Türk milleti 30 Martta gereken cevabı verecek

Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkan Yardımcısı,Oktay Öztürk basın toplantısı düzenledi.

Siyaset 12.02.2014, 15:11 12.02.2014, 16:16
Türk milleti 30 Martta gereken cevabı verecek
Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkan Yardımcısı,Oktay Öztürk basın toplantısı düzenledi. Öztürk, basın toplantısında gündeme ilişkin yaptığı açıklamada, 2002 yılında demokrasi, özgürlük ve milli irade söylemleriyle iş başına gelmiş olan AKP'nin  bugün artık tamamen baskıcı ve otoriter,yandaşlarını zengin eden, çalan,çarpan, yalan söyleyen bir iktidar haline geldiğini söyledi.

Yargının yürütme tarafından rehin alındığını, muhalefet liderinin sözleri bizzat Başbakan tarafından sansürlendiğini, interneti engellediğini belirten Öztürk: "Türkiye’de AKP iktidarı otoriterleşmede sınır tanımamaktadır. Öyle ki iktidar hayatın her alanına ve bütün özgürlüklere müdahaleyi kendisinde bir görev ve hatta hak olarak görmektedir. İş adamından gazetecisine, kürtajdan heykele, çevrilen dizi filminden atılan manşetlere, televizyon yayınlarına kadar hayatın her alanına bizzat Tayyip Erdoğan müdahale etmektedir. Köşe yazarlarının yazılarının satır aralarına bile müdahale söz konusudur. Bu otoriterleşme, toplumu tek tipleştirme, milletin haber alma kaynaklarına bile bu seviyede müdahale karşısında büyük Türk milleti 30 Martta gereken cevabı verecek ve AKP’ye yeter artık diyeceği inancındayız." dedi.

Oktay Öztürk:"AKP içinde filizlenen derin paranoya hâli, devletin “aslî” vazifelerini ifa etmesine mani olmakta, millî kurumlarımızı kemirmektedir. Anladığımız kadarıyla Hükümet yetkilileri, Emniyet Teşkilâtı ve Yargı mensuplarının çalışmalarını istememektedir"  diyerek; 
Savcıların da polislerin de suçu ve suçluyu takip etme, yakalama ve adalete teslim etme yükümlülükleri olduğunu, Adlî süreçlerde ‘komplo’ya yer olmadığını belirtti.

Oktay Öztür Sözlerine şöyle devam etti:

Savcı soruşturma başlatır, ‘komplo’ olur. Polis arama yapar, ‘komplo’ olur. İktidara yakın çevreler hakkında dosya teşkil edilir, ‘komplo’ olur. Uluslararası terör şebekeleriyle mücadele yürütülür, ‘komplo’ olur. Açıkça ifade ediyoruz: Şayet suç varsa, üzerine gidilir - gidilmelidir. Suçlu varsa da yakalanır yakalanmak ZORUNDADIR.

Öte yandan Son günlerde Başbakanın medya yöneticiliği de tescillendi değerli hemşerilerim. MHP’nin görüş ve düşüncelerinin ekranlarda alt yazıyla geçmesine bile tahammül edemeyen Başbakan Erdoğan, benzerlerine, ancak kapalı devre çalışan dikta yönetimlerinde rastlanacak bir hazımsızlıkla müdahale etmiştir.

AKP’nin Pravdası’na dönen medyanın Milliyetçi Hareket Partisi’ne uyguladığı sansür, fikirlerinin kamuoyuna ulaşmasına koyduğu şerh, ileri tek adam Başbakan’ın gözetim ve denetiminde tezahür etmiştir.

Bu olan biten bir demokrasi cinayetidir ve modern demokrasilerde dördüncü güç olarak ifade edilen medyanın dirayetini elinden almaktır. Özgür ve tarafsız olması gereken medya organları Başbakan’ın tahakkümü altına alınmış, çok sesliliğe imkân verilmeyecek bir şekilde müdahaleler yapılmıştır.

Bu süreçte Başbakan’ın moralini bozan medya çalışanları maalesef işten atılmış, ekmeğinden edilmiştir.

Başbakan dilinden düşürmediği milli iradenin özgürce haber almasını engel olmuştur. Anlaşılan o ki, Başbakanın anladığı milli irade sadece kendi kafasında olan ve kendine oy veren kesimlerin iradesidir.

ASIL UNUTULMAMASI GEREKEN GERÇEK 30 MART’TAN SONRA ÜLKEYİ BÖLME DENEMELERİNİN YAPILACAĞIDIR.

İdris Naim Şahin'in istifa beyanında "çözüm sürecinin çözülme sürecine dönüşmesi" ifadesi de bir yana; Hukukun kasten askıya alındığı, PKK'nın bölgede serbest bırakıldığı süreçte son yaşananlara bakmamız lazım. Bölgeden gelen dehşet verici haberlere göre, kış üstlenmesi için genellikle her yıl Irak-Suriye'ye geçen üst düzey PKK yetkilileri, bu yıl seçimler sebebiyle Türkiye'de kaldı.

PKK teröristleri tüm şehir ve ilçelere yerleşimini tamamladı. KCK sistematiğinin kurulmadığı, PKK silahlı teröristlerinin yerleşmediği bir tek ilçe bile kalmadı. Her akşam bölgedeki istisnasız her il ve ilçede, şehirlerdeki terörist kadrolarla (aralarında halka saldıkları vergileri toplamak için görevlendirdikleri gençlerle birlikte) toplantı yapıyorlar.

Yapılan açıklamaların bir kısmı ise şunlar:

"Doğu ve Güneydoğu'da Türklerin sayısı asker ve polisten ibaret. Öğretmenlerin önemi yok. Çözüm süreci sayesinde hiç giremediğimiz yerlere ulaşıp yerleştik... Ayaklandığımız zaman Kürdistan artık tamamdır..."

"Devletin bizim için en vurucu gücü hava sistemleridir. Bu sebeple artık taktik değiştiriyoruz. Bundan sonra halkın arasında savaşacağız. Artık dağda savaş bitti... Devletin sınırların bazı noktalarına yapacağı yüksek gözetleme kuleleri için güdümlü füzeler kullanacağız..."

"Seçimler çok önemli. Teşkilatımız tamam. Milletvekili seçimlerine kadar Kürdistan'ı kurmak zorundayız. Rojava'nın bir an önce toparlanmasını bekliyoruz... Siz gerillalara her türlü tolerans tanınmış durumda. Verginizi toplayıp araçlarla serbestçe geziyorsunuz. Daha ne istiyorsunuz..."

Ve belediye seçimleri sebebiyle "vali" atamalarında ciddi bir kargaşa yaşıyorlar. Öcalan’ın Statüsünü ise AKP fiilen stratejik bir konuma yükseltmiş durumdadır!

Güney sınırımızın hemen dibinde olup bitene bakıldığında Türkiye’ye pusu kurulduğunu anlamamak mümkün değildir. Güneydoğu’da durum giderek kötüleşiyor. KCK, bölgede vergi topluyor, yargılama yapıyor, kaymakam atıyor ve güvenlik kontrolü yapıyor.

Saygıdeğer Hemşerilerim

Değerli basın mensupları

Yukarıda bahsettiğim PKK’nın hiçbir iddiasından vazgeçmediğini gösteren ifadeleri daha önceleri de sizlerle paylaşmıştım. Durumun vahameti ve 30 Mart yerel seçimlerinin akabinde bölgede özerklik kalkışmalarının beklendiği bir ortamda bu hakikati sürekli sizlere hatırlatmam Doğunun Kalesi Erzurum’a düşen görevin önemine binaendir.

Erzurum düşerse Türkiye düşer o yüzden şehrimizin Türk milli birliği açısından bu seçimlerdeki duruşu Türk Devletinin ve Türk milletinin geleceği açısından çok önemlidir.

Malum bölücü zihniyetin temsilcisi siyasi hareketle AKP doğu ve güneydoğuda anlaşmış görünüyor bizim karşı çıktığımız Büyük Şehir yasasını da hesaba katarsanız bölgeyi tek renk halinde çıkartmayı isteyenler bir adım sonra referandum talep edebilir. PKK’nın baskı ve zulmü KCK’nın mahalle baskısıyla oluşan bu durumu Erzurum, Elazığ, Erzincan gibi iller bozma potansiyeline sahip ama hepsinden önemlisi Erzurumumuzun duruşu bu süreçte çok anlamlı olacaktır.

Dün Karabekir Paşayla Milli ordu ve Mustafa Kemal’in yanında sergilediği duruşla milletin kaderini nasıl değiştirdiyse bugün de Milliyetçi Ülkücü iradenin adresi MHP’nin yanında durarak bu hesapları bozacaktır.

İnanıyoruz ki; Kurulan bu pusu karşısında Türk milleti tarihin her devrinde olduğu gibi kendini koruma refleksini gösterecek ve 30 Mart 2013 günü, Başbakanın Türk milletine uyguladığı sansüre cevap olarak, AKP ZİHNİYETİNENDEKİ siyasete sansür uygulayacaktır.

Yorumlar (0)
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Başakşehir 31 66
2. Trabzonspor 31 62
3. Sivasspor 32 57
4. Beşiktaş 31 53
5. Galatasaray 32 52
6. Alanyaspor 32 51
7. Fenerbahçe 32 50
8. Gaziantep FK 31 41
9. Antalyaspor 32 41
10. Göztepe 32 39
11. Kasımpaşa 31 36
12. Gençlerbirliği 32 36
13. Malatyaspor 31 32
14. Denizlispor 31 32
15. Çaykur Rizespor 31 32
16. Kayserispor 31 31
17. Konyaspor 31 30
18. Ankaragücü 32 29
Takımlar O P
1. Hatayspor 33 63
2. Erzurum BB 33 59
3. Adana Demirspor 33 58
4. Akhisar Bld.Spor 33 57
5. Bursaspor 33 56
6. Fatih Karagümrük 33 53
7. Altay 33 51
8. Keçiörengücü 33 47
9. Ümraniye 33 44
10. Giresunspor 33 44
11. Menemen Belediyespor 33 43
12. İstanbulspor 33 40
13. Balıkesirspor 33 38
14. Altınordu 33 36
15. Boluspor 33 30
16. Osmanlıspor 33 27
17. Adanaspor 33 21
18. Eskişehirspor 33 12
Takımlar O P
1. Liverpool 35 93
2. Man City 35 72
3. Chelsea 35 60
4. Leicester City 35 59
5. M. United 34 58
6. Wolverhampton 35 55
7. Sheffield United 35 54
8. Tottenham 35 52
9. Arsenal 35 50
10. Burnley 35 50
11. Everton 35 45
12. Southampton 34 44
13. Newcastle 35 43
14. Crystal Palace 35 42
15. Brighton 35 36
16. West Ham 35 34
17. Watford 35 34
18. Bournemouth 35 31
19. Aston Villa 35 30
20. Norwich City 35 21
Takımlar O P
1. Real Madrid 35 80
2. Barcelona 36 79
3. Atletico Madrid 36 66
4. Sevilla 36 66
5. Villarreal 35 57
6. Getafe 35 53
7. Athletic Bilbao 36 51
8. Real Sociedad 35 51
9. Valencia 36 50
10. Granada 35 50
11. Osasuna 36 48
12. Levante 36 43
13. Real Betis 36 41
14. Real Valladolid 36 39
15. Eibar 36 39
16. Celta de Vigo 36 36
17. Deportivo Alaves 35 35
18. Leganés 36 32
19. Mallorca 36 32
20. Espanyol 36 24