Mehmet Yıldız, intihar eden bir gencin bıraktığı mektuptan hareketle rızık, ecel ve tevekkül üzerine dikkat çeken bir değerlendirme yaptı. Yıldız, “Rızık bellidir, kulunu rızıksız bırakacak tek bir kudret yoktur” dedi.
Konuşmasına, intihar eden bir gencin mektubundan bahsederek başlayan Yıldız, “30 yıl boyunca bir ev, bir araba için çalışmak istemiyorum” sözlerinin aslında haklı bir sorgulamayı barındırdığını fakat doğru yere bağlanmadığını belirtti. Ona göre, bu dünyada sadece dünya için çalışmak gerçekten mantıksız bir oyun; ancak mesele Allah’a dayandırılmadığında çözüm yanlış kapılarda aranıyor.
Rızık ve ecel gizli ama kaderde belli
Mehmet Yıldız, insanın en çok endişe ettiği iki şeyin rızık ve ecel olduğunu söyledi. Bu konuların gizemli görünse de aslında kaderde belirlenmiş olduğuna dikkat çekti:
“Bir insanın kaç pirinç tanesi yiyeceği, kaç nefes alacağı bellidir. Bu kadar kesin yazılmış olan bir meselede insanın dünyaya hırsla koşup Allah’ı itham etmesi en büyük yanlıştır.”
Hırs insanı ayaklar altında bırakır
Konuşmada, hırsın insana nasıl zarar verdiği de örneklerle anlatıldı. Yıldız, karıncanın yiyeceğinden fazlasını biriktirdiği için ayaklar altında ezildiğini, balını ikram eden arının ise baş tacı edildiğini hatırlatarak, “Hırsla çalışan kişi sonunda altında eziliyor. Ama tevekkül ile çalışan, ikram eden, paylaşan yükseliyor” ifadelerini kullandı.
Anne şefkati ile Allah’ın rahmeti
Yıldız, rızkın asıl sahibinin Allah olduğunu, bunu anlamayanların patronlarına, işine veya ticaretine bağlı kaldığını dile getirdi. Bir annenin çocuğunu aç bırakmaması örneği üzerinden şunları söyledi:
“Anne bile çocuğunu aç bırakmazken, annelerin kalbine şefkati koyan Allah kullarını rızıksız bırakır mı? İnsan hırsla ‘Allah beni aç bırakır’ dediğinde, aslında Allah’ın şefkatini itham etmiş oluyor.”
Kâinat kitabı rızkı gösteriyor
Yıldız, kâinatın her zerresinde rızkın açıkça göründüğünü anlattı. Bir bebeğin doğduğu anda annenin süt kanallarının açılması, hayvanların tam ihtiyacı olan gıdayı bulması, meyve ve sebzelerin insanın damak tadına uygun çeşitlilikte yaratılması gibi örneklerle Allah’ın rızkı garanti ettiğini ifade etti.
“Denizin dibindeki küçücük bir böcek bile yiyeceğini buluyorsa, yumruk kadar midemizi unutacak mı?” diye soran Yıldız, tevekkülün insanın en büyük sığınağı olduğunu vurguladı.
İntihardan kurtaracak hakikat
Mehmet Yıldız, rızık ve ecel gerçeğini anlamanın insanı intihardan, umutsuzluktan ve sürekli telaştan kurtaracağını söyledi. “Allah’ı hakkıyla tanısak, her şeyin aslında bize şefkatin bir yansıması olduğunu görürüz. O zaman dünya için harap olmayız, sonsuz hayatı imar etmeye yöneliriz” dedi.
Sorular ve cevaplar
Rızık neden gizli tutuluyor?
İnsanın imtihanı için rızık görünürde tesadüfe bağlı gibi duruyor. Oysa kader defterinde yazılı. Bu gizlilik, tevekkül edebilmek için bir fırsat.
Ecel belli mi?
Evet. Her insanın nefes sayısı, yiyeceği lokma kadar bellidir. Ancak zamanı ve şekli gizlidir. Bu da insana sürekli uyanıklık ve sorumluluk yükler.
Neden insanlar rızık için hırs yapıyor?
Tevekkülsüzlük sebebiyle. İnsanoğlu zaruri olmayan şeyleri de zaruri gibi görerek dünyaya saldırıyor.
Allah kulunu aç bırakır mı?
Hayır. Anne bile çocuğunu aç bırakmazken, annelerin şefkatini yaratan Allah kullarını asla rızıksız bırakmaz.
Rızık için ne yapılmalı?
Çalışmak bir vazife, ama rızkın Allah’tan geldiğini bilerek, tevekkülle çalışmak insana huzur verir.
GARABEY
Yorumlar
Kalan Karakter: