Alexa


SAMÇEP Sözcüsü Özdağ; Bu Rapor Bilmezkişi Raporu mu?

SAMÇEP Sözcüsü Mehmet Özdağ, "Çarşamba Biyokütle Enerji Santralı için Samsun Valiliğinin “ÇED Gerekli Değildir” kararının Yürütmesinin Durdurulması talebi ile Samsun 3. İdare Mahkemesinde görülen davada mahkeme heyetinin talebi üzerine hazırlanan bilirkişi raporu 27 Ocak 2020 tarihinde dava dosyasına eklenmiştir." dedi.

Samsun 18.02.2020, 14:26 18.02.2020, 14:36
SAMÇEP Sözcüsü Özdağ; Bu Rapor Bilmezkişi Raporu mu?

Yazılı basın açıklaması yapan Samsun Çevre Platformu SAMÇEP Sözcüsü Mehmet Özdağ, Çarşamba Biyokütle Enerji Santralı için Samsun Valiliğinin “ÇED Gerekli Değildir” kararının Yürütmesinin Durdurulması talebi ile Samsun 3. İdare Mahkemesinde görülen davada mahkeme heyetinin talebi üzerine hazırlanan bilirkişi raporu 27 Ocak 2020 tarihinde dava dosyasına eklendiğini belirtti.

Bilirkişilerden beklenilen, kendi uzmanlık alanlarında referansları ve toleransları da belirterek, rakamsal verileri ve de şartnameleri de ilişkilendirerek, mahkemenin sorduğu (hakimlerin uzmanlık alanına girmeyen) konuları açıklığa kavuşturmak olduğunu belirten Sözzü Özdağ, "Hatırlatmak isteriz ki; Yüksek tarımsal potansiyeli nedeniyle ve 12.12.2016 tarih ve 2016/9620 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile koruma altındaki Çarşamba Ovasındaki Eğercili Mahallesi MUTLAK tarım arazisi niteliğindedir. 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazilerin Kullanımı Hakkında Kanununun buyurucu mahiyetteki en temel hükümleri gereği "Büyük ovalarda bulunan tarım arazileri hiçbir surette amacı dışında kullanılamaz". dedi.

Bilirkişi raporunun toplam 36 sayfa olduğuna dikkat çeken Özdağ,  ilk onbir sayfa, bilirkişilere yöneltilen sorular ve dava dosyasının özeti ile proje tanıtım dosyasındaki kurum görüşlerinin özeti şeklindedir. Geri kalan 25 sayfanın büyük kısmında şirketin hazırlattığı proje tanıtım dosyasından kopyala yapıştır yöntemi ile şirketin çevresel etkiler üzerine taahhütleri ve resmi kurum görüşleri tartışmasız kabul edilmiş akıl ve bilim süzgecinden geçirilmemiştir. Dava dilekçemizde belirtilen çevre ve insan sağlığına, Çarşamba Ovasındaki tarımsal faaliyetlere ve temiz su kaynaklarına  muhtemel zararların oluşması hali, eski hale getirme önlemleri hiç dikkate alınmadığı gibi, geri dönülmesi imkânsız durumun ortaya çıkması halinde ne gibi önlemler alınacağı da ikna edici teknik olgularla birlikte açıklığa kavuşturulmamıştır. " dedi.

 Samsun Çevre Platformu SAMÇEP tarafından yapılan açıklama şöyle devam ediyor:

Sicil itibariyle Valilik ya da Bakanlık memuru konumunu aşamayan, bağımsız ve özgün bir duruş sergileme olanağından mahrum, koro halinde Vali ya da Bakandan ilham alarak görüş belirtmek ve imza atmak durumunda kaldıkları için ilgili kurum yazılarının hiç bir ilmi değeri yoktur Dolayısıyla, Şirketin hazırlattığı Proje Tanıtım Dosyası ve dayanaklarını akıl süzgecinden geçirmeden yansızlık, nesnellik ve bilimsellik ölçütlerine aykırı bir şekilde tartışmasız, gözü kapalı kabul eden sözde bilirkişilerin hazırladığı raporun da hiç bir bilimsel yönü bulunmamaktadır.

Bilirkişi Raporundan İnciler;

•    Açık yasa hükümlerine rağmen Tarım Reformu Genel Müdürlüğünün bir talimatnamesine atfen, hiç bir makul bir gerekçe gösterilmeden; bilirkişi raporunda "Kuru Mutlak Tarım Arazisinin tarım dışı amaçlı kullanımı uygundur” denilerek Samsun Bölge İdare Mahkemesinin yürütmeyi durdurma kararı da yok sayılmıştır.
Türkiye Cumhuriyeti yasalarına göre hiçbir talimat, tüzük, yönetmelik YASA hükümlerine aykırı olamaz.
•    “...Alanda yapılan incelemelerde tesis çevresinin ekili alanlar ile kaplı olduğu, yerleşik hayatın devam etliği.. Dolayısı ile tesisin yapılacağı ortamda zaten doğal bir hayat olmayıp bölge halkı tarafından oluşturulan günlük aktivitelerin çok yoğun gerçekleştiği bir işleyiş söz konusudur....” denilmektedir.
Bir alan hem tamamen tarım alanı hem de doğal bir hayat yok, hem mutlak tarım arazisi hem de tarımdışı amaçlarl kullanılabilir!
Aralarında bir Ziraat Fakültesi Profesörünün de yer aldığı bilirkişi heyetinin bu yaklaşımı, bir bilim cinayetidir.
•     “Bahçe atığı olan ve kereste sektöründe değerIendirilemeyen ağaç kökleri (çam, kızıl ağaç. kavak vb.), İnce dallar, kesim ve budama artıkları, fındık kabuğu, vs.. toplanan bu hammaddeler tesis bünyesinde yakılarak elektrik enerjisi üretilecektir” denilmektedir.

Bunların hiçbiri yakılarak, yenilenebilir enerji elde edilmesi mümkün değildir. Çünkü yakma işlemi ile, enerjinin yenilenebilir enerji olma vasfı ortadan kalkar. Aralarında bir Biyolog bir de Çevre Yüksek Mühendisi Profesörünün de olduğu bilirkişi heyeti bu bilimsel gerçeği yadsımıştır.
•    “... son birkaç on yılda, biyokütle yakıtının gerçekten yararlı ve sürdürülebilir olup olmadığı üzerine tartışmalar sürmektedir. ... biyokütle ürünlerinin yanmasında karbon nötr ve neredeyse sıfır CO2 emisyonu...  Araştırma çalışmaları, enerjinin çevresel kirliliğe yol açmadan sürdürülebilir olarak sağlanabilmesi için kullanılacak kaynakların başında geldiğini göstermektedir...” denilmektedir

Son birkaç on yıl nasıl bir zaman dilimidir, 20, 40, 50, 90 yıl, hangisi?
Biyokütle enerji santralleri fosil yakıtlı santrallerden daha fazla CO2 yayarlar, çünkü odun ve diğer biyokütle türleri karbondan zengindir “Bir karbon türevi olan madde yanacak ve sıfır CO2 çıkacak demek”, ile “kimya bilimi yoktur” demekle aynı şeydir. 
Hangi bilimsel litaratürde yazıyor bunlar? Niye kaynak göstermiyorsunuz, siz nasıl bilim insanızsınız? 
Aynı ifadeleri sınavlarınızda öğrencileriniz yazsa o sınavı geçebilirler mi?
•    Dava dilekçemize atıfla, "...yüksek sıcaklığa sahip kirlenmiş suyun Karadeniz'e salınımı ile, balıkçılık yapılan Samsun'da balıkçılık faaliyetleri de azalacaktır...” iddasına yanıt olarak;
...denizde kirlenme ve balıkçılık üzerinde olumsuz bir etki oluşmayacağ; suyun floristik ya da faunistik açıdan çevrede olumsuz bir etki yaratmayacağı..." denilmektedir.
Dava dilekçesinde böyle bir iddia yok ki! 
Kim bilir hangi ÇED davasının raporunu kopyalayıp burya yapıştırdınız!
•    Yine söz konusu raporda, "Keşif sırasında; vaziyet planında yer alan tesis elemanlarının bir kısmının kaba inşaatlarının devam ettiği" ifade edilmiştir. 
Bu tespit ile 1/1000 lik plan olmadan, yasaya aykırı kaçak yapılaşma yapıldığı bilirkişi kurulu tarafından ikrar, itiraf ve ihbar edilmiştir!
Aralarında, imar mevzuatından anladığı kabul edilen bir İnşaat Yüksek Mühendisi Profesörünün de bulunduğu Bilirkişi Raporunun bu yönüyle de yansız, nesnel ve gerçekçi olmadığı görülmektedir.
•    “Faaliyete esas hazırlanmış olan Proje Tanıtım Dosyasının... Çevre Kanunu ve bağlı mevzuatlarla belirlenen yasal sınırlar içerisinde kalacak olması nedeniyle "Çevresel Etki Değerlendirmesi Gerekli Değildir” kararı verilebilmesi için yeterli olduğu anlaşılmaktadır” denimektedir.

Bilirkişi heyetinin yukarıdaki açıklamasının hiç bir değeri yoktur çünkü;
Yakılacak maddeleri analiz ettiniz mi? 
Kimyasal kütle analiz ve modellemesi yaptınız mı? 
Hiçbir hesaba ve deneye dayanamadan nereden ve nasıl biliyorsunuz çıkacak atık gazların ve maddelerin yasal sınırlar içinde kalınacağını?” 
Bu soruların cevabı olmadan bilirkişi raporu olabilir mi?
Bir bilirkişinin “YETERLİ” ya da “YETERSİZ” ifadesini kullanabilmesi için bu sorulara sayısal ve de şartnameleri referans göstererek cevap vermesi şarttır. 
Bilirkişi Heyetini Tanıyalım
Prof. Salim Serkan Nas (İnşaat Yük. Müh. Hidrolog) ve Dr. Öğretim üyesi Kemal Çelik (Harita Yüksek Müh.) Gümüşhane Üniversitesi, Prof. Serdar Makbul (Biyolog) Recep Tayyip Üniversitesi, Prof. Turan Karadeniz (Ziraat Yük. Müh.) Bolu Abant İzzet Baysal Üniversitesi, Prof. Yüksel Ardalı (Çevre Yük. Müh.) Samsun 19 Mayıs Üniversitesi.
Turan Karadeniz, Salim Serkan Nas, Kemal Çelik, gibi isimlerden bir kısmının dahil oldukları bilirkişi heyeti, Çanakkale, Ordu, Rize, Artvin, Erzurum gibi bir çok şehirde “açıklaması zor” bir şekilde birlikte ÇED davaları için raporlar hazırlamaktadırlar.
Çanakkale’de Cengiz’e ait olan CENAL termik santrali, Karaburun Termik Santrali, Kirazlıdere I ve II termik santalları, Kirazlıtepe Madeni ve bir çok çevre davasında hep şirketler lehine raporlar hazırlamışlardır. 
İçlerinden bir kısmı için, CENAL termik santrali, Karaburun Termik Santrali, Kirazlıdere I ve II termik santalları hakkında birbirinin aynısı raporları hazırladıkları ve gerçeğe aykırı beyanda bulundukları için suç duyurusunda bulunulmuştur. 
Yine, aynı heyet içerisindeki Turan Karadeniz, Kazdağlarında binlerce ağacın katledilmesi ile gündeme gelen Kirazlıtepe Madeni ile ilgili davadaki bilirkişi raporundaki imzasının sahte olduğuna dair iddiayla gündeme gelmiştir.
Bilirkişi heyeti hakkında yasal süreç başlatacağız
Eğercili ve çevre mahalleleri gezilip görülmeden gerçeğe aykırı, soyut ve afaki bir rapor tanzim edilmiştir. 
Bu yörenin kıymetli toprakları nedeniyle ve daha ziyade sınır davaları yüzünden onlarca cinayet işlenmiştir. Arazisine ve kendi topraklarına sahip çıkmayı namusu kadar kutsal bilen yöre insanı, toprağa bağlı yaşamaktadır. Yakıt girdilerine göre, yanma sonucu oluşacak kimyasal kütle hesaplarının uzman kimyacı bilirkişilerce incelenmesi halinde, ortaya çıkacak çevre kirliliğinin insan, doğal hayat ve tarım arazileri üzerinde yaratacağı olumsuzluklar tek bir çırpıda görülecektir.
Bilirkişi Raporu kisvesi altında İdare Mahkemesi Heyetine bilim, akıl ve gerçek dışı bu raporu sunmak, bilirkişilik etiğine ve yasanın amir hükümlerine açıkça aykırıdır. Aynı zamanda bilirkişilerin yansızlık, tarafsızlık ve doğruluk ilkelerini ihlal ettiklerini göstermektedir. 
Bu kişilere bundan böyle bilirkişilik  yaptırılmaması için Samsun Bölge Bilirkişilik Kurul Başkanlığını göreve çağırıyouz. 
Ayrıca gerçeğe aykırı rapor tanzim etmekten haklarında yasal süreç başlatacağımızı kamuoyunun bilgisine sunarız.
Bu bilirkişi raporu bölgemizde halkımızda infial yaratmış, bilim insanlarına ve akademiye duyulan güveni sarsmıştır. 
Bu durum karşısında bölge çiftçisinin en önemli örgütlenmesi olan Ayvacık ve Terme Ziraat Odalarımız ile Ziraat ve Kimya Mühendisleri Odalarımız bilimden, çifçiden, doğadan ve kamusal çıkarlardan yana davaya müdahil olma kararı almışlardır. Bu mücadelenin parayla değil kolektif emekle, özveri ve dayanışmayla yürütülebileceğini herkese göstereceğiz.
Bu dava artık Çarşamba Ovasında yaşayan herkesin davasıdır.
Bu dava artık Samsun Halkının davasıdır.
Hukuktan, hukukun adilce uygulanması talebimizden vazgeçmedik, vazgeçmeyeceğiz. 
Saygılarımızla
Samsun Çevre Platformu – SAMÇEP 
Mehmet Özdağ – SAMÇEP Sözcüsü
 

Kaynak: KAPSAMHABER
Yorumlar (0)
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Trabzonspor 26 53
2. Başakşehir 26 53
3. Galatasaray 26 50
4. Sivasspor 26 49
5. Beşiktaş 26 44
6. Alanyaspor 26 43
7. Fenerbahçe 26 40
8. Göztepe 26 37
9. Gaziantep FK 26 32
10. Denizlispor 26 31
11. Antalyaspor 26 30
12. Gençlerbirliği 26 28
13. Kasımpaşa 26 26
14. Konyaspor 26 26
15. Malatyaspor 26 25
16. Çaykur Rizespor 26 25
17. Ankaragücü 26 23
18. Kayserispor 26 22
Takımlar O P
1. Hatayspor 28 53
2. Erzurum BB 28 47
3. Bursaspor 28 46
4. Adana Demirspor 28 45
5. Akhisar Bld.Spor 28 45
6. Fatih Karagümrük 28 43
7. Altay 28 43
8. Ümraniye 28 40
9. Giresunspor 27 38
10. Keçiörengücü 28 35
11. Balıkesirspor 28 35
12. Menemen Belediyespor 28 35
13. İstanbulspor 27 33
14. Altınordu 28 31
15. Boluspor 28 25
16. Osmanlıspor 28 24
17. Adanaspor 28 20
18. Eskişehirspor 28 17
Takımlar O P
1. Liverpool 29 82
2. Man City 28 57
3. Leicester City 29 53
4. Chelsea 29 48
5. M. United 29 45
6. Wolverhampton 29 43
7. Sheffield United 28 43
8. Tottenham 29 41
9. Arsenal 28 40
10. Burnley 29 39
11. Crystal Palace 29 39
12. Everton 29 37
13. Newcastle 29 35
14. Southampton 29 34
15. Brighton 29 29
16. West Ham 29 27
17. Watford 29 27
18. Bournemouth 29 27
19. Aston Villa 28 25
20. Norwich City 29 21
Takımlar O P
1. Barcelona 27 58
2. Real Madrid 27 56
3. Sevilla 27 47
4. Real Sociedad 27 46
5. Getafe 27 46
6. Atletico Madrid 27 45
7. Valencia 27 42
8. Villarreal 27 38
9. Granada 27 38
10. Athletic Bilbao 27 37
11. Osasuna 27 34
12. Real Betis 27 33
13. Levante 27 33
14. Deportivo Alaves 27 32
15. Real Valladolid 27 29
16. Eibar 27 27
17. Celta de Vigo 27 26
18. Mallorca 27 25
19. Leganés 27 23
20. Espanyol 27 20