Üsküdar Üniversitesi Kurucu Rektörü ve Psikiyatrist Nevzat Tarhan, takıntılı düşünceler ve vesvese üzerine önemli değerlendirmelerde bulundu. Tarhan, halk arasında vesvese olarak bilinen obsesyonların her zaman hastalık olarak değerlendirilmemesi gerektiğini ifade ederek, hafif düzeydeki düşünce tekrarlarının faydalı olabileceğini belirtti.
Vesvese her zaman hastalık değil
Prof. Dr. Nevzat Tarhan, vesvesenin beynin doğal düşünce üretme mekanizmasının bir sonucu olduğunu söyledi. İnsan beyninin sürekli düşünce ürettiğini belirten Tarhan, bu düşüncelerin kontrol dışına çıktığında rahatsız edici hale geldiğini ifade etti.
Tarhan, “Vesvese sadece bir düşünce değildir; aynı zamanda istenmeyen duygularla birlikte ortaya çıkar. Ancak her vesvese hastalık olarak değerlendirilmemelidir” dedi.
“Hafif vesvese sorgulamayı artırır”
Hafif düzeydeki vesveselerin insanı araştırmaya ve doğrulamaya yönlendirdiğini belirten Tarhan, bu durumu “düşünce tekrarı” ya da “ruminasyon” olarak tanımladı.
Tarhan, “Hafif bir vesvese faydalıdır. Bu, kişinin sorgulamasına, araştırmasına ve doğruyu bulmasına yardımcı olur” ifadelerini kullandı.
Takıntılar ‘düşünce tiki’ olarak tanımlanıyor
Takıntılı düşüncelerin bir tür “düşünce tiki” olduğunu ifade eden Tarhan, bu durumun dikkat yönetimi ile kontrol altına alınabileceğini söyledi. Beynin gereksiz düşünceler üretebildiğini belirten Tarhan, bu sürecin doğal olduğunu ancak dozunun önemli olduğunu vurguladı.
Zeka seviyesi ile vesvese ilişkisi
Prof. Dr. Tarhan, zeka seviyesi ile düşünce üretimi arasında doğrudan bir ilişki bulunduğunu ifade etti. Daha yüksek zeka seviyesine sahip bireylerin daha fazla düşünce ürettiğini belirten Tarhan, bu durumun takıntılı düşüncelere yatkınlığı artırabileceğini söyledi.
Tarhan, düşük IQ seviyesine sahip bireylerde vesvesenin daha az görüldüğünü de sözlerine ekledi.
Obsesyonlar duygusal bağlardan besleniyor
Tarhan, takıntıların genellikle kişinin duygusal olarak önem verdiği alanlardan ortaya çıktığını ifade etti. Aile, dini değerler ya da sosyal ilişkiler gibi alanlarda yoğun duygusal yatırımın, obsesyonları tetikleyebileceğini belirtti.
Bu durumun, kaygıdan kuruntuya ve ardından obsesyona dönüşebileceğini söyledi.
Modern tedavi yöntemleri umut veriyor
Obsesif kompulsif bozukluk (OKB) tedavisinde önemli gelişmeler yaşandığını belirten Tarhan, beyin haritalama ve manyetik uyarım gibi yöntemlerle daha etkili sonuçlar elde edildiğini ifade etti.
Tarhan, tedavi sürecinde ilaç, psikoterapi ve teknolojik yöntemlerin birlikte kullanıldığını belirterek, düzenli takip ile hastalığın büyük ölçüde kontrol altına alınabildiğini söyledi.
Sosyal medya takıntıları artırabiliyor
Tarhan, sosyal medyanın özellikle fiziksel görünümle ilgili takıntıları tetiklediğine dikkat çekti. Gerçekçi olmayan görsellerin bireylerde kıyaslama duygusunu artırdığını belirten Tarhan, bunun psikolojik baskıya yol açabileceğini ifade etti.
Sorular ve Cevaplar
Vesvese her zaman hastalık mıdır?
Hayır. Hafif düzeydeki vesveseler doğal kabul edilir.
Hafif vesvese ne işe yarar?
Kişinin sorgulamasını ve doğruyu araştırmasını sağlar.
Kimlerde daha sık görülür?
Daha fazla düşünen ve analiz eden bireylerde daha sık ortaya çıkabilir.
Tedavi mümkün mü?
Evet. Modern yöntemlerle büyük oranda kontrol altına alınabilmektedir.
Etiketler:
Nevzat Tarhan, psikoloji, Üsküdar Üniversitesi
GARABEY
Yorumlar
Kalan Karakter: