İYİ Partili Oral; TBMM Bütçesi de kullanılsın

İYİ Parti Ankara Milletvekili İbrahim Halil Oral, Korona yasaklarının ekonomik maliyeti için gerekirse TBMM Bütçesinde kullanılmasını istedi. Oral, yaptığı açıklamada, cemaatle kılınan namazları ve Cuma namazını Din İşleri Yüksek Kurulu kararıyla iptal eden Diyanet İşleri Başkanlığını da ayrıca tebrik etti.

Siyaset 18.03.2020, 00:36 18.03.2020, 00:48
İYİ Partili Oral; TBMM Bütçesi de kullanılsın

Bütün dünyayla birlikte ülkemiz de dünya tarihinin en zorlu sağlık krizlerinden birini yaşadığına dikkat çeken İYİ Parti Ankara Milletvekili İbrahim Halil Oral, koronavirüsün ekonomik etkilerine dikkat çekti.

Sağlık Bakanımız Sayın Fahrettin Koca ve bütün sağlık çalışanlarımıza teşekkür eden Oral, "Sayın Koca’yı geçmişte eleştirdik bundan sonra da yeri geldiğinde eleştireceğiz. Ancak koronavirüs sürecinde gösterdiği gayretleri de asla unutmayacağız. Ayrıca gecikmeden cemaatle kılınan namazları ve Cuma namazını Din İşleri Yüksek Kurulu kararıyla iptal eden Diyanet İşleri Başkanlığımızı da ayrıca tebrik ediyorum. Bu noktada millet olarak tedbirleri hep birlikte doğru şekilde almalıyız." dedi.

Ekonomik Etkilerden Kurtulmak İçin Gerekirse TBMM Bütçesi de kullanılmasını isteyen İbrahim Halil Oral, Virüsün ekonomik etkilerini de hızlı bir şekilde düşünmeliyiz. İçişleri bakanlığı genelgesiyle pek çok işletme kapatıldı. Doğru olan buydu. Ancak bu işletmelerin maaş, sigorta, vergi ve giderlerinin hibeler ve faizsiz uzun vadeli kredilerle karşılanabileceği bir ekonomi planı acilen açıklanmalıdır. Gerekiyorsa TBMM bütçesinin bile bir kısmı bu alana aktarılmalıdır. Allah milletimizin yardımcısı olsun. Hastalarımıza “şafi” ism-i şerifiyle şifa nasip etsin." dedi.

Oral konuşmasına 196 sıra sayılı torba kanunun Kültür ve Turizm Bakanlığına dışarıdan müfettiş atanmasını öngören teklifi üzerine görüşlerini açıklayarak devam etti. "Kültür ve Turizm Bakanlığına başka kurumlardan müfettiş alımının önünü açan bu düzenlemeye İYİ Parti olarak karşı durduğumuzu ifade etmek istiyorum. Bu düzenlemeye Kültür ve Turizm Bakanlığı Teftiş kurullarında çalışan personelin de tamamına yakını itiraz etmektedir. Kurumdaki müfettişler tarafımıza ulaşmış ve bu görüşlerini ifade etmişler, imzalı taleplerini bütün milletvekillerimizle paylaşmışlardır. Bu teklifin gerekçesi olarak sunulan iş yükünün çokluğu meselesi kesinlikle gerçeği yansıtmamaktadır. Müfettiş sayıları değişmemiş olmasına rağmen Teftiş kuruluna gelen iş sayısı 2009’da 334 iken bu sayı 2019’da 150 olarak gerçekleşmiştir. Yani iş yükü artmanın yanı sıra azalmıştır. Bakanlığa bağlı genel müdürlüklerin bir kısmının da zaten kendi teftiş kurulları vardır. Bütün bunlar ortadayken kurum dışından, Bakanlığın geleneklerini, yapısını bilmeyen; yeterli ehliyet ve liyakate sahip olmayan kişilerin müfettiş yapılması kurum içi huzuru bozacak sorunların hasıl olmasına sebebiyet verecektir. Genç İşsizliği aldı başına gidiyor, müfettiş yardımcısı sınavı açılsın. Ülkemizde genç işsizliği almış başını gitmiştir.

Böyle bir ortamda amacının ne olduğu belli olmayan bir şekilde başka kurumlardan Kültür ve Turizm Bakanlığı’na müfettiş alınmasının mantığı yoktur. İşsiz genç kardeşlerimizin yarasına merhem olmak için 5 kişi 10 kişi dahi olsa müfettiş yardımcılığı sınavı açıp istihdam yapmak yerine neden böyle bir yol tercih edilmektedir? Ben bu işte bir bit yeniği olduğunu düşünüyorum. Sözlü sınav demek torpil demek Hele ki alımlarda “sözlü sınav” ifadesini görünce bu kanaatim daha da güçlendi. Maalesef özellikle AK Parti iktidarları döneminde tırnak içinde söylüyorum “sözlü sınav”; adrese teslim kadroların, akraba kayırmanın, ehliyesizliğin ve liyakatsizliğin anahtar kelimesi olmuştur. Ayrıca madem başka kurumlardan zaten denetim yeterliğine sahip insanları alıyorsunuz neden tekrar sınava sokuyorsunuz? Bunlar zaten müfettiştirler. Tekrar bu sıfatlarını tasdike ihtiyaçları yoktur. Velhasılıkelam bu madde baştan sona hatalarla doludur, art niyetlidir ve tekliften çıkarılmalıdır.”

Kaynak: KAPSAMHABER
Yorumlar (0)