MHP'li Çetin: 'Hırsızlığa dur demenin vakti gelmiştir'

Yolsuzluk, rüşvet ve vatana ihanet suçlamalarıyla imparatorluğu sarsılan Tayyip Erdoğan ise iddiaları yalanlamak yerine, suçu örtmek için elindeki devlet gücünü kullanmaya çalışıyor.

Siyaset 28.02.2014, 12:45 28.02.2014, 13:21
MHP'li Çetin: 'Hırsızlığa dur demenin vakti gelmiştir'

 Milliyetçi Hareket Partisi Teşkilat İşlerinden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı  Şefkat ÇETİN’in, gündemdeki yolsuzluk iddiaları hakkındaki yazılı basın açıklaması:

TAYYİP ERDOĞAN’IN YÖNETME EHLİYETİ BİTMİŞ,
CEZAİ EHLİYETİ BAŞLAMIŞTIR

17 Aralık tarihinden bugüne 70 gündür Türkiye olağanüstü ve utanç verici günlerden geçiyor. Tayyip Erdoğan hakkında ortaya atılan yolsuzluk iddiaları, Cumhuriyet tarihinde eşi benzeri görülmemiş bir skandalla karşı karşıya olduğumuzu gösteriyor. Her geçen gün yeni dosyalarla büyüyen yolsuzluk ve rüşvet skandalları, sadece AKP hükümetini derinden sarsmakla kalmıyor. Aynı zamanda Türkiye’nin itibarının, güvenilirliğinin ve toplumsal huzurunun sarsılmasına, devlet mekanizmasının ve adalet duygusunun zedelenmesine neden oluyor.

Yolsuzluk, rüşvet ve vatana ihanet suçlamalarıyla imparatorluğu sarsılan Tayyip Erdoğan ise iddiaları yalanlamak yerine, suçu örtmek için elindeki devlet gücünü kullanmaya çalışıyor. Oğlu ile yaptığı para görüşmelerini reddedemiyor ancak kriptolu telefonları dinleyenlere öfke saçıyor. Tayyip Erdoğan’ın “Kriptolu telefonu bile dinlemişler. Bunlar bu kadar alçak” sözleri, bir suçlamadan çok bir itiraf anlamı taşıyor. Oğlunu ifade vermeye çağıran savcıları ve emniyet müdürlerini görevden almakla, suçlamalardan kurtulacağını sanacak kadar şuurunu kaybetmiş görünüyor. Medyayı satın alarak veya tehdit ederek gerçekleri gizleyebileceğini, başta MHP olmak üzere rakip partileri susturabileceğini düşünüyor.

Tayyip Erdoğan bir emriyle el kaldırıp indiren milletvekillerinin sayıca çokluğunu bir silah olarak kullanıyor. Her çıkan yasaya daha Meclis’teki hazırlık aşamasında katkı sağlayan ve önüne geldiğinde tereddütsüz onaylayan Köşk’teki noteri vasıtasıyla suçlarını örtbas edecek yasal zırhları kuşanarak suçlamaları savuşturacağını sanıyor. Bu yüzden hırsızlığa ait ortaya çıkan kanıtların ardından Tayyip Erdoğan’ın utanacağını ve istifa ederek yargı süreceğini başlatacağını düşünenler yanılıyorlar. İki aydır kamuoyunun öğrendiği gerçekler karşısında milli vicdanı daha fazla yaralamamak için çekilmesi gereken Tayyip Erdoğan, ne yazık ki elde ettiği ganimetlerini korumak için her şeyi göze alabilecek arsızca bir inkâr siyasetini tercih etmektedir.

17 Aralık operasyonunun ardından emniyette beşbinden fazla görevlinin sürgüne gönderilmesi, Tayyip Erdoğan iktidarının hırsızlarına zaman kazandırmayı amaçlamaktadır. Polisin savcının talimatlarını dinlemediği, savcının başsavcı tarafından engellendiği, emniyetin MİT’e, MİT’in jandarmaya operasyon yaptığı bir Türkiye manzarasının arkasında saklanan yolsuzluk dosyaları vardır.

Daha Deniz Feneri davasından başlamak üzere, AKP hükümetinin yolsuzluk ve rüşvet ilişkilerini soruşturan hâkim ve savcıların görevden el çektirilerek etkisiz yerlere atanması Türk adaletinin rehin alındığını göstermektedir.

Nitekim Cumhurbaşkanı Gül’ün oturduğu makamın sorumluluklarını hiçe sayıp topu anayasaya mahkemesine atarak imzaladığı HSYK düzenlemesi, yargının komple AKP’ye teslimidir. Abdullah Gül’ün anayasaya aykırılığını dile getirdiği halde düzenlemeyi onaylaması, Cumhurbaşkanlığı makamına yakışmamıştır. HSYK düzenlemesi, yargı önüne çıkacak şüphelinin kendi hâkimini tayin etmesi, yani ciğerin kediye tesliminden başka bir şey değildir. Tayyip Erdoğan Adalet Bakanına emretmekte, Bakan ise bütün hâkim ve savcılara talimat vermektedir.

Milletten aldıkları iradeyle değil talimatla hareket eden vekilleriyle Meclis’e, yürütmenin başı olarak hükümete hâkim olan Tayyip Erdoğan, HSYK düzenlemesi ile yargıyı da resmen kendisine bağlamıştır. Çıkarılmak üzere olan MİT yasasıyla ise Tayyip Erdoğan’ın emrine olağanüstü yetkilerle donatılmış özel bir teşkilat tahsis edilmektedir. Bütün yetkileri elinde toplayarak tek adam olmaya çabalayan Tayyip Erdoğan, demokrasi ve hukukun üstünlüğüne dayalı rejimi rafa kaldırmıştır. Tayyip Erdoğan’ın Türkiyesi’nin Esad’ın Suriye’sinden, Saddam’ın Irak’ından, Fahd’ın Suudi Arabistan’ından, Stalin’in Rusya’sından farkı kalmamıştır.

Tayyip Erdoğan’ın yeni Türkiye’sinde hırsızlık suç olmaktan çıkmış, polisin hırsızı yakalaması suç olmuştur. İhalelerin dağıtıldığı işadamlarından milyon dolarlık rüşvet havuzları oluşturmak serbest, mahkeme kararıyla kirli ilişkilerin dinlenmesi yasaktır. İmar planlarıyla oynamak, villalar, gemicikler, yatak odalarına kadar stoklanan rüşvet paraları helal, tüyü bitmemiş yetimlerin hakkı için devlet malına sahip çıkarak suçu ve suçluyu takip etmek en büyük suçtur.

AKP iktidarı Habur’da teröristin ayağına götürerek kurduğu çadır mahkemeleriyle Türk yargısını çarpık zihniyetine alet etmeye başlamıştır. Adaletin teröriste özel muamele çektiği, hırsızları görmezden geldiği bu manzarayı Türkiye hak etmemektedir. AKP iktidarının sistemi işlemez hale getiren ve bütün devlet kurumlarını birbirine düşüren yönetim anlayışı Türkiye’yi felç etmiştir. Türkiye içeriden ve dışarıdan gelecek her türlü açık ve gizli saldırıya açık hale gelmiştir. Bilhassa Kıbrıs meselesinin yeniden ısıtılmaya çalışılması, Suriye’de ilan edilen Kürt bölgelerinin ardından Diyarbakır merkezli yükselen özerklik söylemleri milli güvenliğimizi doğrudan ilgilendiren meselelerdir. Türkiye’nin ekonomik yapısı her geçen gün daha kırılgan bir hal almaktadır. Dövizdeki yüksek ateş ve borsada aşağı doğru düşüş başbakanlık vasıflarını yitirmiş Tayyip Erdoğan’ın o koltukta kaldığı her gün Türkiye’nin kaybedeceğini göstermektedir.

Türkiye’nin her şeye rağmen ağır aksak da olsa işleyen sağlam temellere sahip sistemi harekete geçirilmeli ve herhangi bir partiye değil devlete ve millete sadakati olduğuna inandığımız çok sayıdaki kamu görevlisi anayasanın ve yasalarımızın emirlerini uygulamaktan çekinmemelidir. İş işten geçmeden namusluların da namussuzlar kadar cesur olmasının zamanı gelmiştir.Milliyetçi Hareket Partisi yasaların uygulanmasının dahi risk teşkil ettiği bu zamanda ülkemiz adına bu riski alacak namuslu insanların sayısının hiç de azımsanmayacak sayıda olduğunu gayet iyi bilmektedir. Siyaseten yolsuzluğa ve hırsızlığa karşı dik duracak iradeyi MHP temsil etmektedir. Sivil toplumun, aydınların, medyanın ve başta yüksek yargı olmak üzere kamu bürokrasisinin el birliği yaparak, bütün Türkiye’nin gözünün içine baka baka söylenen yalanlara ve hırsızlığa dur demenin vakti gelmiştir.

“Alo Fatih” hattını çekinmeden kullanan ve bunu yaptığını ilan eden Tayyip Erdoğan’ın “Alo Bilal” hattına itirazı inandırıcı olmaktan uzaktır. Bu yüzden Türkiye’nin başbakanlık makamına yakışmayacak bütün eylemleri için Tayyip Erdoğan’ın derhal yargı önüne çıkarılması için savcılar inceleme başlatmalıdır. Tayyip Erdoğan’ın kendi onurunu düşünerek ve utanma duygusuyla istifasını beklemek son derece büyük saflık olacaktır. O şu anda başbakan sıfatından ziyade, muhtemel akıbetinin farkında bir suçlu psikolojisiyle her türlü çılgınlığı yapabilecek ve ülkemizi de peşinden karanlığa sürükleyebilecek durumdadır. Tayyip Erdoğan yönetme ehliyetini yitirmiş, artık cezai ehliyeti başlamıştır. Her türlü deliliği yapabilecek bu isimden Türkiye’nin en az zararla kurtulabilmesi için yasal yollar aranmalı, kamuoyu baskısı artırılmalıdır. HSYK düzenlemesinin gölgesinde kalmayacak bir şekilde yasalar işletilerek kirliler ve temizlerin ayıklanacağı bir yargılamanın önü açılmalı ve Türkiye’nin üzerindeki bu leke biran önce temizlenmelidir. Aksi takdirde her geçen gün kaybeden Türkiye olacak, bu kara düzenin müsebbibi AKP’nin faturası da bir o kadar ağırlaşacaktır.

Yorumlar (0)
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Başakşehir 31 66
2. Trabzonspor 31 62
3. Sivasspor 31 54
4. Beşiktaş 31 53
5. Galatasaray 31 52
6. Alanyaspor 31 51
7. Fenerbahçe 31 50
8. Gaziantep FK 31 41
9. Göztepe 31 39
10. Antalyaspor 31 38
11. Kasımpaşa 31 36
12. Gençlerbirliği 31 33
13. Malatyaspor 31 32
14. Denizlispor 31 32
15. Çaykur Rizespor 31 32
16. Kayserispor 31 31
17. Konyaspor 31 30
18. Ankaragücü 31 26
Takımlar O P
1. Hatayspor 32 60
2. Erzurum BB 32 56
3. Adana Demirspor 32 55
4. Bursaspor 32 55
5. Akhisar Bld.Spor 32 54
6. Fatih Karagümrük 32 53
7. Altay 32 51
8. Ümraniye 32 44
9. Keçiörengücü 32 44
10. Giresunspor 32 44
11. Menemen Belediyespor 32 42
12. İstanbulspor 32 37
13. Balıkesirspor 32 35
14. Altınordu 32 33
15. Boluspor 32 30
16. Osmanlıspor 32 27
17. Adanaspor 32 21
18. Eskişehirspor 32 12
Takımlar O P
1. Liverpool 34 92
2. Man City 34 69
3. Chelsea 34 60
4. Leicester City 34 59
5. M. United 34 58
6. Wolverhampton 34 52
7. Sheffield United 34 51
8. Arsenal 34 50
9. Tottenham 34 49
10. Burnley 34 49
11. Everton 34 45
12. Southampton 34 44
13. Newcastle 34 43
14. Crystal Palace 34 42
15. Brighton 34 36
16. West Ham 34 31
17. Watford 34 31
18. Bournemouth 34 28
19. Aston Villa 34 27
20. Norwich City 34 21
Takımlar O P
1. Real Madrid 35 80
2. Barcelona 35 76
3. Atletico Madrid 35 63
4. Sevilla 35 63
5. Villarreal 35 57
6. Getafe 35 53
7. Real Sociedad 35 51
8. Valencia 35 50
9. Granada 35 50
10. Athletic Bilbao 35 48
11. Osasuna 35 45
12. Levante 35 43
13. Real Betis 35 41
14. Real Valladolid 35 39
15. Eibar 35 36
16. Celta de Vigo 35 36
17. Deportivo Alaves 35 35
18. Mallorca 35 32
19. Leganés 35 29
20. Espanyol 35 24