Biz Birbirimizin Eceline Taliptik!

12 Eylül 1980 darbesini ve Ülkücülere yapılan işkenceleri büyük bir ustalıkla kaleme alan ve romanlaştıran Emine Özgenç, Dün hayatını kaybeden ve bugün Samsun'da son yolculuğuna uğurlanan İbrahim Arslan'ı Namı diğer Kurt İbo'yu yazdı.

Kapsam 23.05.2022, 17:04 23.05.2022, 18:18
Biz Birbirimizin Eceline Taliptik!

Güçlü kalemiyle 12 Eylül Darbesinde yapılan işkenceleri dile getiren ve romanlaştıran yazar Emine Özgenç,  hayatını kaybeden ve bugün son yolculuğuna uğurlanan İbrahim Aslan'ı (Namı diğer Kurt) yazdı.

"Biz Birbirimizin Eceline Taliptik. " ifadelerine yer veren Emine Özgenç yazısında şunları söyledi:

Biliyor musunuz İbrahim Aslan (namı diğer Kurt ) öldü. Kahramanım öldü. 

Bu haberi duyunca Güldüren İşkence adlı romanımı okuyanların yüreği sızladı biliyorum. Okumamış olanlar, nereden bilecek Kurt'u? 

Bir ömür adadığı davasını, sevdasını, iskencehanelerdeki çilesinin, idam sehpasından döndükten sonra da türlü hal ve şekillerde devam ettiğini ve gün görmeden, bir gün safa sürmeden bu dünyadan göçüp gittiğini nereden bilecek?

Peki siz, bir yazar kahramanını kaybedince neler hisseder bilir misiniz? Bilir misiniz kalp özüne batan dikenin verdiği acıyı. Gönül evine çöken karanlığın üşüten ayazını. Bilmeyin. Bilmeyin. Bir tek şunu bilin. Kurt öldü.

Samsun 57. Alayın soğuk hava deposunda bir buçuk ay işkence çektirilip on dört sene hapis yatırılan, huzur yüzü gösterilmeyen Kurt öldü. Kardeşim öldü. Kandaşım öldü. Ülküdaşım öldü. Adı ve anlattığı hatırası romanımda, yazmamı istemedikleri kalbimde yaşayacak. 

Namın yürüsün koca dünya. Elbet bir gün senin de gelecek ecelin. Nice yiğide göstermediğin güneşli günlerini zalimlere sundun ya hiç esirgemeden elbet senin de hakkından gelecek mazlumların ahı.

Sevinin, nice niteliksiz vasıfları elbise gibi üzerinde taşıyarak bir kutlu davayı pespaye etme pahasına davaya sadakati, bir faniye ve bir makama biad zannederek ülkücülükten geçinenler, sevinin. Sevinin, bir zamanlar dünyanın dar geldiği ülküyü bir çatı altına sığacak kadar ufaltanlar sevinin. Hayatlarıyla işte adamlık, işte kahramanlık, işte yiğitlik, işte sadakat dedirten ülkücüler birer birer göçüyor uçmağa. Sevinin, pespayeleğinizi yüzünüze vuracak duruş sahipleri alıp başını gidiyor bu dünyadan. Sevinin, sürüdüğünüz sefil hayatınızın son gününe kadar ama unutmayın o zaman anlayacaksınız hakikati, şimdilik sevinin zira seksen öncesi ülkücüleri anlatırken "Biz, birbirimizin eceline taliptik. Bu yüzden arkadaşımıza sıkılan kurşunun önüne atılırdık."diyerek dava adamlığının nasıl olduğunu ortaya koyan Kurt öldü.

Demek artık sabah güneşleri vurmayacak Kurt'un yüzüne öyle mi? O mavi kurt bakışları konuşmayacak susan diline inat. Ya o mahir elleri şifa dağıtmayacak mı çaresize?  Telefonun ucunda olmayacak sesi ve her şeyin yokluğunu çekerken onurla diklenen sesiyle "İyim abla, daha iyi olacağım." demeyecek mi? Her görüşmemizde dervişçe büküp başını kardeş kollarıyla dolanıp boynuma "Abla ben seni çok seviyorum." diye fısıldayan munis sesini işitmeyecek miyim artık ama biliyorum ki cennet bahçelerinde seyrana çıkan ruhu, çiseleyen yağmurun serinliğiyle selam salacak ruhuma ve bundan böyle ipileyen yağmurun adı İbrahim olacak fakat Samsun artık eski Samsun olmayacak gayri çünkü Kurt öldü. Kırık kolum engel değil ama artık bir çocuk gibi olan yaşlı anam bana emanet olduğundan cenazende bulunamayacak olmam başka türlü buruyor yüreğimi. Yarın Samsun'da Kurt'un cenazesi var. Yüzünü güldürmeyen fani bedeni toprağa, hatıraları kalbime gömülecek ve herkes Kurt öldü diyecek ölümün toprağa karışmak olduğuna hükmedenler çok yanılacaklar.

Kaynak: KAPSAMHABER
Yorumlar (1)
Uğur yıldırım 1 ay önce
Rahmet olsun değerli abimize... Yazınız da nam-ı değer abimiz gibi bir KURT hayatının nezih bir anlatımı. Yüreğinize emeğinize sağlık selam ve saygılarımla...