Gazeteci-yazar Recep Yazgan, Milat Gazetesi’nde yayımlanan ‘Yerli Dizilerin Kimlik Bunalımı’ başlıklı makalesinde, Türk televizyon dizilerinin yıllardır içinde debelendiği kimlik krizini dört ana başlıkta ele alıyor: Kışkırtılmış Kadınlık, Bastırılmış Erkeklik, Batılı Hayat Tarzının İçselleştirilmesi, Kapitalizme Direnememek ve Hamasi Vatanseverlik.
Yazgan’a göre, yerli dizilerde kadın figürü artık özgürlüğünü arayan değil, üstünlüğünü ispat etmeye çalışan bir konuma sürüklenmiş durumda. Popüler kültürün ‘bağımsız kadın’ imajını sürekli kışkırtmasıyla birlikte, kadın karakterler kimi zaman güçlü, kimi zaman mağdur, hatta çoğu zaman ikisi bir arada gösteriliyor. Böylece kadın kimliği görünürlük üzerinden yüceltilirken, erkek kimliği giderek sessizleşiyor, silikleşiyor.
Bu dengesizlik, toplumun doğal cinsiyet ilişkilerini zedeleyen yapay bir çatışma atmosferi doğuruyor. Yazgan, ‘Senaristlerimize gerçek dengenin üstünlükten değil, yekdiğerini tamamlamaktan geçtiğini anlatmayı başaramadık’ diyerek bu dönüşümün altını çiziyor.
Yerli dizilerde ikinci sorun, Batılı yaşam tarzının içselleştirilmesi. Aile, inanç, mahalle ve aidiyet gibi geleneksel değerler geri plana itiliyor. Yerli hikâyeler yerine Batı’nın “modernleşmiş Doğu” algısını yansıtan yapay senaryolar öne çıkıyor. Cuma namazından haberi olmayan karakterler, günah-sevap mefhumundan uzak kadınlar, kültürel kopuşun ekran versiyonuna dönüşüyor.
Bir diğer problem ise kapitalizme karşı direnememek. Dizi sektörü, artık hikâye anlatmaktan çok ürün pazarlama aracına dönmüş durumda. Karakterlerin kullandığı markalar, yaşadığı evler, kurduğu diyaloglar dahi ticari kaygılarla şekilleniyor. Yazgan’a göre bu durum, “derin hikâye anlatımının yerini reyting ekonomisine bıraktığı” bir sistem yaratıyor. Artık dizilerdeki karakterler kahraman değil, “alışkanlıklarımızın toplamı olan influencer’lar.”
Yazgan, son olarak dizilerdeki hamasi vatanseverlik söylemine değiniyor. Ona göre, vatan sevgisi çoğu zaman sloganlaştırılarak sathi bir duygusallığa indirgeniyor. Mirzabeyoğlu’nun ‘Vatan diye bildiğim fikrimin coğrafyası’ derinliğine inmek yerine, dizilerde sembolik kahramanlıklar üzerinden milliyetçilik pazarlanıyor.
Bu tablo, Türk dizi sektörünün kültürel kimliğini kaybetme tehlikesini bir kez daha gözler önüne seriyor. Yazgan’a göre, yerli dizilerin gerçek anlamda dönüşüm yaşayabilmesi, “kültürel süreklilik zincirinin yeniden kurulması” ve “hikâyenin özüne dönülmesiyle” mümkün.
Kaynak: Milat Gazetesi – Recep Yazgan - Yerli Dizilerin Kimlik Bunalımı
Haber: Garabey
Yorumlar
Kalan Karakter: