Alexa


AKP; “Aklama ve Kollama Partisi”

Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkan Yardımcısı Prof. Dr. E. Semih YALÇIN “yolsuzluklarla ilgili hukuk ihlalleri” hakkında basın açıklaması yaptı.

Siyaset 31.12.2013, 10:59 31.12.2013, 11:52
AKP; “Aklama ve Kollama Partisi”
Türkiye'nin 17 Aralık’tan beri adeta diken üstünde olduğunu  “Rüşvet ve Yolsuzluk Operasyonu”nda Başbakan ve bakanların hazırlıksız yakalandığını, üstelik telaşa kapılarak kontrolü kaybettiklerini iddia eden  Prof. Dr. E. Semih YALÇIN: "AKP hükümeti hakkın ve adaletin tecellisini önlemek maksadıyla hukuki süreci tıkayacak, soruşturma safhalarını sakatlayacak tedbirlere başvurmaya başlamış; yangından mal kaçırma, selden kütük kurtarma kaygısına kapılmıştır." dedi.

Adli Kolluk Yönetmeliği’nde dehşete düşüren değişiklikler yapılarak alelacele Resmi Gazete’de yayımlanması, tam da bu paniğe işaret etmekte olduğunu belirten yalçın; 2005 yılında yine AKP hükümeti tarafından düzenlenen Adli Kolluk Yönetmeliği, hukuk sisteminin ve adalet mekanizmasının işlerliğini rafa kaldıracak değişikliklerle Sivil Cunta Yönetmeliği’ne dönüştürüldüğünü belirtti.

 Yalçın: "Hükümetin dizayn etmeye çalıştığı yargı sistemi bile akıllara durgunluk veren hukuksuzluğa karşı çıkmış, yanlış hesap Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu ile Danıştay’dan dönmüştür" diyerek şu şekilde devam etti:

Değişiklikler, yargıya yönelik yeni bir sivil darbe olduğu kadar, rüşvet ve yolsuzluklarla ilgili süren soruşturma sürecini rayından çıkarmaya tam teşebbüstür. Bu teşebbüs, bizzat yürütme erki tarafından büyük bir cüretkârlıkla sürdürülmektedir. Adalet Bakanlığı’na, Başbakan Yardımcısı iken Tayyip Erdoğan’ın emir ve talimatlarını harfiyen yerine getirerek sadakatini ispat eden Bekir Bozdağ getirilerek yargıya daha sert müdahalelerde bulunulacağının işareti verilmiştir. Başbakan’ın sık sık şüphem yok dediği abdestinden kuşkusu vardır ki günahını bile sevap olarak göstermeye amade bir bendesini Adalet Bakanlığı’na atamıştır. Diğer 9 Bakanlığa yapılan atama da aynı savunma içgüdüsünün eseridir.

Nitekim Adalet Bakanı Bekir Bozdağ göreve gelir gelmez kendinden bekleneni yapmış ve daha önceki bakanlar dönemin de gönderilen "Yetki devri" yazısında değişiklik yaparak HSYK adına yapılacak basın açıklamalarının kendisi tarafından yapılacağını kayda bağlamıştır. Böylece sinyali başbakan alarak HSYK’ya yasak koymuştur.

Etrafındaki çember giderek daraldığı içindir ki Başbakan Erdoğan, hükümette değişiklikler yapmak suretiyle çevresine sadık adamlarından oluşan bir sur örmüştür.

Emniyet teşkilatını allak bullak eden tayinlerse AKP’nin günahlarından ve yolsuzluklardan oluşan karadeliği kapatmak için güvenlik birimlerinin tıkaç niyetine kullanma kaygısı taşımaktadır.

Görünen odur ki on Bakanlıkta yapılan değişiklik, bürokrasideki atamalar ve sürgünlerle başlayan pisliklerin üzerini örtme çabaları, yeni teşebbüslerle devam edecektir.

         AKP; “Aklama ve Kollama Partisi” olmuştur.

On bir yıldır süren yolsuzluk, rüşvet, adam kayırmacılık, hukuksuzluk gibi sayısız kirli icraatla hükümet bacasından salınan kötü kokular, demokrasimizi zehirlemekle kalmamış, devlet çarkını işlemez hâle getirmiştir. Bugün devletin kurumları ve yönetim kademeleri birbiriyle kavgalı durumdadır. Yargı sisteminin temelinde AKP’yi ve onun liderini yutacak büyüklükte derin bir çatlak oluşmuştur.

Bilindiği üzere hukuku siyasileştiren, sübjektif kararların çıkması için vicdanını ve faziletini gözden çıkan yönetimler, genellikle askeri vesayet ve dikta rejimlerinde görülmektedir.

Bu ortamda doğal olarak demokrasi rafa kaldırılmakta, temel hak ve hürriyetler çiğnenmektedir. Masumlar, suçsuz günahsız mağdurlar haklılıklarını ispat edemedikleri gibi; rüşvet, iltimas ve her türlü yolsuzluk devleti yönetenler eliyle kolayca yapılmaktadır. Şiddete, haksızlığa, tecavüze maruz kalanlar haklarını arayacak merci bulamamaktadır.

Bu hâlde karşımızda haksızlık ve hukuksuzluktan beslenen, tarafgirliği rehber edinen, acımasızlığı ve vahşiliği kılavuz olarak seçen bir zulüm iktidarı tüm özellikleriyle vücut bulmuş olacaktır.

Yolsuzlukların ortaya çıkması için şeffaf ve sağduyulu hareket etmesi gereken AKP; evindeki ayakkabı kutularında milyon dolarlar saklayan bir bankanın genel müdürünü bile “ak”lamayı ve kollamayı tercih etmektedir. AKP; “Aklama ve Kollama Partisi” olmuştur.

İstifa eden bakanlarından biri dikkate şayan bir yüreklilikle “Soruşturma dosyasında var olan imar planlarının büyük bölümü Başbakan’ın talimatıyla yapıldı. Bu milleti ve vatanı rahatlatmak için Başbakan’ın istifa etmesi gerektiğine inanıyorum” demesine rağmen Erdoğan hiç oralı bile olmamıştır. Bu büyük bir pişkinliktir.

Hasıraltı edilmesine rağmen bazı Bakanların ve Başbakan’ın oğluna kadar uzanan soruşturma dosyası, birkaç istifa ile savsaklanamaz. Erdoğan, etrafındaki pohpohçuların yağdanlıkların dolduruşlarından, hakkındaki “padişah” “peygamber” ve “dünya lideri” gibi düzmece methiyelerden o kadar şaşkın duruma gelmiştir ki yargı karşısına çıkarak aklanmayı bir türlü kendine ve bakanlarına yedirememektedir.

Meselenin bir başka vahim tarafı da Sayın Başbakan’ın, mevhum düşmanlar cephesi üretmesidir. Tayyip Erdoğan, her geçen gün kendisine kan ve onur kaybettiren koltuğa tutunma mücadelesini istiklal mücadelesi gibi göstermek suretiyle parti tabanını şiddetle tahrik etmektedir.

Bu son benzetme, devletin dümeni başında bulunan zatın, bütün ülkeyi büyük bir iç kavgaya, kaygı verici bir kamplaşmaya sürükleyebilecek çok ciddi bir paranoyanın, histerinin pençesine düştüğünü göstermektedir. Normal düşünme melekelerini ve aklıselimle hareket etme kabiliyetini yitirmiş, dolayısıyla devleti yönetme ehliyet ve liyakatinden uzaklaşmış olan Başbakan Erdoğan’ın, koltuğunda her oturduğu gün Türkiye için fevkalade zararlıdır.

Başbakan Erdoğan, yalnız kendisini ve partisini değil, bütün Türkiye’yi hukuksuzluk batağına, kaosa sürüklemektedir.

Türkiye yolsuzluk operasyonuyla geri dönülmez bir sürece girmiştir. Yapılan bütün yolsuzluklar ve büyük hukuk ihlalleri bir birer açığa çıkacaktır. Devletin gücü kullanılarak bunların üstünün örtülmesi mümkün değildir.

Son olarak basın mensuplarına emniyet teşkilatı nezdinde getirilen yasaklama; polis devletine, baskı ve dikta rejimine gidişe doğru korkunç bir adım olmuştur.

Bağımsız yargının baskı altında tutulduğu, hâkimlerin, savcıların elinin kolunun bağlandığı, halkın polisinin hükümetin polisi gibi görüldüğü bir ülkede demokrasiden de, hukukun üstünlüğünden de söz edilemez.

Başbakan Erdoğan’ın, üzerine bulaşan şaibelerden kurtulmasının yolu, bunların üzerini örtmek ve soruşturma dosyalarını engellemek olmamalı, bilakis yargının ve güvenlik birimlerinin işini kolaylaştırmalıdır. İçeride ve dışarıda suçlu ve sorumlu aramaktan vazgeçmeli, şeffaf ve sağduyulu hareket ederek hakikatlerin ortaya çıkmasına yardımcı olmalıdır. Hükümetin başının, “Biz temiziz” iddiasına sığınıp gerçeklerin araştırılmasına ve suçluların ortaya çıkarılmasına izin vermemesi, kabul edilemez.

Ne yazık ki Sayın Başbakan, Gezi olaylarından beri her gün giderek sertleştirdiği siyasi üslup ve tutumuna, söz konusu operasyon karşısında aldığı olumsuz tavrı ekleyerek büyük bir kaosun kapısını aralamıştır. Gezi Parkı olayları sırasında toplumsal tepkileri ıskalayarak gösterdiği basiretsizliğin bir benzerini, simdi de yolsuzlukları ortaya çıkarma yürekliliğini ıskalayarak sergilemektedir.

Erdoğan; yakın çevresinin, etrafındaki yağcıların ve kargadan kılavuzların dolduruşuna gelmektedir. AKP’nin parti içindeki ve medyadaki şakşakçı korusu, Erdoğan’ı yiğit deyip candan, koçak deyip maldan etmektedir.

Erdoğan; partisinin iktidara talip olduğu yıllardaki sloganının yolsuzlukla mücadele olduğunu unutarak yolsuzlukları örtbas etmek için mücadeleyi tercih etmiştir.

Erdoğan Hükümeti; fakir fukarayı, emekliyi, memuru unutmuştur. Hükümet yolsuzluk ve hukuksuzluk sarhoşu, vatandaş zam ve geçim derdi yorgunudur. İktidarın, yolsuzlukların ortaya çıkarılmasına direnişi yüzünden piyasalar allak bullak olmuş, döviz fiyatları fırlamıştır. Bu durum, vatandaşın cebindeki deliği yolsuzluk karadeliği kadar genişletecek yeni zamları kaçınılmaz olarak davet edecektir. Zaten uzunca bir süredir çarşı ve pazarda, resmi kurumlarca açıklanan enflasyon rakamlarını yalanlayan zam kültürü hâkimdir. Vatandaş dün on kuruşa bulduğunu, bugün iki katına satın alabilmekte, akaryakıt fiyatları durmadan artırılmaktadır. Bu hükümet zampiyondur.

İleri demokrasi, açılım, yüksek refah seviyes gibi içi boş sloganlarla halkı oyalayan bu hükümetin siyasi ömrü artık dolmuştur.

Başbakan Erdoğan’ı uyarıyoruz.

Sayın Başbakan, iktidarın imkânlarını, kim olursa olsun tüyü bitmemiş yetimlerin hakkını yiyenlerin ortaya çıkarılması ve layık oldukları cezalara çarptırılmasını engellemekte kullanmamalıdır. Aksi takdirde bizzat kendisi önce millet vicdanında yargılanacak, sonra da adaleti engellemekten hesap vermek zorunda kalacaktır.

Vatandaşlarımız; hem suçlu, hem güçlü; hem kel, hem de fodul olan AKP hükümetinin biletini kesmek için seçim sandığının önüne gelmesini beklemektedir.

Yorumlar (1)
Zeki KESKİN 6 yıl önce
Hırsızlarla kol kola olanlar
Ar damarı çatlayanlar
Her şey aleni iken
Utanmadan halen suçluyorlar
A yakkabı
K utusu
P artisi
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Trabzonspor 26 53
2. Başakşehir 26 53
3. Galatasaray 26 50
4. Sivasspor 26 49
5. Beşiktaş 26 44
6. Alanyaspor 26 43
7. Fenerbahçe 26 40
8. Göztepe 26 37
9. Gaziantep FK 26 32
10. Denizlispor 26 31
11. Antalyaspor 26 30
12. Gençlerbirliği 26 28
13. Kasımpaşa 26 26
14. Konyaspor 26 26
15. Malatyaspor 26 25
16. Çaykur Rizespor 26 25
17. Ankaragücü 26 23
18. Kayserispor 26 22
Takımlar O P
1. Hatayspor 28 53
2. Erzurum BB 28 47
3. Bursaspor 28 46
4. Adana Demirspor 28 45
5. Akhisar Bld.Spor 28 45
6. Fatih Karagümrük 28 43
7. Altay 28 43
8. Ümraniye 28 40
9. Giresunspor 27 38
10. Keçiörengücü 28 35
11. Balıkesirspor 28 35
12. Menemen Belediyespor 28 35
13. İstanbulspor 27 33
14. Altınordu 28 31
15. Boluspor 28 25
16. Osmanlıspor 28 24
17. Adanaspor 28 20
18. Eskişehirspor 28 17
Takımlar O P
1. Liverpool 29 82
2. Man City 28 57
3. Leicester City 29 53
4. Chelsea 29 48
5. M. United 29 45
6. Wolverhampton 29 43
7. Sheffield United 28 43
8. Tottenham 29 41
9. Arsenal 28 40
10. Burnley 29 39
11. Crystal Palace 29 39
12. Everton 29 37
13. Newcastle 29 35
14. Southampton 29 34
15. Brighton 29 29
16. West Ham 29 27
17. Watford 29 27
18. Bournemouth 29 27
19. Aston Villa 28 25
20. Norwich City 29 21
Takımlar O P
1. Barcelona 27 58
2. Real Madrid 27 56
3. Sevilla 27 47
4. Real Sociedad 27 46
5. Getafe 27 46
6. Atletico Madrid 27 45
7. Valencia 27 42
8. Villarreal 27 38
9. Granada 27 38
10. Athletic Bilbao 27 37
11. Osasuna 27 34
12. Real Betis 27 33
13. Levante 27 33
14. Deportivo Alaves 27 32
15. Real Valladolid 27 29
16. Eibar 27 27
17. Celta de Vigo 27 26
18. Mallorca 27 25
19. Leganés 27 23
20. Espanyol 27 20