DEVA Partisi Genel Başkanı Babacan, İstanbul Sözleşmesi’nin Arkasındayız

DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, Habertürk’te Nedir Ne Değildir? Programında, 'İstanbul Sözleşmesi, tamamen kadın odaklı bir sözleşme. Her gün bir başka kadın cinayetiyle uyanıyoruz, yazıktır, günahtır.' dedi.

Siyaset 24.07.2020, 12:45
DEVA Partisi Genel Başkanı Babacan, İstanbul Sözleşmesi’nin Arkasındayız

DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, Habertürk’te Nedir Ne Değildir? Programında sorulara cevap verdi. Mehmet Akif Ersoy moderatörlüğünde Nagehan Alçı, Nihal Bengisu Karaca ve Deniz Zeyrek’in sorularını yanıtlayan Babacan şöyle dedi:

"İstanbul Sözleşmesi, Avrupa Konseyi kapsamında yapılan bir sözleşmedir. Biz Avrupa Konseyi'ne tam üyeyiz. Bu anlaşma 2011'de yapıldı. Bu anlaşma Kadına karşı şiddet ve aile içi şiddetin önlenmesine dönük bir uluslararası sözleşme. Herkesin okumasını istiyorum bu sözleşmeyi. Yanlış yapmışız denilen ne var? İnsanı merkeze alacak şekilde bakmanız lazım. İstanbul Sözleşmesi, tamamen kadın odaklı bir sözleşme. Her gün bir başka kadın cinayetiyle uyanıyoruz, yazıktır, günahtır." 

Genel Başkan Babacan, Teşkilatlanmalarını tamamlayıp kongre sürecini başlattıklarını belirterek, "Sıfırdan inşa ettiğimiz bir siyasi partimiz var. Türkiye'nin dört bir yanından vatandaşımızdan yoğun bir ilgi var. Kars'ta ilgi ne kadar yoğunsa İzmir'de de o kadar yoğunluk var. Şu ana kadar 53 ilde il başkan ve kurucu heyet atamamızı yaptık. Bayramdan önce bu 53 ilin 40’ında teşkilatlanmamızı tamamlayıp kongre sürecimizi başlatıyoruz. Ayrıca, bayrama kadar da eklenecek il başkanları ile 61 ili tamamlıyoruz." dedi.

gündemlerinde ittifa bulunmadığını dile getiren Babacan, Seçim şartlarında ittifak kararları alınabildiğini belirterek, "şu anda siyasi partimizin, siyasi kimliğimizin inşası ile meşgulüz. Şu aşamada ittifakları düşünürsek özgün kimliğimiz olmaz. Seçim gelir o günün şartlarında bazen kayıt içi, bazen kayıt dışı bir sürü ittifak modelleri konuşulur. Ben ittifakları 'mevcut gitsin de ondan sonrasına bakarız' ittifakı olarak görüyorum. Parlamenter sistemi güçlendirmemiz lazım. Güçlendirilmiş parlamenter sistemi bizim terminolojimizdir." dedi.

Türkiye'nin yaşadığı problemlerin temelinde yönetim krizi olduğunu belirten Ali Babacan, "83 milyonluk ülke böyle yönetilemez. Bu kadar büyük ülkeyi böyle yönetmeye çalışırsanız küçülmeye, daralmaya başlar." dedi.

İstanbul Sözleşmesi’nin arkasındayız.

İstanbul Sözleşmesi, Avrupa Konseyi kapsamında yapılan bir sözleşme olduğunu söyleyen Ali Babacan, "Biz Avrupa Konseyi'ne tam üyeyiz. Bu anlaşma 2011'de yapıldı. Bu anlaşma Kadına karşı şiddet ve aile içi şiddetin önlenmesine dönük bir uluslararası sözleşme. Herkesin okumasını istiyorum bu sözleşmeyi. Yanlış yapmışız denilen ne var? İnsanı merkeze alacak şekilde bakmanız lazım. İstanbul Sözleşmesi, tamamen kadın odaklı bir sözleşme. Her gün bir başka kadın cinayetiyle uyanıyoruz, yazıktır, günahtır. “Fakat”ı, “ama”sı yok bu işin. Yaşam tarzı şöyle veya böyle olabilir. Tersten okuduğunuzda yaşam tarzı farklıysa şiddeti hak ediyor diyebilir misiniz? İnsan insandır, hukuk karşısında herkes eşittir. Hayat tarzı farklı diye şiddete yumuşak bakan, kapıyı aralayan bir şey olamaz. İstanbul Sözleşmesi, belli toplum kesimlerine bağlamından koparılıp anlatılıyor. Dar tabanlarında farklı bir algı oluşturup kutuplaştırıcı ve ayrımcı bir siyaset güdülüyor. İstanbul’da ev sahipliği yaptığımız, yüzde 100 tam üyesi olduğumuz bir kurumun metni bu. Eğer tartışılması gereken bir madde varsa, 9 yıl sonra hata fark ettiyseniz Avrupa Konseyini çağırırsınız toplantıya dersiniz ki “bu maddenin şurası yanlış olmuş gelin biz bunu değiştirelim” dersiniz." dedi.

Kaynak: KAPSAMHABER
Yorumlar (0)