TEMA Vakfı, Erzincan İliç'te bulunan Çöpler Altın Madeni'nde meydana gelen ve maden işçilerinin toprak altında kalmasına neden olan göçük hakkında açıklama yaptı. Vakıf, "Üzülerek belirtmek isteriz ki bu bir kaza değildir, yaşanan felaket göz göre göre gerçekleşmiştir" ifadelerini kullandı. TEMA, madencilik faaliyetlerine sınırlama getirilmesi çağrısında bulundu.
13 Şubat'ta yaşanan felaketin ardından çok sayıda zehirli kimyasalın Fırat Havzası'na karıştığı belirtildi. Aynı maden sahasında daha önce de siyanür solüsyonu borusunun patlaması gibi olaylar yaşandığı ve şirkete ceza kesildiği ancak önlem alınmadığı vurgulandı.
TEMA Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Deniz Ataç, madencilik faaliyetlerinin tehlikelerine karşı yeterli önlemlerin alınmadığını ve vahşi madencilik uygulamalarının büyük yıkımlara sebep olduğunu belirtti. Ataç, ÇED olumlu ve gerekli değildir kararlarının, felaketlerin davetiyesi olduğunu ifade etti.
Türkiye'de son 10 yılda yaşanan 8 maden felaketine dikkat çeken Ataç, ÇED başvurularının arttığını ve bu raporların etkin bir değerlendirme yapılmadan hazırlandığını söyledi. Ayrıca, liçleme yöntemiyle kullanılan siyanür ve sülfürik asidin ciddi sağlık riskleri barındırdığını vurguladı.
Ataç, "Çevre ve insan sağlığı için vahşi madencilik son bulmalı, yasaklanmalıdır" diyerek, madencilik faaliyetlerinin yasal olarak sınırlandırılmasının önemine vurgu yaptı. TEMA Vakfı, toprak altında kalan maden emekçilerinin kurtarılmasına ilişkin umutlarını koruduğunu belirterek, felaketin neden olduğu risklere karşı alınacak önlemlerin kamuoyu ile paylaşılmasını talep etti.
Yorumlar
Kalan Karakter: