Emekçiler hak etmiyor...
 Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik, 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü'nde yaşanan olaylardaki görüntülerin Türkiye'ye yakışmadığını ifade ederek, bunları emekçilerin de hak etmediğini belirtti. 

Çelik, iş sağlığı ve güvenliğinin geliştirilmesi konusunun ele alınacağı VII. Uluslararası İş Sağlığı ve Güvenliği Konferansı hakkında bilgi verdiği basın toplantısının ardından gazetecilerin gündeme ilişkin sorularını cevapladı.

1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü'nde başta İstanbul ve Ankara olmak üzere çeşitli illerde yaşanan gerginliklere ve müdahalelere ilişkin soru üzerine Çelik, bir kez daha emekçilerin bayramını kutladığını belirterek, 1 Mayıs'ın tabu olmaktan çıktığını ve uzun tartışmaların ardından 2009'da tatil ilan edildiğini anlattı.

Bugüne bir bayram, emeğin haklarının ve sorunlarının dile getirileceği, geçmiş yıllarda yaşanan acı olayların anılacağı bir gün olarak bakılması gerektiğini defalarca dile getirdiklerini aktaran Çelik, idarenin, kamu güvenliği açısından bu yıl Taksim'de gösteri ve yürüyüş yapılamayacağına ilişkin karar aldığını ve alternatif meydanlar sunduğunu söyledi.

Türkiye'nin dört bir tarafında 1 Mayıs'ın huzur içinde kutlandığını, sadece bir-iki yerde bazı olumsuz görüntülerin olduğunu belirten Çelik, "Ne kadar işçi kardeşlerimizi temsil ediyorlardı bilemiyorum. Mutlaka işçi kardeşlerimiz de vardı bu yürüyüşlerde. Ama önemli bölümünün ellerinde neler olduğunu hepimiz izledik. Amaçlarının ne olduğunu da hep beraber izleme imkanı bulduk" diye konuştu.

"Taksim'e gitmezsek bayram olmaz" diye bir anlayışı doğru bulmadığını ifade eden Çelik, 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü'nü bir alanla sınırlı kılmanın doğru olmadığını söyledi. 

Sendikaların, dün 1 Mayıs 1977'de yaşanan olaylarda hayatını kaybedenleri anmak için Taksim'de Kazancı Yokuşu ve Cumhuriyet Anıtı'na çelenklerini koyduklarını aktaran Çelik, İstanbul'un çeşitli yerlerinde ve meydanlarda, emekçinin ve çalışanların sorunlarının dile gelmesini arzuladıklarını kaydetti.

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik, konuşmasını şöyle sürdürdü: 

"Niyet neydi bilemiyorum. Bazılarının niyetini çok net gördük. Diyabakır'da, Kayseri'de, Kadıköy'de toplandılar, dertlerini, sorunlarını haykırdılar. Türkiye'nin dört bir tarafında huzur içinde kutlandı. Ama bir kaç yerde yaşanan huzursuzluğu da hepimiz gördük. Vali'nin açıklamasına göre, yaklaşık 100 kişinin yaralandığını öğrendik. Yazık. Bayram günü bu görüntüler, Türkiye'ye yakışmıyor. Emekçilerin de hak ettiği bir görüntü olmadığını vurgulamak istiyorum. Israrla 'Taksim' diyen sendikalarla görüşmelerimiz var. Kendileriyle 1 Mayıs öncesinde görüştük, bu ısrarın doğru olmadığını söyledik. Ama onlar ısrarla devam ettiler, 'ille de Taksim' dediler. Dün bazı olumsuz görüntüleri Türkiye'ye yaşattılar."

- Sendikaların sorumluluğu

Bu toplantının iş sağlığı ve güvenliği konusunda düzenlendiğini ifade eden Çelik, "İş kazalarında 100 bin işçide 17 işçi ölürken, şu anda 6 işçi hayatını kaybediyor" dedi.

Bunun olumlu bir gelişme olduğunu ancak sayının daha da azalması gerektiğini belirten Çelik, şöyle devam etti: 

"Burada hükümetin, bakanlığın sorumluluğu var da sendikaların sorumluluğu yok mu? Israrla 'Taksim' diyen sendikalara seslenmek istiyorum. İşçilerden birisi hayatını kaybettiği zaman bar bar bağırıyoruz. Peki, işçinin hayatını kaybetmemesi için sendikalar, işçiden aldıkları aidatlarının ne kadarını iş sağlığı ve güvenliği eğitimini için harcamışlardır? Ne kadar eğitim düzenlemişlerdir de işçinin önüne bir yol haritası koymuşlardır? Bir iş yerinde iş verene karşı mücadelelerinde ne zaman iş sağlığı ve güvenliği konusunda 'Bu iş yerinde sıkıntılar yaşanıyor' diye o iş yerinde oturmuş pazarlık yapmış, işçinin ölüm ve meslek hastalığına yakalanmasını engelleyecek bir mücadele içine girmişlerdir? Yoksa yalnız ücret mi konuşmuşlardır? Bizim derdimiz sorunları çözmek. Sendikacılık yalnız Taksim demek değil. Yalnız ücret sendikacılığı değil. Sendikacılık, emekçilerin, çalışanların sorunları oturupkonuşup, 1 Mayıs bayramını da fırsat bilerek, 'Bu sorunlara nasıl çözüm buluruz' diye kafa yormaktır, öneriler, teklifler getirmektir."

Bakan Çelik, ideolojik dayatmalar, "dediğim dedik, astığım astık, kestiğim kestik" yaklaşımlarla çözüme dönük proje ifade etmeden 1 Mayıs kutlamanın doğru olmadığını anlattı.

- "İlgili arkadaşları da 2014'e davet ediyorum"

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik, ısrarla alana hapsedilmiş bir yaklaşımı doğru bulmadığımı ifade ederek, "Keşke, 1 Mayıs'ta bu yerlerde de işçiler toplanıp sorunlarını aktarsalar, bizleri tenkit etselerdi. Emekçilerin karşı karşıya bulunduğu sorunları haykırmaktan ziyade haykıranlara da saygı duyuyorum" dedi.

1 Mayıs'ı bayram havasında kutlayıp sorunları dile getiren sendikalara teşekkür eden Çelik, kutlamalardaki tenkit edici konuşmaları değerlendireceklerini, sorunların çözüme ulaşması için diyalog kuracaklarını söyledi.

Faruk Çelik, "Yalnız meydana endeksli, emeğin ve emekçinin sorunlarına çözüm üretmeyen, yıl içinde de emekçinin sorunlarının çözümleriyle ilgili adım atmayan bir sendikacılık anlayışı, demode sendikacılık anlayışıdır. 80 öncesinde kalan, 20. yüzyıl, diyalogtan uzak sendikacılık anlayışıdır. Biz 2014'te yaşıyoruz. İlgili arkadaşları da 2014'e davet ediyorum. Oturalım bir masa etrafında sorunlarımızı ve çözüm önerilerimizi konuşalım" ifadelerini kullandı.


Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner211