BAŞÖRTÜSÜ-ZİNÂ-FÂİZ ve îDÂM

Halistin Kukul, yaklaşık elli senedir, “başörtüsü” , Türkiye’nin baş mes’elesi hâline getirilerek âdeta bütün millet bununla meşgûl edildiğini belirtti.

Kapsam 15.10.2022, 10:56
BAŞÖRTÜSÜ-ZİNÂ-FÂİZ ve îDÂM

Yazar ve Şair M. Halistin Kukul, İnsânî münâsebetlerin gerginleştirmesi sürekli devreye sokulduğunu belirterek, Yaklaşık elli senedir, “başörtüsü” , "Türkiye’nin baş mes’elesi hâline getirilerek âdeta bütün millet bununla meşgûl edilmektedir." diyor.

M. Halistin Kukul, "BAŞÖRTÜSÜ-ZİNÂ-FÂİZ ve îDÂM" makalesinde başörtüsü ile ilgili dikkat çeken yazısında, "Bu, bir insânî haktır ve tartışılması da gereksizdir. Fakat, iki siyâsî menfaat cephesi, bunu, lâstik gibi, yay gibi, belli zamanlarda gerdiriyor ve hâlletmek veya çözüm bulmak bir yana, birdenbire herkesin tartıştığı bir mevzu hâline getiriyor. İster istemez, bütün meydanlar, bütün ekranlar ve bütün sayfalar, gümbür gümbür “BAŞÖRTÜSÜ” deyip inliyor." dyor. 

M. Halistin Kukul'un yeni yazısı şu şekilde devam ediyor:

Temel bir insânî hak olan bu mes’ele, mukaddes kitabımız Kur’ân-ı kerimde şöyle ifade bulur: “Mü’min kadınlara söyle, gözlerini sakınsınlar, ırzlarını korusunlar, görünen (el-yüz) kısmı hâriç, ziynetlerini göstermesinler, başörtülerini yakalarına kadar örtsünler.” (Nûr Sûresi, 31)

Peki; siyâsîlerce, tozu-dumana katan bir edâyla ele alınan bu husus dînimizin emridir de, “îdâm-fâiz ve zinâ” –haşa- müstesnâ mıdır, söyler misiniz?

Tabiî ki, bunun cevabını, ilk önce, Diyânet İşleri Başkanı’ndan, ilâhiyat fakültesi öğretim üyelerinden veya müftülerden duymak isteriz. Ve, çok tabiîdir ki, eski Diyânet İşleri Başkanları, öğretim üyeleri ve müftüler de buna dâhildir.

Yâni; BAŞÖRTÜSÜ’ne gösterilen hassasiyet, -en azından-aynı ölçüde veya aynı seviyede, bunlara da gösterilmeli değil midir?

Peki öyleyse; bunlara, niçin ‘susulmakta’dır? Yazının devamı

Kaynak: KAPSAMHABER
Yorumlar (0)