Koray Aydın: Tek Adam Yönetiminde Ortada Devlet Diye Bir Şey Kalmaz

Eski Bayındırlık ve İskan Bakanı Koray Aydın beraberinde çok sayıda Eski MHP Milletvekili ile Manisa’da bir otelde düzenlenen Niyet Hayır Akıbet Hayır toplantısında coşkulu bir kalabalığa hitap etti.

Siyaset 03.04.2017, 13:42 03.04.2017, 13:53
Koray Aydın: Tek Adam Yönetiminde Ortada Devlet Diye Bir Şey Kalmaz

Koray Aydın, Partili Cumhurbaşkanlığı sistemi ile bütün yetkilerin tek bir kişiye verilerek, adeta seçilmiş bir krallık düzeni kurulacağını belirterek “bir ülkede kral olursa o ülkede kraldan çok kralcılar olmaz mı? Her ilde, ilçece kral adına iş yapanlar çıkmaz mı? Vatandaş ne yapar bu aracılara teslim edilir. Ortada da devlet diye bir şey kalmaz” dedi.

16 Nisan Referandumu öncesi çalışmalarına hız veren Eski Bayındırlık ve İskan Bakanı Koray Aydın beraberinde çok sayıda Eski MHP Milletvekili ile Manisa’da bir otelde düzenlenen Niyet Hayır Akıbet Hayır toplantısında coşkulu bir kalabalığa hitap etti.

EVET ÇIKARSA SARAYDA KURULAN YAĞMA DÜZENİ AYNEN DEVAM EDER

Şehzadeler şehri Manisa’da olmaktan duyduğu memnuniyeti ifade ederek konuşmasına başlayan Koray Aydın, referandumda ‘hayır’ diyenlerin terör örgütü yandaşı gibi gösterilmesine çok sert tepki göstererek, iktidarın geçmişte PKK/HDP ve FETÖ ile olan ilişkilerini anlattı.

28 Şubat 2015 tarihindeki Dolmabahçe mutabakatını hatırlatan Aydın, şöyle devam etti: “Bu arkadaşlar HDP ile iş tutup ülkeyi bölünmenin eşiğine getirdiler, devletin kadrolarını FETÖ’ye teslim ettiler, yaptıkları balkon konuşmalarında onlara selam gönderdiler, ‘ne istediniz de vermedik’ dediler, ondan sonra da bu milletin önüne geçip ağlamaya başladılar. Bütün bu yaşanmışlıkların üstüne, yüzleri kızarıp özür dilemesi gerekenler, hiç söylememeleri gereken sözleri de söyleyecek cüreti gösteriyorlar.”

Partili Cumhurbaşkanlığı sistemiyle ilgili görüşlerini Manisalılarla paylaşan Koray Aydın, sistemin her söyleneni mutlak bir itaat içinde yerine getiren ve inisiyatif kullanamayan bir hükümet öngördüğünü belirterek, Cumhurbaşkanı yardımcılarının sayısının bile belli olmadığını söyledi. Aydın şöyle devam etti: “Cumhurbaşkanı’nın en son 185 danışmanı vardı, şimdi sayı daha da artmış olabilir. Devleti bir çiftlik haline çeviren, seçim kaybeden Milletvekili, seçim kaybeden Belediye Başkanı, oğlunun üniversite yıllarından arkadaşı derken, her önüne gelene danışman sıfatı verilen ve sarayın sınırsız imkanlarıyla adeta bir yağma düzeni gibi bir yapı şu anda fiilen devam ediyor.”  Koray Aydın devleti bir çiftlik anlayışıyla yöneten zihniyeti yakından tanıdıklarını ifade ederek: “Devletin kurumları, uçakları, imkanları emirlerine verilmiş. Beraberlerinde 300 – 400 polisle gidecek kadar da bu milletten korkan, devlet malını talan etmekten zerrece bir üzüntü duymayan bu zihniyetin, böyle bir yetkiye kavuşması halinde hangi olumsuzlukların yaşanabileceğine dair bu örnekleri takdirlerinize sunuyorum” şeklinde konuştu.

DEVLETTE TAM BİR BİAT SİSTEMİ OLUŞTURULUYOR

Azerbaycan’ın geçen yıl Eylül ayında gerçekleştirdiği Anayasa değişikliğiyle başkanlık sistemine geçtiğini hatırlatan Aydın, Haydar Aliyev döneminde Petrol Bakanı olan İlham Aliyev’in daha sonra Cumhurbaşkanı olduğunu, aldığı yetkiyle şimdi de hanımını Cumhurbaşkanı Yardımcısı olarak atadığını belirterek, benzeri bir durumun Türkiye’de yaşanabileceğine dikkati çekerek,“Türkiye’de de Cumhurbaşkanımızın damadı Berat Albayrak Petrol Bakanı, yani Enerji Bakanı bu yönüyle bile benzerlik var” dedi.

Anayasa değişikliği ile Türk tarihinde Tonyukuk’tan, Nizamülmülk’e, Çandarlı’ya kadar önemli bir makam olan Başbakanlığın ortadan kaldırılmak istendiğini ifade eden Koray Aydın, Meclis’i feshetme yetkisinin Partili Cumhurbaşkanına verilmesini de sert bir dille eleştirdi. Aydın şöyle devam etti: “Cumhurbaşkanımız bir hafta önce ‘meclisi feshetme yetkisi yok ki’ dedi. ‘İspat etsinler, istifa eder ayrılırım’ dedi. Arkadaşlar fesih demek, seçim kararı alarak meclisi ortadan kaldırmak demek. Görev süresinin bitirilmesine imkân vermeyip, seçimle oranın yenilenmesi demek. AKP’nin referanduma ilişkin broşürlerinde meclisi feshetme yetkisinin Cumhurbaşkanına tanındığını kendileri de yazmışlar. Ama bu durum Cumhurbaşkanı için bir tehlike arz etmez. Neden arz etmez, çünkü yarın çıkar, ‘yanılmışım, yanlış bilgi verdiler’ der işine bakar, yüzü kızarmaz, yoluna devam eder.

Partili Cumhurbaşkanına üst düzey bürokratları atama yetkisi verildiğinin altını çizen Aydın, üst düzey bürokratların kimler olduğunu da Cumhurbaşkanının belirleyeceğini belirterek, “Partili Cumhurbaşkanı Bakanları atıyor, Milletvekillerini belirliyor, il ve ilçe başkanlarını atıyor, bürokratları atıyor, devlette tam bir biat sistemi oluşturuyor.” Dedi.

Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle ilgili görüşlerini aktaran Koray Aydın, Cumhurbaşkanının temel ve siyasi hak ve hürriyetlerin dışında kalan oldukça geniş bir alan olan yürütme alanında her türlü kararname çıkarma yetkisine sahip olacağını belirterek, Milletvekili listesini yapan bir Cumhurbaşkanına karşı meclisteki Milletvekillerinin çıkarılan kararnameyi ortadan kaldıracak bir kanun çıkarmalarının adeta imkânsız olduğunu söyledi.

KUVVETLER AYRILIĞI YERİNE, BÜTÜN GÜÇLER TEK KİŞİDE TOPLANIYOR

Partili Cumhurbaşkanının kamu tüzel kişilikleri oluşturabileceğini, bölgesel yönetimler kurabileceğini anlatan Koray Aydın şunları söyledi: “Geçenlerde Sayın Cumhurbaşkanı Büyükşehir Belediye Başkanlıklarının sayısını 50’ye 60’ çıkarmamız lazım dedi. Düşündüm dedim ki ‘nerden çıktı şimdi bu böyle’. Şimdi bu düzende Büyükşehir Belediye Başkanı ile Vali çok başlı oluyor gerekçesiyle, bunların ikisini birleştirmek için, tasarlanmış bir adım olarak görüyorum. Büyükşehir Belediye Başkanı ile Valilik makamını teklemek ve daha önce bahsettiğim federatif sistemin altyapısını kurmaya dönük bir adım olarak değerlendiriyorum.

Çağdaş demokratik ülkelerde birbirini denetleyen ve dengeleyen yasama, yürütme ve yargıdan oluşan kuvvetler ayrılığı sistemi olduğunu vurgulayan Koray Aydın, Cumhurbaşkanı ve parlamento seçimlerinin aynı gün yapılmasının sakıncalarına değinerek “Neden aynı gün yapılıyor. Çünkü bizim ülkemizdeki anlayış, eğer Başkana oy verirse, mecliste de onun partisine oy verme eğilimi bizde çok yüksek. Çünkü bizdeki düzen katı particilik anlayışına dayalı bir düzendir” şeklinde konuştu.

Partili Cumhurbaşkanlığı sistemiyle kuvvetler ayrılığının ortadan kaldırıldığını, meclisin içinin boşaltılıp etkisizleştirildiğini söyleyen Koray Aydın, Hakimler Savcılar Kurulu üyelerinin 6’sını doğrudan atayan Cumhurbaşkanı’nın, 7 üyeyi de Partili şapkasıyla kontrolündeki meclisten atayacağını, Anayasa Mahkemesi üyelerinin de 15’te 12’sini doğrudan 3’ünü de meclisten belirleyerek yargıyı da tamamen kontrol altına alacağını belirtti.

Meclisin denetim yetkisinin adeta sıfırlandığının altını çizen Aydın, soruşturma komisyonu için 55 kişiyle verilen teklifin 301’e, komisyon kurulması için gerekli sayının 360’a, yüce divan için gerekli sayının ise 400’e yükseltildiğini hatırlatarak, bu şartlarda meclisin Cumhurbaşkanı veya Bakanlardan hesap sormasının fiilen imkânsız hale geldiğini kaydetti.

BİR ÜLKEDE KRAL OLURSA, ‘KRALDAN ÇOK KRALCI’ DA OLUR

Başbakan Binali Yıldırım’ın Elazığ da söylediği “15 senedir bu ülkenin getirildiği bu rezil hale bakın.  15 senedir ülkeye getirilen terör örgütlerinin haddi hesabı yok. Bu gidişe dur diyoruz. Evet diyoruz” sözünü hatırlatarak, gizli hayırcı olduğunu öne süren Koray Aydın, sözlerini şöyle tamamladı:

Değerli arkadaşlar bu 16 Nisan’ı geçeceğiz kalan işleri sonra konuşacağız. Herkes bu işi görev edinsin. Herkes kendisine bir liste yapsın tanıdığı herkesi arasın. Bir ülkede kral olursa o ülkede kraldan çok kralcılar olmaz mı? Her ilde ilçece kral adına iş yapanlar çıkmaz mı? Vatandaş ne yapar bu aracılara teslim edilir. Ortada devlet diye bir şey kalmaz. Bu düzeni bize emanet bırakan bütün şehit ve gazilerimize karşı büyük vebalimiz var. Bu referandumu sadece bir anayasa değişikliği olarak görüp algılamayın. Bu yeni anayasa bölünmenin ülkemizin geleceğini tehlikeye atmanın önünü açacak.

AHDE VEFA ÜLKÜCÜ HAREKETİN EN ÖNEMLİ VASFIDIR

Koray Aydın Manisa toplantısı öncesinde 1979 yılında şehit olan ülkücü Sezai Uçar’ın vefat eden annesi Saniye Uçar’ın cenazesine katıldı.

Uçar ailesi ve yakınlarına taziyelerini ileten Aydın, ülkücü hareketin en önemli vasıflarından birinin ahde vefa olduğunu belirterek, ülkücü şehitlere, onların ailelerine ve yakınlarına sahip çıkmanın önemli bir vazife olduğunu hatırlattı.

Yorumlar (0)