Cezaevlerini AKP’nin politikaları doldurdu
Saadet Partisi Bafra ilçe Başkanı Mustafa Öcal, Akp İktidarının Yanlış Politikaları Sonucunda, Türkiye’nin Düştüğü Durum Hakkında Önemli Tespitler Yaptı…

Saadet Partisi Bafra İlçe Başkanı Mustafa Öcal, Türkiye’nin politikalarının genel bir değerlendirilmesi yapıldığında yavaş, yavaş kaosa doğru sürüklendiğine dikkat çekerek, “Cumhurbaşkanlığı seçimleri sorunsuz bir şekilde atlatıldı ama bundaki sonraki süreç büyük tartışmalara gebedir. Türkiye’de tarım ve hayvancılık bitti, dışarıdan ot ve saman bile ithal etme noktasına geldik. Anadolu’da dibe vuran hayvancılık ve tarımla birlikte büyükşehirlere doğru göç başladı. Göçlerin sonucunda suç oranları arttı ve Türkiye, tarihinde cezaevlerindeki en yüksek doluluk oranına ulaştı” dedi.

Yaptığı açıklamada Başkan Öcal gündeme dair önemli açıklamalarda bulundu.

Anayasa ‘Başbakanlık Düşer’ Diyor

Dünyanın ve Türkiye’nin bir genel değerlendirilmesi yapıldığında bir kaosa doğru sürüklendiğine dikkat çeken Öcal, Türkiye’nin Cumhurbaşkanlığı seçimlerini sorunsuz atlattığını ama seçimden sonraki sürecin büyük tartışmalara gebe olduğunu belirtti.  Başbakan’ın Cumhurbaşkanı seçildikten sonra ‘görev süresi sona erdi mi ermedi mi?’ sorularının sık sık sorulduğunu belirten Öcal, Anayasanın 101. Maddesine atıfta bulunarak, “Anayasadaki hükmü gayet açık ‘Cumhurbaşkanı seçilenin partisiyle ilişiği kesilir ve TBMM üyeliği sona erer’ bir takım muhalefet partilerinin ‘Başbakan istifa etmeli’ sözleri doğru değildir. İstifa bir haktır ama anayasaya göre Cumhurbaşkanı seçildikten sonra ilişiği kendiliğinden kesiliyor zaten. Hüküm bunu söylüyor, nitekim uygulamanın da böyle olması gerekir. Zira 31 Ekim 1989 yılında Merhum Özal Cumhurbaşkanı seçilmiş ve aynı gün dönemin Cumhurbaşkanı Kenan Evren, Ali Bozar beyi Başbakan vekili olarak atamıştır. 8 Temmuz 1942 yılında Başbakan İbrahim Saydam Bey vefat etmiş, aynı gün yerine bir başkası vekil olarak tayin edilmiştir. Anayasa hukukçularımızdan Prof. Dr. Abdullah Gözübüyük Bey, ‘burada bir Başbakanın istifa etmesi gibi gelişi gelinceye kadar göreve devam edeceği anlayışı değil, görevi sona eren ölüm olayı örnek alınmalıdır’ diyor. Bu örnekler bile yetiyor, nasıl hareket edilmesi konusunda” dedi.

AKP, ilkleri yaşatıyor! Türkiye’nin iktisadi konularında da dikkat çeken tespitler yapan Öcal, son açıklanan raporlara göre, Ağustos ayında Türkiye’nin işsizlik oranının yüzde 8,8 olduğunu söyleyerek, “AKP, 2002 yılında işbaşına geldiğinde Türkiye’de işsizlik oranı yüzde 6’idi. Mevsim olarak bile işsizliğin en az olması gereken bir mevsimde, AKP’nin iktidar olduğu dönemi baz alarak aşağı yukarı işsizlik oranında yüzde 40’lık bir yükselme söz konusu. Cari açık bir türlü önlenemiyor, durdurulamıyor. Tarım, hayvancılık aşağı yukarı tamamıyla çökmüş durumda. Türkiye Cumhuriyeti tarihinde ilk defa mevcut iktidar döneminde dışarıdan kurbanlık anguslar getirilmiş, yani hayvan ithal edilmiştir. Yine AKP döneminde tarihimizde ilk defa saman ve ot ithal etmişiz” diyerek, hayvancılığın Anadolu’da dibe vurmasından dolayı da büyükşehirlere doğru yoğun bir şekilde göçlerin yaşandığını söyledi.

Cezaevlerini AKP’nin politikaları doldurdu

Anadolu’nun geçim kaynakları olan tarım ve hayvancılığının bitme noktasına gelmesinden büyükşehirlere doğru gerçekleşen göçler sonucunda büyükşehirlerde de toplumsal olayların yaşandığına dikkat çeken Öcal, “İstanbul’un nüfusu 7-8 milyondan 16 milyona dayandı. Sadece İstanbul’a yapılan çılgın projelerle çok az bir zaman sonra nüfus 30-40 milyona ulaşacaktır. Bunun da emareleri var zaten Anadolu boşalıyor. Peki göç eden insanlar gittikleri yerlerde memnunlar mı? Göç edilen iller acaba huzur içinde mi? Hayır. Bununla beraber toplumsal olaylar da oluyor, daha önce cami önüne bırakılan bebekleri artık çöplüklerden topluyoruz. Sonra cinayetler, kapkaç olayları, hırsızlık vb. Nitekim Adalet Bakanlığı Ağustos ayı içerisinde yayınlamış olduğu bir rapora göre, cezaevleri Cumhuriyet tarihinin en yüksek doluluk oranına ulaşmıştır. Yani rakamla 151 bin kişi işlediği suçlardan dolayı cezaevlerinde tutuklu bulunuyor. Peki bu insanlar durup dururken mi suç işledi de içeri girdi? Önceki gün tespit edildiği kadarıyla bir yıl içerisinde Türkiye’de kadın cinayeti 169 olarak belirtildi. Bu cinayetlerin temelinde huzursuzluk, huzursuzluğu tetikleyen ise geçim sıkıntıları ve çoğu da Anadolu’dan ekmek bulmak için göç eden insanlar” şeklinde konuştu.

Daha doğmayan bebekler bile 7 bin 500 dolar borçlandırıldı

Türkiye’nin AKP döneminde tarihinin en büyük borçlanmasını yaşadığını ifade eden Öcal şunları kaydetti: “AKP, 2002 yılında işbaşına geldiğinde Türkiye’nin toplum borcu 230 milyar dolar civarındaydı. Şu an 650 Milyar dolar. ‘Hükümet, IMF’ye olan 21 Milyar dolar borcu ödedi’ diyorlar. İnsanımız IMF’ye ödenen borçla Türkiye’nin borçtan kurtulduğunu zannediyor. Tabiri caizse IMF’ye olan borcumuz devede kulak bile değildi. Bugün Türkiye’de devlet borçludur, millet borçludur, tüzel kişiler borçludur hatta doğmamış bebeler bile 7 bin 500 dolar borçludur. Ağlamanın sızlamanın kimseye faydası olmadığına göre ne yapmalıyız? Görev bizler düşmektedir. Tabii ki başta Saadet Partisi’ne düşmektedir. Her bir komisyonumuz, tarım, hayvancılık, ekonomi ve sosyal olaylar alanında ne yapılması gerekiyorsa, yapacaktır.”diye söyledi.



Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner211