Azerbaycan Türk’ü, şehitlerinin yattığı toprağını istiyor

Karabağ’ın, 1992 yılından beri, kalleşçe ve hâin emellerle, Ermenistan tarafından işgaline, Azerbaycan ordusu tarafından birkaç gündür haklı bir mücâdele başlattığını belirten M.Halistin Kukul, Azerbaycan Türk’ünün şehitlerinin yattığı kendi toprağını istediğini belirtti.

Kapsam 18.10.2020, 21:24 18.10.2020, 21:45
Azerbaycan Türk’ü, şehitlerinin yattığı toprağını istiyor

"Türk yakınlaşması, Türk birliği, Türk’e yakınlaşanlarla yakınlaşmak ve topyekûn her sahada gayret sarfetmektir." ifadelerini kullanan M.Halistin Kukul, "Azerbaycan toprağı olan Karabağ’ın, 1992 yılından beri, kalleşçe ve hâin emellerle, Ermenistan tarafından işgaline, Azerbaycan ordusu tarafından birkaç gündür haklı bir mücâdele başlatılmıştır. Azerbaycan Türk’ü, şehitlerinin yattığı kendi toprağını istiyor." dedi.

Ermenistan’ın yaptığı vahşî katliamlara/soykırıma göz yumanlar, bugün de, ne yazık ki, haklıyı korumaktaki sessizliklerine devam etmek bir yana; haksıza, zulüm yapıp kan akıtana arka çıkmakta olduklarını belirten Kukul, "Hâlâ, dünyanın gözü önünde işlenen iğrençliklere susulmaktadır. Riyâkârlar sahnesinde, sâdece zor zamanda değil, her zaman, her yerde ve her şartta, kendimizi kuvvetli yapacak her türlü dayanışmayı yapmak zorundayız. Çok şükür ki, bugün, Türkiye, iktidarı ve muhalefetiyle, İki Devlet Bir Millet şuûruyla, bütün gücünü seferber etmek istikametindedir. Fakat, insanlığın vicdânı kötürüm edilmiş hattâ sökülmüş ve koparılmıştır." dedi.

M.Halistin Kukul yeni makalesinden bazı bölümler şöyle:

- 1992 yılında, 25 Şubatı 26 Şubata bağlayan gece, Rus destekli Ermenilerin 83’ü çocuk 613 Azerbaycan Türkü’nü şehit etmelerinin acısı hâlâ tâzeliğini korumaktadır ki, bugün bile, Ermenilerin sivillere karşı işlediği akıl almaz cinâyetler, insanlığın tükendiğini göstermektedir.

- Birleşmiş Milletler ne yapmış, Ermenistana, ‘soykırım suçun”dan dolayı hangi yaptırımı uygulamıştır? Acaba; 10 Aralık 1948 tarihinde kabûl edilen “İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi”ne imza atanların gözleri kör, kulakları sağır, idrâkleri dumura mı uğramıştır?

- Kafkas Kartalı diye nam salan büyük mücâhid Şeyh Şâmil (1797-1871)’in şu sözleri, yıllar yılı tecrübe ve ibret levhamızda baştâcımız olmalıydı:

- Sâdece ne Amerika, ne Rusya, ne Çin değil...  Batı da değil!..Hani şu güneyli, bizim dindaşlarımız vardı da, onlar için dövünüp duruyorduk ya, acaba onlar, şimdi nerededirler?!..Hangi, Amerikalı’nın, hangi Rus’un veya hangi bilmem neyin uşaklığında mıdırlar ki, din kardeşlerinin düşmanlarına “buğz” bile etmiyorlar?

- Karabağ yangını elbette sulh ile sonlanacaktır!.. Allah’ın izniyle, Türk’ün zaferiyle nihâyet bulacaktır!.. Ancak görünen odur ki, sulh, hücûm olmadan, olmayacak gibidir!..Yâni; hiçbir savaş, hücûm olmadan kazanılmaz/kazanılmıyor!.. Makalenin tamamı şöyle

Yorumlar (0)
14°
parçalı bulutlu