Devlet  Bahçeli'den “aday“ açıklaması
MHP Genel Başkanı Bahçeli, cumhurbaşkanlığı seçimiyle ilgili, "Üzerinde bir isim oluşturabildiğimiz takdirde, oluşturduğumuz isim MHP'nin olmazsa olmaz adayı ve 'ondan başkasına oy vermeyiz' mantığı ile şekillenmiş bir aday olmayacaktır" dedi.

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, "Üzerinde bir isim oluşturabildiğimiz takdirde, oluşturduğumuz isim MHP'nin olmazsa olmaz adayı ve 'ondan başkasına oy vermeyiz' mantığı ile şekillenmiş bir aday olmayacaktır. Daha doğrusu partimizin bu yönüyle adaydan ziyade bizim değerlendirmelerimiz ile layık gördüğümüz bir şahsiyeti, Türk milletine, siyasi partilerimize ve sivil toplum kuruluşlarımıza önerilen bir isim olarak düşündüğümüzü ifade etmek isterim" dedi.

Bahçeli, cumhurbaşkanlığı seçimi için çatı aday arayışı kapsamında Türkiye Esnaf ve Sanatkarları Konfederasyonu (TESK) Başkanı Bendevi Palandöken'i makamında ziyaret etti. Görüşmenin ardından açıklama yapan Bahçeli, Türkiye'nin siyasi, ekonomik ve sosyal hayatında önemli, güzide bir yeri bulunan TESK'in, aileleri ile 15 milyonu aşkın nüfusu temsil ettiğini söyledi.

Cumhurbaşkanlığı seçim sürecine ilişkin görüşlerini paylaşmak amacıyla ziyaretler gerçekleştirdiklerini anlatan Bahçeli, 29 Haziran - 3 Temmuz arasında cumhurbaşkanı adaylarının belirleneceğini söyledi. Yeni cumhurbaşkanı seçilmesi konusunun Türkiye'nin bir çok gündeminin üstünde ağırlıklı bir gündem teşkil ettiğine vurgu yapan Bahçeli, "Kamuoyumuz, cumhurbaşkanı seçiminin nasıl olacağı, cumhurbaşkanının kim olması gerektiği konusunu tartışmaktadır" dedi.

Cumhurbaşkanılğı seçimlerinin Türk siyasi hayatında çok önemli bir yeri bulunduğunu dile getiren Bahçeli, "Cumhurbaşkanlığı seçimleri, Türkiye'de aynı zamanda bir siyasi krizin başlangıcı veya seçim sonrası bir siyazi krizin doğmasına sebep olan önemli bir kurumun seçilmesi meselesidir" diye konuştu.

Türkiye'de bugüne kadar 19 cumhurbaşkanlığı seçimi yapıldığını, cumhurbaşkanlığı seçimlerinin önemli sosyal krizler yarattığını, Türkiye'yi gündem itibari ile de çok meşgul ettiğini bildiren Bahçeli, 1980'de 114 turun ardından netice alınamaması sebebiyle diğer sosyal ve siyasal sebeplerle de örtüşerek 1980 ara rejim sürecine Türkiye'yi soktuğunu anımsattı.

Türkiye’de ilk defa cumhurbaşkanının halk tarafından seçileceğine işaret eden Bahçeli, sözyerini şöyle sürdürdü:

"Bu, çok önemlidir. Bu konuda Türkiye'nin önemli bir tecrübesi ve bilgisi bulunmamaktadır. Halkımız ilk defa milletvekilliği genel seçimleri, mahalli idareler seçimleri gibi demokratik hak ve görevlerini yerine getirirken kazandığı tecrübeler olmuştur ancak cumhurbaşkanlığı seçimi hakkında nasıl olacağına dair de bir bilgiye sahip görülmemektedir. Bu sebepten dolayı bu cumhurbaşkanlığı seçimi çok önem taşımaktadır."

Cumhurbaşkanlığı seçiminin halk tarafından yapılmasını öngören Anayasa ve yasa değişikliklerinin çok sığ kaldığını ve çok acele ile ortaya konulduğunu savunan Bahçeli, sadece seçim takvimi üzerinde bilgiler verildiğini, adayların hangi tarihte adaylıklarının kabul edileceğine ve seçime gireceğine dair bilgiler sunulduğunu fakat bunun nasıl gerçekleştirileceği, seçimde kullanılacak araçların neler olacağı, sloganların hangi seviyede tutulacağı, adayların Türkiye'nin meselelerine hangi ölçüde yaklaşacağı konularında herhangi bir tecrübe ve birikim bulunmadığını anlattı.

Cumhurbaşkanlığı seçimlerini çok önemsediklerine dikkati çeken Bahçeli, şöyle konuştu:

"MHP, Türkiye'de istikrar istiyor. MHP, Türkiye'de kutuplaşma, kamplaşma, ayrışmayı düşünmüyor. MHP, gerilim stratejisi ile kutuplaşma ve kamplaşmanın perçinlenmesi ve katılaşmasını düşünmemektedir. Bunlara sebebiyet olabilecek olaylar karşısında sabırlı soğukkanlı hareket etmek suretiyle düşünce ve tercihini halkımızla paylaşma arzusu taşımaktadır. Burayı şereflendiren arkadaşlarımız, başkanı bulunduğu birimlerde değişik düşünceye sahip siyasi yelpazemizde yer alan siyasi partilere temel tercihlerde bulunan şahsiyetler olduğu için buralarda bazı konuları konuşurken seviyemizi kaybetmememiz gerekir.

Çünkü hepinizin tercihi demokrasinin tercihi olarak ülkemiz için hayırlara vesile olan tercihlerdir. Onun için her konunun siyasetin polemiği olmaması gerekir. Hal böyle olunca MHP, böyle bir seçim sürecinde (Türkiye ne yapmalıdır?) sorusunu arıyor. Kimin aday olacağı tartışmasından evvel bu seçimin önemi, cumhurbaşkanının nasıl olması gerektiği, bu cumhurbaşkanının tanımlaması yapıldıktan sonra, milletimizin 76 milyon olan aziz evlatlarından layık olan bir tanesini seçime götürecek bir kişilendirmeyi son aşamada yapmak düşüncesi ile hareket etmekteyiz."

Eski cumhurbaşkanları Süleyman Demirel ve Ahmet Necdet Sezer, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, TBMM Başkanı Cemil Çiçek, siyasi partiler ve sivil toplum kuruluşlarını ziyaret ettiklerini anımsatan Bahçeli, MHP'nin bencil bir davranış sergilemediğini ve cumhurbaşkanlığı seçiminin geleneğinin oluşturulması için çaba gösterdiğini bildirdi. Bahçeli, şunları kaydetti:

"Yapmış olduğumuz ziyaretlerde kişilendirmeye gidilmemiştir, hiçbir isim telaffuz edilmemiştir. Basında yer almış olanlar ya bir kesimin istekleri veya bir kesimin seçim sürecini karıştırmak amacıyla sürdürdükleri bir takım davranışlardır. Buna da MHP olarak iltifat etmemekteyiz. Ondan evvel yapılması gereken konu, cumhurbaşkanlığı makamının nasıl bir makam olduğu üzerinde bir sosyal zemin, bir görüş birliği oluşturmamız lazım. Bu makam nasıl olmalı, bu makam kamplaşma cepheleşme veya gerilim stratejisini takip eden bir yolda mı ilerlemeli yoksa Türkiye'yi birleştirici, kaynaştırıcı, bütünleştirici, anayasal çerçevede kendisine verilen görev ve sorumlulukları yerine getirici ve topluma tarafsız olarak her kesimi kucaklayabilen, her kesimin sorunlarına eğilebilen, her kesimle ilgili konular makama geldiği zaman bunlar üzerinde objektif değerlendirmeler yapabilen ve aynı zamanda da söz gelimi esnaf ve zanaatkar arkadaşlarımızın tespit ve görüşlerini, toplumsal taleplerini karşılarken bu kuruluşların temsilcileri ile diyalog ve istişarede bulunabilen şahsiyet mi olmalıdır yoksa siyasi düşüncesini, siyasi partisiyle paralel götüren ve Türkiye'ye, 'bu makam şimdi için önemli bir makamdır, bunu da değerlendirmek suretiyle bir takım şeyler yapalım mı' demek mi lazımdır. Bu konuda objektif şekilde olaylara yaklaşmakta fayda vardır, düşüncesi ile hareket etmekteyiz.”

Yaptıkları ziyaretlerde, cumhurbaşkanının vasıflarının neler olması gerektiği konusunda ortak bir zemin oluştuğu kanaatinde olduğunu vurgulayan Bahçeli, şunları söyledi:

"Bütün siyasi partilerimiz, anayasa çerçevesinde kaynaştırıcı, bütünleştirici, adil, tarafsız, bir cumhurbaşkanı görev ve sorumluluğunun yerine getirilmesini beklemektedir. Pekala bunda bir sosyal zemin oluşursa o zaman 'Kim olması lazım' sorusuna da istişarelerle bir şahsiyet üzerinde bütünleşmekte fayda vardır diye düşünüyoruz. Yüzde 51 ile yüzde 49 arasında Türkiye'yi sıkıştırmaya gerek yoktur. Bu, bizim partimizin ve şahsımın görüşüdür. Takdir edersiniz etmezsiniz, onlar sizlerin bileceği şeylerdir. Yüzde 51 ile 49'u mukayese ederek cumhurbaşkanlığı makamındaki hizmeti değerlendirirsek o zaman Türkiye'nin toplumsal talepleri yüzde 51 ile 49 arasında sıkıştırılmış olur. Bu taleplerin karşılanmasındaki adalet yoksunluğu 49'u öfklendirir, 51'i sevimli kılar. Öfke şiddetlenir. Katılaşır ama taleplerin karşılanmasında rahatsızlık hisseden kesimler, sevgiden vazgeçer hale gelirse devletin başındaki toplumsal denge, herkesi kucaklayan denklem bozulmuş olur.

Bu anlayış içerisinde MHP, toplumumuzun bütün değerlerini gözönüne alarak, milli ve manevi değerleri temsil eden, demokrasimizin kazanımları çerçevesinde, cumhuriyetimizin kazanımları doğrultusunda bir şahsiyet o zaman zannediyorum, geçmiş dönemlerdeki mecliste de bir örneği gözüken şekilde uzlaşmaya dayalı her partinin katkısı ile bir cumhurbaşkanlığı seçimi gerçekleşmiş olur. Üzerinde bir isim oluşturabildiğimiz takdirde, oluşturduğumuz isim MHP'nin olmazsa olmaz adayı ve 'ondan başkasına oy vermeyiz' mantığı ile şekillenmiş bir aday olmayacaktır. Daha doğrusu partimizin bu yönüyle adaydan ziyade bizim değerlendirmelerimiz ile layık gördüğümüz bir şahsiyeti, Türk milletine, siyasi partilerimize ve sivil toplum kuruluşlarımıza önerilen bir isim olarak düşündüğümüzü ifade etmek isterim. Onun da zamanı geldiği vakit açıklamasını inşallah yapacağız."

-TESK Başkanı Palandöken

Palandöken de başkanlık yaptığı dönemde 22 hükümet ve 5 cumhurbaşkanı gördüğünü belirterek, cumhurbaşkanlığınin çok önemli bir görev olduğunhu söyledi.

Türkiye'yi kucaklayacak, çekişme ortamı yerine Türkiye meselelerinin öncelikli görüşebilecek bir cumhurbaşkanı seçilmesini arzu ettiklerini anlatan Palandöken, "Siyasi parti liderlerinin bir araya gelip halkın benimseyebileceği aday tespiti yapması ve Türkiye'yi kucaklayan yeni bir cumhurbaşkanı ile yola devam etmesi gerçekten çok önemli" dedi.



Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Bozkurt 3 yıl önce

allah aşkına okuntu dağıtan insanlar gibi ortalarda dolaşacağına sen ol cumhurun başı

banner211