Bülent Arınç: Kelamını Para İçin Satan Bukalemun Tiplerden Olmadım

Cumhurbaşkanlığı Yüksek İstişare Kurulu Üyesi Bülent Arınç, bir televizyon programında anlattığı fıkranın ardından tepki üzerine açıklamalarda bulundu.

Siyaset 21.10.2021, 12:18
Bülent Arınç: Kelamını Para İçin Satan Bukalemun Tiplerden Olmadım

Bülent Arınç, bir televizyon programında anlattığı fıkranın ardından gelen tepkiler üzerine yaptığı açıklamada, “Birileri tarafından maaşa bağlanan siyasetçi tiplerden olmadığım gibi kalemini ve kelâmını para için satan bukalemun tiplerden de olmadım” dedi. 

Son birkaç yıldır çeşitli vesileler ile yaptığım açıklamaların ardından beyanatlarının kasıtlı olarak çarpıtıldığını belirterek şu kamuoyu açıklamasında bulundu:

Son birkaç yıldır çeşitli vesileler ile yaptığım açıklamaların ardından beyanatlarımın kasıtlı olarak çarpıtılması ve ardından cümlelerime açıklık getirme ihtiyacı hissetmek can sıkacı bir hal almaya başladı.

Geçtiğimiz Pazar günü Kanal 42 ekranlarında merhum Oğuzhan Asiltürk'ü ve Milli Görüş'ün önemli figürlerini yad etmek üzere Yaşayan Hafiza isimli programa katıldım. Program öncesinde çerçevesini belirlediğimiz gündeme olan hassasiyetim ve saygımdan dolayı moderatörüin program gündeminin dışına çıkabileceğimiz sorular sormasının önüne bir Karadeniz fikrasi ile geçtim; ardından da karşılıklı gülüşerek programı kapattik.

Fıkradaki mizah unsurunu çarpıtarak benim güncel siyaset hakkında konuşmaktan imtina ettiğimi düşünen bazıları beni korkaklıkla suçlamışlar. Çeşitli mecralarda yaptığım siyasi yorum, eleştiri hatta en doğal konuşmaları bile gündem olan biri olarak doğruyu söyleyen, ciddiyet ve vicdan sahibi biri olarak bilinmek benim için yeterlidir.

Son 10 yılda gördüğüm bir manzara var. Televizyonlarda ve gazetelerde boy gösteren kıymeti kendinden menkul sözde siyasetçi ve gazeteciler türedi. Bazı medya patronlari rahatsız oldukları gazetecileri kendi gazetelerinde işe alıyor, onları kullanıyorlar. Bir kısım siyasetçiler de şerrinden çekindikleri isimleri başını ağritacak endişesiyle kendi çevrelerinde tutuyorlar. Bunun örneklerini her zaman görmek mümkün. Her devrin adamı ve her devrin kalıbına girme becerisini gösteren omurgasızlardan korkmam. Yetersiz nitelikleri sebebiyle siyasette ve toplumun gönlünde yer edemeyen bazılarının ismim üzerinden polemik yaratarak birilerine veya bazı makamlara yaranma çabası, beni doğru bildiklerimi ifade etmekten alıkoymaz. Birileri tarafindan maaşa bağlanan siyasetçi tiplerden olmadığım gibi kalemini ve kelaminı para için satan bukalemun tiplerden de olmadım.

Program içerisinden kamuoyunun dikkatini çeken diğer bir ifade ise "CHP'nin oyları artıyor." cümlesi. CHP'nin oyları artıyor demek bir hüküm cümlesi değildir, bir tespittir. Deniz Baykal ve Kemal Kılıçdaroğlu dönemi CHP'sini laiklik, laikçilik ve Kemalizm kavramları üzerinden mukayese ettim. Günümüz CHP'sindeki dine saygılı ve özgürlükçü laiklik anlayışının Baykal CHP'sinden farklı olduğunu ve bu durumun halk ile CHP arasındaki buzları eritmeye başladığına işaret ettim.

Bu tespitte AK Partililerin gocunmasını gerektirecek bir durum yoktur. Bu CHP'ye ait bir tespittir ve bunu CHP'liler pek tabii tartışabilir. Bir kısım "Hayır biz değişmedik." derken diğer bir kısım bu tespiti haklı bulabilir. Bu tespitin doğruluğu; oylanın arttığı ya da azaldığı konusu ise kamuoyu araştırmacılarının gündemidir.Benim sade ve anlaşılır açıklamalarımda AK Parti'nin ya da başka bir partinin oylarının düştüğüne dair bir ifade yok. Ancak buradan bu anlamı çıkarabilme başarısını göstererek akıl ve izan dışı cümleler sarf edenlere de değer vermiyorum.

Kaynak: KAPSAMHABER
Yorumlar (0)