MHP 13. Olağan Büyük Kurultayı Ses Getirdi

Milliyetçi Hareket Partisi 13. Büyük Kurultayı Ankara Spor Salonunda yapıldı. MHP lideri Devlet Bahçeli kurultayın açılış konuşmasını yaptı.

Siyaset 18.03.2021, 13:03
MHP 13. Olağan Büyük Kurultayı Ses Getirdi

MHP 13. Olağan Kurultayı Ankara Spor Salonu'nda gerçekleştirildi. MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli kurultayın açılış konuşmasında, CHP ve İYİ Parti'ye tepki gösterdi. "CHP beşinci kol faaliyetidir, İYİ Parti melanet bir projedir" ifadelerini kullanan Bahçeli, HDP'nin siyasi bir kisveye bürünmüş suç örgütü olduğunu kapatılmasının namus görevi olduğunu söyledi.

MHP Kurultayına AK Parti, Genel Başkanvekili Numan Kurtulmuş, Parti Sözcüsü Ömer Çelik ile Genel Başkan Yardımcıları Erkan Kandemir, Mehmet Özhaseki ve Jülide Sarıeroğlu ile atıldı.  Kongreye İYİ Parti ve HDP davet edilmedi.

Devlet Bahçeli ilk kez 19 Nisan 1987'de MÇP Büyük Kurultayı'nda parti yönetimine  seçildi. Genel Sekreter olan Devlet Bahçeli, Başbuğ Alparslan Türkeş'in vefatından sonra 6 Temmuz 1997 tarihli 5'inci Olağanüstü Kurultay'da MHP Genel Başkanlığı görevine seçildi. Bahçeli, 5 Kasım 2000, 12 Ekim 2003, 19 Kasım 2006, 8 Kasım 2009, 4 Kasım 2012, 21 Mart 2015 ve 18 Mart 2018 tarihlerindeki kurultaylarda da Genel Başkan oldu. Bugün yapılan 13. Büyük Kurultay'da da  MHP'de onuncu kez başkanlık koltuğuna oturuyor.

Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli, 13. Olağan Büyük Kurultay açılışında yapmış oldukları konuşmada, Niyazi Yıldırım Gençosmanoğlu'nun şiirini okuyan Bahçeli,  "Yiğitler kan döker bayrak solmaya, Anadolu başlar vatan olmaya, Kızılelmaya hey Kızılelmaya, En güzel marşını vurmada mehter, Ya Allah Bismillah Allahüekber." mısralarını okuyarak, Tam 52 yıldır siyaset sahnesinde, milli gönüllerde olduklarını belirtti. 

"Yeri geldi, iftiralarla boğuştuk durduk. Yeri geldi, ihanetlerle boğulmak istendik. Vazgeçmedik sevdamızdan, dönmedik yolumuzdan, şikâyet etmedik sırtımızdaki yüklerden. Çünkü yolu doğru olanın yükü ağır olur dedik, Ülkücü olmanın varsa bir bedeli seve seve ödemeyi diledik." diyerek, Milliyetçi-Ülkücü Hareket'in Türk milletine adanmış faziletli hayatların mecmuu olduğunu belirten Devlet Bahçeli,  Türkiye’yi uçuruma çekmenin adı demokrasi olmadığını, Devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğüne saldırı ve suikastın adı özgürlük, insanlık olmadığını belirtti. 

CHP, Türk siyasetine tutunmuş beşinci kol faaliyeti olduğunu belirten Bahçeli, "İYİ Parti, Türkiye’nin kötülüğüne hizmetkarlık yapan, siparişle kurulan, uzaktan kumandayla kontrol edilen melanet bir projedir. Kaldı ki, İP’in Başkanı Cumhur İttifakı’nı tanımlarken; etle tırnak gibi demiş, aynı zamanda kader birlikteliği olduğunu söylemiş, kendilerinin ise proje bazlı bir ittifak olduğunu çok açık itiraf ve teyit etmiştir." dedi.

2023’de Cumhurbaşkanı adaylarının Recep Tayyip Erdoğan olduğunu belirten Bahçeli konuşmasında,  Cumhurbaşkanımıza, AK Partili kardeşlerimize huzurlarınızda teşekkür ediyor, şükranlarımı sunuyorum. Cumhur İttifakı, 106 yıl önce Çanakkale’yi geçilmez yapan haşmetli imanın, devleşen milli asaletin emanetçisidir. Bizim ittifakımız yalana karşı doğrunun, sahteliğe karşı sadakatin, hıyanete karşı vatan sevgisinin ittifakıdır." dedi.

Erken seçim diye tutturanlar, erken seçimden başka seçeneklerinin kalmadığını belirten Bahçeli, "Türkiye rotasından çıkmayacaktır. Cumhur İttifakı’nın tavizsiz ve tavsamaz kararı budur. Cumhuriyet’in 100’üncü yıldönümü olan 2023’de yeni bir tarih yazılacak, yeni bir sayfa açılacak, muhkem ümitlerin canlılığıyla dirlik içinde istikbale Cumhur İttifakı’yla ulaşılacaktır." dedi.

Stratejik hedeflerimiz...

Milliyetçi Hareket Partisi olarak, 2023 ve takip eden on yılları kapsayan stratejik hedeflerinin ilkinin Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ne, daha yerinde bir ifadeyle, Türk Tipi Başkanlık Modeli’ne sahip çıkmak, ilke, kural ve kurumlarıyla yaşamasına hizmet etmek olduğunu belirten MHP Lideri Bahçeli, "Buna karşılık,  güçlendirilmiş ve iyileştirilmiş parlamenter sistem teklifleri beyhudedir, eskiye kıvrılıştır, geleceğe dair söyleyecek bir şeyi olmayanların acıklı kıvranmasıdır. Güçlendirilmiş parlamenter sistem kavramını ilk dile getiren, şu işe bakınız ki, terörist Selahattin Demirtaş’tır. Zillet ittifakının, “Güçlendirilmiş parlamenter sistem” ezberi; içi boş, günü kurtarmaya dönük taktik bir adımdır. Artık Parlamenter Sisteme geri dönüş yoktur." şeklinde konuştu.

Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi; siyasi, hukuki ve ekonomik reformlarla kökleştirilmeli ve güçlendirilmesi gerektiğini belirten Bahçeli ikinci stratejik hedeflerini şöyle açıkladı; "Bu süreç kararlılıkla devam etmektedir. Eksik varsa giderilecek, yetersizlik varsa telafi edilecektir. Sayın Cumhurbaşkanımız tarafından açıklanan İnsan Hakları Eylem Planı, Ekonomik Reformlar Paketi müspet ve umut verici gelişmelerin işaret fişeğidir. Biz devam edecek reform zincirini samimiyetle destekliyor, üzerimize düşen her sorumluluğu yerine getirmeye hazır olduğumuzu beyan ediyoruz. Bu sürecin sivil, geniş katılımlı, herkesi kapsayan, yeni yönetim sisteminin ruhuna ve dokusuna müzahir bir anayasa ile tahkim ve takviye edilmesi ikinci stratejik hedefimizdir."

Hukuk tanımayan kimliksizler

Siyasi Partiler Kanunu’nu değiştirilmesi, Seçim Kanunlarında düzenlemeler yapılması, Siyasi Etik Kanunu çıkarılması, TBMM İç Tüzüğü yeni sistemle uyumlu ve Meclis çalışmalarıyla ahenkli hale getirilmesi, Milletvekilliği dokunulmazlığı yeni baştan ele alınması, Kamu Kurumu Niteliğindeki Mesleki Kuruluşlarının yasal ve hukuki yapısı titizlikle gözden geçirilmelisi, Kamuoyu araştırmaları ve sonuçlarının yayınlanması hakkında geniş değişikler yapılmalı ve tedbirler alınması gerektiğini belirten Bahçeli, "Siyasi maksatlarla ve ekonomik gayelerle bir partiyi parlatıp bir başkasını karalayan anket şirketleri bize göre demokrasi kundakçısı, milli irade dolandırıcısıdır. Temiz toplum, temiz siyaset, temiz yönetim tezahür etmeli, kalpazanlar, çıkarcılar, çarpık zihniyetler, millete husumet besleyen mihraklar, hukuk tanımayan kimliksizler afişe edilip ayıklanmalıdır.

Fiyat istikrarının sağlanarak enflasyonda kalıcı düşüşleri yakalayacağımız günler uzakta değildir.

Türkiye’de aç ve açıkta hiçbir kardeşimizin yaşamasını istemiyoruz. Adaletli bir gelir dağılımı olsun diyoruz. Sosyal yardımların daha da güçlendirilmesinden yanayız. Çok yiyenle hiç yemeyen, çok kazananla ancak karnını doyuran arasındaki çelişkinin para ve maliye politikalarıyla düzeleceğine, mali disiplin ve tasarruf tedbirleri sayesinde savurganlığın büyük çapta engelleneceğine inanıyoruz. İşsizlikle mücadelede, faizlerin aşağıya çekilmesinde hükümetin kararlılığını görmekten bahtiyarız. Fiyat istikrarının sağlanarak enflasyonda kalıcı düşüşleri yakalayacağımız günler uzakta değildir. Günümüz dünyasında siyasi güç silahın yanı sıra, hatta toptan tüfekten daha çok, ekonomik üstünlük ve ticari enerjiyle sağlanmaktadır. Modern dünyanın işleyişi bu yöndedir." dedi.

Devlet Bahçeli'nin konuşmasından bazı satır başları ise şöyle;

- Fırat Kalkanı, Zeytin Dalı, Barış Pınarı, Pençe-Kartal Harekâtlarıyla güney sınırlarımız boyunca kurulmak istenen terör de vleti engellenmiştir. Hükümetimizin kararlılığı, kahraman Türk Silahlı Kuvvetleri’mizin fedakarlığı, polislerimizin ve güvenlik korucularımızın cesaretiyle ihanetin damarları kesilmiştir. Dördüncü stratejik hedefimiz, Cumhur İttifakı’nın varlığı içinde terörle amansız mücadeleye, son terörist, son kanlı silahıyla ele geçirilesiye kadar destek vermek, Türk milletini bu şiddet ve dehşet sarmalından çekip çıkarmaktır. Papa’nın, Irak’ın kuzeyini ziyareti anısına bastırılan değersiz pulda sözde Kürdistan haritasının resmedilmesi alçaklıktır, adiliktir, ahlaksızlıktır, organize bir senaryonun parçasıdır.

- HDP’yle ittifak kurmak, terörist Demirtaş ile kahvaltı planları yapmak hiç kimseye iyilik ve onur sağlamayacak, bilakis hıyanete ortak edecektir. CHP seçimini yapmalıdır; sözde Kürdistan projesinin yanında mıdır? Karşısında mıdır?İYİ Parti kararını netleştirmelidir; FETÖ ve PKK’yla kol kola yürümeye devam mı edecektir? Tamam mı diyecektir? HDP, siyasi kisveye bürünmüş suç örgütüdür, herhangi bir isimle açılmamak üzere kapatılması tarihe, millete, adalete ve gelecek nesillere namus görevidir. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın HDP’nin kapatılma istemiyle hazırladığı iddianameyi dün itibariyle Anayasa Mahkemesi’ne göndermesi hakkın, hukukun ve adaletin sesidir ve bu gelişme milletin yüreğine su serpmiştir.

Çiftbaşlı Selçuklu Kartalı

- Türkiye’nin takip ve temin edeceği milli strateji, uluslararası sistemin yapısal dinamiklerinin ortaya çıkardığı fırsat ve risklerle yakından ilişkilidir. Doğaldır ki, milli stratejimiz tasarlanırken, gelecek vizyonumuz, tarihsel misyonumuz, küresel düzenin yapısal dinamikleri doğru kavranmalıdır. Bu stratejiyle, Türkiye’nin hedefleri ve potansiyel gücü arasında bir dengelenme, esnek bir planlama ve uluslararası sistemin çıktıları üzerinden dinamik bir revize sürecinin işletilmesi gerekmektedir. Bugün Türkiye’nin önündeki en önemli stratejik önceliği, dünya düzeninde kendine biçtiği tarihsel rolü oynaması için muharrik şekilde jeopolitiğine yönelmesi olmalıdır. Bu jeopolitiğin ana omurgası, Çiftbaşlı Selçuklu Kartalı’yla simgeleştirilmelidir. Biz, ne doğudan vazgeçeriz, ne batıdan ödün veririz. Biz, ya doğu ya da batı kararsızlığı arasında sıkışıp kalmayız. Kuşkusuz ve kesinlikle hem doğu hem de batı kararındayız. Bu nedenle bir yanda Rusya ile komşuluk ilişkilerimizi geliştiriyorken, diğer yanda ABD’nin dostluk ve müttefiklik hukukuna saygı ve riayetini bekleriz, bu konuda da aktif ve ön alan bir diplomasi takip etmeliyiz.

- Türkiye’nin jeopolitik kodlarının odak noktası, milli kültürü, milli tarihi, milli kimliği ve kucaklaşmayı bekleyen Türk Dünyası ile kuracağı ilişkiler olmalıdır. Karabağ Zaferi ile açılan Nahçıvan Sınır kapısı fiilen ve fikren manevra alanımızı çok daha fazla genişletecektir. Bugün Güney Kafkasya’da vurulan davulun sesi, Orta Asya’dan, Doğu Türkistan’dan, Sibirya’dan, Doğu Avrupa’dan ve Balkanlar’dan duyulmaktadır. Bu durum Türkiye için stratejik bir vizyon olduğu kadar tarihin ve kültürümüzün bizlere yüklediği sorumluluktur.

- Milliyetçiliğimiz, hayatın ve milli arzuların gerçeğini yansıtmaktadır. Milliyetçiliğimizin harcı husumetle değil karşılıklı hürmetle karılmıştır. Türk milliyetçiliği; yükselmek için değil yükseltmek içindir, ilaveten rasyoneldir, sosyolojik ve psikolojik esaslara dayanır, kan değil ruh ve kültür arar, millete mensubiyet şuurunu canlı tutmak asıl gayesidir. Bir diğer ifadeyle Türk milliyetçiliği; özgürlükçüdür, demokratiktir, eşitlikçidir, barışçıdır, milletimizin her ferdini bir ve kardeş gören kaynaşma ve kader ortaklığı ahlakıyla bütünleşmiştir. Bizim milliyetçiliğimizi sorgulayanlar, gitsinler aynaya baksınlar.

- Tehditlerden korkmayacağız. Tuzaklardan kaçmayacağız. Ve hep birlikte diyeceğiz ki; istiklal için birlik, istikbal için dirlik, kazanan Türkiye olacak.

-Vatan savunması, terörle mücadele ve ülkü uğruna toprağa düşen aziz şehitlerimize, Partimizin kurucusu Başbuğumuz Alparslan Türkeş Bey’e, Ebediyete irtihal etmiş bütün dava ve ülkü arkadaşlarımıza Cenab-ı Allah’tan rahmetler niyaz ediyorum. Milliyetçi-Ülkücü Hareket’in 52 yıllık şerefli yolculuğunda, davamıza hizmet etmiş, emeği geçmiş Yusuf yüzlüleri, Yunus gönülleri, yurdunu alçaklara uğratmayan tüm arkadaşlarımızı minnetle ve hasretle yad ediyorum.

Kaynak: KAPSAMHABER
Yorumlar (0)