AK Parti Samsun İl Başkan Adayı Tayyare'den, 'Türkiye gerçekleri'

1970-1980 dönemi Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin yaşadığı en kanlı iç savaş dönemi olduğunu belirten Mehmet Teyyare, 1980 yılında kanlı darbe ve ülkücülerin katledilmesi, o dönemde milletimizin çektiği yokluk, kıtlık ve ıstırabı anlatmaya kelimeler yetmeyeceğini belirtti.

Siyaset 15.06.2020, 11:59 15.06.2020, 22:55
AK Parti Samsun İl Başkan Adayı Tayyare'den, 'Türkiye gerçekleri'

AK Parti Samsun İl Başkan Adayı Mehmet Tayyare, Türkiye'nin yakın tarihindeki siyasi hareketleri ve idaresini kısa cümleler ile değerlendirerek, 1970-1980 dönemi Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin yaşadığı en kanlı iç savaşından, 1980 yılında kanlı darbe ve ülkücülerin katledilmesi, o dönemde milletimizin çektiği yokluk, kıtlık ve ıstırabı anlatmaya kelimeler yetmeyeceğini belirtti. İl Başkan Adayı Mehmet Teyyare, "Bu günkü modern Türkiye beğenmediğiniz, AK Parti’nin ve onun lideri sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın eseridir." şeklinde açıklamada bulundu.

AK Parti hükümetinin canla başla yaptığı hizmetleri anlatamadığını ifade eden Mehmet Teyyare, “3 kasım 2002 öncesi Türkiye’yi gençlerimize tanıtamadığımız için 35 yaş altı gençlerimiz, 03 kasım 2002 öncesi Türkiye daha iyi ve güzeldi sanıyor.” diyerek, 03 kasım 2002’de ak parti iktidar olana kadar olan iktidarların durumu hakkında değerlendirmelerde bulundu.

1980 yılında kanlı darbe ve ülkücülerin katledilmesi

Teyyare, "Muhabere meydanlarında kazandığımız zaferlerimizin, masa başında Lozan barış anlaşması diye Türk milletine yutturulan haklarımızın, altın tepsi ile İngilizlere peşkeş çekilmesinden, 1934’de Ayasofya’nın ibadete kapatılmasından, 1950’ye kadar kuran ve şapka üzerinden bu millete çektirilen zulümden, 1960 ihtilali ve bu milletin evladı merhum başbakanımız Adnan Menderes’in idamımdan, 1970-1980 dönemi Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin yaşadığı en kanlı iç savaşından, akabinde, 1980 yılında kanlı darbe ve ülkücülerin katledilmesi, o dönemde milletimizin çektiği yokluk, kıtlık ve ıstırabı anlatmaya kelimeler yetmez." diyerek şunları söyledi:

1980-1983 heykel dikme yarışı ve ülke kaynaklarının ihtilal paşaları ve yandaşları tarafından peşkeş çekilmesi, 1983-1991 merhum Özal dönemi ve Türkiye yeni bir kimliğe kavuşma çalışmaları, bu gayretten rahatsız olanlar merhum Özal’ı da ortadan kaldırdı. 1991 Demirel dönemi, bu dönem yalan, dolan ve soygun dönemidir.

Türkiye cumhuriyetinin en başarılı hükümeti̇

1993 sayın Tansu çiller dönemi, faizlerin ve enflasyonun tavan yaptığı yıllar olarak tarihe geçti. 1997 merhum Erbakan dönemi, Tansu çiller ile merhum Erbakan hocamız tarafından kurulan Refahyol hükümeti, Türkiye cumhuriyetinin en başarılı hükümeti̇ olarak tarihe geçmiştir. Fakat, içimizdeki hainler ile dış güçlerin baskısı ile kurulduktan 10 ay sonra ihtilal tehdidi ile merhum hocamız istifa etmek zorunda kalmıştır.

Bir gecede hükümet kuruldu hükümet yıkıldı

1998 yılında kurulan koalisyon hükümetlerinin başbakanları mesut yılmaz ve Bülent Ecevit ülkemizi iflasın eşine getirmişlerdir. Açlık, kıtlık, umutsuzluk ve çaresizlik had safhadaydı. 26 adet bankanın içi boşaltılmış, milletin geleceği çalınmıştı. Ülkemiz mafyaya teslim edilmiş, gazete patronları ülkemizin başbakanlarını yatak pijaması ile karşılar olmuştu. Gazete patronları hükümet kurar, hükümet yıkar olmuştu. Bir gecede merkez bankasının kasasından 26 milyar dolar buhar olmuş girmişti. Aylık gecikme faizi yüzde 15, yıllık yüzde 180 olmuştu.

Gecelik repo faizleri yüzde 7500’lere çıkmıştı. Banka faizleri yıllık bazda %240’lar civarındaydı. Ölen evladını hastane rehin tutuyordu. Hastane ücretini ödemede ölünü vermiyorlardı. Hastanelerde muayene, ilaç ve para ödeme kuyrukları kilometrelerce uzuyordu. Doktor yok, ilaç yok. Daha da kötüsü muayene olmaya da, ilaç almaya da para da yoktu.

İşte Türkiye Gerçekleri

AK Parti böyle bir zamanda kuruldu ve bir yıl sonra 03 kasım 2002 yılında iktidar oldu. Bu günkü modern Türkiye beğenmediğiniz, AK Parti’nin ve onun lideri sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın eseridir. Bugün rahat ve huzur içinde yaşıyorsak, bütün bunların, AK Parti hükümetinin eseri olduğunu unutmayacağız. İşte Türkiye gerçekleri bundan ibarettir.

Burada 03 kasım 2002 öncesi Türkiye’yi anlatarak bilmeyenleri bilgilendirmeyi, bilip de unutanlara hatırlatmak için yazma gereği duyduk.

Kaynak: KAPSAMHABER
Yorumlar (0)
banner442