Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkan Yardımcısı Zühal Topcu, Gaziantep'te düzenlenen 'Terörsüz Türkiye için Millî Birlik ve Dayanışma Buluşmaları — Asırlık Birlik Sonsuz Kardeşlik' başlıklı bölge toplantısında konuştu. Topçu, konuşmasında ülke gündemindeki jeopolitik riskler, toplumsal dayanışma ihtiyacı ve terörle mücadelede izlenen politikaların önemine vurgu yaptı.
Toplantının çerçevesi ve katılımcılar
Toplantıya Gaziantep, Malatya, Urfa, Elazığ, Mardin, Batman, Kilis, Adıyaman ve Diyarbakır'dan temsilciler katıldı. Topçu, konuşmasında küresel ve bölgesel şartların Türkiye'yi farklı bir jeopolitik konuma taşıdığını, bu nedenle iç dayanışma ve ortak aklın öneminin arttığını belirtti. Küresel çapta artan çatışma, göç ve dezenformasyon gibi olguların ülke güvenliğine doğrudan etkisine dikkat çekildi.
Vurgulanan ana başlıklar
Topçu, devletlerin zayıflatılmasına yönelik taktikleri sıralarken yönetimin zayıflatılması, güvenlik birimlerinin (özellikle askerî yapının) yıpratılması, ekonomik güvenin bozulması ile etnik ve mezhep temelli ayrışmaların kasten körüklenmesini örnek gösterdi. Bu durumlara karşı cesaret, fedakârlık, tecrübe ve sadakatin gerektiğini ifade etti.
Ayrıca Topçu, Türkiye'nin yalnızca coğrafi değil tarihî ve kültürel mirasıyla da güçlü olduğunu; Ortadoğu, Kafkasya ve Balkanlara kadar uzanan gönül coğrafyasını genişletme hedefinin milli enerji kaynağı olduğunu söyledi. Filistin başta olmak üzere bölgedeki insani çığlıklara değinerek, Türkiye'nin bölgesel meselelerde daha etkin rol alması gerektiğini savundu.
Terör ve çözüm arayışları
Topçu, terörün insanlığın ortak düşmanı olduğunu, Kürt kardeşlerle terör örgütü arasındaki ayrımın net olduğunu vurguladı: 'Kürt kardeşlerimizin terörle, terör örgütüyle ne ilgisi ne de ilişiği söz konusudur.' Silahın çözüm olmadığı, kucaklayıcı siyaset ve ekonomik imkanların artırılması gerektiği mesajı öne çıkarıldı. Terörsüz Türkiye hedefinin artık devlet politikası haline geldiğini, bu hedefe Cumhur İttifakı ve kamu kurumlarıyla birlikte yüründüğünü belirtti.
Topçu, 27 Şubat 2025'te terör örgütü içinde belirtilen liderlerin silah bırakma talimatı vermesi ve 12 Mayıs 2025'te örgütün silah bırakma kararını açıklamasını hatırlatarak, parlamentoda kurulan 51 üyeli komisyonda çalışmaların sürdüğünü ve toplumun tüm kesimleriyle ortak akıl arayışının devam ettiğini aktardı.
Sosyal uzlaşı ve kimlik vurgusu
Konuşmada anayasal çerçevede Türkiye Cumhuriyeti'nin üniter ve milli karakterinin korunacağına dair güçlü bir mesaj verildi. Topçu, etnik ve mezhep farklılıklarının zenginlik olduğuna işaret ederek, 'Alevi de bizim, Kürt de bizimdir. Cami de bizim, Cemevi de bizimdir' sözleriyle kapsayıcı bir dil kullandı. Hz. Ali'den nakledilen 'gönülleriniz bir olmadıkça sayıca fazla olmanızın bir anlamı yoktur' sözüyle birlik çağrısı pekiştirildi.
Topçu ayrıca Hacıbektaş'ta inşa edilen Horasan Erenleri Hacıbektaş Kültür ve Cemevi Külliyesi'ni örnek vererek, kültürel ve toplumsal uzlaşma projelerinin önemine dikkat çekti. Bu tür girişimlerin toplumun farklı kesimleri arasında gönül köprüleri kuracağı savunuldu.
Ekonomi ve güvenlik arasındaki bağ
Terörün yalnızca can kaybına değil, ekonomik kayıplara da yol açtığını vurgulayan Topçu, huzur ve güven ortamının sağlanmasının yatırımlar, istihdam ve bölgesel kalkınma için ön koşul olduğunu söyledi. Bölgesel kaynakların barış ortamında üretime dönmesiyle Güneydoğu ve Doğu Anadolu'nun bugünkünden farklı bir ekonomik tablonun sahibi olabileceği ifade edildi.
Mesaj ve kapanış
Topçu konuşmasını 'Terörsüz Türkiye, yeni nesillere bırakılacak en büyük mirasımız olacaktır' sözleriyle bitirdi ve partinin milli birlik, diyalog ve hoşgörü yaklaşımından sapmayacağını yineledi. Konuşma boyunca 'söz verdik, yapacağız. Yola çıktık, varacağız' gibi kararlı ifadelere sıkça yer verildi.
Yorumlar
Kalan Karakter: