Türk Eğitim Sen İstanbul 3 Nolu Şube Başkanı Hasanpaşaoğlu İstifa Etti

Türk Eğitim Sen İstanbul 3 Nolu Şube Başkanı Ali İhsan HASANPAŞAOĞLU, yayınladığı basın bildirisinde “Fikri Hür İrfanı Hür Vicdanı Hür Bir Ömür Yaşamak Adına…” diyerek istifa etti.

Güncel 18.11.2021, 23:31 18.11.2021, 23:59
Türk Eğitim Sen İstanbul 3 Nolu Şube Başkanı Hasanpaşaoğlu İstifa Etti

Türk Eğitim-Sen'de istifalar durmuyor. Türk Eğitim Sen kongreleri ardından tüm Türkiye'de Kamu-Sen'e bağlı Türk Eğitim Sen şubelerinden istifalar gelmeye başladı. Türk Eğitim Sen İstanbul 3 Nolu Şube Başkanı Ali İhsan HASANPAŞAOĞLU, 7. Olağan Genel Kurulu öncesi “Sendika Dışı Güçler” olarak tarif ettiği kurumlar tarafından aday olmaması ve kongreye girmemesi gerektiği hususunun kendilerine defalarca iletildiğini belirterek; "Türk Eğitim Sen Genel Başkanı Talip GEYLAN kongrelerin demokratik bir ortamda yapılacağını tarafıma söylemesine rağmen süreç bu şekilde işlemedi. Baskıların dozajı arttı ve Genel Başkan Talip GEYLAN tarafından sendika başkanlığına aday olmamam istendi. Şube yönetim kurulu üyesi olarak kalmam yönünde yaptığı teklifi ise reddettim."^dedi.

Türk Eğitim Sen İstanbul 3 Nolu Şube Başkanı Ali İhsan HASANPAŞAOĞLU sosyal medya hesaplarından istifa ettiğini açıkladı.

Hasanpaşaoğlu'nun "VEDA" başlıklı duyurusu şöyle:

“Fikri Hür İrfanı Hür Vicdanı Hür Bir Ömür Yaşamak Adına…”

“Hayat bir mücadeledir” der Atatürk. Biz de gençlik yıllarımızdan itibaren ülkü denen bir nazlı geline sevdalandık. Türk Milliyetçiliği davasına bir nefer olduk. Türk Milliyetçiliği davasına hizmet eden STK’larda yer aldık.

Türk Eğitim Sen İstanbul 3 Nolu Şube Başkanı olarak görev aldığım 14 Ocak 2010 tarihinden bugüne kadar, sendikamızın her kademesinde görev alan arkadaşlarımla birlikte, sendikacılık hakkı tutup kaldırma mücadelesidir dedik. Haksızlıklar karşısında susmadık zulme rıza göstermedik ve yılmadan, yorulmadan, yıkılmadan mücadelemize devam ettik. Gücümüz yettiğince tüm haksızlıklara karşı durduk. Kimseyi ötekileştirmeden her bir üyemizle kucaklaştık. Dertleriyle dertlendik.

2014 yılında Türk Milliyetçisi Okul Müdürleri ve Yardımcıları kamuda kıyıma uğrarken yanlarındaydık.Üsküdar’da binlerce kişinin katılımıyla Büyük Eğitimciler Yürüyüşünü gerçekleştirdik. Ama bu kıyımı yapanlarla hiç bir zaman helalleşmedik. Hesaplaşmadan da helalleşmeyeceğiz.

Göreve geldiğimizde şubemizde 1.640 üye varken verdiğimiz mücadele neticesinde bugün 2.800 üyeye ulaştık.

Okul ve kurumlarda İktidara payanda olarak sendikacılık yapılamayacağını, sendikacıların gücünü siyasilerden değil üyelerinden alması gerektiğini anlattık. Üyelerimizin hak ve menfaatleri için iktidarı eleştirdik. Hasım sahibi olduk. Bugün ise hedef haline geldik.

Sendikacılık, doğası gereği muhaliftir. Sendikalar iktidara karşı çıkıp uyarılar yapmalı, gerekirse gerçekçi eylemler ve açıklamalarla tepkisini göstermelidir. Türk Eğitim Sen geçmişte bu özelliğiyle Türk sendikacılığının yüz akı olmuşken içinde bulunduğumuz siyasal iklimde bu çizgisinden maalesef uzaklaşmış ve üyelerimizin haklı eleştirileriyle karşı karşıya kalmıştır.

Şubemizin 7. Olağan Genel Kurulu öncesi “Sendika Dışı Güçler” olarak tarif edeceğim kurumlar tarafından aday olmamam ve kongreye girmemem gerektiği defaatle tarafıma iletildi. Türk Eğitim Sen Genel Başkanı Talip GEYLAN kongrelerin demokratik bir ortamda yapılacağını tarafıma söylemesine rağmen süreç bu şekilde işlemedi. Baskıların dozajı arttı ve Genel Başkan Talip GEYLAN tarafından sendika başkanlığına aday olmamam istendi. Şube yönetim kurulu üyesi olarak kalmam yönünde yaptığı teklifi ise reddettim.

İsterdim ki Sayın Genel Başkan başında bulunduğu teşkilata bir çok ilde yapılan bu dizayn girişimine karşı çıkıp, demokratik bir kongre iklimi sağlayabilseydi. Ama bunu belki başaramadı belki de başarmak istemedi. Bunu ileride anlayacağız.

41 yıllık ömrümde, doğruları söylemeyi ilke, haksızlık karşısında susmamayı şiar edinmiş, fikri önderim Başbuğ Alparslan Türkeş’in “Hürriyetçilik ve Şahsiyetçilik “ ilkesini kendisine rehber edinmiş bir arkadaşınız olarak yaşanan bu süreç sonunda bir karar vermem gerekti.

Size karşı her zaman olduğu gibi bugün de şeffaf olacağım. Gelinen nokta itibariyle Türk Eğitim Sen çatısı altında Bağımsız ve İlkeli sendikacılık yapma imkânım kalmamıştır. Artık sendikamızda demokratik seçimler yapılamamaktadır.

Şube delegelerimiz bu yaşananlara tepki olarak 13 Kasım 2021 tarihinde yapılması gereken KONGREYE KATILMAYARAK haklı bir duruş sergilemişlerdir.Bu sebeple kongre 20 Kasım 2021 tarihine ertelenmiştir.

Velhasılı siyasi partilerin genel merkezlerine bakarak cümle kurmayı içime sindiremediğim, başka yapıların emri altına girmeyi reddettiğim,üyelerimizden başka kimseden icazet almayacağım için 20 Kasım 2021 tarihinde yapılacak olan kongrede ADAY OLMAYACAĞIM. Kongreye de KATILMAYACAĞIM.

Sendika tüzüğümüzde yazan amaç ve ilkeler yerle bir olduğu için Türk Eğitim Sen üyeliğinden de İSTİFA EDİYORUM.Yaşananlara tepkimi demokratik yollarla vereceğim. Kargaşa ve kaosa meşruiyet kazandırmayı reddediyorum.

İrademin ipotek altına alınması mümkün değildir. Doğruları söylemenin bir bedeli olduğunu biliyorum. Bedelini ömrümün sonuna kadar ödemeyi de göze alıyorum. Dün hangi değerleri savunup mücadelesini verdiysem yarın da aynı mücadeleyi vermeye devam edeceğim.Hiç bir makam ve mevki için karakterimden ve prensiplerimden ödün vermedim.Vermem de mümkün değildir.

“Yiğitlik ve alçaklık insanoğlunun var olduğu günden beri var. Herkes kendine yakışanı yaptı ve yapacak” .Biz ise hak arama mücadelemize her şartta ve her zeminde devam edeceğiz. Hep dediğimiz gibi Ya Bir Yol Bulacağız Ya Bir Yol Açacağız.

Bu vesileyle sendikal mücadelem boyunca bilmeden üzdüğüm, kırdığım herkesten özür diliyor ve helallik istiyorum. Benim şayet hakkım varsa helal olsun.

Atsız’ın dediği gibi ;

“Kür Şad ölmüş, fakat attan düşmemişti.

Ölmüş, fakat yenilmemişti…”

“Okuyucular Üzülmesin, Çünkü; Bozkurtlar Dirilecektir”

Ali İhsan HASANPAŞAOĞLU

Türk Eğitim Sen İstanbul 3 Nolu Şube Başkanı

Kaynak: KAPSAMHABER
Yorumlar (0)