Kılıçdaroğlu, Uluslararası Suriye Konferansında Konuştu

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Uluslararası Suriye Konferansı”nda yaptığı açılış konuşmasında, “Terörle mücadelenin Suriye’nin toprak bütünlüğüne saygı gösterilerek ve doğrudan Şam yönetimiyle ilişki kurularak sürdürülmesinin en doğru yol olduğu inancındayız. " dedi.

Siyaset 29.09.2019, 20:58 29.09.2019, 21:40
Kılıçdaroğlu, Uluslararası Suriye Konferansında Konuştu

"Türkiye ve Suriye halklarının barış içinde, bir orman gibi kardeşçe yaşamaları için çalışmaya devam edeceğiz" ifadelerini kullanan CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, "Suriye’deki savaşın sona ermekte olduğuna ilişkin kanaat her geçen gün güçlenirken, Ankara ve Şam’ın önlerinde yanıt bekleyen sorular bulunduğunu ve barışa doğru atılması gereken adımların olduğunu unutmamalıyız. " dedi.

Cumhuriyet Halk Partisi’nin (CHP) “Suriye’de Barışa Açılan Kapı” başlığıyla “Uluslararası Suriye Konferansı” düzenledi. Türkiye’nin vize vermediği Suriye yönetimini temsilen çağrılan kişilerin katılamadığı İran, Irak, ABD ve Rusya'dan temsilcilerin katıldığı konferansta çok sayıda siyasetçi, diplomat ve gazeteci de hazır bulundu. 

Kılıçdaroğlu, konferansın yapılacağı salona CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu ve İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu ile birlikte girdi. 

Ağbaba’nın ardından konuşan İmamoğlu, Suriye’de, 15 Mart 2011’de başlayan iç karışıklıklardan sonra, hayatta kalmak adına ülkeden göçün başladığını belirtti. 

İmamoğlu, “İç savaştan önce Suriye; dünyada çok az kimsenin haritada yerini bildiği bir ülke idi. İç savaşta yaşanan insanlık dramı ve şiddet, o denli büyük ve yürek parçalayıcı hale geldi ki, Suriye bütün dünyanın adını bildiği, ilgi odağı haline geldi” dedi. 

Suriyeli Göçmenler

Suriye’de yaşanan çok taraflı savaşta “at izinin, it izine karıştığı” saptamasında bulunan İmamoğlu, “Savaşı sürdürenlerin bir kısmı hariç, kim ve kiminle savaşıyor bilinmiyor. ‘Suriye’de ne oluyor, neden oluyor’ soruları hakkında gerçek anlamda bilgi sahibi olmayan bazı karar vericiler yangına körükle gitmeyi tercih ettiler. Ardından da yanı başımızdaki bu dost ülkeden göç eden milyonları ülkemize almakla kalmadılar, bir de onları kendi hallerine bıraktılar. Suriyeli göçmenlerin çoğu, kendi ülkelerinde inanmadıkları bir savaşa dahil olmak ve hayatlarını kaybetmek yerine, yaşamayı ve kendilerine başka bir gelecek kurmayı hayal ettikleri için bizim ülkemize sığındı” dedi.

İmamoğlu, mevcut yardım politikalarının da yetersiz olduğunu kaydederek, Suriyeli göçmenlerin yaşadıkları sıkıntılara da konuşmasında yer verdi: “Büyük bölümü zor koşullarda hayata tutunmaya çalışıyor. Çocuk evlilikleri var. Aile travmaları var. Suriyeli çocukların, kadınların ve ailelerin acilleşmiş sorunları var." dedi.

Suriyelilerin kendi vatanlarına geri dönebilmeleri için, uluslararası iş birliğini geliştirmeye yönelik öncü politikalar önereceklerini belirten İmamoğlu, "Nihai hedefimiz, Suriye’nin istikrara kavuşturulması ve mültecilerin kendi vatanlarında topraklarına ve oradaki hayatlarına huzurla dönmelerinin sağlanmasıdır. Bu büyük sorunun çözümünde yolumuzu aydınlatacak tek ışık, vicdanımızdır. Daha net söyleyecek olursak içimizdeki adalet duygusudur, insanlık arzusudur” şeklinde konuştu.

Doğru bildiğimiz yolda, yürümeye devam edeceğiz

CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, Kılıçdaroğlu, "CHP olarak bu konferansla, Türkiye ve Suriye arasındaki ilişkileri onarmak için, Suriye’de savaşın başladığı 2011 yılından bu yana attığımız adımlara bir yenisini ekliyoruz" diyen Kılıçdaroğlu, "Bu çabalarımızın tek bir amacı var: Doğunun ve batının buluştuğu, kültürlerin bin yıllardır birbirleriyle kucaklaştığı coğrafyamızda akan kanı durdurmak ve bölge halklarının geleceğe eşitlik ve kardeşlik içinde umutla bakmalarını sağlamak. 2011 yılından bu yana yaşadıklarımız ve bugün geldiğimiz nokta, CHP’nin konuya ilişkin tutumunun ne kadar isabetli olduğunu ortaya koymaktadır. Bu nedenle, doğru bildiğimiz yolda, yürümeye devam edeceğiz" dedi.

Suriye'nin Geleceğine Suriye halkı karar versin

Suriye’deki savaşın sona ermekte olduğuna ilişkin kanaat her geçen gün güçlenirken, Ankara ve Şam’ın önlerinde yanıt bekleyen sorular bulunduğunu ve barışa doğru atılması gereken adımların olduğunun unutulmaması gerektiği, Suriye'nin farklı dil, din, mezhep ve etnik aidiyetlerinin oluşturduğu çoğulcu ve seküler toplum yapısının korunmasına da özen gösterilmesi büyük önem taşıdığını dile getiren Kılıçdaroğlu, "Biz hep savunageldik, bugün de aynı kararlılıkla savunuyoruz; Suriye'nin geleceğine Suriye halkının karar vermesi demokrasinin, egemenliğin ve bağımsızlığın olmazsa olmazıdır.” dedi.

Şam yönetimiyle İlişki Kurulmalı

İdlib’deki gelişmelerin son derece kaygı verici olduğunu belirten Kılıçdaroğlu, “İdlib’de, El Kaide ve türevi örgütlere mensup, on binlerce teröristin Türkiye’ye sızma olasılıkları ülkemizin güven ve istikrarı için ciddi bir tehlikedir. Ülkemizin terörle mücadelesinin elbette ki yanındayız. Ancak, terörle mücadelenin Suriye’nin toprak bütünlüğüne saygı gösterilerek ve doğrudan Şam yönetimiyle ilişki kurularak sürdürülmesinin en doğru yol olduğu inancındayız" diye konuştu.

ÇÖZÜM İÇİN 5 MADDE

Kılıçdaroğlu, Suriye sorunuyla ilgili çözüm önerilerini 5 maddede özetleyen Kılıçdaroğlu, önerilerini sıralayarak, 

“Ankara ile Şam arasındaki yolun barışa giden en kestirme yol olduğunu ve Suriye’nin geleceğine ancak Suriye halkının karar verebileceğini hiç unutmamalıyız. 

ABD ve Rusya’nın çıkarları arasında savrulmamak için, toprak bütünlüğü, siyasi bağımsızlık, egemenlik ve iyi komşuluk ilişkileri ilkelerine dayanan, bütünlüklü ve uyumlu tek bir Suriye politikası izlemeliyiz. 

Suriye yönetimi başta olmak üzere, uluslararası hukuka ve ilişkilere dayalı, meşruluğu olan bütün aktörlerle, tıpkı burada olduğu gibi konuşarak diplomasiyi etkin kılmalıyız. 

Bugüne kadar, uluslararası hukuk ve meşruiyete aykırı bütün hamlelerimizi yeniden gözden geçirmeliyiz.

Suriye yeniden güvenli ülke olduktan sonra ülkemizdeki sığınmacıların gönüllü geri dönüşlerini teşvik etmeli ve bu amaca uygun politikalar geliştirmeliyiz."

Kaynak: KAPSAMHABER
Yorumlar (0)