Halistin Kukul Asi'nin Çocukları'nı Değerlendirdi

“Asi’nin Çocukları”, romanının Yazarı Emine Özgenç'in romanlarıyla ilgili değerlendirmelerde bulunan Yazar ve Şair M. Halistin Kukul, "Türk romancılığı; kaabiliyetli, becerikli, ciddî ve gayretli ellerde arzu edilen merhaleyi yakalamıştır." dedi.

Kültür Sanat 19.12.2021, 18:13 19.12.2021, 22:33
Halistin Kukul Asi'nin Çocukları'nı Değerlendirdi

Emine Özgenç; “Eylül 12’den Vurdu”, “Eynesi Ana”, “PKK Kampında Bir Ülkücü” ve “Güldüren İşkence” adlı romanlarından sonra, beşinci romanı olan “Asi’nin Çocukları” ile Türk romancılığı; kaabiliyetli, becerikli, ciddî ve gayretli ellerde arzu edilen merhaleyi yakaladığını belirtti.

"Romancımız Emine Özgenç; “Eylül 12’den Vurdu”, “Eynesi Ana”, “PKK Kampında Bir Ülkücü” ve “Güldüren İşkence” adlı romanlarından sonra, beşinci romanı olan “Asi’nin Çocukları” romanıyla, bu iddiamızı ispatlamıştır." ifadelerine yer veren Halistin Kukul, "Neyin iddiasındayız? Şüphesiz ki, senelerdir, karşımıza çıkıp serzenişte bulunan aykırı veya fikirdeş görünümlü seslerden birinciler, fikrî tezat’la; ikinciler ise, uyuşukluğun getirdiği rehâvetle –kendi beceremez ammâ başkasında mes’uliyet arayan bir tavırla- konuşmaktadırlar. Hâliyle,Türk romancılığındaki yeni ve pırıl pırıl ses(ler)e kulak vermemekte/verememektedirler." dedi.

Halistin Kukul kapsamhaber'deki yazısında şöyle diyor:

“Asi’nin Çocukları”ndan söz ediyorum: Acılardan, dertlerden, sıkıntılardan, telâşlardan, karmaşadan, cinâyetlerden, katliâmlardan, gasplardan, kan, barut ve ateşle mücâdelelerden söz ediyorum; bütün bunların da üzerinde, bir vatan müdafaasının verdiği îmânlı irâdî kuvvet ve heyecanla, hem fizikî ve hem de hakîkî mânada yürekleri parçalayan hâdiselerin cereyân ettiği safhalar, bir eserde, bir ülküye, ümide, sevince, saadete, hürriyete doğru topyekûn vücut bularak bu Türk romanına ayrı bir ‘üst değer’ katmıştır.

Bu ‘üst değer”, kimseye yabancı gelmesin. Şâyet, bu “üst değer”, yabancıdan gelmiş olsaydı, ona “taklit” bile demezler, belki de ‘modernite’ derlerdi ve belki de onu alkışlarlardı.

Bu üst değer, bir başka ifade tarzıyla, güzel Türkçe’nin zarâfetiyle ve güzel kullanılışıyla, mahallî-millî kültür unsurlarının dünya sathında yeniden göğermesi/göğertilmesi faaliyetidir.

“Asi’nin Çocukları”, bir târihî romandır. Temel bakışla, eserde, bu, görülür. “Temelde” diyorum; zîra, sâdece görünen, bu, değildir.

Târihî romanlar, mensubiyet duydukları milletlerin, şuûraltlarında birikmiş müşahhasları kadar mücerretlerini de yakalayan “gözleri”dir. Onlar; mahallî-sosyo-kültürel ve askerî çekişmelerin mücâdele sahasındaki ‘sırlı’ noktalardır.

Bütün bu sosyo-kültürel temalar, muhakkaktır ki, bu şuûraltının çok derinliklerinde saklı p(i)sikolojik suskunlukları veya taşkınlıkları da açığa kavuşturma cehdinde bulunur.

“Asinin Çocukları”; ilk bakışta, belli bir mekândaki Türk-Ermeni münâsebetleri’ni ele alır görünmesine rağmen; aslında, Türk-F(ı)ransız- İngiliz ve bunlara bağlı olarak, bütün sömürücülerle olan irtibatları yâni, emperyal oyunları da ortaya koyan bir vazifeyi yerine getirir ve demek ister ki: “Ey siz!..Gafil olup da, hâinleşmeyin!..Biz, senelerden beri, bize sâdık olup dostça yaşayanları, bir ana-bir baba şefkatiyle dâima kucakladık da siz niçin varıp elin uşaklığını yaparsınız?” YAZININ DEVAMI

Kaynak: KAPSAMHABER
Yorumlar (1)
Bekir Yavuz 1 ay önce
Hataylı olmam dolayısı ile atalarımızın vatan müdafaasında vermiş olduğu mücadeliyi bizlere Romanında sade bir dile anlatan Hoca Hanım'a ve emeği geçen her kese teşekkür edeyorum.