enerji kooperatiflerine teşvik yok, ekolojik duyarlılık yok, enerji demokrasisi yok,.

Bu kanun teklifinde sanayici yok, çiftçi yok, esnaf yok, emekli ya da ücretli çalışan ya da işsiz olup yaşam mücadelesi veren kimse yok; kısacası halk yok.

Tüm muhalefet partilerini, emek örgütlerini, demokratik kitle örgütlerini ve ekoloji örgütlerini ve halkımızı bu yasa teklifine karşı çıkmaya çağırıyoruz.

Halktan yana, doğal dengeyi gözeten enerji ve maden politikaları istiyoruz.

Yorumlar (0)